11. Hukuk Dairesi 2010/315 E. , 2010/3808 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2008 gün ve 2007/39-2008/25 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.11.2009 gün ve 2008/6402 - 2009/1743 sayılı kararı aleyhinde davalılardan TPE vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düze…
**11. Hukuk Dairesi 2010/315 E. , 2010/3808 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2008 gün ve 2007/39-2008/25 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.11.2009 gün ve 2008/6402 - 2009/1743 sayılı kararı aleyhinde davalılardan TPE vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde 11.11.2003 tarihinden itibaren 01, 03 ve 05 nci sınıflarda tescilli bulunan “Ezex” markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin tescili ile aynı tip emtiaları kapsar şekilde “Dezeks” ibaresi için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu markanın tesciline karşı davalı TPE nezdinde itiraz ettiğini, ancak yapılan itirazın reddine karar verildiğini, oysaki müvekkili adına tescilli “Ezex” markası ile tescil edilmek istenilen “Dezeks” markası arasında fonetik ve görsel açıdan ayniyete yakın benzerlik bulunmasına karşın davalı markasının müvekkilinin markasının tescilli olduğu 03 ve 05 nci sınıflarda tescil edilmek istendiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazların dikkate alınmamasının yerinde olmadığını ileri sürerek, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 22.12.2006 günlü, M-3354 sayılı kararının iptali ile davalı adına yapılan “Dezeks” marka tescilinin 03 ve 05 nci sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE Başkanlığı vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, öte yandan markaların kapsamını oluşturan malların özellikle tıbbi ve benzeri amaçlı mallardan oluştuğunu, bu tür malların çoğunlukla reçete ile satıldıkları dikkate alındığında davaya konu başvuru ile davacı taraf markasının vasat seviyedeki tüketici açısından karıştırılma ihtimalinin de olmadığını, müvekkili tarafından alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu markaların benzer olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının da birbirinden farklı bulunduğunu, ayrıca müvekkiline ait markanın kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece;çekişmeli marka yönünden 556 sayılı KHK’nin 7/1-k maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı, taraf markalarının 3 ve 5/5, 6, 7, 8 sınıftaki ürünler yönünden anılan KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer oldukları, buna karşın potansiyel tüketicileri doktor ve eczacılar olan 5/1, 2, 3, 4, 9 ncu sınıftaki ürünler yönünden ise iltibas veya iltibas tehlikesinin olmayacağı, davacı markalarının tanınmış nitelikte bulunmadıkları, davalı şirketin çekişmeli markanın ayırt edici nitelik kazanmasıyla ilgili olguları net bir şekilde ortaya koyan inandırıcı ve somut bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davaya konu TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının 3 ve 5/5, 6, 7, 8 nci sınıftaki ürünler yönünden iptaline, davaya konu markanın anılan sınıflardaki ürünler yönünden hükümsüzlüğüne, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilip,davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından ise," 5 nci sınıfın 1, 2, 3, 4, 9, 10 ncu alt sınıflardaki emtiaların tümü reçete ile satılabilen ürünler olmadığı gibi reçete ile satılabilen, doktor ve eczacı gibi üniversite mezunu meslek grubuna dahil kimselerin yönünden de davaya konu işaretler arasındaki benzerliğin karışıklığa yol açabileceği, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği "gerekçesiyle karar, davacı taraf yararına bozulmuştur. Bu kez, davalılardan TPE vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan TPE vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.