TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 NUMARASI : 2022/462 Esas 2023/54 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/851 Esas 2026/222 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/851 KARAR NO : 2026/222 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 NUMARASI : 2022/462 Esas 2023/54 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş.'nin davalı borçlulardan olan 445.621,00 TL alacağını takibe dayanak Beyoğlu 48. Noterliğinin 117762 yevmiye numaralı temlik sözleşmesiyle temlik aldığını, temlik sözleşmesi gereğimce önce ipoteğin para çevrilmesi için takip başlatıldığını, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/255 esas, 2018/519 sayılı kararıyla icra emrinin iptal edildiğini, bunun üzerine bu kez Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, borçlular vekilince takibe konu borca ve tüm fer'ilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını iddia ederek itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; gönderilen ödeme emrinin geçersiz olduğunu, icra memuru veya ilgili icra müdürü tarafından hazırlanmamış ve imzalanmamış ödeme emrinin hukuken geçerli olamayacağını, takibe konu edilen alacağın davacı ile ... A.Ş. arasında akdedilen temlik sözleşmesine dayanmakta olduğunu, sözleşmede açıkça belirtildiği üzere dava konusu alacak için müvekkilleri aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... A.Ş. tarafından başlatılan takibin derdest olduğunu, davacı tarafça başlatılan takibe ilişkin ödeme emrinde tahsilde tekerrür olmamak kaydına yer verilmediğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, faizin yalnızca asıl sözleşmenin tarafı olan banka tarafından talep edilmesinin mümkün olduğunu, icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, davalıların temerrüdünün 19/08/2015 tarihinde oluştuğu, banka tarafından dosyaya sunulan ve fiilen uygulanan kredi faiz oranlarını içeren listedeki dönem ve oranlar nazara alınarak bu oranlar üzerinden alacağa uygulanması gereken temerrüt faiz oranlarının belirlendiği, alacağın temlikinin, alacak hakkını devredenin mal varlığından çıkararak devralanın mal varlığına devreden sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemi olup, böylece temlik ile devredenin borç ilişkisinden çıkıp, onun yerine alacaklı sıfatıyla devralan kişinin geçeceği, temlik ile devralana geçen hakların kapsamına kefalet ve rehin gibi teminat haklarının dahil olduğu, kanuni ipotek hakkı, hapis hakkı, dava açma ve icra takibinde bulunma hakkının da dahil olduğu, işlemiş faizin de asıl alacağa bağlı yan hak olarak devralana geçeceği, temlik sonrasında işleyen temerrüt faizinin de asıl alacağa bağlı yan hak olarak devralana geçeceği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 02/01/2018 takip tarihi itibariyle asıl alacağın 444.908,24 TL olduğu, başlangıçta yapılan takipte icra emrinin iptali üzerine gönderilen ödeme emri tarihi 03/08/2021 olup, bu tarih itibariyle asıl alacağın 444.908,24 TL olup, icra emrinin iptali üzerine yeniden ödeme emri gönderildiği bu tarihin ve buna göre yapılan hesaplamanın esas alındığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı dosyasında itirazının 444.908,24 TL asıl alacak, 689.285,54 TL işlemiş faiz, 34.464,28 TL BSMV olmak üzere toplam 1.168.658,06 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,6314 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 88.981,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından rehin açığı belgesi alındıktan sonra ilamsız takip yapılması gerekirken tekrar ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme emrinin geçersiz olduğu, aynı alacağa ilişkin daha önce Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin derdest olduğunu, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, söz konusu takip dosyasında satışa ilişkin yürütülen işlemlerin takipsizlik nedeniyle düştüğü kabul edilmiş ise de dosyanın yenilenmesinin mümkün olduğunu, davalıların davacıya gerçek ve mevcut bir borcunun bulunmadığını, mahkemece hükmedilen faizin yalnızca asıl sözleşmenin tarafı olan banka tarafından talep edilebileceğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı takip dosyası, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, ipotek akit tablosu, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/255 Esas 2018/519 Karar sayılı kararı, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlular hakkında 445.621,22 TL asıl alacak, 556.996,00 TL (17/08/2015 - 02/01/2018 arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.002.617,22 TL alacağın tahsili isteğiyle 02/01/2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği, davalı - borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip taleplerine ilişkin icra emrinin gönderildiği, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/255 esasına kayıtla icra emrinin iptaline ilişkin şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece yapılan inceleme sonucu 2018/510 sayılı kararla şikayetin kabulü ve icra emrinin iptaline karar verilip kararın kesinleştiği, davacı tarafça yeniden takip talebi düzenlenerek Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı dosyasından 445.621,22 TL asıl alacak, 1.382.554,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.828.175,41 TL alacağın tahsili isteğiyle 03/08/2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği, paraya çevrilmesi talep edilen ipotekli taşınmazların ... Parsel, 3.kat, 9 nolu bağımsız bölüm olduğu, ipotek bedelinin 1.dereceden 1.460.000,00 TL olduğu, yine 25/01/2012 tarihli 445.621,00 TL tutarlı ipotek belgesinin de belirtildiği, davalı - borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip taleplerine ilişkin ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerine İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2018/18866 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... A.Ş tarafından davalılara karşı 445.621,22 TL kredi asıl alacağı, 3.845,77 TL işlemiş faiz, 126,00 TL BSMV olmak üzere toplam 449.592,99 TL alacağın tahsili amacıyla 24/08/2015 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının genel kredi sözleşmeleri, ipotek belgeleri ve ihtarname olarak gösterildiği, paraya çevrilmesi talep edilen ipotekli taşınmazın ... Parsel, 3.kat, 9 nolu bağımsız bölüm olduğu, ipotek bedelinin 1.dereceden 1.460.000,00 TL olduğu, takibin kesinleşmesi üzerine 19/02/2017 tarihinde icra müdürlüğünce ipotekli taşınmazın satışına karar verildiği ve aynı tarihli ilan askı tutanağı düzenlenerek açık arttırma ilanının yapıldığı, 30/03/2017 tarihli 1.açık arttırmada satışın gerçekleşmemesi üzerine 24/04/2017 tarihinde 2. açık arttırmanın yapıldığı ve yine taşınmazın satılamadığı, alacaklı vekilince 07/09/2017 tarihinde borçluya icra emrinin tebliğe çıkartılmasının talep edildiği, bu talep üzerine 27/11/2017 tarihinde borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte örnek no:6 icra emrinin tebliğe çıkartıldığı, alacaklı vekilince 02/01/2018 tarihinde dosyadaki masraf avansının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 Esas nolu dosyasına aktarılmasının talep edildiği, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün kapatılması üzerine dosyanın Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas numarasına kaydedildiği, icra müdürlüğünce dosyadaki ipoteğin İİK'nun 150/e maddesi gereğince düştüğüne dair 25/12/2023 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, 02/01/2018 takip tarihi itibariyle borcun 444.908,24 TL asıl alacak, 274.908,24 TL temerrüt faizi, 34.464,28 TL BSMV olmak üzere toplam 733.277,31 TL olarak hesaplandığını, icra emrinin iptali üzerine gönderilen 03/08/2021 ödeme emri tarihi itibariyle ise 444.908,24 TL asıl alacak, 689.285,54 TL temerrüt faizi ve 34.464,28 TL BSMV olmak üzere toplam 1.198.658,06 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. Beyoğlu 48. Noterliğinin 07/09/2015 tarih, 117762 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşme örneğinin incelenmesinde; temlik edenin ... A.Ş., temlik alanın ..., temlik konusunun, temlik edenin ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin sadece asaleten kullanmış olduğu nakit kredi alacakları ve tüm ferileri ile birlikte temlik alan tarafından 31/08/2015 tarihinde yapılan 449.997,00 TL tutarındaki temlik bedeli ödenmesinin tamamının nakden ve defaten ödenmesi kayıt ve şartıyla her türlü harç ve masrafı temlik alana ait olmak üzere tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile alacağı teminatında bulunan ipotekle ve icra takip dosyası ile birlikte temlik alana devir ve temlik edilmesine ilişkin olduğu, icra dosya numarasının Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 sayılı takip dosyası olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; alacağını davacıya temlik eden dava dışı ... A.Ş. ... şubesi ile davalı şirket arasında 08/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı 08/11/2012 tarihli 1.269.550,00 TL'lik cari hesap kredi sözleşmesi düzenlendiği, ayrıca dava dışı ... A.Ş. ... şubesi ile davalı ... arasında belirtilen bu sözleşmelere dayalı olarak davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin kullandığı, kullanacağı nakdi - gayri nakdi kredilerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlarının toplam 1.269.550,00 TL'lik kısmına müteselsil kefil sıfatıyla kefaletname imzalayarak kefil olduğu, kredilerin teminatı olarak ayrıca davalı - kefil ...'ın maliki bulunduğu taşınmazın (mesken) tamamı üzerinde 1.460.000,00 TL bedelle 1.derece ipotek tesis edildiği, alacağını temlik eden dava dışı ... A.Ş. tarafından Ankara 63. Noterliğinin 17/08/2015 tarihli ihtarname ile asıl borçlu davalı şirket ve taşınmazını ipotek veren ve aynı zamanda kefil davalı ...'a ihtarname keşide edilerek ihtarnamede belirtilen miktarın 1 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas sayılı dosyasında 24/08/2015 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, anılan takip dosyasında ipotekli taşınmazın satışının talep edildiği, yapılan 2 açık arttırmada da taşınmazın satılamadığı, akabinde alacaklı vekilince 07/09/2017 tarihinde borçluya icra emrinin tebliğe çıkartılmasının talep edildiği, bu talep üzerine 27/11/2017 tarihinde borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte örnek no:6 icra emrinin tebliğe çıkartıldığı, alacaklı vekilince 02/01/2018 tarihinde dosyadaki masraf avansının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 Esas nolu dosyasına aktarılmasının talep edildiği, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün kapatılması üzerine dosyanın Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas numarasına kaydedildiği, icra müdürlüğünce dosyadaki ipoteğin İİK'nun 150/e maddesi gereğince düştüğüne dair 25/12/2023 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır. İcra İflas Kanununun " İtirazın kesin olarak kaldırılması" başlıklı 68/1.maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/38 md.)(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmaz ise yeniden aynı alacak için ilamsız takip yapamaz. Bu hükmün anlamı şudur; alacaklı, 6 ay içinde İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez ise, bir daha itirazın kaldırılmasını isteyemez. Ancak, 6 aylık süre geçince icra takibi düşmez. Alacaklının İİK'nun 67/1 maddesi uyarınca itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini isteme hakkı da vardır. Eğer alacaklı itirazın tebliğinden itibaren ne 6 ay içerisinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını, ne de 1 yıl içinde genel mahkemelerden itirazın iptalini istemez ise, artık bundan sonra aynı alacak için yeni bir ilamsız icra takibi yapamaz (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/04/2017 tarih 2016/7864 Esas 2017/3086 Karar sayılı; 24.09.2012 tarih 2012/7168 Esas 2012/13425 Karar sayılı; 22/12/2015 tarih 2015/1304 Esas 2015/17433 Karar sayılı emsal ilamları). HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır. Davacının mahkemeden itirazın iptali istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih ve 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Buna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı tarafından 2015/18866 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takip tarihi 24/08/2015 olup, 19/02/2017 tarihinde icra müdürlüğünce ipotekli taşınmazın satışına karar verildiği ve aynı tarihli ilan askı tutanağı düzenlenerek açık arttırma ilanının yapıldığı, 30/03/2017 tarihli 1.açık arttırmada satışın gerçekleşmemesi üzerine 24/04/2017 tarihinde 2. açık arttırmanın yapıldığı ve yine taşınmazın satılamadığı, alacaklı vekilince 07/09/2017 tarihinde borçluya icra emrinin tebliğe çıkartılmasının talep edildiği, bu talep üzerine 27/11/2017 tarihinde borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte örnek no:6 icra emrinin tebliğe çıkartıldığı, alacaklı vekilince 02/01/2018 tarihinde dosyadaki masraf avansının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 Esas nolu dosyasına aktarılmasının talep edildiği, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün kapatılması üzerine dosyanın Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas numarasına kaydedildiği, icra müdürlüğünce dosyadaki ipoteğin İİK'nun 150/e maddesi gereğince düştüğüne dair 25/12/2023 tarihli tutanağın düzenlendiği; eldeki dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 sayılı takip dosyasında ise, 02/01/2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği, davalı - borçlulara ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip taleplerine ilişkin icra emrinin gönderildiği, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/255 esasına kayıtla icra emrinin iptaline ilişkin şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece yapılan inceleme sonucu 2018/510 sayılı kararla şikayetin kabulü ve icra emrinin iptaline karar verilip kararın kesinleştiği, davacı tarafça yeniden takip talebi düzenlenerek 03/08/2021 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi olarak devam edildiği, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas sayılı dosyasındaki taraflar, alacağın dayanağı sözleşmeler-ihtarnameler ve ipotek akit tabloları ile eldeki dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 Esas sayılı dosyasındaki taraflar ile dayanak belgeler ve sebebin aynı olduğu, her iki icra takibinin aynı alacağın tahsiline yönelik olduğu, böylelikle Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2015/18866 Esas sayılı dosyasında başlatılan takip derdest iken aynı alacağa yönelik olarak Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/21 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih 2022/462 Esas 2023/54 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 3-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 31.220,67-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 30.488,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yatırılan 39.914,90 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine, 2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 91,00 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/03/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...