11. Hukuk Dairesi 2023/4690 E. , 2024/6724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1026 E., 2023/938 K. HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/25 E., 2021/121 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istin
**11. Hukuk Dairesi 2023/4690 E. , 2024/6724 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1026 E., 2023/938 K. HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/25 E., 2021/121 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin her türlü gübre solüsyonları ile tarım ve bahçecilikte kullanılan kimyasal solüsyonların imalatı ve satışı ile iştigal eden, dünyada ve ülkemizde tanınan bir kuruluş olduğunu, 99 /013286, 2011/108974, 2013/108034 sayılı ve “KTS” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davacının “KTS” markasının tanınırlığı nedeniyle bu ibarenin diğer firmalarca da kullanıldığı, “KTS” ibaresinin potasyum tiosülfatın genel adı ya da kısaltması olmadığı, müvekkili ile aynı iş kolunda olması nedeniyle bu markanın davacıya ait olduğunu iyi bilen davalının “KTS” markasının aynısını ve/veya iltibas yaratacak düzeyde benzerlerini imal edip “https://www.n11.com/magaza/naturelle” web sitesi üzerinden satışa arz ettiğini, bilirkişi raporuyla da bu hususun tespit edildiğini, davalı “KTS” ibaresinin önüne “MASELL” ve “SELMAGRO” ibarelerini eklese de baskın şekilde kullanılan unsurun “KTS” olduğunu, dava konusu kullanımların müvekkilinin markası ile iltibas yarattığını, davalının kullanımları karşısında müvekkilinin itibarının zarar göreceğini ve davacı markasının toplumda ulaştığı tanınmışlıktan davalının haksız yarar elde edeceğini, müvekkili adına başka firmalara karşı açılan benzer davaların kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, davalının “KTS” markasını ürün ambalajlarında, sair tanıtım vasıtalarında, web sayfalarında, e-ticaret sitelerinde vb. yerlerde kullanmasının, bu isimle ürün imal edip satışa arz etmesinin, ürün tanıtımı yapmasının haksız olduğunun hükmen tespitine, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin ref ve men’ine, önlenmesine, “KTS” markasının münferiden veya “MASELL” ve “SELMAGRO” ibareleri ile birlikte kullanıldığı tanıtma vasıtalarının, her tür ticari evrakın, ambalaj ve CD vb. emtianın toplatılmasına ve imha edilmesine, davalının web sayfalarından, e-ticaret sitelerinden ve ürünlerin tanıtımının yapıldığı başkaca internet sitelerinden “KTS” ibaresini taşıyan ürün örnekleri ile tanıtım fotoğraflarının kaldırılmasına, “KTS” markalı ürünlerin internet satışı dahil her nevi satışının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kullanımlardaki markasal unsurların “Masell” ve “Selmagro” ibareleri olduğu, "KTS "ibaresinin marka olarak kullanılmadığını, anılan ibarenin potasyum-tiyosülfat” maddesinin adı olduğunu, tüm dünyada ve Türkiye’de de böyle bilindiği, dava konusu kullanımlarla da ürün içerik bilgisi olarak kullanıldığını, ayırca dava konusu ürünlerin satışta bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu ürün kullanımlarında asli markasal unsurların "MASELL" ve "SELMAGRO" ibareleri olup bu ürünlerde KTS ibaresinin potasyum tiyosülfat anlamında tanımlayıcı olarak yer aldığı, bu nedenle marka tecavüzü ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 99/013786 sayılı markası ile davalının dava konusu kullanımları arasında, "KTS" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı yüksek derecede bir görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davalının anılan ibareyi davacının markanın tescilli olduğu aynı üründe kullanmasının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği kanaatine varıldığı, dava konusu kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, KTS" ibaresinin bir kimyevi ürünün kısaltması ya da tanımlayıcı ad olmadığının Yargıtay denetiminden geçen dava dosyalarında da kabul edildiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 nci maddesi. 3.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/2165 E.-2018/7628 K. ve 2017/5140 E.- 2019/1782 K. sayılı ilamları. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.