T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların ... Bankasından çekmiş oldukları krediye davacının kefil olduğunu, Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde kaim taşınmazın ipotek altına alındığını, davalı borçluların kredi borcunu ödememesi üzerine banka tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, satışı istenen taşınmazın kendisine ait olması nedeniyle dosya borcunu ait dosya borcunu ödediğini, haricen tahsil ile kapanan borcun icra müdürlüğüne bildirildiğini ve icra dosyasının kapatıldığını, sonrasında yapılan ödemelerin tahsili amacıyla Antalya 2.ATM'nin ... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, davalıların ihtiyati hacze itiraz ettiklerini ve itirazlarının reddedildiğini, daha sonra Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını borçluların takibe haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu, haksız itirazlarının tamamı ile iptalini, takibin kaldığı yerden takip talebindeki esaslar dahilinde devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...’nin davaya konu kredilerin kullanıldığı tarihlerde diğer iki davalı şirketin yetkilisi olduğunu, daha sonra şirket müdürlüğünden ayrıldığını, ...’nin arkadaşı olan ... vasıtası ile davacının eşi ...'ı tanıdığını, davacının eşi ...’ın, arkadaşı vasıtası ile davalıya davacı olan eşi ... ile boşanma aşamasında olduklarını, eşiyle barışmak için de eşine araba alması gerektiğini belirttiğini, ancak ekonomik durumunun o aşamada iyi olmadığını söyleyerek, ... Bankası'ndan daha önceden kredi kullandıklarını bildiği için, kredibilitelerinin yüksek olması nedeniyle beraber kredi kullanmayı teklif ettiğini, gerekirse de davacı adına kayıtlı Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi ... mahallesi ... ada ... parselde kaim taşınmazı ipotek verebileceğini bildirdiğini, bunun üzerine dedavalılar tarafından ... Bankası Kepez Şubesi'ne kredi başvurusunda bulunulduğunu ve 11.05.2022 tarihli ve 2.000.000 TL limitli kredi sözleşmesinin tanzim olunduğunu, davacıya ait Afyonkarahisar ili Dinar ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kaim taşınmazı da ipotek verilmek sureti ile mezkur taşınmaza da banka tarafından 18.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ve 3.000.000 TL bedelli ipotek şerhi konularak, 1.500.000 TL'lik kredi tanımlandığını, söz konusu kredi sözleşmesi uyarınca toplam takriben de 1200.000 TL kredi ve 250.000 TL Kredili mevduat hesabı olmak üzere 1.450.000 TL kredi kullanıldığını, söz konusu 1.200.000 TL'lik miktarın davalı ... İnş. Ltd Şti adına, 250.000 TL Kredili mevduat hesabı da diğer müvekkillerden ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti adına tanımlandığını, davalılar ve davacı taraf söz konusu krediyi, yarısı davacının yarısı da müvekkillerinin olmak üzere ortak çektiklerini ve ödemeyi de beraber yapmak üzere anlaştıklarını, kredi çekildikten sonra da davacının eşi ... tarafından müvekkiline, ben zaten karıma araba alacağım, isterseniz krediden bana düşecek paya karşılık olarak müvekkili ... ait ... plaka sayılı ... Model ... marka aracı satın almak için teklif yapıldığını, davacının eşinin bu teklifi, müvekkili ... tarafından kabul edildiğini ve müvekkili Antalya 24. Noterliği'nin 31.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi uyarınca ... plaka sayılı ... Model ... marka aracı davacı ...'a devrettiğini, söz konusu aracın piyasa rayiç değeri devir tarihi itibari ile 700.000 -750.000 TL civarında olduğunu, ayrıca ortak kullanılan krediden davacı tarafa düşen paya ilişkin olarak da mezkur araç dışında müvekkili tarafından davacının eşi ...'ın hesabına farklı tarihlerde toplam 70.000 TL'nin gönderildiğini, bu haliyle tarafların yukarıda belirtilen kredi kullanımından gelen parayı eşit olarak paylaştıklarını, hatta davacı tarafın daha da fazla para aldığını, söz konusu kredinin 3 aylık devre faizli rotatif kredi niteliğinde olduğunu, kredi taksitlerinin 3 aylık periyotlarla ödenmesi gerektiğini, söz konusu kredi ödemesinin ilk bir yıllık dönemindeki 3-4 taksidinin sorunsuz şekilde taraflarca beraber ödendiğini ancak geri kalan ödemelerde davacı tarafın ödemelerden kendi payına düşen kısımlarını müvekkillerine ödenmediğini, daha sonra faiz oranlarının artması nedeniyle kredi taksit ödeme miktarlarının da arttığını, davacı tarafça kendi paylarına düşen kredi taksit ödemelerini bütün uyarılara rağmen yapmadığını, taksitlerin ödenememesi sonucunda da banka tarafından hem müvekkilleri hem de davacı taraf aleyhine takip başlatıldığını, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile hem davacı hem de müvekkilleri aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu başlatılan icra takibine dayanak belgeler içerisinde 22.04.2020 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi, 23.11.2021 tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi, 11.05.2022 tarihli ve 2.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi bulunduğunu, ancak müvekkillerinin davacı tarafça beraber çekilen 11.05.2022 tarihli sözleşmeden önceki kredi sözleşmelerinden kaynaklanan herhangi bir borcu bulunmadığını, bu yönüyle de yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile rücu davasına ilişkin alacak nedenlerinin detaylı şekilde araştırılması ile banka alacaklarının hangi sözleşmeden ne kadar olduğunu hususunun kalem kalem tespit edilmesi gerektiğini, kredi ödemelerinin temerrüde düşmesine davacı tarafın kusurlu olduğunu, temerrüt nedeniyle oluşan zarar ve giderlerin müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, TBK 596. maddesi gereği ipotek veren tarafından rücu belgesinde belirtilen miktarın asıl kredi borçlusuna rücu edilmesi gerektiğini, kredi sözleşmelerindeki davacının kendi sorumlu olduğu kefalet miktarının düşülmek sureti diğer kefillere rücu hakkını kullanması gerekirken kendi kefalet miktarı düşülmeden doğrudan tüm miktarlar üzerinden rücu hakkını kullanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 24/10/2024 tarihli ödeme emrinin şikayet eden eldeki dava dosyasındaki davalılar yönünden iptaline karar verildiği görülmekle, dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan, davanın, dava şartı yokluğu 6100 sayılı HMK. 115/2 madde nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibindeki 24/10/2024 tarihli ödeme emrinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kararı ile iptal edildiğini, iş bu haliyle davanın konusuz kaldığının aşikar olduğunu, mahkemelerin vekalet ücreti konusunda karar verirken temel aldığı ana ilkenin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 331. maddesinde düzenlenen davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu prensibi olduğunu, bu ilkenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında bir karar verilemese dahi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, davanın başlangıcındaki koşullara göre haklı olan tarafa yükletilmesini öngördüğünü beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 24/10/2024 tarihli ödeme emrinin şikayet eden eldeki dava dosyasındaki davalılar yönünden iptaline karar verildiğinin anlaşılmasına göre davada karar verilmesine yer olmadığına değil, davanın usulden reddine karar verilmesine, HMK m. 326 gereği kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin belirtilmesine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilam içeriği de dikkate alındığında kanun gereği yargılama giderlerinin davalılar aleyhine hükmedilmesini gerektirir bir hususun bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı alınması gerekli harcı karşıladığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...