T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/1238 KARAR NO:2026/368 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/411 KARAR NO:2024/163 TALEP TARİHİ:14/04/2022 KARAR TARİHİ:05/03/2024 TALEP:Konkordato KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Konkordato talep edenler vekili dilekçesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/1238 KARAR NO:2026/368 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/411 KARAR NO:2024/163 TALEP TARİHİ:14/04/2022 KARAR TARİHİ:05/03/2024 TALEP:Konkordato KARAR TARİHİ:11/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde işlem gören ... A.Ş.'nin merkez adresinin Marmara Ereğlisi/Tekirdağ olduğunu, şirketin hem bu adreste ve hem de Kırklareli'nde fabrikası bulunduğunu, ... .... A.Ş. grubun ana şirketi olduğunu başlıca faaliyet alanının iplik üretimi olduğunu, grubun diğer şirketi olan ... A.Ş.'nin geri dönüşümle hammadde üretimi gerçekleştirdiğini, mamul ipliklerin yurtiçine ve yurt dışına pazarlaması ile ilgili olarak da ... A.Ş.'nin faaliyet gösterdiğini, grubun bu faaliyet alanlarıyla toplam 500 kişiye istihdam sağladığını, ülkemizde 15 Temmuz 2016'da yaşanan hain darbe girişimi öncesindeki iktisadi sıkıntılar nedeniyle 15.07.2016 tarihinde ... Şirketi ve diğer grup şirketleri ile beraber iflasın ertelenmesi müracaatında bulunduğunu, ancak gerçekleşen darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan belirsizlik ve üretimin zorunlu olarak durması neticesinde, yaklaşık 6 aylık bir süre için projede öngörülemeyen sıkıntılar yaşadığını, bunun akabinde toparlanma ile birlikte iyileştirme projesindeki ödeme ve planını ve ödemelerini ciddi miktarlarda gerçekleştirmeye başladığını, bu nedenle de o dönemdeki bilirkişiler tarafından şirketin iyileşme ümidinin olduğu yönünde olumlu rapor aldığını, ancak bu durumun devamında 2018 yılındaki döviz krizinin ortaya çıkarttığı sıkıntılar neticesinde özellikle kurların bir anda yükselmesi ve üretim maliyetlerinin değişmesi gibi aksaklıklar ortaya çıktığını, bu aksaklık döneminde de bir süre sonra şirketlerin yine işlerini toparladığını ve yine ödemelerini yapmaya devam ettiğini, şirketlerin faaliyetine ısrarla devam etmesi, borçlarını ödeme azmi ve sadakati nedeniyle tedarikçiler süreç içerisinde hammadde ve yardımcı madde temini yönünden anlayış gösterdiğini, tüm dünyada ekonomilerin durmasına neden olan pandemi ... Şirketi ve tüm grup şirketlerini de etkilediğini ve üretim sürecinin ciddi zarar gördüğünü, devamında şirketlerin iyileştirme projesinin baştan yapılması gerektiğini, ancak bu sefer de yasal süreler dolduğundan netice alınamadığını ve şirketlerin nakit dengesinin bozulduğunu beyanla şirketler için 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, konkordato projesinin tasdiki talebine ilişkin davada, davacı şirketlerin Mahkemenin 2021/585 E. ve 2021/622 E. sayılı dava dosyasında davasının bulunduğu, davacılar ... A.Ş., ... .... A.Ş., ... A.Ş., davanın konusunun iflas ertelenmesi süresinin uzatılmasına ilişkin olduğu, Mahkemenin iş bu dava dosyalarının derdest olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 17/01/2019 tarih 2018/3168 Esas 2019/32 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2020 tarih 2019/1594 Esas 2020/208 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere iflas erteleme davasının devam ettiği veyahut kararın kesinleşmediği durumlarda borçlunun konkordato talebinde bulunabileceği anlaşıldığından derdest olan ve henüz kesinleşmeyen Mahkememizin 2021/585 Esas ve 2021/622 Esas sayılı dava dosyasının davacı yönünden konkordato talebinde bulunmasına engel olmayacağı anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun 285. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmasına karar verildiği, davanın niteliği itibariyle dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi hükmünde düzenlenen unsurları taşıdığı, davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 316-322. maddeleri arasında düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olduğu, davacı şirketlerin merkez adresinin yargı çevresi içinde kalması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 285/3. maddesi yollamasıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 154. maddesi gereğince iş bu dava bakımından mahkememizin görevli ve kesin yetkili olduğu, konkordato komiser heyeti tarafından dosyaya teminata bağlanması gereken alacakların muvafakat belgesi veya ödeme belgelerinin sunulduğu, ara karar uyarınca davacılar tarafından tasdik harcı ve gerekli olan gider avansı yatırıldığı, İcra ve İflas Kanunu'nun 292/son maddesi uyarınca nihai karar günü için davacı şirketlerin temsilcisine çıkartılan duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.... .... A.Ş. yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin Marmaraereğlisi ve Kırklareli özel sektörde faaliyet gösterdiği, şirket merkezinin Marmaraereğlisi'nde bulunduğu, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam ettiği, işçi çalıştırdığı, şirketin revize projede öngörülen hedeflere yaklaştığı ve kar ettiği, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu, kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığı, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düşmüş olması ve ancak borçları yeniden yapılandırması, yapılandırmalar kapsamında şirketin iyileşme sağlayarak faaliyetine devam ediyor olması, şirketin faaliyetini devam ettirmesinde şirketin, alacaklıların, şirkette çalışan işçilerin ve ülke ekonomisi bakımından kamu yararının mevcut olması, özellikle şirketin önceden ekonomik kriz sonradan ise covid 19 salgını kapsamında faaliyetlerine devam etmesi, istihdamı sürdürmesi ve faaliyetlerini devam ettirmesi, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçlarını bilançoda dürüst olarak beyan etmiş olması, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacının faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin gözlemlenerek rapor edilmemiş olması ve borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmamış olması nedeniyle davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu ve dürüst davrandığı ve de alacaklılar toplantısında kabul edilen revize proje ile yapılan ödeme teklifinin İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde mahkememizde kesin kanaat oluştuğundan bilirkişi heyetinin raporu ve konkordato komiserin nihai raporunda ve nihai ek raporunda da dile getirilen görüş ve kanaatlere iştirak edilmek suretiyle davacı... .... A.Ş.'nin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulüne, rehinli alacaklılar bakımından rehinli alacaklılar yönünden projenin İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi kapsamında belirtilen çoğunlukla kabul edilmediğinden davacı ... .... A.Ş.'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir. ... Şirketi yönünde yapılan değerlendirmede; davacı şirketin Marmaraereğlisi özel sektörde faaliyet gösterdiği, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam ettiği, işçi çalıştırdığı, şirketin revize projede öngörülen hedeflere yaklaştığı ve kar ettiği, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu, kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığının anlaşılması, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düşmüş olması ve ancak borçları yeniden yapılandırması, yapılandırmalar kapsamında şirketin iyileşme sağlayarak faaliyetine devam ediyor olması, şirketin faaliyetini devam ettirmesinde şirketin, alacaklıların, şirkette çalışan işçilerin ve ülke ekonomisi bakımından kamu yararının mevcut olması, özellikle şirketin önceden ekonomik kriz sonradan ise covid 19 salgını kapsamında faaliyetlerine devam etmesi, istihdamı sürdürmesi ve faaliyetlerini devam ettirmesi, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçlarını bilançoda dürüst olarak beyan etmiş olması, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacının faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin gözlemlenerek rapor edilmemiş olması ve borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmamış olması nedeniyle davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu ve dürüst davrandığı ve de alacaklılar toplantısında kabul edilen revize proje ile yapılan ödeme teklifinin İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde mahkememizde kesin kanaat oluştuğundan bilirkişi heyetinin raporu ve konkordato komiserin nihai raporunda ve nihai ek raporunda da dile getirilen görüş ve kanaatlere iştirak edilmek suretiyle davacı ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulüne, rehinli alacaklılar bakımından rehinli alacaklılar yönünden projenin İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi kapsamında belirtilen çoğunlukla kabul edilmediğinden davacı ... A.Ş.'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verilmiştir. ... Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; şirketin Marmaraereğlisi özel sektörde faaliyet gösterdiği, kesin mühlet boyunca şirketin faaliyetine aktif olarak devam ettiği, işçi çalıştırdığı, şirketin revize projede öngörülen hedeflere yaklaştığı ve kar ettiği, şirketin sermayesinin tamamen ödenmiş olduğu, rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olduğu, kaydi değerler yönünden borca batık olmadığının anlaşılması, şirketin dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödemede zora düşmüş olması ve ancak borçları yeniden yapılandırması, yapılandırmalar kapsamında şirketin iyileşme sağlayarak faaliyetine devam ediyor olması, şirketin faaliyetini devam ettirmesinde şirketin, alacaklıların, şirkette çalışan işçilerin ve ülke ekonomisi bakımından kamu yararının mevcut olması, özellikle şirketin önceden ekonomik kriz sonradan ise covid 19 salgını kapsamında faaliyetlerine devam etmesi, istihdamı sürdürmesi ve faaliyetlerini devam ettirmesi, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler itibariyle konkordatoya tabi borçlarını bilançoda dürüst olarak beyan etmiş olması, konkordato komiser heyeti tarafından kesin mühlet boyunca davacının faaliyetlerine nezaret edilmesine rağmen borçlunun alacaklıları zarara uğratacak bir faaliyetinin gözlemlenerek rapor edilmemiş olması ve borçlunun komiser heyetinin talimatlarına aykırı herhangi bir işlem yapmamış olması nedeniyle davacı şirketin konkordato teklifi ile iyi niyetli olduğu ve dürüst davrandığı ve de alacaklılar toplantısında kabul edilen revize proje ile yapılan ödeme teklifinin İcra İflas Kanunu'nun 302. maddesi kapsamında öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluğu ile kabul edilmiş olması, İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken tasdik şartlarının mevcut olduğu yönünde mahkememizde kesin kanaat oluştuğundan bilirkişi heyetinin raporu ve konkordato komiserin nihai raporunda ve nihai ek raporunda da dile getirilen görüş ve kanaatlere iştirak edilmek suretiyle davacı ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçları yönünden tasdik talebinin kabulüne, rehinli alacaklılar bakımından rehinli alacaklılar yönünden projenin İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi kapsamında belirtilen çoğunlukla kabul edilmediğinden davacı ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davacı ... A.Ş.'nin 14/12/2023 tarihli konkordato revize projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin KABULÜNE, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nolu sicilinde kayıtlı davacı ... A.Ş.'nin konkordatoya tabi borçlarının ilk taksiti 30/06/2024 tarihinde başlamak üzere 3 yıl içinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksit halinde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı ... A.Ş.'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin REDDİNE,Adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına, Davacı ... Şirketi'nin 14/12/2023 tarihli konkordato revize projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin KABULÜNE, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nolu sicilinde kayıtlı davacı ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarının ilk taksiti 30/06/2024 tarihinde başlamak üzere 3 yıl içinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksit halinde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin REDDİNE, Adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına, Davacı ... Şirketi'nin 14/12/2023 tarihli konkordato revize projesinin (konkordatoya tabi borçlar bakımından) tasdik talebinin KABULÜNE, Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nolu sicilinde kayıtlı davacı ... Şirketi'nin konkordatoya tabi borçlarının ilk taksiti 30/06/2024 tarihinde başlamak üzere 3 yıl içinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksit halinde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde ödenmesine, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/h. maddesi gereğince davacı ... Şirketi'nin rehinli alacaklılara ilişkin konkordato projesinin tasdiki talebinin REDDİNE, Adi alacaklılar bakımından alacaklıların alacaklarına işleyecek faizden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Alacaklı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; konkordatonun tasdikine ilişkin kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olup müvekkili şirketin alacağını geciktirerek mağdur olmasına neden olacağını, enflasyonist ortamlarda konkordato projesinde faiz öngörülmemiş olmasının yıllık faiz oranı kadar "..." anlamına geleceğini, 29.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre konkordato talep eden davacılardan ... İplik'in diğer konkordato talep eden davacı ...'a 10.637.015,87 TL borcu varmış gibi göründüğünü, aralarında işbu dava açısından menfaat birliği bulunan davacıların bu şekilde aralarında alacak-borç ilişkisi yaratılmış olabileceğini, adi alacaklılar bakımından fiktif alacak yaratılmış olduğu kuvvetle muhtemel olduğunu, projede mevcut ödeme planına ilişkin nakit akışının nasıl sağlanacağına yönelik elle tutulur bir bilgi/belgenin yer almadığını, konkordato projesi gerçekçi ve uygulanabilir olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve ... A.Ş. ile ... A.Ş. hakkında verilen konkordato tasdik talebinin reddine talep etmiştir.Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ... A.Ş.'nin somut verilere ve belgeye dayanmayan konkordato projesinin onaylanabilir nitelikte olmadığını, davacı borçlunun iflas erteleme talep ettiği 2016 yılından beri yapıcı ve somut hiç bir çaba göstermediğini, adli yollarla şirket borçlarını sürüncemede bırakarak tahsili engellemeye ödemeleri geciktirmeye çalıştığını, davacının borca batık olmadığı gerek komiserin gerekçeli raporu gerekse bilirkişi heyetinin raporu ile sabit olup; tasdik şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, borçlunun ödeme gücü olmasına rağmen kötüniyetli davranarak önce iflas erteleme akabinde konkordato talep ederek borçların tahsilini engellemeye ve geciktirmeye çalıştığının ortada olduğunu, karar gereği faiz ödenmeksizin talebin kabülünün günümüz enflasyon oranları ve paranın alım gücündeki değişimler de nazara alındığında alacaklı müvekkilinin ve hatta tüm alacaklıların zararına olduğunun açık olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca borca batık olmayan ödeme gücü olan şirketin faizsiz ödeme yani tenzilat konkordatosu talebini kabul etmenin İİK’nın 305/1-b maddesinde ifade edilen teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiğini, borçlunun iyiniyetli olmayıp konkordato projesi ve ödeme tablosunun samimi olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve ... A.Ş. hakkında verilen konkordato tasdik talebinin reddine talep etmiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; alacaklarının çekişmeli olduğu yönünde yapılan tespite İİK md 302/6 hükmü kapsamında itiraz edildiğini ve müvekkilinin alacağına yönelik müvekkili şirketin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince işbu taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, konkordato projesinin somut ve gerçekçi veriler içermediğini, projenin alacaklılara zarar veren ve başarı ihtimali olmayan bir proje olduğunu, 14.12.2023 tarihli konkordato projesinin 14. sayfasında şirketin özvarlık değerinin 2.849.624,13 TL olduğu ve şirketin borca batık olmadığı belirtilmesine rağmen projenin sonuç kısmında şirketin borca batık olduğu ve faaliyetlerine devam edilebilesi için projenin tasdik edilmesi gerektiği belirtilmesinin projenin kendi içinde çelişkili olduğunu gösterdiğini, borçlunun 2022 yılından bu yana somut hiçbir adım atmadıkları, yalnızca süre kazanmaya çalışarak alacaklıların alacaklarının tahsilini sürüncemede bırakmaya çalıştıklarının açıkça ortada olduğunu, davacıların mali durumlarını nasıl iyileştirecekleri yönünde somut, objektif, uygulanabilir bir proje olarak sunmaları gerekmekte iken, salt küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalar üzerinden projelerini planlamaları, inandırıcı olmadıklarını ve yalnızca alacaklıların alacaklarına kavuşmasına engel olmaya çalıştıklarını açıkça kanıtladığını, tasdik kararının İİK'nın 305. maddesindeki şartları taşımadığından hukuka aykırı olduğunu, heyet raporlarında borçların maddi duran varlık satışı ve elde edilecek olan kar ile ödenebileceği belirtilmekle birlikte, hangi zaman diliminde satılacağına ver verilmediği, bahsedilen varlıklara ilişkin takyidat bilgilerine, takyidat bulunması halinde takyidat sahiplerinin söz konusu varlıklar üzerindeki takyidatın kaldırılması için talep edecekleri tutar bilgilerine yer verilmeden konkordato kaynağı olarak gösterildiğini, davacıların konkordato talebinin kötü niyet taşıdığını ve alacaklılar aleyhine zaman kazanmaya yönelik olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını konkordato tasdik taleplerinin reddine talep etmiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacılar tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının 6 yıl sürdükten sonra reddine karar verilmesi ve hemen ardından konkordato taleplli dava açılması davacıların kötü niyetinin ve alacaklılarının alacağının tahsilini engellemek için hukuki yollara başvurduklarının göstergesi olduğunu, 6 yıllık iflasın ertelenmesi yargılaması süresince müvekkiline hiçbir ödeme yapmamış olup tedbir müessesesinin kötü niyetle kullanıldığını, borçlunun dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, konkordato projesinin alacaklıların alacağına kavuşması saikiyle hazırlanmış ödemeye ilişkin gerçekçi bir plan ve programlamadan çok dilek ve temennilere dayandığını, konkordato projesinin mahkeme tarafından tasdik edilebilmesi için birlikte olması gereken koşullar gerçekleşmediğini, davacılar tarafından dosyaya sunulan konkordato önprojesi, bilanço ve diğer evraklar hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosyada mübrez komiser nihai raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığını, borçlu borca batık değil ise öngörülen uzun vade borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, İİK'nın 305/son maddesi gereği bu durumda mahkemece resen vadenin kısaltılması yoluna gidilmesi gerektiğini, karar ile alacaklıların telafisi imkansız zarara uğratıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını konkordato tasdik taleplerinin reddine talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; alacağıklarının çekişmeli hale geldiğini, ancak Yerel Mahkemece komiser raporunca yok sayılan ve taraflarınca itiraza uğrayan bir kısım nakdi alacaklarına ilişkin İİK'nın 302 ile 308/b. maddelerindeki açık yasa hükmüne rağmen depo kararı da verilmemesinin hatalı olduğunu, kararın borçlu şirketlerin borçlarının 36 aylık eşit vadelerde ödenmesini ön gördüğünü, ancak bundan önce de davacıların yaklaşık 6 yıl süren bir iflasın ertelenmesi davası sürecinin bulunduğunu, bu sebeple öngörülen vadenin çok uzun olduğunu, davacılar önce iflasın ertelenmesi reddi üzerine de derhal konkordatoya başvurmak sureti ile yıllardır tedbir alarak alacaklılarına ödeme yapmadığını, gelinen aşamada ise borçluların borca batık olmadığı açık olduğunu, bu durumda ödeme gücü olan davacıların enflasyonist ortamda faiz ödemesiz tenzilat konkordatosu teklif ederek konkordato kurumunu yıllardır süregelen borçlarından faizsiz olarak kurtulmanın bir yolu olarak gördüğünü ve finansman sağlamak için kullandığının açık olduğunu, mahkemece verilen kararın alacaklıların menfaatlerini korumaktan çok uzak olduğunu, tasdik şartları oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını konkordato tasdik taleplerinin reddine talep etmiştir.Alacaklı ... vekili istinaf dilekçesinde; konkordato projesinin borçların ödenebilmesi bakımından yeterli verilere dayanmadığı gibi varsayımlara dayalı olarak hazırlandığını, projenin bu hali ile başarıya ulaşma ihtimalinin zayıf olduğunu, kabul edilen konkordato projesinin taraflar arasında bir denge kurmaktan uzak olup tamamıyla davacının menfaatlerini gözetmekte olup alacaklıların menfaatlerini gözetmediğini, 2016 yılında davacılar tarafından ikame edilen iflasın ertelenmesi talepli davanın reddi akabinde konkordato talebi ile dava açılması, alacaklıların alacaklarına kavuşmalarına engel olduğunu, İlk derece mahkemesince karara bağlanan ödeme planının geçerli olması halinde alacaklıların bütün enflasyon yükünü üstlenmiş olacağını, projenin başarıya ulaşması ihtimalinde dahi son taksitin ödeneceği 2027 yılına kadar gerçekleşmeye devam edecek enflasyon karşısında alacaklarının daha azına kavuşabileceğini, projenin mevcut hali ile yıllık faiz oranında örtülü tenzilat olduğunu, Yerleşik Yargıtay uygulaması ve kanunun amir hükmü uyarınca borca batık durumda olmayan davacı için kararlaştırılan ödeme süresi kaynakları ile orantılı olmadığını, İİK'nın 305/son maddesi uyarınca konkordato projesinin iptaline karar verilmemesi durumunda konkordato projesinin düzeltilmesini talep ettiklerini kararın kaldırılmasını ve ... A.Ş. hakkında verilen konkordato tasdik talebinin reddine talep etmiştir. Alacaklı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın 2016 yılından bugüne kadar yargı yollarını kullanarak borcunu ödemekten kaçındığın, davacının amacının borcu ödemek değil, alacaklıların alacaklarını sürüncemede bırakmak olduğunu, davacı tarafın 31.05.2016 tarihli Marmara Ereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2016/173 E. sayılı iflas erteleme davasının 24.05.2022 tarihinde reddine karar verilmesinden önce 14.04.2022 tarihinde huzurdaki konkordato davasını ikame ettiğini, alacaklıların bu dava sürecinde de hiçbir tahsilat veya icrai işlem yapmadan yargılama sonucunu beklediklerini, yerel mahkemenin haksız ve hukuka aykırı işbu kararı ile 3,5 yıl daha bekleyecekleri ve neticede de alacaklarının tamamına kavuşamayacakları, işleyecek faizden vazgeçmiş sayılacaklarını ve paranın değerini her geçen gün kaybettiği de göz önüne alındığında; mahkemenin tüm tarafların menfaatlerini eşit olarak gözetmediğini, salt davacı tarafın menfaatleri doğrultusunda hüküm kurduğunu, konkordato projesinin kendi içerisinde dahi son derece çelişkili olup, uygulanabilirliğinin mümkün olmadığını, konkordatonun tasdiki için aranan şartların gerçekleşmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve ... A.Ş. hakkında verilen konkordato tasdik talebinin reddine talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden her üç şirketin de muamele merkezlerinin Marmaraereğlisi ilçesi olması dikkate alındığında görevli ve yetkili Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Alacaklı ... A.Ş. vekili tarafından 31.05.2024 tarihinde istinaf başvurularında feragat ettiklerine dair dilekçe sunulmuş, İlk Derece Mahkemesince de 03.06.2024 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca feragat nedeni ile reddine dair karar verilmiş, ek karar 08.06.2024 tarihinde alacaklı ... A.Ş. vekiline tebliğ edilmiş ve bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle alacaklı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusu yönünden değerlendirme yapılmamıştır.Dosyada konkordato talep eden ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. yönünden 15.04.2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 05.07.2022 tarihli celsede geçici mühlet kararının tüm şirketler yönünden sürenin dolduğu 15.07.2022 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği, 13.09.2022 tarihli celsede tüm şirketler yönünden 13.09.2022 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 13.09.2023 tarihli celsede tüm şirketler yönünden kesin mühlet süresinin 13.09.2023 tarihinden itibaren 6 ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği, 05.03.2024 tarihli celsede ise tüm şirketlerin konkordato projelerinin tasdikine dair karar verildiği anlaşılmıştır.İstinaf yoluna başvuran alacaklıların istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ilişkin incelemede; İcra ve İflas Kanunu'nun "Kanun Yolları" başlıklı 308/a maddesi: "Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." şeklindedir. Konkordato tasdik kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 07.03.2024 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında ise 08.03.2024 tarihinde ilan edildiği, istinaf yoluna başvuran alacaklı .... A.Ş.'nin 08.03.2024, ... A.Ş.'nin 15.03.2024, ... A.Ş.'nin 15.03.2024, ... Bankası A.Ş.'nin 18.03.2024, ...'ün 18.03.2024 ve ... A.Ş.'nin 18.03.2024 tarihlerinde iki haftalık günlük yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurdukları tespit edilmiştir. İstinaf yoluna başvuran alacaklıların istinaf hakları olup olmadığına ilişkin incelemede; İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesi "(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır." şeklindedir. Mahkemece İİK'nın 304. maddesi uyarınca "itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin metin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 17.01.2024 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında da 12.01.2024 tarihinde ilan edildiği, tasdike ilişkin duruşmanın ise 05.03.2024 tarihinde yapıldığı, istinaf eden alacaklılardan ... A.Ş.'nin 14.02.2024 ve ... Bankası A.Ş.'nin ise 22.02.2024 tarihlerinde itiraz dilekçelerini ayrı ayrı sundukları ve alacaklılar toplantısında ret oyu kullandıkları tespit edilmiştir. Dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran alacaklılar .... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. tarafından İİK'nın 304. maddesi uyarınca itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği anlaşılmıştır. İİK'nın 304. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı için HMK'nın 352/1.ç "başvuru şartlarının yerine getirilmemesi" maddesi uyarınca alacaklılar .... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş.'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Bu açıklamalar çerçevesinde; alacaklılar ... A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'nin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin sebepler re'sen nazara alınarak inceleme yapılmıştır. Alacaklı ... A.Ş.'nin sadece konkordato talep eden ... A.Ş.'den alacaklı olduğu ve bu şirket yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu, diğer alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin ise konkordato talep eden her üç şirketten alacaklı olduğu ve tüm şirketler yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.Konkordato talep edenlerin ön projesi:"konkordatonun tasdikine müteakip 18 aylık ödemesiz sürenin bitiminden itibaren başlamak üzere, 60 ay vade içerisinde borçların tamamını (%100) faizsiz olarak ödemek"şeklindedir.Konkordato talep edenlerin 14.11.2022 tarihli revize projesi:"31.03.2025 tarihinden itibaren başlamak üzere toplam 3 yıl içinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksitte borçların tamamını (%100) faizsiz olarak ödemek"şeklindedir.Konkordato talep edenlerin 14.12.2023 tarihli revize projesi:"30.06.2024 tarihinden itibaren başlamak üzere toplam 3 yıl içinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksitte borçların tamamını (%100) faizsiz olarak ödemek"şeklindedir.Konkordato komiser heyetinin 09.01.2024 tarihli konkordato tasdiki hakkında nihai raporunda:" davacı/borçlu şirket ... A.Ş.'nin 30.09.2023 tarihi itibariyle hazırlanan rayiç bilançosunda yapılan hesaplamalara istinaden davacı/borçlu şirketin ibraz ettiği mali tablolar, mizanlar, defter kayıtları, mübrez belgeler ve teknik tespitlere esas ibraz edilen tüm belgeler kapsamında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre, davacı/borçlu ... A.Ş.'nin öz kaynaklarının 31.01.2022 tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK'nın 376/3. maddesinde belirtilen değerleme yöntemlerine (aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle bilanço düzenlenmesi) göre 126.601.959,13 TL tutarında pozitif olduğu ve TTK'nın 376/3. maddesi çerçevesinde borca batık durumda olmadığı, davacı şirket yönünden tasdik harcı olan 1.315.922,02 TL yatırılması ve cari hesap alacaklarından dolayı teminat altına alınması gereken 4.222.660,40 TL tutarın ödenmesi halinde şirket yönünden adi alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, davacının da imtiyazlı alacaklılar ile yapılan toplantılarda İİK 308/h maddesin belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı sağlayamadığı, rehinli alacaklılar bakımından konkordato projesinin kabul edilmediği, davacı ... A.Ş. yönünden, davacı şirket yönünden tasdik harcı olan 1.599.841,87 TL yatırılması ve cari alacaklarından dolayı teminat altına alınması gereken 5.004.168,63 TL tutarın ödenmesi halinde şirket yönünden adi alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, davacının da İmtiyazlı alacaklılar ile yapılan toplantılarda İİK 308/h maddesin belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı sağlayamadığı, rehinli alacaklılar bakımından konkordato projesinin kabul edilmediği, davacı ... A.Ş yönünden, tasdik harcı olan 1.567.661,49 TL yatırılması ve cari alacaklarından dolayı teminat altına alınması gereken 9.147.187,72 TL tutarın ödenmesi halinde şirket yönünden adi alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, rehinli alacaklılar toplantında İİK 308/h maddesin belirtilen 3/2 çoğunluk sayısı ile ödeme planı kabul edilebileceği, rehinli alacaklı olmadığından toplantıya katılan olmadığı," şeklinde kanaat bildirilmiş, 27.02.2024 nihai ek raporunda:"konkordatoya başvuran şirketlerin her biri için ayrı ayrı gerekçeli komiser raporu alacaklılar toplantısının yapılması akabinde iltihak süresinin sona ermesinden sonra 7 günlük süre içerisinde 09.01.2024 tarihinde dosyaya ibraz edildiğini, akabinde konkordatoya başvuran şirketlerin 2024 rayiç değer raporlarının ve tasdik harcı ile ilgili 16.02.2024 tarihli hukuki mütalaanın dosyaya sunulması akabinde şirketlerin 31.12.2023 kayıtları da dikkate alınarak hazırlanan güncellenmiş gerekçeli komiser ek raporu 26.02.2024 tarihinde dosyaya sunulduğunu, sunulan kök ve ek raporlarda konkordatoya başvuran şirketlerden ... A.Ş.’nin adi alacaklılar hazirun listesinde toplam adi alacaklı sayısı 168 kişi, hazirun toplamı ise 579.701.330,02 TL olarak beyan edilmiş ise de hazirun listesinin toplanmasında hata olduğu ilk sıradaki 3.942.970,71 TL alacağın sehven toplamaya dahil olmadığı fark edildiği ve ... A.Ş. yönünden nisaplar ve harç yönünden yeniden hesaplama yapılmak suretiyle hazırlanan 26.2.2024 tarihli raporu dosyaya sunulduğunu, anılan raporlar sonrasında Mahkemece 16.02.2024 tarihli hukuki mütalaada yer alan, İİK md. 305 hükmü uyarınca konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın ibaresi bulunduğundan asıl borçlunun ve kefilin bir arada konkordato talep ettiği dosyalar bakımından aynı borçtan dolayı iki kez harç tahsil edilmemesi gerektiği davacıların da grup şirketler olması dikkate alınarak tek bir borç üzerinden ancak en yüksek teklif edilen teklif üzerinden müteselsil kefaletler bakımından tek bir harcın alınması görüşü kabul edilerek tasdik harcı bakımından yeniden ara karar oluşturarak konkordato talep eden şirketler tarafından yatırılması gereken harç tutarına ilişkin 26.02.2024 tarihli ara kararın tesis edildiği, ancak 16.02.2024 tarihli hukuki mütalaada müteselsil borçlular yönünden yapılan tespitler tekrar incelendiği ve hesaplamaya esas alınan borç miktarlarında yanlışlık yapıldığı tespit edilmesi üzerine konkordato talep eden şirketlerden ... A.Ş. ve ... A.Ş. bakımından konkordato projelerinin tasdiki halinde ödemeleri gereken tasdik harç tutarları 26.02.2024 tarihli ara karara konu Mahkemenin kanaatleri dikkate alınmak ve her bir borçlunun toplantı hazirunundaki asıl borcu ve kefaletten doğan borçları ayrı ayrı tespit edilmek suretiyle tekrar hesaplama yapıldığı, konkordato talep eden şirketlerden ... A.Ş. bakımından ise 26.02.2024 tarihli raporuda yer alan tasdik harcı hesaplamasında ise herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ekteki raporda daha evvel dosyaya sunulan 09.01.2024 tarihli gerekçeli komiser raporunda en yakın tarihli şirketin 30.09.2023 tarihli bilançoları dikkate alınarak konkordato talep eden şirketler bakımından ayrı ayrı İ.İ.K.’nın 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanıp bağlanmadığı yönünden inceleme yapıldığı, anılan kısımlarda konkordato talep eden şirketlerin konkordato kapsamına girmeyen mühlet içerisinde teminata bağlanması ve/veya ödenmesi gereken borç tutarlarına yer verildiği, anılan rapor sonrasında Mahkemece her bir şirket için ayrı ayrı verilen 09.01.2024 tarihli ara kararın 9 nolu bendlerinde teminata bağlanması gereken tutarlar için şirketlere süre verildiği, ancak anılan ara karar sonrasında dosyaya sunulan 26.02.2024 tarihli gerekçeli komiser ek raporunda rapora en yakın tarihli şirketlerin 31.12.2023 tarihi bilanço dönemi dikkate alınarak rapordaki verilerin güncellendiği, dolayısıyla, nihai kök rapor ile ek rapor arasındaki konkordatoya tabi olmayan borç tutarlarında da farklılık oluştuğu, ekte yer alan raporda da rapora en yakın 31.12.2023 tarihi bilanço dönemi dikkate alınarak teminata konu borçlar hususunda inceleme yapıldığı, konkordatoya başvuran şirketler tarafından mühlet içerisinde doğan konkordato kapsamına girmeyen borç tutarları bakımından alacaklılara yapılan ödeme dekontları ve alacaklılarından alınan muvafakatler komiserliğe ibraz edildiği, her bir şirket bakımından teminata bağlanması gereken bir borç tutarı kalmadığı, tasdik kararından önce konkordato başvurusunda bulunan her bir şirket bakımından yatırılması gereken harçların, davacı .... A.Ş. yönünden 1.324.872,56 TL, davacı ... A.Ş. yönünden 213.151,32 TL olduğu, davacı ... A.Ş yönünden 181.575,00 TL olduğu" bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince icra iflas mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir'den oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 29.02.2024 tarihli raporda:"Davacı şirketlerden 1.1) ... firmasını kaydi Özvarlık tutarının 5.193.408,66 TL olduğu borca batık olmadığı 1.2) ... firmasını kaydi Özvarlık tutarının 1.177.522,14 TL olduğu borca batık olmadığı 1.3) ... İplik firmasını kaydi Özvarlık tutarının -2.382.407,82 TL olduğu BORCA BATIK OLDUĞU Davacı şirketlerden 2.1) ... firmasını rayiç Özvarlık tutarının (-) 4.221.719,87 TL olduğu BORCA BATIK olduğu 2.2) ... firmasını rayiç Özvarlık tutarının 1.907.921,45 TL olduğu borca batık olmadığı 2.3) ... firmasını rayiç Özvarlık tutarının 230.915.953,51 TL olduğu borca batık olmadığı 3.Alacaklılar Toplantısının 26.12.2023 tarinde ilanda belirlenen adreste yapıldığı, Gerek toplantı günü ve gerekse 7 günlük iltihak süresi içinde yapılan başvurular değerlendiriliğinde; 3.1) Rehinsizler Yönünden 1...., firmasının alacaklılar toplantısı, 31 alacaklı 18.235.286,70 TL rehinsiz borcu olduğu, İİK 302 b bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının %25'ten fazlası, kaydedilmiş alacaklılar tutarının %66,6666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, kefil olunan ... firmasının 7 alacaklı 686.540.865,60 TL rehinsiz borcu dahil edildiğinde 38 adet alacaklı 704.776.152,30 TL tutar olduğu, İİK 302/a bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının %25'ten fazlası, kaydedilmiş alacaklılar tutarının %66,666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, 38 alacaklı yönünden 38 alacaklı yönünden 10 kişi olması gerekirken 19 kişinin kabul oyu kullandığı, 704.776.152,30 TL sayısı yönünden 469.850.768.21 TL olması gerekirken 508.255.969,01 TL olduğu, tutar yönünden yeterli nisaba ulaşıldığı, Rehinsiz alacaklar yönünden İİK 302/b bendi gereği tasdik şartları OLUŞTUĞU, 2. ... firmasının alacaklılar toplantısı, 24 alacaklı 4.058.907,85 TL rehinsiz borcu olduğu, İİK 302 b bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının %25'ten fazlası, kaydedilmiş alacaklılar tutarının %66,6666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, Kefil olunan ... firmasının 7 alacaklı 686.540.865,60 TL rehinsiz borcu dahil edildiğinde, 31 alacaklı yönünden %25'den fazlasının 8 olması gerekirken 19 kişinin kabul oyu kullandığı, 690.599.773,45x3/2=460.399.848,98TL tutarı aşan tutarda kabul oyu kullanılması gerektiği, kabul oyu tutarının 508.255.969,01 TL olduğu, sayı ve tutar yönünden yeterli nisaba ULAŞTIĞI dolayısıyla 302/b bendi gereği tasdik şartları OLUŞTUĞU, 3. ... firmasının alacaklılar toplantısı, 168 alacaklı 583.644.300,73 TL rehinsiz borcu olduğu, İİK 302 b bendi gereği kaydedilmiş alacaklılar sayısının %25'den %66,666667'den fazlasının her ikisinin birlikte kabul oyu alması gerektiği, 168 alacaklı yönünden %25 fazlasının 42 olması gerekirken 56 kişinin kabul oyu kullandığı, 389.096.200,50TL tutarı aşan tutarda kabul oyu kullanılması gerektiği, kabul oyu tutarının 439.478.156,88TL olduğu, sayı ve tutar yönünden yeterli nisaba ULAŞTIĞI dolayısıyla 302/b bendi gereği tasdik şartları OLUŞTUĞU, 3.2.)Rehinliler yönünden, 1....”ın rehinli alacaklısı olmadığı 2. ...'in rehinli alacaklısı olmadığı 3. ... İplik'in 3 adet toplam 151.327.925,00TL rehinli alacaklısı olduğu, nisap şartlarının OLUŞMADIĞI, 4.Yargı Harçları tarifesi uyarınca, B.l1.2.b.aa bendi uyarınca, alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden Rehinli (imtiyazlı) Alacaklar için Binde 1,13 ve Adi Alacaklar için Binde 2,27 oranında harç ödeneceği bu kapsamda 4.1) ... yönünden rehinsizler için tasdik şartının var olduğu bu kapsamda kendi borçları toplamı olan 18.235.286,70TL tutarını binde 2,27 orana karşılık gelen 41.394,10 TL harç bedeli hesaplanmış olup, hesaplanan 41.394,10TL harcın rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak harç aranılması, ... iplik kefaletinde olup, ... ipliğin rehinlileri arasında olmasına karşın ... yönünden rehinsiz olan 151.327.952,00 TL tutar yönünden ... firmasında harç ödenmeyecek olması nedeniyle 151.327.952,00 TL matrahın binde 2,27 oranına karşılık gelen 343.514,45TL tutar yönünden ... ve ...'ın müşterek rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak mükerrerliğe sebep vermeksizin harç aranılması, 4.2) ... yönünden rehinsizler için tasdik şartının var olduğu bu kapsamda kendi borçları toplamı olan 4.058.907,85 TL tutarını binde 2,27 orana karşılık gelen 9.213,72 TL harç bedeli hesaplanmış olup, hesaplanan 9.213,72TL harcın rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak harç aranılması, ... iplik kefaletinde olup, ... ipliğin rehinlileri arasında olmasına karşın ... yönünden rehinsiz olan 151.327.952,00TL tutar yönünden ... İplik firmasında harç ödenmeyecek olması nedeniyle 151.327.952,00TL matrahın binde 2,27 oranına karşılık gelen 343.514,45TL tutar yönünden ... ve ...'ın müşterek rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak mükerrerliğe sebep verilmeksizin harç aranılması, 4.3)...İplik yönünden rehinsizler için tasdik şartının var olduğu bu kapsamda kendi borçları toplamı olan 583.644.300,73 TL tutarını binde 2,27 orana karşılık gelen 1.324.872,56 TL harç bedeli hesaplanmış, ... İplik kendi borcu yönünden 1.324.872,56 TL rehinsiz alacaklılar adına olduğu açıkça yazılarak harç aranılması gerektiği, kefiller ... firmalarının kefalet borçları olan 686.540.865,60TL tutarın 583.644.300,73 TL kısmın harç bedeli ... iplik tarafından karşılanacak, ... iplik yönünden rehinli iken kefillere rehinsiz olarak giden 151.327.952,00TL tutar ise ... firmaları tarafından müşterek olarak yatırılacak olup, bu haliyle davacı şirketlerin rehinsiz alacaklılar tasdik matrah tutarının tamamı üzerinden harç ödenmiş olacağı, 5.İcra İflas Kanunu 305. Maddesinde düzenlenen Konkordatonun tasdiki için gereken koşulların iş bu davada var olduğu 6.Davacıların tesis etmiş olduğu davada konkordato süresi ve bu konkordato süresinin ilerleyişi tarafımızdan irdelendiğinde, 29 aylık sürenin 22,60 aylık süre kullanılmış olmasına karşın, alacaklılar toplantısının yapıldığı, iltihak süresinin bittiği, nisap hesaplama raporunun hazırlandığı, bu çerçevede konkordato süresinin kanunda belirtilen süreleri aşmamak kaydıyla kullanıldığı, 6.1) Adi Alacaklılara faiz ödenmeyeceği, 6.2)Konkordato kapsamında adi alacaklılara teklif edilen tutarın (Alacaklarının tamamı) şirketin iflası halinde alacaklıların ellerine geçecek tutardan fazla olacağı, 6.3)Borçlu tarafından teklif edilen tutarın, borçlu davacıların kaynakları ile orantılı olduğu, 6.4) Ücretlerden kaynaklı İşçi alacağı olduğu ve İİK.m.206'nın birinci sırasındaki bir alacağın bulunduğu, 7.Davacıların Konkordato Revize Proje Kapsamındaki tekliflerinin, 1. Taksit 30.06.2024 tarihinde %8,33, 2. Taksit 30.09.2024 tarihinde %8,33, 3. Taksit 31.12.2024 tarihinde %8,33, 4. Taksit 31.03.2025 tarihinde %8,33, 5. Taksit 30.06.2025 tarihinde %8,33, 6. Taksit 30.09.2025 tarihinde %8,33, 7. Taksit 31.12.2025 tarihinde %8,33, 8. Taksit 31.03.2026 tarihinde %8,33, 9. Taksit 30.06.2026 tarihinde %8,33, 10. Taksit 30.09.2026 tarihinde %8,33, 11. Taksit 31.12.2026 tarihinde %8,33, 12. Taksit 31.03.2027 tarihinde %8,33 olmak üzere %100 olarak ödenme teklifinde bulunulduğu,8.Konkordato azami süresi 29 ay olup, davacılar tarafından 22,60 aylık süre kullanıldığı, sürecin tamamlanması nedeniyle, konkordato süresinin verimli kullanıldığı" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin nihai karar ile birlikte her üç şirkete de komiser ...'in kayyım olarak atanmasına karar verdiği, kayyım tarafından dosyaya sunulmuş uyap sistemine kayıtlı tasdik kararı sonrasına ilişkin herhangi bir rapor bulunmadığı anlaşılmıştır. Alacaklı .... Şti. vekili tarafından tasdik kararından sonra 07.08.2025 tarihinde 30.06.2025 tarihinde ödenmesi gereken 7.067,90 TL tutarındaki konkordato taksidini henüz ödemediğinden ... A.Ş. hakkındaki konkordato kararının İİK'nın 308/e uyarınca müvekkili bakımından kısmen feshine dair dilekçe sunulduğu anlaşılmıştır.Uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamada ise .... A.Ş. yönünden Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/951 ve 2025/960 konkordatonun feshi davalarının açık olarak göründüğü, diğer iki şirket yönünden ise uyap sistemi üzerinde kayıtlı konkordatonun feshi davası açıldığına dair kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/585 E. sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; iş bu dosyada konkordato talep eden ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin 31.05.2016 tarihinde iflas erteleme taleplerinin Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/173 E. sayılı dosyasında değerlendirildiği, 09.06.2016 tarihli ara karar ile İİK'nın 179/b maddesi uyarınca tedbirlere hükmedildiği, 27.12.2018 tarihli 2018/427 K. sayılı karar ile "davanın kabulü ile ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin 27/12/2018 günü saat 11:31 itibarı ile iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine dair karar verildiği, karara karşı müdahiller tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2942 E. 2020/1882 K. sayılı kararın kaldırmasına dair karar uyarınca, dosyanın Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/372 E. sırasına kaydedildiği, 21.09.2021 tarihli 2021/319 K. sayılı karar ile "Dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" dair karar verildiği, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iş bu inceleme konusu 2021/585 E. sırasına kaydedilen dosyada 19.04.2022 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile "Davacı şirketler ile ilgili verilen tüm iflas ertelemeye ilişkin tüm tedbirlerin kaldırılmasına" dair karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde de 24.05.2022 tarihli 2022/476 K. sayılı " Davacılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin iflas erteleme davalarının ayrı ayrı reddine, Ret sebebine göre davacı ... A.Ş. hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına" dair kararın tarafların istinaf kanun yoluna başvurmamaları üzerine 20.09.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/622 E. sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; iş bu dosyada konkordato talep eden ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin 09.12.2019 tarihinde iflas erteleme kararının 1 yıl uzatılması taleplerinin Marmaraereğlisi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/456 E. sayılı dosyasında değerlendirildiği, 18.02.2020 tarihli tensip tutanağı 5 nolu ara karar ile "...2016/173 E. 2018/427 K. sayılı dosyada hükmedilen tedbirlerin aynen devamına" dair karar verildiği, 21.09.2021 tarihli 2021/320 K. sayılı karar ile "Dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" dair karar verildiği, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iş bu inceleme konusu 2021/622 E. sırasına kaydedilen dosyada 19.04.2022 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile "Davacı şirketler ile ilgili verilen tüm iflas ertelemeye ilişkin tüm tedbirlerin kaldırılmasına" dair karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde de 24.05.2022 tarihli 2022/479 K. sayılı " Davacılar ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin iflas erteleme davalarının ayrı ayrı reddine, Ret sebebine göre davacı ... A.Ş. Hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına" dair kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekilinin itiraza uğrayan alacaklara ilişkin mahkemenin depo kararı vermesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; konkordato talebindeki alacakların nisaba hangi oranla dahil edilecekleri yönündeki karar maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil eden bir karar da olmamakla birlikte İİK'nın 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK'nın 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. İtiraz uğrayan çekişmeli alacakların İİK'nın 305/1-d. maddesi uyarınca teminata bağlanması da şart olmadığından Mahkemece depo kararı verilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle alacaklı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Alacaklıların tasdik koşullarının oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; tasdik koşullarının oluşmadığı itirazı yönünden yapılan incelemede; alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İİK'nın 302. maddesinde konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın "Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk" başlıklı 302. maddesi: "....Konkordato projesi; a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır." şeklindedir. 2004 sayılı İİK'nın "konkordatonunu tasdiki" başlıklı 305. maddesinde:"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c)Konkordato projesinin 302'nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması d)206'ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." şeklinde düzenleme ile tasdik şartları sayılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2024 tarih ve 2024/6-223 E., 2024/272 K. sayılı ilamı:"...somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince, talep edenler tarafından teklif edilen konkordato talebi üzerine talep edenlerin konkordato projesinin tasdik kararı tarihini takip eden altı ay ödemesiz dönemden sonraki ayın (Eylül 2022) sonundan başlamak üzere, dört yılda ve her yıl dört eşit taksit olarak (Mart-Haziran-Eylül-Aralık) 30.06.2026 sonuna kadar ödenmesine, her bir alacaklıya ödenecek tutarın 10.000,00 TL’den aşağı olmamak kaydıyla ödeme yapılmasına karar verilmiştir.Dosya içerisinde yer alan komiser heyeti raporlarına göre talep edenlerin borca batık olmadıkları ve kaynaklarının borçlarını karşılama oranının yüksek olduğu, ödeme güçlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla tasdik edilen projenin faiz içermemesi, projede hem altı ay ödemesiz dönem kararlaştırılması hem de ödemelerin dört yıl gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan yararlanan borçluların yeni bir süreden yararlandırılması anlamında olup yerinde olmadığı gibi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmekle tasdik edilen proje 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde yer alan teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartını taşımamaktadır."şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarih ve 2024/2016 E., 2024/3167 K. sayılı ilamı:"...Somut olayda; talepçi şirketin özvarlığının 31.01.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre (+) 8.085.185,18 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen proje ile anapara borçlarını (faizsiz) hali ile tasdikten 1 ay sonra başlamak üzere 1. yıl % 22, 2.yıl % 32 ve 3. yıl % 46 oranında, yıllık 12 eşit taksitte ve 36 ay vadede ödemesine karar verilmiştir. İbraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, tasdik edilen proje borçlunun aktif değerlerine göre düşük seviyede kalmış, özellikle rayiç özvarlık değeri yüksek olan borçlu bakımından projede faizde tenzilat öngörülmüş ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve ayrıca talepçi şirket hesaplarında 1.700.000,00 TL nakit bulunması, rayiç değerleri toplamı 26.315.000,00 TL olan menkul ve gayrimenkullerinden (14 araç ile 9 taşınmaz) yalnızca 4 aracın ticari faaliyetlerinin devamı için zorunlu olması ile aylık 1.250.000,00 TL+ KDV gelirli yeni iş sözleşmesinin imzalanması dikkate alındığında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir..."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 E. 2022/3612 K. sayılı ilamında; "...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir..." şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.02.2023 tarih ve 2022/4894 E., 2023/635 K. sayılı ilamı:"Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, borca batık olmayan davacının tenzilat konkordatosu isteyemeceği, projesinde faiz ödemesine ilişkin düzenleme olmamasının örtülü tenzilat konkordatosu olarak değerlendirilmesi gerektiği, projenin davacı şirketin kaynakları ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla..."şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.10.2023 tarih ve 2023/2780 E., 2023/3149 K. sayılı ilamı:"Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır.Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.Somut olayda davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 6 ay ödemesiz dönemden sonra, 36 ay eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 14.07.2022 tarihli konkordato komiser raporunda; davacı borçlu şirketin 10.06.2021 tarihli rayiç bilançosuna göre öz kaynaklarının (+) 12.888.014,41 TL olduğu, şirketin öz kaynaklarının 31.03.2022 tarihi itibariyle %100,72 oranında artış göstererek (+) 25.869.113,35 TL ile borca batık olmadığı, hali hazırda birçok tedarikçisi ile ticari ilişkilerine devam ettiği belirtilmiştir. Davacı şirketin borca batık olmaması, konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 6 ay ödemesiz dönemden sonra, 36 ay eşit taksitte ödenecek olması dikkate alındığında İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif borçlunun kaynakları ile orantılı değildir. ."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.03.2023 tarih ve 2023/780 E., 2023/874 K. sayılı ilamı:"...Somut olayda davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının tamamını faizsiz olarak tasdik tarihinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra 36 ay eşit taksitlerle ödemeyi teklif etmiş olup, “faizsiz ödeme” teklifinin tenzilat konkordatosu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yine davacı şirketlerce 36 ay vade teklif edildiği halde tasdik kararından itibaren ilave olarak 12 ay ödemesiz dönemin tayinin tedbirlerden bir yıl daha faydalanması sonucunu doğurduğu, davacı şirketlerin borca batık olmadıkları da dikkate alındığında İİK’nın 305/1-b uyarınca teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir ."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2022 tarih ve 2022/520 E., 2022/6082 K. sayılı ilamı:"...Gerek iflas erteleme gerekse konkordato mali durumunun düzeltilmesi mümkün şirket veya gerçek kişi tacire bu imkanı tanıyan hukuki müesseselerdir. Hiç bir zaman ucuz kredi kullanma yolu olarak kullanılmamalıdır. Somut olayda, borçlu şirketin borca batık olduğunu ileri sürerek 16.12.2015 tarihinde iflas erteleme talep ettiği, 14.11.2018 tarihinde borçlunun iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, bu dava süresince de tedbir kararından faydalandığı ve nihayetinde iflas erteleme kararı ile mali durumunun düzeltilip borçtan kurtulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda henüz iflas erteleme kararı kesinleşmeden borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep etmesinin dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına uygun olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarih ve 2023/3428 E., 2023/3766 K. sayılı ilamı:"Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ile yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir." şeklindedir.Somut konkordato talebine konu şirketler yönünden yapılan incelemede, ... A.Ş.'nin diğer şirketlere göre faaliyetlerin yoğunlaştığı ana şirket konumunda olduğu, başlıca faaliyet alanının iplik üretimi olduğu, ... A.Ş.'nin geri dönüşümle hammade üretimi gerçekleştirdiği, ... A.Ş.'nin de mamul ipliklerin yurt içine ve yurt dışına pazarlanması ile ilgili olarak da faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.... A.Ş.'nin konkordatoya tabi alacaklı sayısının 31 toplam alacak tutarının 704.776.152,30 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 19, kabul edilen alacak tutarlarının 508.255.969,01 TL olduğu, bu durumda projenin alacaklı sayısı itibariyle %50,00, alacak tutarı itibariyle %72,11 oranında kabul edildiği tespit edilmiştir. ... A.Ş. konkordatoya tabi alacaklı sayısının 24 toplam alacak tutarının 690.599.773,45 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 19, kabul edilen alacak tutarlarının 508.255.969,01 TL olduğu, bu durumda projenin alacaklı sayısı itibariyle %79,16, alacak tutarı itibariyle %73,59 oranında kabul edildiği tespit edilmiştir. ... A.Ş.'nin ise konkordatoya tabi alacaklı sayısının 168 toplam alacak tutarının 583.644.300,73 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 56, kabul edilen alacak tutarlarının 439.478.156,88 TL olduğu, bu durumda projenin alacaklı sayısı itibariyle %33,33, alacak tutarı itibariyle %75,29 oranında kabul edildiği tespit edilmiştir. Konkordato talep vekili tarafından 29.02.2024 ve 01.03.2024 tarihlerinde talep eden şirketler yönünden ayrı ayrı tasdik harçlarının yatırıldığı anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesi'nde konkordato talep eden her üç şirketinde yukarıda incelenen Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/585 E. sayılı iflas erteleme dosyası kapsamında 09.06.2016 tarihinden 19.04.2022 tarihine kadar iflas erteleme tedbirlerinde yararlandığı, tedbirlerin sona ermesinden hemen önce 15.04.2022 iş bu dosyada verilen geçici mühlet kapsamında tedbirlere ayrıca hükmolunduğu iş bu dosyadaki 05.03.2024 tarihli tasdik kararına kadar geçen 22 aydan fazla sürecin de dikkate alınması neticesinde 8 yıla yaklaşan bir sürede her üç şirketinde ihtiyati tedbirlerden faydalandığı sabittir.Tasdik karar tarihinin 05.03.2024 olması, borç ödemelerinin 30.06.2024 tarihinde başlaması dikkate alındığında yaklaşık 4 aylık ödemesiz dönemden sonra 36 taksitte borçların ödenmesine yönelik proje ile sürecin yaklaşık 40 aya yayılmış olması, konkordato projesinde faiz öngörülmemiş olması, bilirkişi raporunda açıkça tespit edildiği üzere şirketlerin vergi ve sgk borçlarının mevcut olması, kayyım raporu sunulmadığından dolayı tasdik sürecinde ödeme yapılıp yapılmadığına dair denetim yapılamasa da, alacaklıların ödeme yapılmadığına dair sunduğu dilekçeler ve konkordatonun kısmen feshine dair açtığı davalar bulunması ile benzer nitelikte yukarıda yer alan Yargıtay içtihatları birarada değerlendirildiğinde; mahkemece tasdik edilen konkordato projesinin bu haliyle alacaklılar yönünden ciddi zararlara yol açabileceği, işletmenin devamlılığı için gerekli vergi ve sgk borçlarının da ödenmediği, bu haliyle alacaklılar aleyhine makul olmayan bir şekilde konkordato talep eden şirketlerin menfaat elde ettiği, yararlandığı tedbirlerin uzun süresi dikkate alındığında salt konkordato tedbirlerinden yararlanmak amacı taşıdığı, tasdik kararı verilen projenin uzun süreye yayılarak herhangi faiz alacağı da öngörmemesi dikkate alındığında alacaklıların aleyhine olacağı ve orantılı olmayacağı kanaatiyle konkordato taleplerinin reddi gerekirken kabulüne dair karar verilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmıştır.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece tasdik kararı öncesi aldırılan bilirkişi raporunda ... A.Ş.'nin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu, diğer iki şirketin ise borca batık olmadığı bildirilmiş ise de tasdik kararının ardından geçen süre dikkate alınarak yeniden bu hususta her üç şirket yönünden mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespiti ile konkordato talep eden borçlu şirket yetkililerinin mahkemeye çağrılarak dinlenmesinin ardından sonucuna göre iflas konusunda da bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; alacaklılar .... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.ç "başvuru şartlarının yerine getirilmemesi" maddesi uyarınca ayrı ayrı usulden reddine, alacaklılar ... A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklılar .... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 2-Alacaklılar ... A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/411 E. 2024/163 K. sayılı 05/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2025