T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/395 Esas KARAR NO: 2026/482 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/353 Esas - 2020/612 karar TARİH: 05/01/2026 Tarihli ek karar DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/395 Esas KARAR NO: 2026/482 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/353 Esas - 2020/612 karar TARİH: 05/01/2026 Tarihli ek karar DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ihyası talep edilen şirkette 01/04/2002-30-03-2009 tarihleri arasında çalışıldığını, bu çalışmalarına ilişkin öncelikle İstanbul 3. İş Mahkemesinin 2019/770 esas sayılı dosyası ile işçilik alacaklarının ödenmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, yine çalışmaları SGK'ya bildirilmediği için İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2013/504 esas sayılı dosyası ile 23/08/2013 tarihinde hizmet tespiti davası ikame edildiğini, 04/10/2018 tarihinde, davanın kabulüne karar verildiğini, karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 2019/78 E. Ve 2020/651 sayılı kararı ile kabul edildiğini, ve kararın kaldırıldığını, kaldırma ilamından sonra dosyanın İstanbul 19. İş Mahkemesi nin 2020/140 esasına kaydedildiğini, yargılama sırasında dosya davalısı ...Şti ünvanlı şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle, taraflarına ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ticaret sicil müdürlüğünün mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 16. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükümlere göre ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini, bu işlemin ancak mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 22/10/2020 tarih 2020/353 Esas - 2020/612 karar sayılı kararı ile; ihyası istenen şirketin sicil kayıtlarına göre, TTK'nun Geçici 7 inci maddesi uyarınca 31/07/2013 tarihinde re'sen terkin edildiği, şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, yapılması halinde tüzel kişiliğinin ihyası için eksik kalan işlem ile sınırlı olarak haklı nedenle dava açılabileceği, gerekçesi ile; davanın kabülüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...- sicil numarasında kayıtlı ...... Şirketi 'nin İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2020/140 E. Sayılı dosyasında temsil edilmek üzere sınırlı olarak ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirket ortaklarından ...'ın (TC:.....) tayinine, karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 27/11/2025 tarihli dilekçesi ile gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasının talep edildiği, kararın davacı vekiline 15/12/2025 tarihinde, davalı sicil müdürlüğü vekiline 09/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliği aşamasında tasfiye memuru olarak atanan ...'ın 2007 yılında vefat ettiğinin anlaşılması üzerine dosyanın mahkemece re'sen ele alındığı ve 05/01/2026 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi'nin 05/01/2026 tarih 2020/353 Esas - 2020/612 karar sayılı ek kararı ile; mahkemenin 22/10/2020 tarihli kararı ile ihyasına karar verilen ...Limited Şirketi'ne tasfiye memuru olarak atanan şirket ortaklarından ...'ın 2007 yılında vefat ettiğinin gerekçeli kararın tebliği aşamasında anlaşıldığı gerekçesi ile; ...'ın yerine TTK.547/2.maddesi gereğince ihya edilen şirkete ... TC Kimlik nolu ...'nın (..)'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdir edilmemesine, karar verildiği, ek kararın davacı, davalı ve ataması yapılan tasfiye memuru ...'na tebliğ edildiği, ek karara karşı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Tasfiye memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından ..... Şti. İhyası için dava ikame edildiğin, şirketin ihyasında müvekkilinin tasfiye memuru olarak atandığını, müvekkili 15 yıldan fazla süre önce şirket ortaklığından ayrılmış olup, sorumluluğu sona erdiği gibi şirket ile ilişkisinin de kalmadığını, dolayısıyla müvekkilin yokluğunda ve rızası dışında atanmış olduğu tasfiye memurluğu görevini kabul etmediğini ve itiraz ettiğini ileri sürerek; ilk derece mahkemesinin yokluklarında verilen ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına yönelik kararının kaldırılmasına, görevin sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun Geçici 7 inci maddesi kapsamında sicilden terkin edilen ...Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne ve şirketin İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2020/140 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin terkin öncesi ortaklarından ...'ın atanmasına karar verilmiştir. ...'ın vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, 05/01/2026 tarihli ek karar ile şirketin diğer ortağı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, bu ek karara karşı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 341/1 maddesinde istinaf kanun yoluna tabi kararların hangileri olduğu düzenlenmiş olup, buna göre ilk derece mahkemelerinin uyuşmazlık hakkındaki nihai kararlarına, İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Somu olayda; ilk derece mahkemesinin nihai kararı olan, ihya kararına karşı yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. İhya edilen şirkete, hükmünün fer'isi niteliğinde olmak üzere atanan tasfiye memurunun öldüğünden bahisle yeni bir tasfiye memuru atanmasına yönelik ek karara karşı istinafa gelinmiştir. Bu ek karar nihai karar olmadığı gibi, tedbir niteliğinde de olmadığından, HMK'nun 341/1 fıkrası uyarınca istinaf kanun yoluna tabi değildir. Ek karar ile atanan tasfiye memurunun, bu karara karşı kararı veren ilk derece mahkemesine başvurulması ve görevlendirmeye itiraz etmesi mümkündür. Bu saptamalar karşısında; tasfiye memurunun, 05/01/2026 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/03/2026 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.