T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/159 Esas KARAR NO: 2026/224 DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 24/02/2025 KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde müvekkilin sahibi olduğu ve sevk ve idaresindeki ---- plaka numaralı araç ile davalı sigorta nezdinde sigortalı …
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/159 Esas KARAR NO: 2026/224 DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 24/02/2025 KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde müvekkilin sahibi olduğu ve sevk ve idaresindeki ---- plaka numaralı araç ile davalı sigorta nezdinde sigortalı ----- plakalı aracın kazaya karıştığını, müvekkile ait araç ile ------ plakalı aracın %100 kusur oranı ile sebep olduğu kaza nedeniyle uğranılan bakiye hasar farkı bedeline ilişkin alacağa dair bilirkişi marifetiyle bu tutarların hesaplanması ve müvekkile ödenmesi gerektiğinden işbu davayı açma zaruretin hasıl olduğunu, söz konusu hasar sebebi ile aracın tamir edilmesi, ilgili servisince müvekkile iletilmesi üzerine bilirkişi raporu alındığını,---- limiti bittiğinden hasardan kalan bakiye ----- hasar için kusurlu aracın kaskosu olan davalıya başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu ve taraflarına yapılan başvuruların olumsuz neticelendiğini, bakiye ----- hasar bedeli için davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu tazminat taleplerinin öncelikle ---- karşılanması gerektiğini, kaza tarihindeki ---- poliçesi teminatının --- olduğunu, -------- üzerindeki miktarlarda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu ancak sigortalı sürücünün kusuru nisbetinde doğacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli belirlenirken iskonto uygulanması gerekmektiğini, aracın markası, modeli, parça tedarikçilerinin piyasadaki sayısı ve rekabet koşulları, parçaların bulunabilme kolaylığı vb. hususlar göz önüne alınarak iyi niyet kuralları çerçevesinde ilgili markanın orijinal parçalarında minimum %20 iskonto uygulanabileceği piyasa koşullarında kabul görmüşken bu hususun nazara alınmaksızın iskontosuz hasar bedelinin hesaplanması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvurucu onarımın yapıldığına dair herhangi bilgi ve belge ibraz etmediğinden dolayı --- hariç karar verilmesi gerektiğini, tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca asıl alacağa uygulanması istenen faiz talebinin dava tarihinden itibaren uygulanması gerekeceğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:--------- --- yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMM sigortacısından tahsili talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK 313.maddesinde:"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 6100 sayılı HMK 314.maddesinde:"1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." 6100 sayılı HMK 315.maddesinde:"(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." denmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler, yargılama süreci ve sulh beyanları nazarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri gereği sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, sulhun ilgili bulunduğu davayı sona erdirdiği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, mahkemenin taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar vereceği, somut olayda tarafların sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmedikleri anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yargılama giderleri açısından yapılan değerlendirmede ise, tarafların sulh protokolünde birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından HMK 323.maddesinde sayılan yargılama giderleri her iki tarafın kendi üzerinde bırakılmıştır. Ancak yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi ------bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinden ise yine tarafların beyanları dikkate alınarak davalı taraftan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL olmakla baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 500,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 383,40 TL nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların talepleri dikkate alınarak taraflar leh/aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan teminatın ve bakiye gider avansının HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana veya ahzu kabza yetkili vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/04/2026