13. Ceza Dairesi 2018/2524 E. , 2018/5588 K. "" Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/11/2017 tarihli ve 2017/86481 soruşturma, 2017/82967 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/4503 değişik iş sayılı kararına karş…
**13. Ceza Dairesi 2018/2524 E. , 2018/5588 K.** **"İçtihat Metni"** Karşılıksız yararlanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/11/2017 tarihli ve 2017/86481 soruşturma, 2017/82967 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin mercii İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/4503 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 21.03.2018 gün ve 94660652-105-34-13817-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.03.2018 gün ve 2018/25946 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/5. maddesindeki “Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca, şüphelinin müşteki Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuk bedeli ile kaçak ek tahakkuk bedelini ödediği ve müştekinin şikâyetinin devam etmediğinin bildirilmesi karşısında, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı halde, müşteki tarafından yapılan itirazın reddine karara verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: