T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/223 KARAR NO : 2026/361 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2025 NUMARASI : 2025/361 E. DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hu…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/223 KARAR NO : 2026/361 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2025 NUMARASI : 2025/361 E. DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/11/2025 tarih ve 2025/361 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve tanınmış “...” esas unsurlu 2018/25146, 2019/119885, 2025/028467 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde kullanımlarda bulunduğunu ileri sürerek açtığı marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, hükmün ilanı, maddi ve manevi tazminat istemli davada, öncelikli olarak SMK 159. maddesi uyarınca davalının müvekkili markalarına tecavüz teşkil eden her türlü ticari eyleminin durdurulmasına, davalı firmanın ... adresi başta olmak üzere iltibas teşkil eden her türlü işaretin ticari evrakta ve her türlü ürün ile tanıtım vasıtasında, katalogda, faturalarda, tabelalarda, promosyon ürünlerinde ve sair işyerlerinde bulunan işletmeye dahil olan her türlü ürün üzerinde kullanımının durdurulmasına ve mevcut kullanımlara el konulmasına, davalıya ait https://www.... uzantılı web sayfalarına erişimin engellenmesine, erişim engeli mümkün değilse “...” ibareli ürünlere ilişkin her türlü kullanımın web sayfalarından çıkarılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının dava süresince müvekkilin uğradığı ve uğrayacağı zararları karşılamak üzere, müvekkil markalarının sektördeki değeri ve tanınmışlığı da göz önünde bulundurulmak suretiyle en az 5.000.000 TL teminat yatırmasına, teminat yatırılmazsa, müvekkilin alacaklarının tehlikeye düşmesinin engellenmesi bakımından davalı şirketin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ivedi olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bir kısım web sitelerinin ... ve ... isimli işletmelere ait oldukları, bu işletmelerin davalıya ait olduğu yönünde dosya kapsamında kanıt bulunmadığı, diğer bir kısım internet sitelerinde yer alan "..." esas unsurlu takviye edici gıda ürünleri bakımından markasal kullanım eyleminin davacıya ait önceki tarihli 2019/119885 sayılı "Şekil+..." ibareli marka kapsamında yer alan "Gıda (besin) takviyeleri" emtiaları ile aynı/aynı tür olduğu tespit edilmişse de, davacının "..." ibareli markası ile davalının "..." esas unsurlu markasal kullanımı arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığının sektörel inceleme de gerektirdiği, zira davacıya ait markada her ne kadar "..." ibaresi siyah renk ile yazılmışsa da, "..." şeklindeki davacı markasında, "..." ibaresinin "..." ibaresine göre ön plana çıkartıldığının bu aşamada söylenemeyeceği, zira "..." ibaresinin de yeşil renk ile ve "..." ibaresi ile arasında boşluk olmaksızın yazıldığı, dolayısıyla somut olayda davaya konu gıda takviyelerinin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin dikkat ve bilinç düzeyinin belirlenmesi ve buna göre iltibas tehlikesinin değerlendirilmesinin gerektiği, dosyada bulunan bilirkişi raporunun salt marka uzmanı tarafından tanzim edildiği, bu nedenle marka uzmanının iltibas tehlikesine yönelik değerlendirmesinin yaklaşık ispat koşulunu sağlamaya bu aşamada elverişli olmadığıı, davalının tespit edilen markasal kullanımlarına konu emtiaların davacıya ait 2018/25146 sayılı marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı veya benzer olmadığı, davacıya ait 2025/028467 sayılı marka başvurusunun henüz tescilli olmadığı, 6769 sayılı SMK m.7/4 hükmü uyarınca söz konusu markanın tescili yayımlanmadan karar verilemeyeceği, dolayısıyla davacının bu markalarına dayalı olarak davacı yanın ihtiyati tedbir istemlerine ilişkin yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, haksız rekabet iddiaları bakımından yapılan değerlendirmede ise, davacı yan dava dilekçesinde her ne kadar "... Kapsül" ibareli önceki tarihli fiili kullanımlarının bulunduğunu ileri sürmüşse de, bilirkişi raporunda söz konusu fiili kullanımlara yönelik bir saptamada bulunulmadığı, bu kullanımların davacıya ait olup olmadığı, davacıya ait ise hangi tarihte iddia edilen kullanımların gerçekleştirildiğine yönelik nesnel bir saptamanın bulunmadığı, dolayısıyla mevcut duruma göre davacı yanın haksız rekabet iddiası bakımından da yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü ihtiyati tedbir istemlerinin ve buna bağlı ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamı itibariyle, bilirkişi raporu da alınmak suretiyle haksız rekabet ve marka tecavüzü açısından yaklaşık ispat şartının sağlandığını, müvekkilinin davalının mütecaviz fiilleri nedeniyle maddi ve manevi olarak telafisi imkansız ağır zararlara uğradığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosyada mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenemeyeceği, dava konusu kullanımların davalıya ait olup olmadığının da bu aşamada tespit edilemediği, bu itibarla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer taraftan durum ve koşulların değişmesi halinde her zaman ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...