T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1127 KARAR NO:2025/1976 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/10/2021 NUMARASI:2018/296 E. - 2021/965 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1127 KARAR NO:2025/1976 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/10/2021 NUMARASI:2018/296 E. - 2021/965 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının Çin menşeli ....firmasından bir kısım kamera ithal etmek üzere anlaştığını, anlaşma gereğince kameralar paketlenerek davacı şirkete ulaştırılmak üzere kargoya verildiğini, fakat bu ürünlerden 2 tane paket içindeki 5+3 = 8 kamera ...Model 3 adet kameranın karşılığı 777,000 USD; ... model 5 adet kameranın karşılığı 1.350 USD için ürün muhteviyatında ... işareti olmadığı için ... tarafından red kararı verildiğini ve gümrükten Türkiye'ye girişinin men edildiğini, bunun üzerine davalı kargo şirketi ile bu 2 paket halinde malın mahrecine iade edilmesi hususunda anlaştıklarını, davalı firmanın gümrükten mahrecine iade etmek üzere malları teslim aldıktan sonra dava dışı...firmasına ürünleri teslim ettiğine dair bilgi ve belgeyi davacıya sunamadığını, fakat taşıma bedelini davacıya fatura ettiğini, davacının taşıma bedeli faturasını davalıya ödediğini, davalı ile mail yazışması ile irtibat kurularak gönderilerin teslim edildiğine dair belgelerin gönderilmesinin talep edildiğini, aksi hâlde taşınan ürünlerin bedelini ve yaptığı diğer masrafları dava dışı firmadan iade alamayacağının beyan edildiğini, ancak paketlerin zayi edildiğini, alıcıya teslim edilmediğini, davacının da bahse konu ürünlerin dava dışı firmaya mahrece iade prosedürü gereğince teslim edilememesi nedeni ile ürünler için ödediği meblağları, uygunsuzluk sebebi ile ...'ye ödediği meblağı, ... kargoya ödediği meblağı, müşavirliğe ödediği meblağı, ...'ye ödediği meblağı, ...'a ödediği meblağı, ...'ye ödediği meblağı ....'den iade alamadığını, bir de mahrecine teslim edilmeyen ürünlere ilişkin davalı tarafından kesilen faturaları ödemek durumunda kaldığını, davalı tarafından gönderilerin mahrecine teslim edildiğine dair belgeler müvekkiline verilmiş olsaydı müvekkili tarafından yapılan sayılan bu masrafların ... firmasının uluslararası sözleşmeler ve teamüller gereğince ödemek durumunda kalacağını ve davacının bu zararları doğrmayacağını, dava konusu iki paket içinde yer alan ( paketin birinde 5 adet diğerinde 3 adet olmak üzere 8 adet kamera ) ürünlerin davalı şirketin ...ve ... gönderi kodu ile taşındığını, zayi edilen ... ( ...)) model 3 adet kameranın karşılığı 777,00 USD, ... (...) model 5 adet kameranın karşılığı 1350,00 USD, ... ve ... gönderi kodlu taşımaların teslim edilmemesi/tevsik edilememesi sebebi ile yapılan ve ... firmasından tahsil edilemeyen masraflar toplamının 4.783,93 TL olduğunu, bu sebeple davacının 2.127,00 USD ve 4.783,93 TL zararı oluştuğunu ileri sürerek, 2.127,00 USD ve 4.783,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ve yıllık döviz mevduatına uygulanan faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı şirketin ... logosu ile paket ve hızlı kargo taşımacılığı işe ile iştigal ettiğini, davalı şirket kargo taşımacılığı işe ile uğraştığını, taşınmak üzere davalı şirkete teslim edilen paket ve kargolar paketlenmiş, ambalajlanmış olarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, dolayısı ile paket kargonun içeriğinin ne olduğunun müvekkili şirketi malumu olmadığını, davacı şirketin davalı şirkete müracaat ettiğini, Çin'e taşınacak kargosu olduğunu belirttiğini, davacı şirket adına ... tarafından imza edilen 25.03.2016 tarihli ... ve 02.05.2016 tarihli ... konşimento takip numaralı air waybill/uluslararası hava yolu taşıma senedi tanzim edildiğini, birinci paketin ağırlığının 2,20 kg, ikinci paketin ağırlığının 1,3 kg olduğunu, davacının her iki gönderi ile ilgili olarak taşınan emtianın tanımını yapmadığını, her hangi bir değer beyan edilmediğini, bu sebeple de ek bir ücret tahakkuk ettirilmediğini, gönderi alıcısının sadece adresi bildirildiğini, gönderi alıcısı ile ilgili olarak başkaca bir bilgi verilmediğini, irtibat kurulacak kişinin belirtilmediğini, telefonu ve saire bilgisinin bildirilmediğini, iki paketin Çin'e taşındığını, Çin'deki yerel ...yetkililerinin beyanına göre Çin'deki yerel ... aracılığı ile gönderinin alıcısına teslim edildiğini, ancak, teslime ilişkin bilginin şifahi olarak verildiğini, ama teslim tutanaklarının Çin'den getirtilemediğini, belgelerin müvekkiline ulaştırılması halinde sunulacağını, hava yoluyla taşıma olması sebebiyle davanın konusu olan ihtilafın hallinde Türkiye'nin de taraf olduğu ... Sözleşmesi hükümleri uygulanacağını, 22/3. maddesinde taşımaya alınan kargo ile ilgili olarak bir bedel belirtilmemiş ve ilave bir bedel ödenmemiş ise kargonun kayıp edilmesi durumunda taşıyıcının sorumluluğunun kargonun brüt ağırlığının her bir kilogramı için 19 ... ile sınırlı olduğunu, birinci paketin ağırlığının 2,20 kg, ikinci paketin ağırlığının da 1,30 kg olduğunu, davacı yanca taşıma senedinde deklere edilmiş olmakla ve her iki paketin total ağırlığı 3,5 kg olmakla, taşıyıcı müvekkilinin azami sorumluluğu 3,5 kg x 19 SDR - 66,50 SDR olduğunu, huzurdaki davanın hükme bağlanacağı tarihteki kur ile hesaplanacak karşılığı olduğunu, Montreal Sözleşmesinin 18. maddesinin açık olduğunu, bu itibarla da davacı yanın, hiç bir şekilde ...' ye ödediği tutarı, davanın konusu olan ürünlerin ve ...' in kabul ettiği ürünlerin Çin'den Türkiye'ye taşınması sebebiyle dava dışı ... ye ödediği tutarı, ...'ye,...'a ödediği tutarı, gümrükleme harç ve masraflarını, gümrük müşavirlerine ödediği tutarı talep etmesi, yani uğradığını iddia ettiği zararını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeplerle taleplerin haklı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusunun; konusunun davacı ile davalı arasındaki uluslararası taşımacılıktan kaynaklı alacak davası olduğu ve dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, taşıma esnasındaki kayıpla ilgili sorumluluğun kimde olduğu, sorumluluğun sınırı ve tutarı ve taşıma işinde ... Anlaşmasının dava konusu olaya uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında olduğu görülmüştür.Davalı şirket, davacının dava dışı Çin menşeili bir firmadan almış olduğu 8 adet kameranın ... işareti olmaması ve ... standartlarına uygun olmaması sebebiyle 2 adet gönderi şeklinde mahrecine iadesini yapacak olan taşıma firmasıdır. Bu hususta ihtilaf bulunmamaktadır.Dava konusu taşımanın, kapıya teslim hava + kara yolu şeklinde değişik tür araçlarla karma taşıma olduğu, bu sebeple TTK 902 ve devamı maddesi hükümleri atfı ile TTK m. 850 ve devamında düzenlenen eşya taşıma sözleşmesinin uygulanması gerekmektedir. TTK madde 875 kapsamında taşıyıcı teslim aldığı yükü aynı şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Yine devamında taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi TTK madde 882'de düzenlenmiş olup, TTK 886'ya göre ise zararın oluşmasında ihmalinin bulunduğu ispat edilen taşıyıcı sorumluluktan kurtulma veya sınırlı sorumluluk hallerinden faydalanamaz.Somut olayımızda, davalı taşıyıcı tarafından taşınılan emtianın alıcısına teslim edildiğinin ispatının yapılamadığı, davalının söz konusu yükler için bir açıklama getiremediği; yine kargonun kaybolduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı ve kaybolmadan kaynaklı davacının herhangi bir dahli olmadığından, kusurun tamamının davalıda olduğu ve ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı taraf, gerçek zarar miktarı kadar sorumludur.Taşınan emtiaların tam zayi söz konusu olup, zayiatın ne zaman meydana geldiği belli değildir. Bu sebeple TTK m. 889 gereği bildirim şartı aranmayacaktır.Hükme esas alınan bilirkişi raporları içeriği dikkate alınarak; davalı taşıma şirketi tarafından yükün niteliği bilinerek taşımaya alındığı ve buna göre taşıma ücreti belirlendiği, ürünlerin faturaya dayalı ve sıfır olduğu, bu sebeple fatura bedellerindeki miktarların kadri maruf olduğu, davacının iade edilen ürünlerin bedeli olan 2.127,00 USD ve yine iade taşımasının yerine getirilmemesi sebebiyle ortaya çıkan zararlarının toplamının 4.783,93 TL olduğu, bu miktarların tamamından ağır kusuru sebebiyle davalının sorumlu olduğu kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.127,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faiziyle; 4.783,93 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini aynen tekrarla Türkiye'den, Çin'e hava yolu ile yapılan taşımanın bir şekilde karma taşıma olamayacağını, bütün kargo firmalarının yaptığı taşımaların, kapıdan/kapıya olduğunu, kargo firması tarafından taşıma yapıldı diye taşımanın karma taşıma olduğu iddiasının taşıma uzmanı bilirkişilik titri ile bağdaşmadığını, taşıma uzmanı olan önceki raporu ve beyanda bulunulan raporu tanzim eden taşıma uzmanı bilirkişilerin bu iddiasının kabulü hâlinde her uluslararası havayolu taşıması sebebiyle husule gelen hiçbir ihtilafın hallinde Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanamamayacağı, bunun kabulünün hukuken imkansız olduğu, önceki kök raporu tanzim eden taşıma uzmanı bilirkişi ... tarafından, gene Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1039 Esas sayısı ile görülen davanın konusu taşıma,... Limanından İsrail'in ... limanına deniz yolu ile yapılan taşıma olmasına rağmen tanzim ettiği raporda, anılan taşıma için tanzim edilen konşimento, deniz yolu taşımasına ilişkin konşimento olmasına ve asıl taşımanın, deniz yolu taşıması olmasına rağmen, huzurdaki davanın konusunda olduğu gibi, taşıyıcı firmanın kapıdan kapıya kargo taşımacılığı yaptığı, limana kadar kara yolu ile taşınacak eşyanın taşındığı iddia edilerek, anılan davanın konusu olan taşımanın da karma taşıma olduğunu iddia etiğini arz ve izah olunmuş, anılan dava ile ilgili olarak tanzim ettiği kök ve ek rapor dilekçe ekinde ibraz edildiğini, somut olayda Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını, raporların hatalı olduğunu, 17.12.2020 tarihli dilekçeleri ile davacı yanın ibraz ettiği proforma fatura ile ilgili beyanlarını tafsilatlı olarak arz ettiklerini, huzurdaki davanın konusu taşımanın karma taşıma olduğu iddiasının dayanağının bulunmadığını, kargo taşımalarının tamamına yakınının, kapıdan kapıya teslim şeklinde olduğunu, proforma fatura ve eki dekontların incelenmesinden, davaya konu ettiği beheri 245 $ olduğu belirtilen üç adet kameranın toplam tutarının 735 $ olarak gözüktüğünü, davacı yanın ise davanın başından beri, sözü edilen üç adet ürünün bedelinin 777 $ olduğunu iddia ettiği, davacı yanın davanın bayında beş adet ürünün toplam değerinin 1.350 $ olduğunu belirttiği ve ibraz ettiği 109.340 $ tutarlı fatura tarihinin 27.02.2016 olduğunu,10.11.2020 tarihli duruşmada ibraz ettiği proforma faturanın tarihinin ise 17.02.2016 olduğu, içerisinde 777 $ tutarlı üç ürünün bulunduğu toplam 19.607,55 $ tutarlı faturanın 12.04.2016 tarihli olduğu, 10.11.2020 tarihli duruşmada ibraz ettiği proforma faturanın tarihinin ise 17.02.2016 tarihli olduğu ve sözü edilen üç ürünün her birinin bedelinin 735 $ olarak gözüktüğü, bu faturanın ödeme tarihinin de 23.02.2016 olduğu, halbuki bu ürünün ithal tarihinin - faturasının, TSE'nin 222.04.2016 tarihli yazısında 12.04.2016 olduğunun belirtildiği, bu itibarla da 10.11.2020 tarihli duruşmada ibraz olunan proforma fatura ve eki dekontların, Çin'deki firmadan, başka zamanda / tarihte ithal ettiği ürünlerle ilgili olduğunun açıkça görüldüğünü, ek raporda hiç bir itirazlarının karşılanmadığını, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Motreal Sözleşmesi'nin 22/3. maddesi hükmüne göre gönderinin her bir kilogramı için 19 SDR karşılığı ile hesap olunacağını, bu itibarla da taşıyıcı müvekkilinin azami sorumluluğunun 66,5 SDR' nin hüküm tarihindeki kur karşılığı Türk lirası olduğunu, Montreal Sözleşmesi'nin 22/3. maddesi hükmüne göre her iki gönderinin ağırlığı nazara alındığında, taşıyıcı müvekkili şirketin azami sorumluluğunun 66,5 SDR' nin, hüküm tarihindeki kur karşılığı olup davacı şirketin bu tutarı aşan talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, hava yoluyla taşımaya konu emtianın kaybından doğan zararın tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davacının Çin'deki alıcısından satın alarak ithal ettiği 8 adet kameranın ... işareti olmadığından mahrecine iade edilmesi gereği doğduğunu, bu nedenle davalı şirket aracılığı ile Çin'de yerleşik ....firmasına davalının düzenlediği ... ve... gönderi kodu ile iadesi gereken söz konusu ''... MODEL (...) model 3 adet ve ... MODEL ... CAMERA (ADV) model 5 adet kamera''nın gönderildiğini, ancak bu gönderilerin alıcıya teslim edilmediğini, nerede olduğunun bilinmediğini, bu gönderilerin yurt dışındaki firmaya iade edilen ürün olması ve bu firmaya teslim edilmemesi sebebiyle davacının yurt içinde katlanmak zorunda olduğu masrafları da Çin'deki alıcıdan tahsil edemediğini ileri sürerek, gönderi konusu 8 adet kameranın bedeli olan 2.127 USD ile katlanılan masraflar toplamı olan 4.783,93 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise somut olayda karma taşıma olmadığını, Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davalının sorumluluğu bulunmadığını, bulunsa dahi ancak sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını savunmuştur. Havayolu ile yapılan uluslararası kargo/yük taşımalarında Varşova Konvansiyonu (1929), La Haye Değişiklikleri (1955), 4 no.lu Montreal Protokolü ile saptanmış yükümlülükler kapsamında, bu kurallara taraf olan Türkiye, son değişiklikleri içeren ve 1999 yılında imzalamış bulunduğu "Havayoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme"yi 26/03/2011 tarihinde onaylamıştır. Bu nedenle anılan sözleşme Türkiye için de bağlayıcı bulunmaktadır. Konvansiyonun coğrafi uygulama şartı, Konvansiyonun 1/2 maddesi anlamında uluslararası taşımanın icra edildiği ilgili devletlerin başlangıç ve varış ülkesi devletlerin her ikisinin de Konvansiyon tarafı olmasıdır. Somut olayda uyuşmazlığa konu havayolu ile yapılan kargo taşımasının Türkiye ve Çin arasında olması sebebiyle ve her iki ülkenin Konvansiyona taraf olmaları nedeniyle, Montreal Konvansiyonu hükümleri, Konvansiyonda yer almayan hükümler açısından iç hukuk kuralları uygulama alanı bulacaktır.Bu sebeple mahkemece, somut uyuşmazlıkta karma taşıma olduğu, TTK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağı yönündeki tespiti ile bu hükümler uygulanarak uyuşmazlığın çözülmesi hatalı olmuş, gerekçenin bu bakımdan düzeltilmesi gerekmiştir. Kaldı ki taşımanın multimodal olduğu bir an için benimsense bile hava yolu taşıması aşamasında kaybolan ürünler bakımından sorumluluğun, hava yolu taşımasını düzenleyen uluslararası sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekir (TTK m.902 f.1, d bendi; m.903).Davalı tarafça düzenlenen 25.03.2016 tarihli ve ... numaralı konişmentoda gönderinin içeriğine ilişkin bilgi olmadığı, ağırlığının ''2 kg'' olarak belirtildiği, göndericinin davacı, alıcının Çin'deki ...firması olduğu, 25.03.2016 tarihli ve ... ''2,20 kg'' olarak belirtildiği görülmektedir. Davacı taraf gönderilerin iade edilen ''... MODEL (...a) model 3 adet ve ... MODEL... (ADV) model 5 adet kamera'' olduğunu belirterek ürünlere ilişkin faturaları sunmuş olup fatura içerikleri ve gümrük beyannamelerine göre davacının gönderi konusunun belirttiği bu ürünler olduğu kanaati hasıl olmuştur. Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi hâlinde sorumlu olacaktır. Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde ise "Kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 19 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir. Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, gönderi konusu emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği, alıcısına teslim edilmediği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Dosya kapsamında özel bir fayda beyanında bulunulduğuna veya ek bir ücret ödendiğine dair bir delile rastlanmamıştır. Her ne kadar davacı vekili konişmentodaki ''OK'' beyanından özel fayda beyanında bulunduğunun anlaşıldığını belirtmiş ise de bu ifadeden özel fayda beyanında bulunulduğu sonucu çıkmadığı gibi dosyada özel fayda beyanında bulunulduğuna dair bir delile de rastlanmamaktadır. Bu durumda davalının sorumluluğu Montreal Sözleşmesinin 22/3 maddesine göre gönderinin her kilogramı için sorumluluğu 19 SDR ile sınırlıdır.Bu açıklamalara göre mahkemece, Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca ve sınırlı sorumluluk ilkelerine göre hüküm kuruması gerekirken, yazılı şekilde TTK hükümlerine göre hüküm kurulması hatalı olmuştur.Bu nedenle davalı vekilinin istinaf sebepleri kısmen yerinde görülerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve işin esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Bu kapsamda, dava konusu gönderilerin toplam ağırlığı 4,20 kg olup, Dairemiz kararının verildiği gün TCMB'nin resmî internet sitesinde yer alan 1 SDR karşılığı 1,36 USD üzerinden hesaplama yapılarak, davacının zararı (4,20 x19 SDR =79,80 SDR x1,36 USD=108,52 USD) 108,52 USD olarak tespit edilmiş ve bu bedelin dava tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsinden döviz alacağına devlet bankalarının bu yabancı para ile açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı, gönderilerin teslim edilmemesi sebebi ile dava dışı ... firmasından tahsil edemediği masraflarını ve taşıma bedelinin de davalıdan tahsilini istemiş ise de somut olayda uygulanması gereken Konvansiyonda dolaylı zarardan sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmadığından, davacının gönderi konusu mal bedeli dışında dolaylı zararlarının tahsilini isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde olup, davacının ileri sürdüğü diğer zarar bedeli taleplerinin de reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu sebeplerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, Dairemizce işin esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve neticeten davanın kısmen kabulü ile 108,52 USD'nin faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-Davanın kısmen kabulü ile 108,52 USD alacağın, dava tarihi olan 23/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda hesaplanacak döviz temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 225,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 389,49 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline, Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 430,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Reddedilen miktar yönünden AAÜT uyarınca belirlenen 12.797,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafça harcanan 35,90 TL başvuru harcı gideri, 225,91 TL peşin karar harç gideri olmak üzere, toplam 261,81 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı toplam 1.795,90 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre takdiren belirlenen 58,36 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara yatırana iadesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 270,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.12.2025