11. Hukuk Dairesi 2020/1386 E. , 2021/1063 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20.12.2017 tarih ve 2016/473 E. - 2017/496 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1852 E. - 2020/63 K. sayılı kararın Yargıtay'ca …
**11. Hukuk Dairesi 2020/1386 E. , 2021/1063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20.12.2017 tarih ve 2016/473 E. - 2017/496 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1852 E. - 2020/63 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin “A101” mağaza adıyla tanınmış markaların sahibi olup, “WAWA” ibareli markasının da 29. ve 30. sınıflarda tescilli olduğunu, davalı şirketin bu marka ile benzer nitelikteki 2015/92621 sayılı “WAW” markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının diğer davalı TPE YİDK’nın 2016-M-9114 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davalının markasının müvekkilinin markasıyla aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun tescili ile davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yararlanacağını, markaları taşıyan ürünlerin yan yana getirilmesi durumunda seri marka imajının doğacağını, markaların ne telaffuz, ne yazım, ne anlam ne de ses açısından hiçbir farklılık içermediğini, bu yüzden başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, dava konusu markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının perakende sektöründe fazla marka tescil ederek tekel oluşturmaya çalıştığını, asıl davacının kötüniyetli olduğunu, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.