İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkil şirketin 25/12/2017 tarihinde ticari ilişki içinde olduğu davalı şirkete 15.02.2018 tarihli 45.575,00 TL bedelli çeki verdiğini, ancak davalı 23.0…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1144 KARAR NO : 2026/101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/03/2022 NUMARASI : 2020/129 Esas - 2022/350 Karar DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkil şirketin 25/12/2017 tarihinde ticari ilişki içinde olduğu davalı şirkete 15.02.2018 tarihli 45.575,00 TL bedelli çeki verdiğini, ancak davalı 23.01.2018 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını ve müvekkil şirketin vermiş olduğu çekin davalı şirketin kasasından çalındığını, davalı şirket tarafından bu çek hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/127 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açılarak ödeme yasağı kararı alındığını ve alınan kararı müvekkil şirkete gösterdiğini, 27.02.2018 tarihli protokol ile çek bedelinin 27.02.2018 tarihinde banka kanalı ile davalı şirkete ödendiğini, çalınmış olan çeke davalı şirketin sahte kaşesini yaptırarak ve sahte imza kullanarak yasal ciro silsilesi yaratarak çeki ... A.Ş.'ye verdiklerini, ... A.Ş: müvekkil şirket ve diğer borçlular aleyhine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/290 D. İş dosyasından bu çek ile ilgili olarak ihtiyati haciz kararı aldığını ve İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, ihtiyati haciz kararının iptali için İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/290 D. İş sayılı dosyasına yasal itirazların yapıldığını, ancak Mahkeme'nin talebin reddine karar verildiğini, davalı şirketin açmış olduğu çek iptali davasında ise Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/127 E. Sayılı dosyasından “dava konusu çekin zayi halinin sona erdiğinin anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini ve 13.07.2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkil şirketin İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasında borca itiraz etmiş ise de İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/436 E. Sayılı dosyasında vermiş olduğu karar ile borca itirazın reddine karar verilmiştir. Şirket merkezinde fiili haciz yapılması sonrasında ... ile 12.06.2019 tarihinde protokol yapılarak dosya borcunu tüm masraflar dahil 70.000,00 TL'ye kapattığını belirterek, davalı borçlu tarafından K. Çekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptaline, takibe devam edilmesine, davalı borcu aleyhinde 96 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de karşı taraf davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,Davacının müvekkil firmaya olan borcuna karşılık verdiği çekin müvekkil firmanın iş yerinde yapılan hırsızlık neticesinde çalındığını, çeki çalan şahısların Müvekkil firmanın sahte kaşe ve imzası ile çeki cirolayıp tedavüle koyduklarını, çeki bu şekilde elde eden ... A.Ş. çeki icra takibine koyduğunu, itiraz üzerine yapılan yargılamada imzanın müvekkil firma temsilcisine ait olmadığının ortaya çıktığını, çekin ödeme günü geldiğinde müvekkil firma borçlu olan davacıdan nakit ödeme yapmasını istediğini, borçlu olan davacının müvekkilimize ödeme yapmak için kendi şartlarını dayattığını, taraflar arasında yapılan 27.02.2018 tarihli protokolün ifası imkansız bir anlaşma olduğunu, davacı borçlu ödemek durumunda olmadığı bir borcu ödemesi sebebiyle müvekkilimizden talepte bulunamayacağını, davacı borçlunun çekle ilgili istirdat davası açması gerekirken müvekkilimizden talepte bulunmasının kabul edilemeyeceğini, çek bedeli 45.575,00 TL olduğu halde, davacı ... A.Ş. ile 70.000,00 TL üzerinden sulh anlaşması yaptığını, davacının kendi inisiyatifi ile kabul ettiği borç miktarından müvekkilin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine, alacaklı olmadığı halde icra takibinde bulunan davacının alacağın 96 20'sinden az olmamak üzeri icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut davada; taraflar arasındaki ticari ilişki olup, dava konusu çek bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya verilmiştir. Dava konusu çek davalı nezdinde iken çalınmış ve davalının isteği üzerine çek bedeli davacı tarafından davalıya ödenmiştir. Davacı tarafından çek bedelinin davalıya ödenmesi sebebiyle ileride çekin davacı tarafından tekrar ikinci kez çeki ibraz edene ödenmesi durumunda bu ödemenin davalı tarafından karşılanacağına dair taraflar arasında 27/02/2018 tarihli protokol imzalanmıştır. Söz konusu protokol uyarınca davalı çekin ikinci kez ödenmesi halinde davacıya bedeli ödeyeceğini taahhüt etmiştir. Davacı tarafından talep edilen bedel iş bu protokole dayanmaktadır ve davalı taraf protokolü imzalamak suretiyle ödemeyi kabul etmiştir. Bu nedenle davalının bedelden sorumlu olmadığına dair savunmalarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. Ancak davacı dava dışı ... A.Ş. ile aralarındaki sulh anlaşması uyarınca 70.000,00-TL ödeme yapmıştır. Davacının dava dışı kişi ile olan sulh anlaşmasının, anlaşmanın tarafı olmayan davalıyı bağlaması söz konusu olamaz. Bu nedenle davalı çek bedeli dışındaki ödemeden sorumlu olmadığından Mahkememizce çek bedeli üzerinden sorumlu olan davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, alacak çek ve taraflar arasındaki sözleşme ile likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulü gerektiği halde toplanan delillere uygun olmaksızın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olarak davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile hatalı karar verildiğini, davacının zaten protokol ile 45.575,00-TL ödediğini, 70.000,00-TL'yi de icra baskısı nedeniyle ödediğini, toplamda 115.575,00-TL ödeme yapan davalının mahkemenin kararı ile sadece çek bedelini geri aldığında yine ortada uğramış olduğu zararın tam anlamıyla karşılanmadığını, davalının kusurundan dolayı davacının uğradığı zarara katlanmasını beklemenin hukuken mümkün olmadığını, davalının, davacının fazladan ödemek zorunda kaldığı 70.000,00-TL karşılamasından sonra buna sebebiyet veren kişi ve/veya kuruma karşı usulen rücu davası açması gerektiğini, buna rağmen Mahkemenin aksi yöndeki hatalı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı firmaya olan borcuna karşılık verdiği çekin, davalı firmanın iş yerinde yapılan hırsızlık olayı sebebiyle çalındığını, davalının çalınan çek neticesinde ödeme yasağı kararı aldırdığını, tüm bu süreçten davacıya da haber verildiğini, davalının şirket kasasında muhafaza altında olan çeki hukuka aykırı olarak ele geçiren şahısların, davalı şirket yetkilisinin imzasını ve şirket kaşesini taklit ederek çeki tedavüle koyduğunu, çekin sahteliğinin bilirkişi raporu ve mahkeme kararı ile sabit olduğunu, ancak davalının yerel mahkemenin hatalı kararı neticesinde alacaklısı olduğu çekin bedelinden sorumlu hale getirildiğini, davaya konu çalınan çekin ödeme günü geldiğinde, davalının haklı olarak borçlu olan davacıdan çek bedelini nakit olarak ödemesini istediğini, borçlu olan davacının ise davalıya ödeme yapmak istemediğini, ödeme yapmak için kendi hukuka aykırı şartlarını dayatarak ifası imkansız bir anlaşma olan H27.02.2018 tarihli protokolü imza ettirdiğini, yerel mahkemenin bu protokolü dayanak göstererek davalının borçlu olduğuna karar vermesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, verilen kararın kaldırılması gerektiğini, sahteliği ispat edilmiş bir çek sebebiyle, kendi rızası ile ödeme yapan davacı tarafın, haksız ödemeyi alan ... AŞ'ye istirdat davası açabileceğinden yerel mahkemenin davalıdan da tahsilata imkan veren hükmü, davacı lehine çifte tahsilat imkanı yarattığını. davacı borçlunun çekle ilgili istirdat davası açması gerekirken davalıdan talepte bulunmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin davayı kısmen kabul kararının, davacı lehine haksız olarak çifte tahsilat imkanı doğurduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkemenin beyanları değerlendirmeden ek rapor dahi alınmasına fırsat vermeden karar verdiğini, dava dışı ... A.Ş. Aleyhine davalı tarafça açılan imzaya itiraz ve takibin iptali dosyasının davalı lehine sonuçlandığını, dava konusu çekin üzerinde yer alan imzaların davalı şirket yetkililerine ait olmadığının İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile kanıtlandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında düzenlenen 27.02.2018 tarihli protokol hükümleri gereği başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davacı ve davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde taraflar arasındaki protokol gereği davacının davalıdan takip miktarı kadar alacağı talep edip edemeyeceği noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile "çalıntı çek nedeniyle 70,000 TL" borcun sebebi gösterilerek 70.000,00 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı itiraz üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu davacının açık hesap borcuna karşılık davalıya 15.02.2018 tarihli 45.575,00 TL bedelli çeki keşide ederek verdiği, davalı tarafça çek ellerinde iken 23.01.2018 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı ile çekin çalındığını iddia edip savcılığa suç duyurusu ile birlikte zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/127 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı, ödeme yasağı kararı verildiği ve bankaya bildirildiği, alınan ödeme yasağı kararı ile davacıya müracaat eden davalının çaldırdığını iddia ettiği çek bedelinin kendisine ödenmesini istediği, taraflar arasında 27.02.2018 tarihli protokol düzenlenerek çek bedelinin 27.02.2018 tarihinde banka kanalı ile davalı şirkete ödendiği, bahsi geçen protokolde; Belirtilen çek ile ilgili olarak üçüncü şahıslar tarafından gelecek olan ödeme talebi sonucunda bu çekle ilgili ödeme olursa ...ticaret limited şirketi bu ödemeyi karşılamayı taahhüt etmiş bulunmaktadır" kaydının bulunduğu, davalı şirketin açmış olduğu çek iptali davasında “dava konusu çekin zayi halinin sona erdiğinin anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiği ve 13.07.2018 tarihinde kesinleştiği, çeki elinde bulunduran son hamil ... A.Ş. tarafından davacı ...A.Ş., davalı ....Limited Şirketi ve dava dışı ... Ltd.Şti. hakkında İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile icra takibine giriştiği, ihtiyati haciz kararının iptali için yasal itirazların yapıldığı ancak Mahkeme'nin talebin reddine karar verdiği, davacının İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasında borca itiraz etmiş ise de İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/436 E. Sayılı dosyasında vermiş olduğu karar ile borca itirazın reddine karar verildiği, davacı şirket merkezinde fiili haciz yapılması sonrasında alacaklı ... ile 12.06.2019 tarihinde protokol yapılarak dosya borcunu tüm masraflar dahil 70.000,00 TL' bedelle kapatıldığı anlaşılmaktadır. Davacının talebi ödemiş olduğu bu miktarı davalı ile yapılan protokole bağlı olarak ve aynı çeki iki defa ödemek zorunda kalması nedeniyle davalıdan tahsili istenilmektedir. Davalı taraf ise davacının ödemek zorunda olmadığı çeki ödediğini, kendilerinin davacıdan alacakları bulunduğunu savunmaktadır. Somut olayda çek davalıya ifa uğruna verilmiştir. Çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır. Ne var ki uyuşmazlık konusu olan çekin davalı tarafından rıza hilafına da olsa elden çıkarıldığı, davacı keşideci tarafça protokole bağlanarak çek bedelinin davalıya ödendiği, bilahare çek bedelinin çeki elinde bulunduran 3.kişiye bir daha ödenmek durumunda kalındığı, çeki çaldıran ve elinden çıkaranın, dolayısıyla çeki muhafaza etmek durumunda olanın davalı olduğu, çek üzerinde davacının kaşe ve imzasının sahte olmasının eldeki uyuşmazlığın tarafları ve davanın konusu dikkate alındığında hiçbir eteksinin bulunmadığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranmamasının sonucuna kendisinin katlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça hakkında başlatılan İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosya borcunu alacaklı ile 70.000 TL bedelle sulhen kapattığı, bu bedelin bahsi geçen dosya kapsamına uygun olup olmadığı yönünden mahkemece bilirkişi raporu alınmış bilirkişi tarafından denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli rapor ile dosya borcunun tüm ferileri ile birlikte ödeme tarihi itibarıyla 71.593,82 TL olduğu, bu miktarın 70.000 TL olarak ödenmiş olmasının kadri maruf olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davanın 70.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme ile 45.575.00 TL çek bedeli üzerinden kabul edilerek, davalını kaybettiği çekten kaynaklanan ek masrafların hiçbir kusuru olmayan davacıya yüklenmesi isabetli olmadığı gibi davalı tarafça protokol ile üstlendiği tüm edimi yerine getirmesi gerekmekle davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, davacı tarafın istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalının yaptığı protokol ve kendisininde borçluları arasında bulunduğu İstanbul 37. İcra müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile talep edilen ve davacının ödemesini yaptığı alacak likit itiraz haksız olmakla hükmolunan meblağ üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesinin şartları oluşmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3- Davanın KABULÜ İLE; Davalının Küçükçekmece 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 70.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, 4-Hüküm altına alınan meblağın % 20'si oranında (14.000,00TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 6- Başlangıçta peşin olarak alınan 845,43 TL harcın alınması gerekli olan 4.781,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.936,27 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 845,43 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 54,40 TL, posta ve tebligat gideri 117,25 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL, olmak üzere toplam 971,65 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 11-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine 12-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 999,70 TL harcın, alınması gerekli olan 4.781,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.782,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 78,60 TL posta ve tebligat gideri toplam 299,30 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026