T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/150 KARAR NO:2026/481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/552 KARAR NO:2025/811 KARAR TARİHİ:01/10/2025 DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücu) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/150 KARAR NO:2026/481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/552 KARAR NO:2025/811 KARAR TARİHİ:01/10/2025 DAVA:İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücu) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... Poliçesi ile sigortalı bulunan ... A.Ş ye ait biçerdöverin 10/07/2018 tarihinde yanarak ağır şekilde hasarlandığını, yapılan ekspertiz çalışması sonucunda yanan biçerdöverin pert olduğu, piyasa değerinin 98.831,44 EURO olduğunun belirlendiğini, alınan sovtaj teklifleri doğrultusunda 10.000,00 EURO sovtaj bedeli tenzili ile sigortalı firmaya 12/09/2018 tarihinde 88.831,00 EURO ödendiğini, TTK.1472. maddesi hükmüne göre müvekkili şirketin sigortalısının yerine kaim olduğunu, dava konusu biçerdöveri üreten ve yangın hadisesinden bir gün önce bakımını yapan davalı şirketin meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle huzurdaki işbu davanın açıldığını beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin yanan biçerdöverin üreticisi ve yangından önce bakımını yapan şirket olmadığını, müvekkili davalı şirketin davaya konu biçerdöverin ithalatçısı olduğunu, bu sebeple öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, dosyaya sunulan yangın ile ilgili tutanaklar, ekspertiz raporu, davacının özel olarak yaptırdığı bilirkişi raporunu incelediklerinde yangının biçerdöverin kabin kısmında çıktığının anlaşıldığını, yangının sebebi ile ilgili kesin bir tespit yapılmadığını, yangının elektrik tesisatından çıkmış olabileceği yönünde varsayımlarda bulunulduğunu, davaya konu biçerdöverin çalışma saatinin 1.000 saati geçtiğini, üretimden kaynaklı bir hata olması durumunda bu kadar uzun süre çalışmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca biçerdöverde elektrik tesisatı ile ilgili sigorta ve sesli ve görsel uyarı sistemlerinin mevcut olduğunu, elektrik sistemine daha sonra kullanıcı tarafından müdahale yapılmamış ise elektrik tesisatında bir arıza söz konusu olduğunda sigorta ve uyarı sistemlerinin devreye girerek elektrik tesisatı sebebiyle oluşacak olası bir zararı önleyeceğini, yangının sebebinin yangından bir gün önce yapıldığı beyan edilen bakım ile de ilgili olamayacağını, zira periyodik bakım sırasında elektrik tesisatı ile ilgili rutin bir işlem yapılmadığını, yangının üretimden kaynaklanmayan pek çok sebepten kaynaklanabileceğini, ek tesisat çekimi, tesisata müdahale, kemirgen hasarları, çalışma esnasında boğaz kısmından taş veya metal cisim girmesi sonucu çıkacak kıvılcım, taş çarpması, darbe vs. gibi dış etkiler sonucu tesisat hasarı ve bir diğer ihtimalin sabotaj olabileceğini, davacı sigorta şirketinin yanan ... ile ilgili Mahkemeye başvurarak yangın sebebiyle ilgili delil tespiti yaptırılmadığını, davacının yangın ile ilgili tutanakları, ekspertiz raporunu, davacının özel olarak yaptırdığı bir raporu delil olarak sunmuş ise de, bu belgelerin delil niteliğinde olmadığını, belgelerde de yangının sebebi ve özellikle de yangının üretim hatasından kaynaklandığı ile ilgili somut bir tespit bulunmadığını, varsayıma dayalı olarak karar verilemeyeceğinden ve davacının iddiasını ispatlamak adına hiçbir somut delil sunmadığı da dikkate alınarak işbu davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 27/01/2021 tarihli kararı; ithalatçı ve aynı zamanda satıcı ve garanti veren sıfatına haiz olan davalının servis hatası kaynaklı yanarak hasarlanan ... nedeni ile meydana gelen hasardan mesul olduğu, davacı yan icra takibinde ödeme tarihi olan 12.09.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi istemişse de icra takibinden evvel davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı, alacağun likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.831,00 Euro asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 10/07/2024 tarihli kararı ile; Mahkemece servis kayıtlarının ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1369 E. sayılı ilgili dosyasının getirtilmesi, ... konusunda uzman makine mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve yangın uzmanı bilirkişiler oluşturulacak yeni bir heyetten dava konusu yangının hangi nedenle çıktığı, yetkili servisin hizmet kusurunun olup olmadığı ve gerçek zarar miktarı konusunda, mevcut bilirkişi raporlarını irdeleyen, çelişkileri gideren, tarafların itirazlarını değerlendiren, ayrıntılı, denetime açık bir rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca somut olayda yangının çıkma sebebi, tarafların kusur ve sorumlulukları, davaya konu hasarın miktarı yargılama aşamasında tespit edileceğinden alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 01/10/2025 tarihli kararı; "...Servis kayıtları zaten dikkatlice incelendiğinde söz konusu tarım aracının yangın öncesi alındığı tarihten çok kısa bir süre geçmesine rağmen 15 defa servise gittiği, servis kayıtlarında bazı arızaların çok büyük arıza olarak girişinin yapıldığı, örneğin 02.08.2017, 18.07.2017, 19.07.2017, 12.07.2017, 07.07.2017, 06.06.2017, 05.07.2017, 01.07.2017 28.06.2017, 09.06.2017, 30.05.2017, 29.05.2017 tarihli servis giriş tarihli servis kaydında durumun bu olduğu bazı parçaların değişmesi gerektiğinden bahsedildiği, bazı servis kayıtlarında elektirik aksamı ile ilgili sorunların büyük arıza olduğu ve sisteme bu şekilde girdiği, bazı servis kaytılakrında keza araçta elektrik arızaları olduğu, elektirik tesisastında kopmalar olduğu, motorda aşırı ısınma, klimada bozukluk çalışmama, elektrik aksamı ile ilgili elavatörün arızalı olduğu, bir kısım parçaların değişmesi gerektiği, motorda aşırı ısınma problemleri olduğu açıkça görülmektedir. Bozma öncesi bu servis kaytıları istenmesine rağmen davalı yanca ibraz edilmemiştir. Bozma sonrası söz konusu servis kayıtları celp edilerek incelenmiş, uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Netice itibarı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında söz konusu biçerdöverin alındığı tarihten henüz çok kısa bir süre geçmesine rağmen defalarca farklı arızalarla servise götürülmek zorunda kalındığı, elektrik aksamında arızalar olduğunun servis kayıtları ile zaten sabit olduğu, esasen ayıplı mal olduğu, en son olay günü 1 gün öncesi yapılan servis işlemi nedeni ile de yandığı, davalının satıcı sıfatı ile meydana gelen zarardan mesul olduğu, hesaplamaların kadri maruf olduğu açıktır. Mahkememizin bozma öncesi hukuki vasıftaki tespitleri geçerliliğini korumaktadır. Her ne kadar bozma öncesi davacı lehine icra inkar tazminatı verilmişse de bunun hatalı olduğu istinaf bozma kararında da belirtilmiş olup itibar edilmiştir..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile itirazın 88.831,00 Euro asıl alacak yönünden iptaline fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında yangının sebebi konusunda somut bir tespit yapılamadığını, biçerdöverin servis kayıtları incelendiğinde yangının araçtaki önceki onarımlar sebebiyle çıktığı yönünde görüş belirtilmiş ise de somut hiçbir gerekçe bildirilmediğini, davaya konu biçerdöverin 43 dereceyi aşan sıcak bir ortamda engebeli ve taşlı bir arazide ve patoz takılarak kullanıldığının dikkate alınmadığını, yangının elektrik tesisatından çıktığı yönündeki görüşün tamamen varsayıma dayalı olduğu gibi uzman görüşünün değerlendirilmediğini, davanın yangından bir gün önce yapılan servis işlemleri sebebiyle oluştuğu iddiası ile açıldığını, kaldırma kararından sonra alınan ek raporunda kök rapora çelişki arz edilecek şekilde yangının sebebinin “üretim hatası” olabileceği konusunda görüş bildirildiğini, yani dava dilekçesinde belirtilen yangın sebebinin doğru olmadığının tespit edildiğini, müvekkili davalıya servis hizmeti kusuru sebebiyle husumet yöneltildiğinden işbu davanın sadece bu sebeple bile reddi gerektiğini, müvekkili davalı üretici olmadığından ve garanti belgesindeki taahhütlerle sınırlı sorumlu olduğundan, üretim hatasından kaynaklandığı iddia edilen yangından sorumlu tutulamayacağını, davaya konu zarar yönünden bilirkişi raporlarında denetime elverişli bir tespit ve hesaplama olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile davalı aleyhinde 30/10/2018 tarihinde 88.831,00 Euro asıl alacak, 1.022,16 Euro işlemiş faiz toplam 89.853,16 Euro alacağın tahsili için takip başlatılmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı ... AŞ'ye ait "1 adet... ... ... ..." 24/04/2017-24/04/2022 tarihleri arasında ... Poliçesi ile makine kırılması, deprem, terör, elektronik cihaz, yangın deprem, terör, hırsızlık, montaj ve çeşitli ek teminatlarla sigorta kapsamına alınmıştır. Sigortalı ... AŞ, sigorta ettiren ise sigorta konusu biçerdöveri finansal kiralama sözleşmesi ile teslim alan dava dışı ...'dur. Davacı tarafından, dava dışı ... AŞ'ye 12/09/2018 tarihinde 88.831,00 Euro ödeme yapılmıştır. Ayrıca 07/09/2018 tarihinde ... AŞ ve ...tarafından ibraname imzalanmıştır.Hasara uğrayan biçerdövere ait 19/04/2017 tarihli fatura incelendiğinde; ... A.Ş. tarafından, ... A.Ş.'ye 119.405,94 Euro (471.340,98 TL) bedelle satıldığı tespit edilmiştir. Fatura üzerinde bedelin döviz olarak tahsil edeceği belirtilmiştir. Kaldırma kararının ardından servis kayıtları ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1369 E. sayılı dosyası celp edilmiştir.Davalı tarafça dosyaya sunulan "..." ile garanti koşulları açıklanmış, satılan üründe malzeme, montaj, işçilik hatalarının 2 yıl süreyle garanti altına alındığı belirtilmiş, garanti işlemlerinin sadece... Yetkili Servisleri tarafından yerine getirileceği ifade edilerek, garanti kapsamına girmeyen haller açıklanmıştır.Olay yeri görgü ve tespit tutanağında; 10/07/2018 günü saat 11.10 sıralarında arpa ekili arazide biçer-döver makinesinin yandığını haber vermesi üzerine olay mahalline gidildiğinde düz arazi üzerinde... ... marka ... makinesinin ön kısmının tamamen yanmış olduğunun görüldüğü, biçerdöverin ön kısmında bütün elektrik aksamlarının olduğu, yangın merkezinin bu ön kısım olduğu, ... sürücüsü ...'nun beyanına göre 10/07/2018 günü saat 10.30 sıralarında arazide arpa biçilmesi için biçerdöverin çalıştığı esnada aşırı ısınması nedeniyle hava filtrelerini ve radyatörü temizlediği sırada, biçerdöverin ön kısmındaki elektrik aksamlarında elektrik kontağının aniden yanması ve tutuşması ile uzaktan gören şahısların Kayapınar itfaiyesini aradığı, sürücünün söndürme çalışmalarının fayda vermemesi üzerine olay yerine gelen itfaiyenin çalışmaları sonucu biçerdöverin ön kısmında meydana gelen yangının söndürüldüğü, Kayapınar itfaiyesi ile yapılan incelemede biçerdöverin ön kısmında bulunan elektrik aksamlarında meydana gelen aşırı ısınma sonucu elektrik kontağında meydana gelen tutuşmayla yangının çıktığı kanaatine varıldığı belirtilmiş, tutanak jandarma ve itfaiye görevlileri ile ... sürücüsü ve köy muhtarı tarafından imza altına alınmıştır. Elektrik elektronik mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda; "Kabin içinin tamamen yanmış olması nedeni ile yangın çıkış noktası ve dolayısı ile yangın çıkış nedeni net bir şekilde tespit edilememiştir. Ancak gerek elektrik sigorta kutusu gerek diğer tüm elektronik kontrol cihazları ve üniteleri kabin içinde bulunduğundan elektrik kontağının olabilecek en muhtemel yer olduğu, dolayısı ile elektronik kartlardan birisinin yanabileceği, bir kondansatörün patlayabileceği veya gevşemiş bir ampul soketinin yapacağı arkın ısıdan dolayı yanabilmesi kuvvetle muhtemeldir." tespitlerine yer verilmiştir. Ekspertiz raporunda; "Hasara konu makine üzerinde yapıları inceleme ve kontrollerde; -Makinenin kabininin alevli yangın sonucu tamamen yandığı, -Kabin alt kısmında bulunan hidrolik aksamların yanmış olduğu, -Makinenin boğaz diye tabir edilen bölümde bulunan dane deposu, dane helezon mili ile borusu ve muhtelif kaporta aksamlarının tamamen yandığı, -Ön tabla boğaz bölümü, tabla şasesi ile tabla helezonuna alevli yangının sirayet ettiği, -Ön tablaya bağlanan hidrolik hortumların tamamen yandığı, tarafımızca tespit edilmiştir.Gerek tarafımızca yapılan ekspertiz çalışmasında, gerekse ekte sunulan tutanakta, gerekse de ekte sunulan bilirkişi raporunda hasarın, biçerdöverin kabin içi elektrik tesisatında oluşan kısa devre nedeniyle alevli yangın sonucu meydana geldiği kanısına varılmıştır.Hasara konu makinenin 2017 imali olması ve garanti süresi bitmeden hasarın elektrik tesisatından meydana gelmesi nedeniyle hasarın üretici firmaya rücu imkanı olduğu gözlenmiştir. Yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı marka modekle satışta makinenin bulunmadığı görülmüştür. Durum üzerine ilgili makinenin ekte sunulan son bakım formları incelendiğinde hasar tarihinden 1 gün önce 1.015 saatinde bakım yapıldığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında ilgili makinenin KDV hariç yeni satış fiyatının 116.272,28 EURO olduğu öğrenilmiş olup, bu bedel üzerinden %15 eskime tenzilatı ile (1 yılık ve 1.015 çalışma saati referans alınarak) uygulanarak rayiç bedel tespit edilmiştir. (116.272,28 EUR - %15 = 98.831,44 EUR)İlgili makinenin piyasa bedelinin 98,831,44 EUR olarak tespit edilmesi ve makinenin soytajı için 10,000,00 EUR teklif alınması üzerine makinenin pert total olarak değerlendirmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verilerek, netice itibariyle 88,831,44 Euro hasar hesaplanmıştır. Bilirkişi raporları ve Uzman Görüşü; 1-Yıldız Teknik Üniversitesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. ... tarafından düzenlenen 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; "Yetkili Servis kaşe ve imzalı (...), 09.07.2018 tarih ve ... nolu Servis Formundan (Garanti Talep Formu), dava konusu 08.05.2017 tarihli tescil edilmiş ... marka ... tipi 2017 model makineye 1.000 saatlik periyodik bakım yapıldığı, çalışma saatinin 1.015 saat olduğu anlaşılmaktadır.Ekli bakım işlemlerini belirtir, iki sayfadan oluştuğu ve ilk sayfanın ibraz edilmiş olduğu anlaşılan tabloda, elektrik tesisatına yönelik işlemlerin akü ve aydınlatma donanım kontrolünden ibaret olduğu, diğer bakım işlemlerinin motor çevre elemanları, hidrolik sistem elemanları, fren pedalları ve el fren boşluğu, klima filtre ve temizliği vs. kabin içi kontrolleri de gerektirir işlemlerin olduğu görülmektedir.Dosyaya mübrez olay yeri yangın anı ve sonrası hasar fotoğraflarında; biçerdöverin kabin kısmının yanmakta olduğu, depo ve motor kısmının bulunduğu arka kesimde hasar olmadığı, yangının bu bölümlere sirayet etmediği, kabin ve kabin altı kısmı ile kısıtlı kalmış olduğu, ön kesimde dolap kısmen, tabla helezonu, kabin altı boğaz bölgesi ile hidrolik sistem elemanları ve hortumların yangından hasarlanmış oldukları görülmektedir. Temizleme ve ayırma düzeninin bulunduğu alt iç kesimde hasar emaresi gözlenmemektedir.Dava konusu biçerdöverin olay yerinde çekilmiş görüntülerinde, yangının kabin bölgesinde meydana gelmiş olduğu sabittir. Jandarma ve itfaiye memurlarınca yangın mahallinde yapılan incelemeye dayalı düzenlenmiş Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağında, harici müdahale sonucu yangına neden herhangi bir emare ve bulguya rastlanıldığına dair bir tespit yer almamaktadır. ...Dava konusu tarım makinesindeki yangın olayının, motor bölmesinden uzakta kabin içinde ve ön kesimde etkili olduğu dikkate alındığında, yangının elektriksel kaynaklı olduğu belirgindir. Elektriksel kaynaklı yangınlar, sigorta ile koruma altına alınmamış yada taşıyabileceği akım yüküne uygun sigorta kullanılmamış tesisatlarda meydana gelebilecek aşırı yük veya bir kısa devre durumunun yaratacağı, tesisata ait kabloların aşırı ısı üretmesi ve etrafındaki tutuşabilir maddeleri tutuşturması veya tesisat üzerinde bulunan soketlerdeki zayıf bağlantılar sonucu meydana gelebilecek yüksek dirence bağlı aşırı ısınma sonucu meydana gelebilmektedir.Tesisattaki aşırı yük yada kısa devre kaynaklı yangınlar, tesisatı koruyan sigortanın işlevini yerine getirmemesi durumunda, tesisat kablolamasında ve kablo kılıf demetlerinde erime, iletken malzeme erimesine bağlı kaynama, boncuklaşma, yüksek sıcaklığa bağlı renk değiştirme gibi emarelerle yangın sonrası kendini belli etmektedir. Araç üzerinde incelemeye dayalı düzenlenmiş, Elektrik-Elektronik Yüksek Mühendisi ... imzalı raporda, kabin içi tesisat üzerinde yapılmış inceleme bulguları yer almamakla birlikte, ibraz edilmiş fotoğraflarda gözlenen kablo demetlerinde bu tür emareler görülmemektedir. Burada hemen belirtmek gerekirse; davalı taraf yangının, tesisatta kemirgen kaynaklı hasara bağlı çıkmış olabileceğini veya ek tesisat çekimi, tesisata müdahale gibi etkenler nedeniyle olabileceğini belirtse de, bu tür hasarlar akım taşıyan canlı hattın araç gövdesine şasilenmesi suretiyle kısa devreye yol açacak özellikte olup, dava konusu araçta tesisat üzerinde kısa devre emarelerinin görülmediği göz önünde bulundurulduğunda, yangının kemirgen kaynaklı olması mümkün görülmemiştir. Olaydan bir gün önce bakıma girmiş araçta da ek tesisat olduğuna dair yetkili servisçe yapılmış bir tespit bulunmamaktadır...Elektriksel yangınlarda yangına neden olan bir diğer unsur, tesisat üzerinde bulunan soketler veya ek birleştirmelerdeki zayıf bağlantılar sonucu meydana gelebilecek yüksek dirence bağlı aşırı ısınmalardır. Konektör terminallerinde zaman içinde meydana gelecek oksidasyon, gevşeme, vs. etkiler, temas ve birleşim noktalarında direnç artışına ve bu bölgeden geçen akıma bağlı olarak ısı üretimi, yüksek sıcaklıklar sonucu yangına neden olabilmektedir. Elektriksel yangınların büyük çoğunluğunun sebebi olan bu durum, tesisattan çekilen akımda bir artışa neden olmadığından, bir kısa devre durumu gibi sigortaları attırmamaktadır. Aracın olaydan bir gün önce yetkili serviste periyodik bakım görmüş olduğu, yangının kabin içinde başladığı tespitleri, yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde, hasara neden olan yangının, bakım esnasında konektör bağlantılarında temas sonucu oluşmuş gevşemelere dayalı meydana gelen ve yüksek dirence neden olan zayıf bağlantının yarattığı aşırı ısınma sonucu meydana gelmiş olduğu ve çevresindeki plastik ve yanabilir aksamı tutuşturmak suretiyle alevli yangına dönüşerek hasara neden olduğu değerlendirilmiştir. Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağında, ... sürücüsü ...'nun, biçerdöverin çalışması sırasında aşırı ısınması sonucu hava filtrelerini ve radyatörü temizlediği sırada kabin kesiminde yangının çıktığı şeklindeki beyanı, bakımdan yeni çıkmış bir makinede, filtre ve radyatörde temizleme gereğinin ortaya çıkması beklenmeyeceğinden, elektriksel bir sorunun varlığını göstermekte olup, hemen yukarıdaki paragraftaki görüşü doğrular niteliktedir. Bu bağlamda, kabin içi tesisat konektör terminallerindeki zayıf bağlantıya bağlı geliştiği mütalaa edilen yangın olayının olaydan bir gün önce verilen servis hizmetine dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."Aynı bilirkişiden davalı tarafın itirazları üzerine alınan ek raporda; Davalı vekilinin kök rapora yönelik itirazları ayrı ayrı değerlendirilmiş, kök rapordaki tespitlerin korunduğu açıklanmış, devamında zarar miktarına yönelik; "dava konusu makine olay tarihinde yaklaşık 15 ay ve 1.015 saat kullanım süresindedir. Gün itibari ile yapılan piyasa araştırmasında, 2-3 yaşında ve dava konusu makineden daha düşük özelliklere sahip makinelerin 55.000-70.000 € aralığında olduğu (yurtiçi piyasa araştırması), dava konusu araçla aynı özelliklerdeki makinelerin 85.000-119.000 € (yurtdışı araştırması) olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, dava konusu makinenin 12/09/2018 tarihi itibarıyla ortalama 102.000-€ seviyelerinde olabileceği göz önünde bulundurularak, ekspertiz raporunda 15% eskime bedeli uygulanarak ulaşılmış 98.831,44-€ bedel, tarafımdan da piyasa rayici olarak kabul görmüştür.Dava konu makinenin sovtajına ilişkin yapılmış piyasa araştırmasında en yüksek teklifin 8.884-€ olarak verilmiş olduğu, buna karşın makinenin 20.000-TL bedelle satılmış olduğu ibraz edilmiş satış sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Yürür aksam ve motor-şanzıman grubu hasar görmemiş araç için bu bedeller düşük bulunmuş, eksper raporunda hesaba esas alınmış 10.000-€ sovtaj bedeli olay ve ödeme tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun bulunmuştur.12.09.2018 tarihindeki hasarsız piyasa rayici 98.831,44 x 7,433 = 734.614-TL 12.09.2018 tarihindeki sovtaj değeri 10.000 x 7,433 = 74.330-TL Gerçek zarar miktarı 734.614 - 74.330 = 660.284-TL'dir." şeklinde inceleme ve tespitlere yer verilmiştir. 2-Davalı tarafça dosyaya sunulan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 20/04/2020 tarihli uzman görüşünde;"davaya konu biçerdöverdeki yangının, biçerdöverin çalışma şartlarına veya hatalı kullanımına bağlı veya biçerdövere kullanıcı tarafından yapılan müdahaleler örneğin çekilen ek elektrik tesisatları vs. gibi) sebebiyle oluşma ihtimali oldukça yüksektir. Davaya konu yangının üretim hatasından veya servis hizmeti kusurundan kaynaklandığı gibi tespitlerin yapılabilmesi için dava dosyasında yeterli delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, yangının başlangıç yeri ve sebebi ile ilgili kesin teknik tespitte bulunmak mümkün değildir ve dosyaya sunulan raporlardaki ihtimallere/varsayımlara dayalı görüşlerin kesin tespit anlamına gelecek şekilde yorumlanması teknik olarak doğru bir yaklaşım olmayacaktır..." görüşüne yer verilmiştir. 3-Mahkemece bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında çelişki olması sebebiyle yeni Makine Yüksek Mühendisi (Kusur-Hasar Değerleme Uzmanı) Prof. Dr. ..., Makine Mühendisi ... ve Elektrik Mühendisi ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/01/2021 tarihli raporda; "...1...Yetkili servis İş Emri formuna göre dava konusu biçerdöverin 1000 saatlik PERİYODİK BAKIMININ 09.07.2018 tarihinde yapıdıktan hemen sonra 10.07.2018 günü saat 10.30 sularında, biçerdöverin motor ve aksamından uzaktaki KABİN içinde meydana gelmesi, yangının çıkış noktasının burası olduğuna yoğunlaşılmış ve yoğunlaştık. Ayrıca, biçerdöverin ürün dövme sisteminde, ayırma sisteminde, temizleme sisteminde ve gövdesinde bir yangın hasarının bulunmaması ve hasarlı parçalar listesinde bu bölüm parçalarının bulunmaması yangının çıkış noktasının kabin içi olduğunu desteklemektedir. ... sigorta kutusunun ve kontrol panosunun kabin içinde olduğu bilinmektedir. 2-Dava konusu yangın olayını bilirkişi Doç. Dr, ..., 24.12.2019 tarihli bilirkişi kök raporunda ve 20.03.202 tarihli bilirkşi ek raporunda, olayı, yangının başlangıç noktasını ve yangının oluş biçimini bilimsel vc teknik olarak kapsamlı bir şekilde tespit ettiği ve açıkladığı görülmektedir. Heyetimiz, dosya üzerinde yaptığı inceleme ve araştıma sonucunda bilirkişinin tespit ve görüşlerine katılıyoruz. Dava konusu ... olaydan bir gün önce yetkili serviste periyodik bakım görmüş olduğu, yangının kabin içinde başladığı tespitleri, yukarıdaki fotoğraflar ile birlikte yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde, biçerdöverde ''hasara neden olan yangının, bakım esnasında konektör bağlantılarında temas sonucu oluşmuş gevşemelere dayalı meydana gelen ve yüksek dirence neden olan zayıf bağlantının yarattığı aşırı ısınma sonucu meydana gelmiş olduğu ve çevresindeki plastik ve yanabilir aksamı tutuşturmak suretiyle alevli yangına dönüşerek hasara neden olduğu, yangının sebebin verilen servis hizmetine dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiği, kanaati belirtilmiştir." şeklindeki bilirkişi tespitine keyetimiz aynen katılmaktadır. Ayrıca, 1000 saat çalışma süresince hiçbir sorun çıkarmadan kullanılmakta olan biçerdöverin bakımdan hemen sonraki ilk kullanımda yanmış olması, yangın olayındaki nedensellik bağı için varsayımdan öte yeterli somut veri olduğunu göstermektedir. 3- 20.04.2020 tarihli Uzman Görüşü raporu heyelimizce incelenmiş ve daha önceki bilirkişi kök ve ek raporu ile birlikte değerlendirilmiştir. ...Dosyaya ibraz edilmiş yangın görüntülerini içerir fotoğraflarda da, kabinin yanmakta olduğu ve yangının kabin içini etkilemiş olduğu görülmekledir. Biçerdöverin tahılın işlendiği iç kesiminde, dövme, temizleme ve ayırma düzeneklerinin bulunduğu kesime ait görüntülerde, tahıl saplarının yanmamış olduğu net olarak görülmektedir... Yangının, ... içerisinde tahılın işlendiği kesimde meydana gelmiş olması durumunda, tahıl alev hızlarının çok yüksek olması nedeniyle alevlerin tüm makineyi kısa sürede sarması beklenen netice olup, makinenin kabin kesimi ise en son etkilenecek kesim olacaktır. Yangın anını içerir fotoğraflarda yanan ve etkilenen kısmın kabin olduğu açık olup, yangının kabin içerisinde başlamış ve gelişmiş olduğu tereddütsüzdür. Bu bakımdan, yangının başlangıç yeri ve yangının çıkma sebebinin kesin bir sonuçla ortaya konulamayacağı şeklinde görüş belirtilmiş davalı tarafça aldırılmış uzman görüşü itibar edilebilir görülmemiş, yangının çıkış yeri konusunda net açıklamalarda bulunan dosyaya mübrez bilirkişi raporlarındaki tespitler isabetli görülmüştür. Jandarma ve itfaiye tarafından yapılan incelemelerde yangının çıkış sebebi olarak bir sabotaj bulgusuna ulaşılamamıştır. Tesisata harici müdahale ve ek tesisat bulunduğuna dair bir tespitte mevcut değildir (Ne servisin bu hususta bir tespiti nede makine üzerinde yangın sonrası inceleme yapmış bilirkişilerin bir tespiti mevcut değil). Makinenin kabin kesiminde etkili olan yangın olayının sürücü beyanları ve tespitlerden, karakteristiği bakımından elektriksel kaynaklı olduğu açıktır... Dava konusu olayda, yangın sabah vakti belli bir çalışma süresinden sonra ortaya çıkmış olup yeterli sürenin mevcut olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, 1000 saat çalışma süresince hiçbir sorun çıkarmadan kullanılmakta olan bir makinenin bakımdan hemen sonraki ilk kullanımda yanmış olması, yangın olayındaki nedensellik bağı için varsayımdan öte yeterli somut veridir. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda heyetimiz oluşa uygun düşen, yangın olayının servis hatasına dayalı gelişmiş olduğunu değerlendiren Doç. Dr. ... tarafından düzenlenmiş rapordaki görüşlere katılmıştır. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda heyetimiz oluşa uygun düşen, yangın olayının servis hatasına dayalı gelişmiş olduğunu değerlendiren Doç. Dr. ... tarafından düzenlenmiş rapordaki görüşlere katılmıştır. Dava konusu olaydaki yangının çıkışına ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmamış, mevcut somut verilere rağmen, düzenlenmiş bilirkişi raporlarının varsayımsal olduğunu ileri süren ve yangın olayında kullanıcının motoru durdurmadan temizlik ve bakını yapmasının kullanıcı kusuru olduğunu belirtir uzman görüşü, ibraz edilmiş fotoğraf ve tespitlerle bağdaşır bulunmamıştır. 4-...Eksper tespiti ve servis teklifi, tutanaklar ve fotoğraflar ile incelendiğinde, biçerdöverin yangın neticesinde ağır bir şekilde hasarlandığı, biçerdöverin bu durumu ile tamir edilmesinin ekonomik olmayacağı, tamir edilse dahi randıman vermeyeceği, bu nedenle biçerdöverin ... edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Ayrıca eksperin görüş ve değerlendirilmesinin uygun olduğu sunucuna varılmıştır..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. 4-Kaldırma kararının ardından yangın uzmanı ..., elektrik elektronik mühendisi ... ve makine mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/02/2025 tarihli raporda özetle; Yangının merkezinin ve başlangıç yerinin aracın elektrik tesisatı olduğu konusunda şüphe olmadığı ancak yanan araç üzerinde teknik araştırma ve inceleme imkanı olmadığından başlangıç sebebini belirlemenin mümkün olamayacağı, ancak yangın çıkartabilecek sebepler tıpkı hukuktaki "hayatın doğal akışına uygunluk veya aykırılık" karinesinde olduğu gibi "teknik gerçeklere ve yangınların başlangıç - gelişme - sirayet - sonuç" sürecindeki davranış şekillerine uygunluk ve uygunsuzluk anlamında değerlendirildiğinde dava konusu yangının elektrik/elektronik sistemlerindeki elektrik enerjisinin yüksek ısı enerjisine dönüşmesiyle başlayan elektriksel yanmanın yangından bir gün önce yetkili serviste aracın elektrik/elektronik sistemlerine yapılan bakım ve kontrol işlemi sırasında serviste teknik bakımla görevli personellerin yaptığı teknik bir hata ve/veya eksiklik sonucu başlamış olma ihtimalinin en olası (gerçekleşme yüzdesi en yüksek) ihtimal olduğu, araç alındıktan sonra yaklaşık 1000 saat sorunsuz şekilde çalıştığından üretici hatasından kaynaklandığının teknik olarak ifade edilemeyeceği, mahkemece yangından bir gün önce yetkili serviste yapılan 1000 saat bakımında aracın elektrik tesisatı ve elektronik sistemlerine bakım ve kontrol şeklinde müdahale edildiğinin hukuki manada kabul edilmesi halinde aracın operatör kabinindeki elektrik tesisatı kaynaklı yangının başlamasının temel sorumlu ve kusurlusunun araca 1000 saat bakımını yapan yetkili servis olacağı belirtilmiştir.Alınan ek raporda ise; "... marka ... ... ..., tarım makinesinin 10.07.2018 tarihinde meydana gelen yanma hasarından önce makinede garanti dahilinde yapılan işlemlerde 29.05.2017 tarihinde elektrik tesisatının koptuğu ve tamir edildiği belirtilmektedir.Kullanıcı hatası olmadığı, yapılan garanti kapsamında onarım işleminden anlaşılmaktadır.Makine yeni ve garantide olduğu için kopuk tesisatın yenisi ile değiştirilmesi gerekirken onarımı yapıldığı belirtilmektedir.Nasıl ve ne şekilde onarıldığı belirsizdir.Makinenin yangın hadisesinden önce yapılan yaklaşık 15 adet garanti işlemleri göz önüne alındığında gizli ayıplı olduğu aşikardır.Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ... marka ... ... ..., tarım makinesinin 10.07.2018 tarihinde meydana gelen yanma hasarının nedeninin, gizli ayıp sebebiyle kısa devre sonucu ortaya çıkması ihtimali öne çıkmaktadır.Yangın Uzmanlığı Yönünden; Fiziki olarak dosyaya sonradan eklenen bilirkişi raporunda (İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret mahkemesi 2018/1369 E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları) ve servis kayıtlarındaki somut bilgiler ve bulgular üzerinde yapılan detaylı incelemede yangının meydana geldiği söz konusu biçerdöverin elektrik tesisatı dahil birçok bölümünde meydana gelen arızların garanti kapsamında tamir edildiği ve/veya yenilendiği,Garanti kapsamında yapılan bakım, onarım ve yenileme işlemlerine dair yaklaşık 15 servis kaydı olduğu, bu durumunda fiziki, teknik olarak araçta teknik olarak birden fazla üretim hatası olduğunun en belirgin ve somut delili olduğu, garanti kapsamında yapılan bakım-onarım ve yenileme işlemleri arasında aracın elektrik tesisatının da olduğu, Araçtaki yangının temel/kök/ana sebebinin de dosya kapsamına göre araçta ki elektrik tesisatı olduğunun teknik olarak somut olduğu “tümden gelim, tüme varım” ve “etki-tepki-olay-süreç-sonuç” bilimsel analiz yöntemleri kapsamında birlikte değerlendirildiğinde dava konusu aracın yanarak kullanılamayacak hale gelmesinde üretici firmanın sorumlu ve kusurlu olduğuElektrik-Elektronik Mühendisliği Yönünden; Kullanıcı hatası olmadığı, yapılan garanti kapsamında onarım işleminden anlaşılmaktadır. Makine yeni ve garantide olduğu için kopuk tesisatın yenisi ile değiştirilmesi gerekirken onarımı yapıldığı belirtilmektedir. Nasıl ve ne şekilde onarıldığı belirsizdir. Makinenin yangın hadisesinden önce yapılan yaklaşık 15 adet garanti işlemleri göz önüne alındığında gizli ayıplı olduğu aşikardır.Makine Mühendisliği Yönünden: Sayın mahkemenizin ara kararı gereği, dosyaya daha sonradan fiziki olarak eklenen servis kayıtları ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret mahkemesi 2018/1369 E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları tetkik edilmiş olup, dava konusu... marka ... ... ..., 2017 model tarım makinesinin, 10.07.2018 tarihinde meydana gelen yanma hasarından önce makinede garanti dahilinde yapılan işlemler tespit edilmesi ile gizli ayıplı olduğu, kabin içerisinde başlayan yangın nedeninin, gizli ayıp ile oluşan kısa devre olma ihtimalinin en yakın sebep olacağı" hususlarında kanaat bildirilmiştir.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1369 E. sayılı dosyası celp edilmiş olup yapılan incelemesinde; davacısı ..., davalısı ... A.Ş. olup dava 07/12/2017 tarihinde (dosyamıza konu yangından önce) açılmıştır.Dava dilekçesinde biçerdöverin 23/03/2017 tarihinde alındığı ve bu tarihten itibaren 14 arıza meydana geldiği, bu nedenle ayıplı olduğu iddia edilmiş, ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve aracın çalıştırılamadığı süredeki kar kaybının tahsili talep edilmiştir. Yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09/03/2020 tarihli raporda; ... Marka ... tipi biçerdöverin kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, kullanım amacı bakımından değerini azaltan ve maldan yararlanmayı ortadan kaldıran, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak emareleri ile birlikte tespit edilebilecek olan arızalar nedeniyle gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu belirtilmiş, ek raporda ise kök rapordaki kanaat yinelenmiştir. Ziraat mühendisi bilirkişiden alınan 21/12/2020 tarihli raporda; dava konusu olan biçerdöverin dikkatli ve ehil bir makinist tarafından kullanılmadığı, 30/05/2017-02/08/2017 tarihleri arasında yaklaşık 2 aylık sürede 800 saat çalıştırıldığı ve bunun oldukça ağır bir çalışma olduğu, patoz yani saman makinasının biçerdövere monte edilmemesi gerektiği, makine mühendisi bilirkişinin görüşüne katılmadığı hususlarında kanaat bildirilmiştir. Ziraat mühendisi ve makine mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden alınan 05/04/2021 tarihli raporda; dava konusu biçerdöverdeki motorunda hararet, vites değiştirme, cer dişlisi kırma, motor şasesi kırma, kuyruk mili arızalanması gibi hususların biçerdöverden beklenen faydaları azaltıcı etkenler olduğu, söz konusu arızaların malın değerini düşürdüğü ve maldan faydalanmayı ortadan kaldırdığı, satın alındığı tarihte davacı tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle kullanıcı hatası olarak değerlendirilemeyeceği, 14 kez servise gitmiş olan biçer döverin gizli ayıplı olduğu belirtilmiş, ek raporda ise kök rapordaki kanaatler tekrar edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 07/09/2021 tarihli 2018/1369 E. 2021/634 K. sayılı kararı ile; "dava konusu biçerdöverde meydana gelen elektrik tesisatındaki kopmanın tesisatın tamamının değiştirilerek giderilmesi gerekirken kopan hattın birleştirilerek giderilmeye çalışıldığı, bunun yangına sebebiyet verme riski taşımakla birlikte ayıplı hizmet olarak nitelendirildiği, dava konusu biçerdöverin motorun hararet yapması, vites değiştirme, cer dişlisi kırma, motor şasesi kırma, kuyruk milinin arızalanması hususlarının davacının biçerdöverden beklediği faydaları azaltıcı nitelikte olduğu gizli ayıp niteliğinde olduğu, makul onarım süresinin 45 gün olarak belirlendiği, kullanım hatası olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, 23.03.2017 tarihinde satış işleminin gerçekleştiği, ilk arızanın 30.04.2017 tarihinde oluştuğu ve giderildiği ve ayıbın gizli ayıp olduğu değerlendirildiğinde makul sürede bildirimin yapıldığı hususunun kabulünün gerektiği, kazanç kaybı yönünden 45 günlük onarım süresine tekabül eden kazanç kaybının 31.500 TL olacağının bildirildiği görüldüğünden bu bedel yönünden davacının ıslah talebi doğrultusunda karar verilmiştir. Davacının davaya konu biçerdöverin ayıpsız misliyle değiştirilmesine yönelik talebi hakkında da dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ancak mevcut haliyle biçerdöverin ayıpsız misliyle değiştirilmesinin ayıbın niteliği gözönüne alındığında hakkaniyet gereği orantılı olmayacağı anlaşılmakla, davacının bu talebinde haklı olmadığı anlaşıldığından haklılık durumuna göre davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." Karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarihli 2021/2190 E. 2024/805 K sayılı kararı ile "...davacının her arızada yetkili servise başvurmuş olması karşısında ayıp ihbarında bulunulduğunun açık olduğu, dosyaya mübrez ilk makine mühendisi bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, 12/07/2017 tarihli servis kaydında biçerdöverin motor kuyruk mili krank kasnağına bağlı civataların kopmuş olduğunun ve değiştirilmesinin kayıtlı olduğu, servis kaydında uyruk milinin biçerdövere takılamayacağı yönünde bir kayıt bulunmadığı, yine bu raporda belirtildiği üzere davalının internet sitesinde, dava konusu model ve marka biçerdöverin tanıtımında, bu biçerdöverin motorunun sap parçalayıcı, mısır tablası, mısır biçeri vs gibi ek veya isteğe bağlı aksesuarları enerjilendirebileceğinin ve en zorlayıcı koşullarda bile üstün harmanlama gücüne sahip olduğunun belirtildiği, davalı yanca biçerdöverin tanıtım ve kullanım klavuzu dosyaya ibraz edilmemiş olup, biçerdöverde kuyruk mili bulunup bulunmadığının belli olmadığı, ne varki garanti şartları ve bakım kitabında biçerdövere kuyruk mili veya ek aksesuar takılamayacağına yönelik bilgi ve uyarı olmadığı gibi, internet sitesindeki tanıtım dikkate alındığında dava konusu biçer döverin, ek aksesuarların çalışmasına yetecek güçte olduğunun belirtilmiş olması karşısında, davalının biçerdöverin saman makinesi takılmasına uygun olmadığı yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere biçerdöverde kuyruk miline bağlı olmayan birden fazla sayıda farklı arızanın farklı zamanlarda ortaya çıkmış olduğu, bu çerçevede mahkemece bilhassa makine mühendisi teknik bilirkişilerin tespitleri doğrultusunda, çeşitli sebeplerle sürekli arıza veren biçerdöverin gizli ayıplı olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin...istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir...Somut olayda; aracın garanti belgesinde, garanti kapsamındaki arızalar için traktörün serviste kalacağı azami tamir süresi 30 gün olarak belirtilmiştir.Davacı konusu traktör on dört kez servise girmiş ise de hiçbirisinde otuz günden fazla serviste kalmamıştır. Bu nedenle davacı aracın kullanılamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybını davalıdan talep edemez. Mahkemece bu husus nazara alınarak kazanç kaybı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Mahkemece biçerdöverin ayıplı olduğunun tespit ve kabul edilmiş olması karşısında, konusuz kalan misli ile değişim talebi bakımından, dava tarihindeki haklılık durumuna göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle istinaf istemi bu yönden kabul edilmiş, sair istinaf talepleri reddedilmiş ve karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir. Temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2025 tarihli 2024/4634 E. 2025/3455 K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Somut olayda; davalı hasara uğrayan biçerdöverin 23/03/2017 tarihinde teslim alındığı, 30/04/2017 ila 02/08/2017 tarihleri arasında toplam 14 kez arızalandığı, bu nedenle 07/12/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1369 E. sayılı dosyasına konu davanın açıldığı, yargılama neticesinde biçerdöverin gizli ayıplı olduğunun tespit ve kabul edildiği, işbu dava açıldıktan sonra ise 10/07/2018 tarihinde eldeki davaya konu yangın olayının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Yangın olayından bir gün önce servis hizmeti verilmiştir. Yangının harici bir nedenle çıktığına dair bir delil olmadığı gibi, yargılama aşamasında alınan raporlara göre yangın kabin içi elektrik tesisatından kaynaklanmıştır. Ayrıca biçerdöverin alındığı tarihten itibaren süregelen arızalar nedeniyle ayıplı olduğu hususu ise Yargıtay denetiminden geçen dava ile tespit edilmiştir. Uzman görüşünde aksi yönde kanaat bildirilmiş ise de anılan rapor tarım makineleri ve özellikle dava konusu biçerdöverin çalışma prensipleri konusunda uzman olmayan ziraat mühendisi tarafından düzenlendiği de nazara alındığında görüşlerine itibar edilmemiştir. Biçerdöverin satıcısı ve servis hizmetini veren davalının söz konusu hasardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2022 tarihli 2021/11-478 E. 2022/1665 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği hasar miktarı sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olduğundan, sigorta şirketi tarafından açılan rücu davasında da aynı ilke geçerlidir. Yani sigorta şirketi, sigortalısına ödeme yaptığında, sorumlu kişiye rücu edebileceği miktar da ancak sigortalının gerçek zararı kadardır. Dava konusu biçerdöverin sovtaj değeri de düşülerek yapılan hesaplamanın davacı tarafça ödenen bedel ile uyumlu olduğu anlaşıldığından verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tarafın istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından reddedilen kısma ilişkin istinaf yoluna başvurulmuş ise de, mahkemece verilen ilk kararda da sadece asıl alacak tutarı yönünden hüküm tesis edilerek işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesine rağmen ilk karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığından verilen hükmün davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturulduğu açıktır. Mahkemece usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmesi ise hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın ve davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca AYR AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 9.176,50 TL'den mahsubu ile arta kalan 8.444,50 TL'nin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/04/2026