Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/425 Esas - 2026/665 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/425 KARAR NO : 2026/665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2025/88 Esas - 2025/127 Karar DAVA : (İtirazın İptali) İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı Karar Tarihi : 10/03/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 01/04/2026 Mahkemece …
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2026/425 Esas - 2026/665 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/425 KARAR NO : 2026/665 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/02/2025 NUMARASI : 2025/88 Esas - 2025/127 Karar DAVA : (İtirazın İptali) İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı Karar Tarihi : 10/03/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 01/04/2026 Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili banka ile davalı arasında bireysel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı adına ticari kredi hesabı oluşturulduğunu, davalı tarafından kredi borcunun ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtarname tebliğine rağmen ödenmeyen borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, davalı tarafa tebliğe çıkarılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde 21/02/2025 tarihli kararla; "(...) taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bireysel kredi sözleşmesinin, ticari nitelikte sözleşme niteliğini haiz bulunmadığı; bunun yanı sıra davalının "tacir sıfatının bulunup bulunmadığı" hususunda Mahkememizce yapılan incelemede, Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Mahkememize sunulan 10/02/2025 tarih ve 84418 sayılı cevabi yazı kapsamında, davalının "işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olduğunun (2. sınıf tacir, esnaf niteliğini haiz bulunduğunun)" bildirildiği ve bu doğrultuda "tacir sıfatının bulunmadığı" anlaşıldığından; dava konusu bankacılık işleminin 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesinde ifadesini bulan "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu ve bu doğrultuda davalı ...'in de aynı Kanun hükmü kapsamında ifadesini bulan "tüketici" sıfatını haiz bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesinde belirtilen "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. (...)" gerekçeleri ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBİ : Davalı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; tacir sıfatı olmasa da davacı tacir olduğu için işin ticari nitelikte olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, mahkemenin genel kredi sözleşmesine ilişkin alacakla ilgili ayırma kararı vermesinin gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari kredi hesabından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalının gerçek kişi olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, eldeki davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek uyuşmazlıkla ilgili Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan ticari artı para kredi sözleşmesinin olduğu, ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinin yapıldığı, ticari kredi hesabı oluşturulduğu, ortada ticari bir faaliyetin yer aldığı, sözleşmelerin ticari faaliyet kapsamında imzalandığı, bu anlamda davalının tüketici vasfı taşıdığından söz etme imkanının bulunmadığı, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmadığı ve davaya bakmakla tüketici mahkemelerinin değil ticaret mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın, görevli ve yetkili Ticaret Mahkemesi'nde görülerek yargılamasının sürdürülmesi ve işin esasına girilerek, varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenler ve HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile HMK'nın 353/1-a-3 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden, davalının belirtilen nedenle yerinde görülen istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 21/02/2025 tarih, 2025/88 Esas - 2025/127 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harçlarının talep halinde iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 867,90 TL istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine; Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 10/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır