Hukuk Genel Kurulu 2016/1365 E. , 2020/55 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla) verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafında…
**Hukuk Genel Kurulu 2016/1365 E. , 2020/55 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla) verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 14.05.2012 havale tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin dolgucu olarak davalı Seç Blok Toprak San. Tic. A.Ş.’de 1998 yılı Mart ayından 19 Nisan 2012 tarihine kadar aralıksız olarak Pazar günleri hariç çalıştığını, bu çalışmasının sürekli olmasına rağmen davalı işveren tarafından işe giriş ve işten çıkış yapılmış gibi gösterildiğini, 17 Nisan 2012 tarihinde iş yerinin 15 gün süre ile bakıma alınacağı ve fırının da söndürüleceği dolayısı ile davacının bu süre zarfında iş yerine gelmesine gerek olmadığının sözlü olarak bildirilmesine rağmen ertesi gün telefon ile aranarak fabrikaya gelmesinin istendiğini, 19 Nisan 2012 tarihinde iş yerine giden müvekkiline “taahhütname” başlığı taşıyan bir belge imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin ise buna karşılık olarak parça başı ücret aldığını, dolayısı ile imzalatılmak istenen belgedeki miktarların ücretinin bir miktar daha fazla olacağını, dolayısıyla ücrette artma olması gerektiğini, eksik yatırılan primlerin tam yatırılmasını, aylıkların düzenli olmasını söylemesi üzerine işveren tarafından iş yerinden kovulduğunu, olayın meydana geldiği 19 Nisan 2012 tarihinde davalı iş yerinin bakım nedeniyle kapalı olduğunu, buna rağmen davalı işveren tarafından 26 Nisan 2012 tarihli noter ihtarı ile 23-24 ve 25 Nisan 2012 tarihlerinde işe gelmediğinin bildirildiğini, davalı işveren tarafından haksız ve ihbarsız bir şekilde müvekkilinin işine son verildiğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacakları yanında müvekkilinin 1998 yılı Mart ayından 19 Nisan 2012 tarihine kadar fiilen ve aralıksız çalıştığının kabulü ile bu sürelere ilişkin hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davacının hem işçilik alacakları hem de hizmet tespiti istemli talebi nedeniyle Mahkemece 17.12.2014 tarihli duruşmada verilen ara karar ile işçilik alacaklarına ilişkin davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 167. maddesi gereğince bu dosyadan tefrikine karar verilmiş ve yargılamaya hizmet tespiti istemi yönünden devam edilmiştir. Davalı Cevabı: