Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1647 Esas - 2025/2204 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1647 KARAR NO : 2025/2204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2025 NUMARASI : 2024/590 Esas - 2025/187 Karar DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) İSTİNAF TALEBİNDE BULU…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1647 Esas - 2025/2204 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1647 KARAR NO : 2025/2204 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2025 NUMARASI : 2024/590 Esas - 2025/187 Karar DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı KARAR TARİHİ : 18/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025 Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili 09/08/2024 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkil şirketin Ankara İlinde merkezi olan ve sekiz (8) farklı ilde hizmet veren bir akaryakıt firması olduğunu, davalı ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi ile bir anlaşma yaptığını, söz konusu anlaşmanın konusunun davacı şirketin davalı bankaya ait pos cihazlarını kullanması ve davalı bankanın herhangi bir kesinti uygulamadan davacı şirket hesabına tahsil edilen parayı yatırması hususunu içerdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin Haziran 2024 yılına kadar pos cihazından çekim yaptığını, başlangıçta herhangi bir kesinti uygulanmamasına rağmen bir süre sonra Mart 2024 tarihinden itibaren Haziran 2024 tarihine kadar yaklaşık 1.500.000,00 TL kesinti işlemi yapıldığını, davacı şirketin kesinti sağlanmasına ilişkin ek protokol imzalamadığı gibi kesinti uygulanmasına dair muvafakat da vermediğini, gerçekleştirilen kesinti işleminin sözleşmeye aykırı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL kesinti bedelinin haksız kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında 18/02/2025 tarihli 1. celsede, dava dilekçesinin talep sonucunun (tahsiline karar verilmesi talep edilen her bir kesintinin tarihinin ve miktarının münferiden belirtilmesi suretiyle) bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirmesi ve somutlaştırması amacıyla, 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca davacı tarafa (1) hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, davacı vekilince ibraz edilen 21/02/2025 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkil şirkete ait hesaplardan 01/03/2024 - 30/06/2024 tarihleri arasında 1.699.403,56 TL haksız kesinti işlemi uygulandığının, bahse konu kesintilerin bazen günlük bazen bir (1) gün ara ile gerçekleştirildiğinin ve yüz yirmi (120) gün gibi uzun bir sürede toplam 1.699.403,56 TL kesinti yapıldığının, ancak tek tek kesinti tarihlerinin ve kesinti tutarlarının belirlenmesinin bir (1) haftalık kısa süre içerisinde mümkün olmadığının, buna karşın kesinti tarihlerinin ve kesinti tutarlarının yer aldığı ayrıntılı excel tablosunun ibraz edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, tacir olan davacı şirketin müvekkil banka tarafından tahsil edilecek ücretler konusunda bilgilendirildiğini ve davacı şirketin durumu kabul ederek sözleşmeye taraf olduğunu, davalı bankanın sözleşme gereği davacı şirketin POS cihazından herhangi bir kesinti işlemi uygulamadığını, taraflar arasında 06/02/2024 tarihli dijital onay ile yeni bir "Üye İşyeri Sözleşmesi" imzalandığını ve davacı şirket tarafından 29/02/2024 tarihinde dijital onay verilerek kabul edilen "Üye İşyeri Sözleşmesi Mali Koşul Bilgileri" ile de POS cihazının kullanımına ilişkin üye işyeri ücretinin %2 komisyon oranı uygulanmak suretiyle tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, tahsil edilen ücretlerin mevzuata, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1 (ğ) maddesi uyarınca davacı tarafa verilen kesin süre içinde talep sonucunun bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirilmediği gerekçesiyle,"1)Mahkememiz nezdinde açılan DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesiyle; müvekkil şirketin Ankara İlinde merkezi olan ve sekiz (8) farklı ilde hizmet veren bir akaryakıt firması olduğunu, davacı şirketçe gün içerisinde yüzlerce işlem gerçekleştirildiğini, bir (1) haftalık kesin süre içerisinde bu işlemlerin tespit edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu hususların bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarılabileceğini, 24/02/2025 tarihli dilekçe ile kesinti tutarlarının belirlendiğini ve kesinti tarihlerinin excel tablosu şeklinde dosya içerisine ibraz edildiğini, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunu, T.C. Anayasası hükümlerinin açık olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Davacı, taraflar arasında davalı bankaya ait pos cihazlarını kullanması ve davalı bankanın herhangi bir kesinti uygulamadan davacı şirket hesabına parayı yatırması hususunu içeren sözleşme imzalandığını, ancak davalı bankaca sözleşme hükümlerine aykırı şekilde 2024 yılı Mart ayı ile 2024 yılı Haziran ayı arasında kesinti işlemi uygulandığını, davacı şirketin kesinti sağlanmasına ilişkin ek protokol imzalamadığı gibi kesinti yapılmasına dair muvafakat da vermediğini, gerçekleştirilen kesinti işleminin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini belirterek, hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen kesinti bedelinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1 (ğ) maddesi uyarınca davacı tarafa verilen kesin süre içinde talep sonucunun bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar, davacı ... Enerji Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kısmi davadan söz etmekte yarar bulunmaktadır. Kısmi dava, alacağın yalnızca bir bölümü için açılan dava olarak tanımlanmaktadır. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması" ya da "alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum" şeklinde bir ifadeye yer verilmiş olması durumunda bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. baskı, İstanbul 2017, s. 1000). HUMK’da açıkça kısmi dava düzenlenmediği hâlde, söz konusu Kanun’un yürürlükte olduğu dönemde de kısmi dava açılması mümkün bulunmaktaydı. Çünkü alacak hakkının bir bölümünün dava edilip geriye kalan kısmının ikinci bir dava ile istenmesini engelleyen bir hüküm bulunmamaktaydı. Kısmi dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun "Kısmi dava" başlıklı 109. maddesinde ayrıntılı olarak hüküm altına alınmıştır. Bahsi geçen düzenlemeye göre; "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği hükme bağlanmıştır. İkinci fıkrasında ise, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı belirtilmişti. Ancak 109. maddenin ikinci fıkrası 01/04/2015 tarihli ve 6444 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından artık talep konusunun taraflar arasında tartışmasız veya belirli olması hâlinde de kısmi dava açılması mümkün hâle gelmiştir. Kısmi dava ile, dava konusu alacağın veya hakkın tam olarak ispatının zorluğu bulunması hâlinde dava açan kişinin yargılama rizikosunu azaltmak amaçlanmaktadır. Diğer bir deyişle kısmi dava açan davacı, dava konusu yaptığı kısım için yargılama giderlerine katlanacak ve harç ödeyecektir. Öte yandan, kısmi davada verilen hükme göre, geri kalan kısım bakımından mahkeme dışı sulhun veya geri kalan kısım için arabulucuya gidilmesinin söz konusu olabilmesi sebebiyle uyuşmazlığın daha basit, daha kolay ve daha ucuz bir şekilde sona erdirilmesi mümkün olmaktadır (Pekcanıtez s. 990). Kural olarak her dava tespit ve eda isteminden oluşur. Kısmi davada davacı alacağının bir bölümünü dava etmekte ise de yargılama sürecinde talebini ıslah edebileceği gibi, kısmi davasında verilen kabul kararı üzerine bakiye alacağın tahsili yönünde ek dava da açabilir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119. maddesinde, "(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya bakılığında, dava, 1.000,00 TL kesinti bedelinin haksız kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili istemiyle açılmış olmakla birlikte, talep sırasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dilekçesinin ibrazından sonra mahkemece yapılan yargılama sırasında 18/02/2025 tarihli 1. celsede, dava dilekçesinin talep sonucunun (tahsiline karar verilmesi talep edilen her bir kesintinin tarihinin ve miktarının münferiden belirtilmesi suretiyle) bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirmesi ve somutlaştırması amacıyla, 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı tarafa (1) hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, Davacı vekilince ibraz edilen 21/02/2025 tarihli beyan dilekçesiyle, müvekkil şirkete ait hesaplardan 01/03/2024 - 30/06/2024 tarihleri arasında 1.699.403,56 TL haksız kesinti işlemi uygulandığının, bahse konu kesintilerin bazen günlük bazen bir (1) gün ara ile gerçekleştirildiğinin ve yüz yirmi (120) gün gibi uzun bir sürede toplam 1.699.403,56 TL kesinti yapıldığının, ancak tek tek kesinti tarihlerinin ve kesinti tutarlarının belirlenmesinin bir (1) haftalık kısa süre içerisinde mümkün olmadığının, buna karşın kesinti tarihlerinin ve kesinti tutarlarının yer aldığı ayrıntılı excel tablosunun ibraz edildiğinin belirtildiği, Dilekçe ekinde yer alan excel tablosunun tetkikinde, "üye iş yeri" olarak "Kütahya, Kırşehir, Kahramanmaraş, Balıkesir, Denizli, Gaziantep ve Şanlıurfa" illerinin yazılı olduğu, her bir ilin karşısında kesinti tutarlarının bulunduğu ve toplam kesinti miktarının "1.699.409,86" şeklinde açıklandığı, Söz konusu yargılama neticesinde mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1 (ğ) maddesi uyarınca davacı tarafa verilen kesin süre içinde talep sonucunun bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Buna göre, her ne kadar yerel mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1 (ğ) maddesi uyarınca davacı tarafa verilen kesin süre içinde talep sonucunun bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, dava konu uyuşmazlığın hukuki niteliği ve davacı şirketin talebi dikkate alındığında, dava tarihi itibarı ile davacının talep sonucunu belirlemesinin kendisinden beklenemeyeceği, bu konuda objektif imkansızlık halinin bulunduğundan söz edilemez. Bu durumda davacı şirketin aşamalardaki beyanları (dava dilekçesi içeriği) ile talep sonucu değerlendirildiğinde davanın, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, kısmi dava olarak açıldığına ilişkin hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kısmi dava niteliğinde açılan eldeki davada, "fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak" kaydıyla 1.000,00 TL üzerinden talepte bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi kapsamında talep sonucunun açık olmadığından söz edilemez. Hal böyle olunca, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve talep sonucunun açık olmadığından söz edilemeyeceği dikkate alınarak işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK'nın 119/1 (ğ) maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 12/03/2025 tarih, 2024/590 Esas - 2025/187 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere MAHKEMESİNE İADESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf harcının talep halinde iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 270,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a-5 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 18/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 18/11/2025 Başkan Üye Üye Katip