11. Hukuk Dairesi 2012/1355 E. , 2013/17843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.03.2010 tarih ve 2008/120-2010/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve s
**11. Hukuk Dairesi 2012/1355 E. , 2013/17843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.03.2010 tarih ve 2008/120-2010/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortakları olup, şirketin... ve yakınlarının %50’den fazla hisseye sahip olmaları nedeniyle onlar tarafından yönetilip, istenilen kararların alındığını, 17.04.2004 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda, şirketin mali durumu gerektirmediği halde ve azınlık pay sahibi ve tüm ortaklara hiçbir külfet yüklenmeden iç kaynaklardan karşılanması imkanı varken dış kaynaklardan karşılanmak üzere sermayenin 50 milyar liradan beş trilyon elli milyar TL’ye çıkarılmasına karar verildiğini, amacın küçük ortakları şirketten tasfiye etmek olduğunu, anılan genel kurulda sermaye artışına gerekçe olarak şirketin 08.09.2004 tarihinde bankalara ödenecek (3.500.000) USD kredi borcunun gösterildiğini, oysa söz konusu kredinin ne için alındığının dahi belli olmadığını, şirketin kötü yönetildiğini belirterek, daval...r A.Ş.’nin 17.04.2004 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına dair alınan genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirket yönetim kurulunun şirketin içinde bulunduğu mali durumu göz önünde bulundurarak şirketin borçlarından kurtulması, yeterli bir işletme sermayesine kavuşması ve ileriye yönelik yatırım ve reklam kampanyalarını düşünerek ve iyi niyetle şirket yararına şirketin sermayesini artırma kararı aldığını, şirketinde olağanüstü genel kurul için SPK ve Ticaret Bakanlığından gerekli izinleri olarak yasalara uygun şekilde yapıldığını, şirketin yaptığı yatırımlar nedeniyle krediye ihtiyaç duyup, bankalardan gerekli krediyi sağladıklarını, cirosu 10 trilyon olan şirketin 50 milyar TL sermayesi ile çalışma şartlarına uyum sağlayamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin cirosunun 10 Trilyona ulaştığı, tüm hesap cetvellerinde görüldüğü üzere yüksek miktarda işletme sermayesine ihtiyaç duyduğu, bu sermaye ihtiyacının iç kaynaklardan sağlanması halinde şirket aktifinde bir değişikliğin olmayacağı, duran varlıklarının satılmasının imkansız bulunduğu, likiditede bir artışın olmayacağı, dış kaynaklı sermayenin üstün tutulması gerektiği, şirket mal varlığının satılması halinde şirketin ve davacı paylarının küçüleceği, böyle bir durumda davacıların da zarar göreceği, 1500 ortaklı davalı şirketin %38 payını elinde bulunduran davacıların sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptalini isteminde maddi ve hukuki bir yararların olmadığı, küçük pay sahiplerinin pasifize edilmesi gibi bir amacın varlığına dair kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.