12. Hukuk Dairesi 2014/15007 E. , 2014/18005 K. MAHKEMESİ : Bucak İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2014 NUMARASI : 2013/117-2014/11 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp dü…
**12. Hukuk Dairesi 2014/15007 E. , 2014/18005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bucak İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/02/2014 NUMARASI : 2013/117-2014/11 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İİK.nun 50.maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri gereğince, bonoya dayalı olarak, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel yetkili icra dairesinde (HMK.6.md.), bonoda öngörülen ödeme yerinde, 6102 Sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, tanzim yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun tanzim yerinde icra takibi yapılabilir. İİK'nun 50. maddesinin göndermesi ile icra takiplerinde de uygulanan ihtiyati haczi veren mahkemelerin (yargı çevresi içinde bulunan icra dairesinin) yetkili olduğuna ilişkin HUMK'nun 12. maddesinde yer alan düzenleme, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'da yer almamakta ise de, özel kanun olan İİK'nun 261. maddesi yürürlüktedir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde haczi veren mahkemenin yargı çevresi içerisindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Bu hükme göre ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesi de takipte yetkili olmaktadır. Somut olayda Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/180 Değişik İş, 01.10.2013 tarihli ihtiyati haciz kararı takip tarihi olan 26.09.2013 tarihinden sonra alındığından icra dairesinin yetkisinin ihtiyati haciz kararına göre belirlenmesi mümkün değildir 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yürürlükten kaldırılan 1086 Sayılı HUMK.nun 22. maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri, buna göre, tüzel kişilerin yanında gerçek kişilerin de yetki sözleşmesi yapabilecekleri düzenlenmiş bulunmaktaydı. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; alacaklının 1 adet bonoya dayalı olarak 27.08.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, takip dayanağı bonoda Bucak (icra dairelerinin) mahkemelerinin, yetkili kılındığı görülmektedir. Bu durumda, HMK.nun 448.maddesi gereğince, bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işleri etkilememek kaydıyla (olayımızda tamamlanmış bir iş bulunmadığından) derhal uygulanacağı ilkesi de dikkate alınarak, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK.nun 17. maddesi kapsamında yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. Takibe konu bonoda Bucak Mahkemelerinin(İcra Dairelerinin) yetkili olduğunun yazılması yetki sözleşmesi niteliğinde olup, takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi geçersizdir. Takip dayanağı bonoda tanzim yerinin ve muteriz borçluların adresinin Korkuteli olduğu, ödeme emrinin de bu adreste borçlulara tebliğ edildiği anlaşıldığından takipte Korkuteli İcra Daireleri yetkili olup, mahkemece, borçluların yetkiye yönelik itirazlarının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.