11. Hukuk Dairesi 2024/3755 E. , 2025/1877 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1269 Esas, 2024/827 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2022/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt
**11. Hukuk Dairesi 2024/3755 E. , 2025/1877 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1269 Esas, 2024/827 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2022/116 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP 1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana "..." markası ile hidrolik kaya kırıcıları ve ataçmanları imalatı yaptığını, ürünlerin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2012/03989 ve 2019/06859 sayı ile tescilli tasarımlar olduğunu, müvekkili şirketin tescilli tasarımına konu ürünlerin davalı şirket tarafından taklidinin imal edildiğini ve müvekkili şirketin müşterilerine satıldığını, davalının söz konusu fiillerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve ciddi zararlara uğrattığını ileri sürerek müvekkilinin tescilli tasarıma yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya cevabında müvekkilinin tasarımlarının yeni olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkili şirketin herhangi bir imalatının olmadığını, davacı/karşı davalı adına tescilli 2004/00202, 2012/03989 ve 2019/06859 sayı ile tescilli tasarımların yenilik unsuru taşımadıklarını, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerine sahip olduğunu, 2019/06859-2 numaralı tasarımın ise görünmeyen parça olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 56 ve 58/4. maddelerine aykırı tescil edildiklerini ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2004/00202, 2012/03989 ve 2019/06859 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarımın hükümsüzlüğü talepli karşı dava bakımından; 2019/06849 numaralı "KAYA KIRICI İÇİ" konulu endüstriyel tasarım tescil belgesiyle korunan tasarımın yalnızca (2) numaralı tescilinin "tescil için aranan görünür olma koşulunu yerine getirmeme" nedeniyle tescil edilebilir nitelikte olmadığı, bunun dışındaki 2019/06849 (1), 2004/00202 (1), (2) ve (3), 2012/03989 (1),(2),(3),(4) ve (5) numaralı endüstriyel tasarımların tescil için aranan yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşıdıkları; davalı/karşı davacının "KIRICI" ürününün, niteliğine göre tasarımcılara çok dar bir özgürlük alanı tanıması dikkate alındığında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimde belirgin farklılıklar taşıdığı, davacının TÜRKPATENT nezdinde korunan ve tescil için aranan koşulları haiz 2019/06849 (1), 2004/00202 (1),(2),(3) ve 2012/03989 (1),(2),(3),)4) ve (5) numaralı tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüze sebebiyet vermediği gibi haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2019/06849 sayılı çoklu endüstriyel tasarımın (2) numaralı tescili yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı /karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davaya konu tasarımların kaya kırıcı olup, bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde, teknik işlevlerini yerine getirebilmeleri için bir kısım zorunlu unsurların ürün üzerinde bulunması gerektiği, bu nedenle tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça sınırlı olduğu, bu gibi ürünlerdeki küçük tasarım farklılıklarına dahi değer verilmesi gerektiği, daha önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İlk Derece Mahkemesince alınan 29.03.2022 tarihli raporda, yenilik kırıcı olarak gösterilen tasarımlar ile davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların görsellerine de yer verilerek tasarımların farklı olduğuna dair görüş bildirildiği, 20.04.2021 tarihli rapor ile aynı heyet tarafından hazırlanan 28.10.2021 tarihli ek raporda farklı görüş bildirilmişse de bu raporlardaki ürün görselleri incelendiğinde dahi, davaya konu tasarımlar ile yenilik kırıcı olarak incelenen tasarımlar arasında farklılıkların olduğunun görüldüğü, bilirkişi heyetinin de farklılıklardan söz ettiği, ancak tasarımcının seçenek özgürlüğünün kapsamının oldukça dar olduğu hususu dikkate alınmadan bu farklılıkların tasarımlar için ayırt edicilik sağlamadığına dair görüş bildirildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle raporlar arasında esasa ilişkin bir çelişkinin de olmadığı, Mahkemece karşı davanın kısmen reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı /karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, karşı dava tasarım hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.