T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/536 - 2026/638 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/536 KARAR NO : 2026/638 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2026 NUMARASI : 2025/520 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen tarih ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/536 - 2026/638 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/536 KARAR NO : 2026/638 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2026 NUMARASI : 2025/520 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen tarih ve 2025/520 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkil şirketin 16/12/2015 tarihinden beri işletilen "... ... ..." ibareli işletmeyi dava dışı ... isimli şahıstan 10/05/2023 tarihinde devraldığını, "..." ibaresinin ilk olarak bu işletmede kullanıldığını ve ün kazandığını; dava dışı ...'in ise 14/12/2023 tarihinde işbu davaya dayanak olan "..." markasının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yaptığını ve markanın 43. sınıf hizmetler bakımından 27/03/2025 tarihinden itibaren on yıl süreyle 2023/170288 numarası altında tescil edildiğini; müvekkili şirketin ise söz konusu markayı 04/07/2025 tarihinde devraldığını; müvekkili şirket ile markanın devirden önceki sahibi ...'in davaya dayanak olan 2023/170288 tescil numaralı "..." markasının ve "..." ibareli diğer markaların korunması adına büyük çaba gösterdiğini; müvekkilinin markasının taklit edilmesi suretiyle oluşturulan "... ... ..." ibaresinin davalı tarafından "..." adresindeki işletmede, tabelalarda, broşürlerde, sair evrak, emtia ve tanıtım araçlarında, davacı müvekkilin 2023/170288 tescil numaralı markasına tecavüz eder mahiyette yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde aktif şekilde kullanıldığını, davalının kullanımının SMK'nın 7/5(a) maddesine uygun dürüstçe bir kullanım olmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının "... ... ..." ibareli marka başvurusunun itirazları üzerine reddedildiğini, davalının "..." ibaresini başka bir kelimeyle birlikte kullanmasının ayırt edicilik sağlamadığını, kullanımın iltibasa sebebiyet verdiğini ileri sürerek tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, yasaklanması, maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada ayrıca, tedbiren işbu dava kesinleşinceye kadar, davalının "..." adresinde yer alan işletmesindeki "... ... ..." ibareli kullanımlarıyla müvekkilinin 2023/170288 tescil numaralı marka hakkına karşı gerçekleştirdiği tecavüz fiillerinin tedbiren önlenmesine ve durdurulmasına, "..." ibaresinin yazılı olduğu bütün tabelaların kaldırılarak bunlara el konulmasına, el konulan tabelaların masrafı davalı tarafa ait olmak üzere uygun görülecek bir yerde saklanmasına, dava konusu işletme adresindeki "..." ibaresinin yazılı olduğu her türlü emtia ve tanıtıcı ürüne el konulmasına ve el konulan ürünlerin masrafı davalı tarafa ait olmak üzere saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dosya kapsamında henüz dilekçeler aşamasının tamamlanmadığı ve ön inceleme duruşma gününün tayin edilmediği; şimdiye kadar toplanan delillerden, bilhassa davalı vekilinin, davacının davasına dayanak tuttuğu markanın başvuru tarihinden evvel müvekkilinin kullanımlarının bulunduğu yönündeki beyanı ve sunulan deliller dikkate alındığına yapılan incelemeden, davacının davasını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, davalının savunmasında ileri sürülen hususların yargılama içerisinde araştırılması gerektiği, yargılama neticesinde iddialara ilişkin olarak somut değerlendirme yapılabileceğine kanaat getirildiği, ihtiyati tedbirin yargılamanın ilerleyen aşmalarında yeniden talep edilebileceği, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalının gerçek hak sabihi olduğu savunmasına ilişkin öne sürdüğü hususların dava konusu işletmeyle ilgisinin bulunmadığını, davalının "..." ibaresini 2006 yılında markasal olarak kullandığına ilişkin dosyaya tek bir delil dahi sunmadığını, kaldı ki bu hususun davacı müvekkilinin 2019/07710 tescil numaralı "... ..." markasına tecavüz edildiği gerekçesiyle davalıya ve davalının sonradan ortağı haline geldiği "... ... Restoran Gıda Unlu Mamuller Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açtığı Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/370 Esas sayılı dosyasında görülen hukuk davasında ileri sürülmediğini, 2014 yılından beri kullanıldığı belirtilen @... kullanıcı adını ihtiva eden Instagram hesabının dava konusu işletmenin tanıtımı için değil, dava dışı başka bir işletmenin tanıtımı için açılmış bir sosyal medya hesabı olduğunu, davalının kullanımlarının SMK'nın 7/5. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalının ileri sürdüğü 2024/183605 tescil numaralı "... ... ..." markasının, SMK'nın 155. maddesi uyarınca, davacı müvekkilin açmış olduğu eldeki tecavüz davasında savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği, koşullarının oluşması halinde yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir talep edilmesinin tabii olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 31/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.