T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:20/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 21/11/2015 tarihinde müvekkilinin iş yerinde faili meçhul bir kişi tarafından yangın çıktığını, yangın olayı ile ilgili olarak Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın yürütüldüğünü ve suçun zamanaşımı süresinin sonu olan 21/11/2030 tarihine kadar geçerli daimi arama kararı ile şüphelinin aranmasına karar verildiğini, yangında 600.000 TL değerinde eşya ve demirbaşın hasara uğradığını, yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, yangın riskine karşı müvekkilinin 30/09/2015-30/09/2016 tarihleri arasında sigortalandığını, şüphelinin belirlenemediği için zararın zamanında ödenemeyeceği kanısı oluştuğundan dava açma gereği oluştuğunu, yangında oluşan hasara uğrayan emtia nedeniyle oluşan zarara karşılık şimdilik 1.000,00 TL, yangın sonucu hasara uğrayan demirbaş nedeniyle oluşan zarar karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL ile iş durması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybından dolayı oluşan zarara karşılık olarak şimdilik 1.000,00 TL sigorta şirketine yapılan başvurunun 8. gününden sonraki tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, 21/11/2015 tarihinde çıkan yangında benzin vb. yanıcı madde kullanıldığının tespit edildiğini, kimin tarafından yapıldığı belli olmadığından bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, söz konusu giyim mağazasında bahsi geçen miktarda bir zararın oluşmasının mümkün olmadığını ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı iş yerinde 21/11/2015 tarihinde meydana gelen yangın sırasında davacının defterlerine göre 446.553.73 TL stok ürünün bulunduğu, davacının 2013-2014-2015 yılı nisan ayına kadar satışlarıyla orantılı mal alışı yaptığı halde 2015 mayıs ayından sonra çok yüksek aynı özelliklerde ürün girişi yapıldığı ancak bu ürünlerin çıkışının yapılmadığı, 2015 yılı mayıs ayından itibaren alınan faturaların kabul edilmemesi halinde 9.415.65 TL stok ve 8.292.00 TL demirbaşların yangında yanmış olabileceği ve yangından dolayı 17.707.65 TL zararı olduğu, yangın anında stoklarda olduğu belirtilen ürünlerin gönderildiğini ispatlayan ambar faturalarının olmadığı, davacının aldığı faturaları düzenleyen firmalar nezdinde talimat mahkemelerince yaptırılan karşıt incelemeler sonucunda; düzenlenen bilirkişi raporlarında davacı ile faturaları düzenleyen firmalar arasında ticari teamüllere uygun ticari faaliyetin olduğuna dair tespitlerin yapılamadığı, davacının mal alışı ile ilgili satıcı firmalarla sözleşmesinin bulunmadığı, 2015 yılında satın aldığı mallara ait düzenlenen faturalara istinaden; çoğu firmalardan sevk irsaliyesi, teslim fişi, kargo vb. teslimi ispatlayıcı belge bulunmadığı, sevk irsaliyesi bulunanların; irsaliyeyi düzenleyenin imzası bulunmasına rağmen adı soyadı bilgisi ve malın ne ile sevk edildiği bilgisinin bulunmadığı, fatura üzerinde “İş yerinde teslim edilmiştir.” ibaresi bulunan mallar ile ilgili alıcı tarafından sevk irsaliyesinin düzenlenmediği ve malın nasıl taşıttırıldığı ile ilgili herhangi bir bilginin bulunmadığı, davacının firmalardan iş yerinde teslim almış olduğu malların, kendisi tarafından düzenlediği sevk irsaliyesinin veya başkasına taşıttırılması halinde taşıma irsaliyesinin dosyada bulunmadığı, VUK'a göre; banka yolu ile ödenmesi gerekenlerin, banka yolu ile ödenmediği, yüksek tutardaki fatura içeriğindeki mal alışlarının gerçek bir mal alışı olup olmadığının, malın iş yerine taşındığını, malın teslim alındığını ve bedelinin satıcıya ödendiğini belgelendirmesi halinde ispatlanabileceği, bu durumda mevcut delil durumuna göre; davacının yangın sonucu hasara uğrayan emtiasının 9.415,65 TL, yangın sonucu hasara uğrayan demirbaş eşyasının 8.292.00 TL değerinde olduğunun, iş durması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybından oluşan zararının 1.276,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, davacının TTK'nın 1446. maddesi uyarınca sigorta şirketine yaptığı ihbardan 45 gün sonra tazminat alacağının muaccel olacağı, bu tarihin Antalya 6. Noterliği'nin ... yevmile nolu 02/03/2016 tarihli ihtarnamesinin 04/03/2016 tarihinde tebliğ edilmesine göre 18/04/2016 tarihine tekabül ettiği anlaşılmış, davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle kabulüne" gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; yangın sonucu hasara uğrayan emtia nedeniyle açılan tazminat davasının kabulü ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yangın sonucu hasara uğrayan demirbaş eşya nedeniyle açılan tazminat davasının kabulü ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, iş durması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybından oluşan zarar için açılan tazminat davasının kabulü ile; 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 18/04/2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında hukuki görüş bildirildiğini, müvekkilinin daha önceki yıllarda ... Sigorta'ya 235.000,00 TL teminatla yangın sigortası yaptırdığını, davalı ile yangın sigortası yapılır iken iş yerinin detaylı bir şekilde gezildiğini, iş yerinde bulunan mal mevcudunun kontrol edildiğini ve mal mevcudu dikkate alınarak 600.000,00 TL bedelli poliçe kesildiğini ve mal mevcudu ve dükkanın büyüklüğü dikkate alınarak teminat bedelinin 600.000,00 TL olarak belirlendiğini, Yargıtay ilamı ile iş yerinin fiziki olarak alabileceği mal miktarının araştırılması gerekirken, bu hususta araştırma yapılmadığını, müvekkilinin mal alımı yaptığı firmaların defter kayıtlarında BS formlarının bulunduğunu, bunların mal bedelinin tahsil edildiğine karine olduğunu, tanık beyanlarının ve diğer beyanların hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, tanık beyanlarında olay tarihinde iş yerinin dolu olduğunun sabit olduğunu, yine iş yerinin traktör ve 10 römorkla temizlendiğini, müvekkilinin alım yaptığı firmaların Antalya'ya yakın olması nedeniyle bizzat araç ile gidilip alım yapıldığını, bu nedenle sevk irsaliyesi düzenlenmediğini, malların az kısmının ise kargo ile alındığını ve bunların kargo fişlerinin dosyaya sunulduğunu, faturaların büyük çoğunluğunun kapalı fatura olduğunu, mal alımı yapılan firmalara ödemelerin elden ya da kredi kartı ile yapıldığını, tahsilat makbuzları ve sliplerin dosyada yer aldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, iş yeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Gerçek zararın miktarının ne kadar olduğunu ispat davacıda, hasarın teminat dışı olduğunu ispat ise davalı taraf üzerindedir. Davalı taraf, yangının şüpheli yangın olduğunu, meydana gelen zararın teminat dışı olduğunu savunmuş ise de, mahkemece bu hususun davalı tarafından ispatlanamadığı kabul edilmiş ve bu kabul, davalı tarafından istinaf sebebi yapılmamıştır. Dolayısı ile Dairemiz'ce usuli kazanılmış haklar, istinaf sebebi ile bağlılık kuralı gözetilerek, istinaf incelemesi yapılması gerekmiştir. Mahkemece gerçek zarar miktarını belirlemeye ilişkin aldırılan bilirkişi raporlarında özetle; davacının kayıtlarına göre iş yerinde 446.553,73 TL tutarında mal bulunduğu, ancak davacının önceki yıllara (2013-2014-2015 yılları, bknz. ... tarihli bilirkişi raporu) göre yangının çıktığı 2015 yılının mayıs ayından sonraki mal alımlarının 10 kat yüksek olduğu, sevk irsaliyesi bulunmadığı, yapılan satış hacmine göre söz konusu sermayeyi bu denli yüksek mal alımına yatırmasının ticari teammüllere uygun olmadığı tespit edilmiştir. Bu defa mahkemece, söz konusu mal alımlarının gerçek olup olmadığının araştırılması amacıyla, malların alındığı firmaların ticari defter ve kayıtları BA-BS formları celp edilerek söz konusu şirketlerin/firmaların kayıtları incelenmiştir. Bir kısım firmalara ulaşılamamış ise de, ulaşılan firmaların ticari defter ve kayıtlarında, 2014 yılında davacı ile ticari ilişkilerinin bulunmadığı, 2015 yılında kesilen faturaların ilgili şirketlerin defterlerinde de kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. ... tarihli raporda ayrıca ambar fatura tarihleri ile malların fatura tarihlerinin uyumsuz olduğu, ... tarihli bilirkişi raporunda fatura tarihlerinin farklı olduğu ama faturaların seri numaralarına göre aynı gün kesilmiş izlenimi verdiği, ... tarihli bilirkişi raporunda ise daha önce alınan raporlar ile birlikte değerlendirme yapılarak, 2015 yılı alımlarının sevk irsaliyesinin bulunmadığı, akaryakıt gideri bulunmadığı, ödemelerin bankadan yapılmadığı belirlenmiştir. Mahkemece aldırılan raporlar kapsamında, davacının mal aldığı firmalar ile sözleşme ilişkisini ispatlayamadığı, çoğu firmadan teslim fişi, sevk irsaliyesi, kargo gibi malların teslim alındığına ilişkin belge bulunmadığı, sevk irsaliyesi bulunanların ise ne ile taşındığını gösterir araç, mazot bilgisi bulunmadığı, alınan mallara ilişkin yapılan ödemelere yönelik belge bulunmadığı belirtilerek davacının 2015 yılı mayıs ayından sonraki alımlarının gerçek olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamında davacı tarafından sunulan tüm delillerin bilirkişi raporlarında irdelenmesine, davacının fazlaya ilişkin kısım yönünden iddiasını yasal deliller ile ispatlayamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...