İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya nakliye hizmet verdiğini, buna ilişkin olarak faturalar düzenlediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden dolayı davalıda…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1177 KARAR NO : 2025/1983 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI : 2020/421 Esas - 2021/771 Karar DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya nakliye hizmet verdiğini, buna ilişkin olarak faturalar düzenlediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden dolayı davalıdan 6.925,59TL alacaklı olduğunu beyan ederek, 6.925,59TL'nin 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek cari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... Davaya konu edilen faturalara konu malın teslimi olgusunu satıcının tek taraflı düzenlediği faturalar ile ispatı mümkün olmayıp, teslime dair alıcı tarafça imzalı irsaliyeleri de sunması gerekmektedir. Bununla birlikte, mal tesliminin ispatının tek yöntemi bu olmayıp, imzalı irsaliye sunulmamakla birlikte eğer bahse konu faturalar benimsenerek bizzat alıcının ticari defterlerine kayıt edilmiş ise bu durumda artık satım sözleşmesinin yapıldığının, satıma konu fatura içeriklerinin ve malların teslim edildiğinin kabulü zorunlu olup, bu husus Yargıtay' ın yerleşmiş içtihatları ile de istikrarlı bir şekilde vurgulanmaktadır. (Bu yönde bknz...Yargıtay 19.HD. 2016/5355 E.-2017/2575 K., 2016/3391 E.- 2016/14472 K., 2016/4293 E.-2016/15075 K...)Mahkememizce tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacının 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmadığı, bu nedenle sahibi aleyhine delil niteliği olduğu, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı tarafından düzenlenen 3 adet faturanın kayıt altına alındığı ve yine bu faturaların bedellerinin ödendiği, bu ödemelere davacının da cari hesap ilişkisinde yer verdiği, davalının bu nedenle defterlerinde kayıtlı olan faturalardan dolayı borcunu ödediğine mahkememizce karar verilmiş ve davacı vekilinin dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görülmekle, davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış ve sunulan yemin metni doğrultusunda davalı tarafından 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının gerçeği yansıttığına, davacıya borcunu ödediğine dair yemin edildiğinden, davacının davaya konu alacak iddiasını ispatlayamadığına kanaat edilerek, davanın reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun cevap dilekçesi sunulmadığı gibi delillerinde vaktinde dosyaya sunulmadığını, davalının yargılamanın sonunda bazı evrak ve belgeler sunmasına rıza gösterilmediği halde mahkemenin bu evrakları hükme esas aldığını, bu evraklara göre rapor düzenlenmesi ve karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasında birbiriyle tamamen zıt yönde 2 adet bilirkişi raporu bulunduğunu, mahkemenin çelişkiyi giderecek yeni bir heyetten yeni bir rapor almadan hüküm kurmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, tanıklarının dinlenmesi talep edildiği halde bu talebin sebepsiz yere ret edilmesinin de istinaf açısından bozma sebebi olduğunu, davalı tarafın ilk rapora itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki nakliye ilişkisini kabul ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap (fatura) alacağının tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı düzenlemiş olduğu faturalar ve cari hesap ekstresine dayalı olarak yaptığını iddia ettiği taşımaya ilişkin bakiye alacağı olduğunu iddia etmiştir. Davalı süresinde davaya cevap vermemiş olmakla 6100 sayılı HMK'nun 128. maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır . Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Davacının ticari işlemin yapıldığı 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı, defter kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, sahibi lehine delil olma niteliğinin bulunmadığı, davalı ticari defterlerinin ise usulüne uygun olup sahibi ve halefleri lehine delil olma niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacı defterlerinin delil olarak değerlendirilemeyeceği, davalı defterlerinin ise delil olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça taşıma işine ilişkin, sözleme, fatura, irsaliye, sipariş, gümrük giriş çıkış beyanı, mutabakat gibi dayanak delil niteliğinde belgenin sunulmadığı sabittir. Davalının usulüne uygun ticari defterlerine göre davacının yaptığı 3 adet fatura kapsamındaki taşıma işine ait ücretlerin ödendiği ve herhangi bakiye borcun bulunmadığı, davacının sahibi aleyhine delil olma niteliğindeki ticari defterlerinde davalının yaptığı ödeme ve dayanak faturaların kayıtlı olduğu, davacı tarafça teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği, ticari davalarda ticari defterlere mahkemece resen başvurulabileceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karada bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerindeki belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025