İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2014 tarihinde, ... plakalı tırın şöförü ... ...'nun olayın m…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO 2024/550 KARAR NO : 2025/1757 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2023 NUMARASI : 2023/296 Esas - 2023/510 Karar Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/205 Esas - 313 Karar Sayılı Dosyası DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24/12/2014 tarihinde, ... plakalı tırın şöförü ... ...'nun olayın meydana geldiği yerdeki şantiyeye inşaat demirleri getirdiğini ve demirleri boşaltmak için hiçbir tedbir almadan ve yalnız olarak inşaat demirlerini boşaltmak istediğini, adı geçenin; inşaat demirlerini boşaltmak için aracın kolunu çektiğinde o sırada yoldan geçmekte olan müvekkillerinin murisi l ...'ın üzerine ... bloğun düşmesi sonucunda vefat ettiğini, ölümü ile birlikte eş ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını ve tüm davacıların manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1.000,00.-TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davası) ve her bir davacı için 60.000'er-TL den toplam 240.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 22.12.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... ... için 234.3371,11- TL,r ... için 61.034,86- TL, Arif ... için 77.615,86-TL ve davacı ... için 72.878,43-TL olarak artırmış ve kaza tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş; 22.12.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... ... için 381.429,87-TL, ... için 69.587,27 TL, Arif ... için 106.960,84-TL ve Songül ... için 123.778,95 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMM poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Tasarım Mim. Ve İnş. Taah. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur. Birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkillerinin oğlu ...'ın vefat ettiğini, şoförün demirleri boşaltırken etrafta hiçbir güvenlik önlemi almadığını, müteahhit ve taşeron şirket yetkilileri ve şantiye şefinin demirlerin indirilmesi için gerekli önlemleri almadığını, davacıların müşterek oğlunun vefatı ile desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 200,00-TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;-Asıl davada,-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın davalı ... Tasarım…şirketi yönünden REDDİNE;-Diğer davalılar yönünden KABULÜNE;-Davacı ... ... için 381.429,87 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak 149.940,84 TL sinden sorumlu olmak üzere),-Davacı ... için 69.587,27 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak 27.354,89 TL sinden sorumlu olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..... şirketi, ... ... ve ... ...…şirketinden kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 26/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine;-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne;-Davacı ... ... için takdiren 40.000 TL,-Davacı ... için takdiren 35.000 TL,-Davacı Songül ... için takdiren 30.000 TL-Davacı Arif ... için takdiren 30.000 TL manevi tazminatın (toplamda 135.000 TL) davalılar ..... şirketi, ... ... ve ... ...…şirketinden kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın reddine;-Birleşen davada istenen maddi tazminat talebinin KABULÜNE;-Davacı Songül ... için 123.778,95 TL ,-Davacı Arif ... için 106.960,84 TL destekten yoksun kalma zararının davalılar ..... şirketi, ... ... ve ... ...…şirketinden kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine;-Davanın davalı ... Tasarım…şirketi yönünden REDDİNE; karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili, davalı ... Tekstil.. Şirketi vekili ile davalılar ... ... ve Aslan ... .....Ltd. Şti vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; Dairemizin 14/03/2023 gün 2022/1212 Esas-2023/435 karar sayılı kararıyla; "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 294. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.1086 sayılı HUMK'nın 388. maddesi (6100 sayılı HMK m. 297) uyarınca mahkeme kararında, iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, hüküm sonucu kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanunun 389. maddesinde de “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır” hükmüne yer verilmiştir (6100 sayılı HMK m. 297 ve 298). Belirtilen madde hükümlerine göre hakim gerekçeye uygun karar vermek zorunda olup gerekçe ile hüküm birbirine uygun olmalıdır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Bu kural yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir.Somut olayda, davacılar vekili tarafından birleşen dava dilekçesinde davalıların müştereken ve müteselsilen maddi zarardan sorumlu tutulmaları talep edilmiş, kazaya karışan aracın ZMM sigorta şirketi de davalı olarak gösterilmiş olup, yerel mahkemece gerekçeli karar başlığında birleşen davada sigorta şirketi davalı olarak yazılmadığı gibi gibi, davalı sigorta şirketi yönünden olumlu yada olumsuz bir hükmün de kurulmadığı görülmüştür.Bundan ayrı kısa kararda, birleşen davada davalı ... Tasarım .. Şirketi yönünden hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda davalı ... Tasarım ..şirketi yönünden davanın reddine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşacak şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Bu halde, yerel mahkemece her bir talep ve her bir davalı yönünden hüküm kurulması gerekirken, davalı sigorta şirketi önünden birleşen davada hüküm kurulmaması ve dahi birleşen davada kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşacak şekilde HUMK’nun 388 ve 389. (6100 sayılı HMK m. 297 ve 298) maddelerine aykırı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı ... Tekstil ...şirketinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran davacılar vekili ve davalılar ... ... ve Aslan ......Ltd .Şti vekilinin tüm, davalı ... Tekstil..Şirketinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına..." gerekçesiyle; kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-a.4 ve 6. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA; karar verilmiştir.Kaldırma kararını müteakip dava dosyası ilk derece mahkemesinin 2023/293 Esasına kayıtlanmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; "15/06/2020 tarihli sigorta uzmanı, trafik kusur uzmanı, aktüer bilirkişileri tarafından hazırlanan raporda olay mahallinin şantiye olduğu, kaza yerinin karayolları sayılan yerlerden olduğu, bu bakımdan trafik kazası olduğu, ... .....ltd şti nin %30, ... ..Ltd şti'nin %30, sürücü ... ...’nun %20, müteveffa yayanın %20 oranında kusurlu olduğu, davacı (eş) ... ...’ın 229.198,86 TL, (çocuk) Emine ...’ın 59.415,78 TL zararının olduğunun hesaplandığı, bilirkişi heyetinin 21/10/2021 tarihli ek raporunda, davacı ... ...’ın 234.371,11 TL, Emine ...’ın 61.034,86 TL, davacı anne Songül ...’ın 72.878,43 TL, davacı baba Arif ...’ın 77.615,86 TL zararının olduğunun belirtildiği, Mahkemece “İşletenin sorumluluğunun tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunması, kural olarak işletenin, sürücünün kusuru oranında zarar gören üçüncü kişilere karşı sorumlu olacağı,zorunlu mali mesuliyet sigortacısının da işletene düşen hukuki sorumluluğu üstleneceği hatırlatılarak; kusur oranlarının tekrar irdelenmesi gerektiği, işletenin sürücüden daha çok kusurlu olup olmadığı, bu tespitte ısrar ediliyorsa neden daha çok kusurlu olduğunun denetime elverişli şekilde tartışılması için bilirkişi heyetine, bir iş güvenliği uzmanı bilirkişi eklenerek ek rapor alınmasına, karar verildiği,02/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, iş güvenliği uzmanı tarafından kazanın iş kazası olmadığı, trafik kazası olmadığı, “kaza” olduğu, yüklenici şirket yetkilisinin %30, alt yüklenici şirket yetkilisinin %30, sürücü ... ...’nun %20, işleten ... ..... şirketinin %10, müteveffa yayanın %10 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, iş güvenliği uzmanı dışındaki diğer bilirkişilerce, kazanın, olay yerinin karayollarından sayılan yerlerden olması ve araç işletim halindeki iken kazanın meydana gelmiş olması sebebiyle önceki kusur oranlarını aynen tekrarladıkları, müteveffanın %20 oranında kusurlu olması sebebiyle zarardan bu oranda indirim yapıldığı, buna göre de davacı (eş) ... ...’ın 381.429,87 TL, (çocuk) Emine ...’ın 69.587,27 TL, davacı (anne) Songül ...’ın 123.778,95 TL, davacı (baba) Arif ...’ın 106.960,84 TL zararının olduğu, toplam zararın 681.756,93 TL olduğu, sigorta poliçe limitinin 268.000 TL olduğu ve sigortanın bu tutar kadar sorumlu olacağının belirtildiği,Olayın gerçekleştiği yerin gerek olay yenine, gerekse harita üzerinden bulunduğu yere göre (karayolu ile bağlantılı olup) karayolu sayılan yerlerden olduğu, tırın işletim halinde kabul edilmesi gerektiği, bu sebeple kazanın trafik kazası olduğu, Bu sebeple iş güvenliği uzmanının olayın trafik kazası sayılmayacağı görüşüne ve kusur değerlendirmelerine itibar edilmediği, Ölen yaya Mehmet Ali ...'ın ceza dosyasında tali kusurlu kabul edildiği, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında %20 oranında kusurlu kabul edildiği, olayın oluş şekli, oluş yeri nazara alındığında, vefat eden yayanın şantiye alanı içinde yürürken gerekli dikkati göstermeyerek ölümüne neden olan olayda %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, Davalı, alt yüklenici/ taşeron ... Tasarım…şirketinin olayda kusurunun olmadığı, Diğer davalıların ise olayda dayanışmalı olarak %80 oranında kusurlu olduğu, Sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacısımım yasa gereği müteselsil sorumlu olduğu, yüklenici ... ..şirketinin de(TBK m.66) davalılar ile müteselsil sorumlu olduğu, davalıların gerçekleşen olayda ayrı katkısı olmayıp birlikte kusuru ile neticenin gerçekleştiği, davalıların (dayanışmalı) müteselsil sorumlu olması gerektiği, aracın ticari olması ve davacıların ıslah dilekçesi ile talep etmeleri nedeniyle kaza tarihi itibariyle, sigorta şirketi bakımından dava tarihi itibariyle avans faizine hükmedilebileceği, kaza tarihinin 24/12/2014 olduğu, asıl davanın 26/05/2015, birleşen davanın 01/07/2020 tarihli olduğu, davaların belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacının talebini 22/11/2021 tarihinde (ıslahla) artırdığı, (KTK m.109, TCK m.85, 66/1-d) destekten yoksun kalma taleplerinin zamanaşımına uğramadığı, Manevi tazminat bakımından, asıl dava eş, çocuk, ana baba olmak üzere dört davacının her biri için 60.000 TL talep edilmiş olup, sosyal mali durum araştırmaları yaptırılmış, uyap takbis kayıtlarına, sgk kayıtlarına bakılmış, dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıların ölenle olan akrabalık derecesi, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak eş için 40.000 TL, çocuk için 35.000 TL, ana ve baba için de 30.000’er TL manevi tazminata hükmedildiği, İst. BAM 8 HD nin 2022/1212 E 2023/435 K sayılı kararla diğer istinaf sebeplerine bakılmaksızın iki gerekçe ile kaldırıldığı, birleşen davada ... Sigorta AŞ davalı olarak gösterilmişse de mahkemenin 5. Celsesinde birleşen davada davalılardan ... Sigorta AŞ’nin tırın zmms’si olduğu, bu davalı yönünden davadan önce arabuluculuğa gidilmediği, birleşen davada ... Sigortaya karşı açılmış davanın tefrikine, karar verilerek sigorta şirketi yönünden davanın usulden reddine karar verildiği, dosyada taraf olmayan bu davalı yönünden bir hüküm kurulmasına gerek görülmediği Ancak sehven verilen istinaf kararının gereği yerine getirilmek üzere hüküm fıkrasına bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmü eklendiği, ... Tasarım şirketi yönünden hüküm kurulmadığı, HMK nun 305/A maddesi gereği gerekçeli karar yazım aşamasında bu davalı hakkında hüküm kurulduğu ancak kaldırma sebebi yapılmış olması ile, hükmün düzeltilerek tamamlandığı.." gerekçesiyle; -Asıl davada;-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın davalı ... Tasarım…Şirketi yönünden REDDİNE; diğer davalılar yönünden KABULÜNE;-Davacı ... ... için 381.429,87 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak 149.940,84 TL'sinden sorumlu olmak üzere),-Davacı ... için 69.587,27 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak 27.354,89 TL'sinden sorumlu olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Tekstil Dış Tic ve San Ltd Şti, ... ... ve ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd Şti'den kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 26/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine;-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne;-Davacı ... ... için takdiren 40.000 TL,-Davacı ... için takdiren 35.000 TL,-Davacı Songül ... için takdiren 30.000 TL-Davacı Arif ... için takdiren 30.000 TL manevi tazminatın (toplamda 135.000 TL) davalılar ... Tekstil Dış Tic ve San Ltd Şti, ... ... ve ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd Şti, şirketinden kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın reddine;-Birleşen davada istenen maddi tazminat talebine ilişkin;-... Sigorta AŞ yönünden dava tefrik edilmiş olduğundan bu davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına;-... Tasarım ..şirketi yönünden REDDİNE;-Diğer davalılar ... TEKSTİL DIŞ TİC VE SAN LTD ŞTİ, ... ... ve ... ... ... İNŞ VE TİC LTD ŞTİ yönünden tam KABULÜNE;-Davacı Songül ... için 123.778,95 TL ,-Davacı Arif ... için 106.960,84 TL destekten yoksun kalma zararının davalılar ..... şirketi, ... ... ve ... ...…şirketinden kaza tarihi olan 24/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti vekili ile davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... ... ... İnş ve Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf nedenleri; bilirkişi kök raporu ile ek raporu arasında çelişki olduğu, bu nedenle kusur durumunun kesin olarak ortaya konulmadığı, dava konusu olayın şantiye içerisinde gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemenin karayolu sayılan yerlerden olduğu şeklindeki kararının hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinin müvekkili yönünden kesinlik arz etmeyen raporlara göre karar verdiği, HMK m.176/2 uyarınca tarafların yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabileceği halde davacının ikinci kez ıslah dilekçesi sunduğu ve kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiği, birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/205 esas sayılı dosyasında talep edilen maddi tazminat taleplerinin asıl davada davacılar ... yönünden talep edilmediği ve zaman aşımına uğradığı, zaman aşımı itirazlarının kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğu, dava dilekçesinde ticari faiz talep edilmediği halde ilk derece mahkemesince ticari faiz yönünden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, müteveffanın anne ve babası yararına hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğu, itirazları doğrultusunda müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. Davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafın bir kez ıslah talebinde bulunabileceği, ancak davacının ikinci kez ıslah talebi doğrultusunda ilk derece mahkemesince hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davayı kabul anlamına gelmemekle ıslah edilen miktar için faiz başlangıcının ıslah tarihinden itibaren geçerli olması gerekirken kaza tarihinden itibaren başlatılmasının hatalı olduğu, ayrıcı davacının ıslaha konu alacaklarının zaman aşımına uğradığı, 02/11/2021 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda da belirtildiği üzere dava konusu ölüm olayının meydana gelmesinin trafik kazasından kaynaklı olduğu, aracın şoförünün %80 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise ikinci dereceden tali kusuru nedeniyle %20 kusurlu olmasına karşılık; dava konusu olayın trafik kazası olması nedeniyle başta müvekkili şirket olmak üzere kazanın meydana gelmesinde başkaca herhangi bir kişi veya kişilerin kusurunun bulunmadığı, davacılar tarafından verilen 21/10/2021 tarihli dilekçe faiz türünü belirlerken mahkemece "ıslah dilekçesi" olarak kabul edildiği, diğer gerekçe de ise aynı dilekçesiyi "bedel arttırım dilekçesi" olarak kabul edildiği ve bu şekilde açık bir çelişkiye düşüldüğü, davacıların dava dilekçesinde ticari faiz talep etmemiş olmasına karşılık davacılar lehine yasal faiz yerine ticari faize hükmedildiği, mahkemenin gerekçesinde ticari faize hükmettiği ancak hüküm kısmında ise avans faizine hükmettiği, gerekçe ile hükmün çeliştiği, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatın çok fahiş olduğu, davacıların zenginleşmesine sebep olması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir.Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine; birleşen dava ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, mahkemenin kusura ilişkin değerlendirmesinin ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporu ile örtüşmesi ve olayın oluşuna uygun olması nedeniyle isabetli olmasına, davalıların müteselsil sorumlu oldukları kabul edilerek, müteselsil sorumluluk hükümleri doğrultusunda karar verilmesinde bir hata olmamasına, kazanın karayolunda gerçekleştiğine ilişkin belirlemenin ve dolayısıyla mahkemece olayın trafik kazası olarak değerlendirilmesine bağlı karar verilmesinin yerinde olmasına, davalı ... ... ... İnş ve Tic. Ltd. Şti'nin işleten olarak, Davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ise yüklenici olarak meydana gelen kazada kazanın meydana gelmesini önlemesi gereken taraf olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesinde hata olmamasına, ölümle sonuçlanan 24/12/2014 günlü trafik kazasına dayanılarak açılan görülmekte olan davada uygulanması gereken uzamış ceza zamanaşımı süresi kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d madde hükümleri uyarınca 15 yıl olmakla, belirsiz alacak davası olarak açılan asıl dava ve birleşen davada zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, belirsiz alacak davalarında zamanaşımının dava tarihinde kesilmesi sebebiyle ıslah zamanaşımının söz konusu olmayacak olmasına, belirsiz alacak davası olarak açılan davalar bakımından davacılar vekilinin bedel artırım istemini müteakip ayrıca ıslah isteminde bulunmasında ve mahkemece de ıslah doğrultusunda karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle, davacıların alacağının muaccel hale geldiği kaza tarihinden itibaren, ıslah dilekçesinde talep edilmiş olduğu da gözetilerek avans (ticari) faizine hükmedilmesinde bir hata olmamasına, kaza tarihi (2014), kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, kaza tarihi itibariyle paranın alım gücü, müteveffanın kaza tarihindeki yaşı (28), ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç olması ve davacıların müteveffa ile yakınlık derecesi, tarafların sosyo ekonomik durumu, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının somut olayın özelliğine göre az ya da çok olmamasına göre, davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak asıl ve birleşen davanın davalıları ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti vekili ile davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2/İstinaf eden davalı ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti vekili ile davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.'den asıl ve birleşen dava bakımından alınması gereken 55.792,66-TL harçtan davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 23.285,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.507,25-TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti vekili ile davalı ... Tekstil Dış Tic. ve San. Ltd. Şti tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.19/11/2025