11. Hukuk Dairesi 2022/4103 E. , 2023/6224 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki asıl dava tazminat ve birleşen davalar rücuen tazminat istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar veri
**11. Hukuk Dairesi 2022/4103 E. , 2023/6224 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki asıl dava tazminat ve birleşen davalar rücuen tazminat istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili ile birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan birleşen davada davacı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yan arasında 05.02.2014 tarihinde bir sözleşme imzalandığını sözleşmenin konusunun Soma-3 projesinin elektrik altyapı işlerinin yapılması olduğunu, yüklenici davalının eksik kalan işleri yürüttüğü sırada 20.08.2015 tarihinde bir iş kazası meydana geldiğini, iş kazası dışında davalı tarafından yapılan hatalı üretim nedeniyle 29.12.2014 tarihinde kablo başlığı ve 06.04.2015 tarihinde kesici patlaması sonrası oluşan arızadan dolayı üretim kaybı meydana geldiğini, ileri sürerek iş kazası nedeniyle meydana gelen üretim kaybından dolayı müvekkili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen iki hatalı imalat sonucu meydana gelen üretim kayıpları için şimdilik her bir olay için ayrı ayrı olmak üzere 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 29.12.2014 tarihinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, üretilemeyen bahse konu enerji karşılığı maruz kalınan toplam kâr kaybının 114.892,76 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 45.957,10 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde sigortalı Soma'ya 16.04.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 45.957,10 euro tazminatın 16.04.2015'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı Soma Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Soma'da faaliyet göstermekte olan rüzgar enerji santralini sigortaladığını, 06.04.2015 tarihinde türbin kesicisinde türbin kesicisininde elektriksel nedenlerle arıza meydana geldiğini, bu duruma davalıların kusurları ile sebebiyet verdiğini, sigortalının maruz kaldığı toplam kâr kaybının 104.208,91 euro olarak tespit edildiğini, bu miktarın %40'ı olan 41.683,27 eurosunun müvekkil şirket poliçe sorumluluk hissesi dahilinde olarak sigortalı Soma'ya 04.08.2016 tarihinde ödendiğini, beyan ederek toplam 41.683,27 euro tazminatın 04.08.2016'den itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede belirtilen sigorta poliçesinin iş kazaları ve bu sebeple oluşabilecek zararlara yönelik olduğunu, bu maddenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir madde olduğunu, bu sigortanın da müvekkili tarafından yaptırıldığını, talep edilen davacının kâr kaybı gibi dolaylı zararlarının tazminine yönelik bir poliçe iddiası ile ilgisinin bulunmadığını, sözleşme uyarınca dolaylı zararın talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, bu sebeple davacının dolaylı zararlarını talep edemeyeceğini, 22.08.2015 tarihli kazadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, çünkü olay değerlendirme raporunda rüzgar enerji santralinde gerçekleşen çalışmalardan davacının sorumlu olduğunu ve davacının yetkilerinin kapsamında bulunduğunu, kazanın davacının sorumluluk alanında ve davacının talepleri doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurlu gösterilmesinin yerinde olmadığını, 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihli arızalar ile ilgili davacının sadece arıza tarihini ve iddia ettiği zarar tutarlarını bildirdiğini, hiçbir şekilde müvekkilinin neden kusurlu olduğunu gösterir bir beyan ve delil sunmadığını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/475 E. ve 2018/261 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iş bu davanın sigorta şirketi tarafından Soma Enerji'ye halef sıfatıyla açılmış olduğundan Soma Enerji ile müvekkil şirket arasında imzalanan Götürü Usulü Mühendislik Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi ve hukuki durumun savunmalarının temelini oluşturacağını, bu itibarla Soma Enerji ile Siemens arasında akdedilen sözleşmenin halefiyet ilkesi gereğince davacıyı da bağlayacağını, zarar gören sigortalının sözleşmesel olarak dolaylı zararları talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, bu nedenle dolaylı zarara ilişkin sigortalının da yani Soma Enerji'nin de olmayan bir hakkın sigortacıya halefiyet ile geçmesinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/476 E. ve 2017/155 K. sayılı dosyasında davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketten talep edilebilecek yegane zararın doğrudan türbinde oluşan arızanın gideriminin olabileceğini, dava konusu edilen zararda müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, dolaylı zararların açıkça kapsam dışı tutulduğunu ve her halükarda müvekkili tarafına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın işin durması nedeni ile oluşan üretimin yapılamamasından kaynaklı olarak talep ettiği zararın dolaylı zarar niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 19 uncu maddesinde dolaylı zararlar konusunda tarafların birbirinden bir hak talep etmeyeceklerinin açıkça düzenlendiği, olayda davalının ağır kusuru bulunmadığından anlaşmanın bu maddesinin iptali imkânının da bulunmadığını, ayrıca sözleşmede dolaylı zararlar için sorumsuzluk anlaşmasının yanında taraflardan birine bu zararların giderilmesi için sigorta yaptırma zorunluluğu da getirilmediği, gerek asıl davada ve gerekse birleşen davada sözleşmeye göre davalının dolaylı zarar olan iş durması kaybından ve kar kaybından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin meydana gelen üretim kaybı ve müvekkili şirketin zararının giderilmesi için yapması gereken sigortalama işlemini yaptırdığını beyan etmesine rağmen müvekkili firmaya sigorta poliçesini veya buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davalının bu şekilde sözleşmeye aykırı hareket ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17 nci maddesinde iş sahibi tarafından maruz kalınan bütün zarar, hasar, sorumluluk, masraf ya da taleplere karşı tazmin yükümlülüğü öngörüldüğünü, iş kazasının davalının kusuru ile meydana geldiğini, ayrıca 29.12.2014 ve 06.04.2015 tarihlerinde meydana gelen arızalar sonucu üretim kayıplarına davalının hatalı imalatlarının yol açtığını, sözleşmenin 12.3 maddesi uyarınca davalının işin tamamlanmasından itibaren 24 aylık süre içerisinde ortaya çıkacak kusurların tamiri, değiştirilmesi ve uygun bir şekilde yeninden kurulması için taahhütte bulunduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek asıl dava yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dosya davacısı, aynı zamanda müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı şirketin üretim kaybına yol açan arızaların davalıların hatalı imalatlarından ve kusurlarından kaynaklandığını, bundan dolayı sigortalısına ödeme yapan müvekkilinin, sigortalının haklarına halef olduğunu, davalının savunmalarında belirtilen dolaylı zararlardan feragat edilmesine ilişkin sözleşmenin 19 uncu maddesinin 6098 sayılı Kanun 115 inci maddesine ve emredici düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürerek birleşen davalar yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, asıl davada davacı işyerinde yüklenici bulunan davalının kusurlu eylemleri ile oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olup, birleşen davalar ise sigortacının açtığı rücuen tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun 115 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. #########