11. Hukuk Dairesi 2023/2926 E. , 2024/5783 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/573 Esas, 2023/75 Karar HÜKÜM/KARAR : Yeniden hüküm kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/362 E., 2019/125 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2926 E. , 2024/5783 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/573 Esas, 2023/75 Karar HÜKÜM/KARAR : Yeniden hüküm kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/362 E., 2019/125 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/27640 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirket tarafından "supplementler" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, davalı yanca bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve markalar arasında karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzerlik bulunduğu gerekçesiyle müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, başvurularının "..." ibaresinden oluştuğunu, başvuruda herhangi bir logo ve şeklin bulunmadığını, sırf cümle içerisinde aynı kelimenin geçmesinin de iltibasa neden olmayacağını, davalı markasında, iki ayrı kanat ortasında dairesel şekilde oturtulmuş bir kaide ve bu kaidenin ortasında da "Supplementler" ibaresinin yer aldığını, bu logonun genel itibariyle mavi renkle renklendirildiğini ve yazının beyaz renkli olduğunu, buna karşın müvekkili başvurusunun beyaz zemin üzerinde siyah yazı ile "..." olarak şekillendirildiğini, bu logo ve şekillerde karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, önceki yıllarda 2011/44231 tescil numaralı SUPPLEMENTLER markasına aynı logo ile müracaat edildiğini, fakat içeriğinden 35/06. alt grup hizmetlerin çıkarıldığını, kısmi yayın gerekçesinin ise 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesi olduğunu, yine aynı logo ile aynı markanın ilan edildiğini, müvekkilinin marka müracaatı esnasında araştırma yapılırken bu marka görülerek, "GOLD" ibaresinin markaya eklendiğini, davalının "SUPPLEMENTLER" markasının, 35/06. alt grupta yer alan hizmetlerde tescilli olmadığını, ancak bu hususun YİDK tarafından gözetilmediğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet davalı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusuna konu marka ile müvekkiline ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu, başvuruda yer verilen "GOLD" ibaresinin, karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırmadığını, müvekkili markalarının tüketiciler nezdinde yüksek bir bilinirliğe sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden dava konusu başvuru ile redde mesnet gösterilen davalı markaları arasında hem emtia benzerliği hem de marka işareti benzerliği koşulunun birlikte gerçekleştiği, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğu, bunun dışında kalan hizmetler yönünden emtia benzerliği koşulunun karşılanmaması sebebiyle anılan madde anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı Şirketin YİDK’e sunduğu itiraz sebep ve delilleri arasında "suplementler" ibaresiyle ilgili 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında eskiye dayalı kullanıma dayandığı, davalının, davacının marka başvuru tarihi itibariyle, gerek internet sitesinde, gerek fiziki mağazalarında, gerekse otomatlarında "sporcu gıdaları-gıda takviyeleri" ile ilgili olarak, tanıtıcı işaretleri birlikte veya ayrı ayrı fiilen kullandığı, bu kullanımın KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında öncelik hakkı sağlayacak ciddi bir kullanım olduğu, bu işaretlerin fiili kullanıma konu edildiği tespit edilen çekişmeli hizmet grubunun da "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" tekabül ettiği, o halde davalının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında fiili kullanıma konu ettiği tanıtıcı işaret ile davacının dava konusu başvurusu arasında, davalının fiili kullanıma konu olan hizmet grubu yönünden iltibas tehlikesi bulunduğu, başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK' kararının kısmen 35/05. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler tibbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri diş kalıbı alma maddeleri protez ve yapay diş yaptırma ve tamir maddeleri hijyen sağlayıcı ürünler pedler tamponlar tibbi amaçlı yakılar pansuman malzemeleri kağıt ve tekstilden mamül çocuk bezleri zararlı bitkileri hayvanları ve mantarları imha edici maddeler insan ve hayvanlar için olanlar hariç deodarantlar havayı tazeleyici kokular dezenfektanlar antiseptikler (mikrop öldürücüler) tibbi amaçlı deterjanlar et balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri kuru bakliyat hazır çorbalar bulyonlar zeytin zeytin ezmeleri süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil) yenilebilir bitkisel yağlar kurutulmuş konservelenmiş dondurulmuş pişirilmiş tütsülenmiş salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler salçalar kuruyemişler fındık ve fıstık ezmeleri tahin yumurtalar yumurta tozları patetes cipsleri biralar bira yapımında kullanılan preperatlar maden suları kaynak suları sofra suları sodalar sebze ve meyve suları bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar enerji içecekleri (alkolsüz) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan marka başvurusunda sadece yazı ile "gold supplementler" ibaresinin yer aldığını, başkaca bir şekil yahut logonun bulunmadığını, sadece bu sebeple dahi müvekkili markasının görsel ve şekilsel açıdan hiçbir iltibasa sebebiyet vermediğini, ayrıca davalı markalarından farklı olarak müvekkili markasında "gold" ibaresinin yer aldığını, bu farklılığın da taraf markalarını birbirinden uzaklaştırdığını, "supplement" kelimesinin, takviye, ek, ilave yapmak, eklemek, tamamlamak, ilave etmek, bütünler açı, ilave, tamamlayıcı, ek, bütünleyici, zeyil, supleman anlamlarına geldiğini, bu nedenle davalının "supplementler" ibaresi üzerinde tekel sahibi olmasının söz konusu bulunmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin de özellikle dikkate alınması gerekmekte olup, yerel mahkeme tarafından bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkili başvurusunda "SUPPLEMENTLER" ibaresinin yer almasının, markanın özgünlüğüne engel olmadığını mahkemece dava konusu YİDK kararının yerindeliğinin, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 8 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 35. maddeleri yönünden değerlendirildiğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 inci maddenin üçüncü fıkrası maddelerine göre yapılan incelemede, davaya konu YİDK kararının, başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin büyük çoğunluğu açısından yerinde bulunduğunu, oysa müvekkili markasının özgün bir marka olduğunu, söz konusu hizmetlerin tüketicilerinin de ortalama tüketiciden daha bilinçli ve basiretli bulunduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin redde mesnet markalarının asli unsurunun "supplementler" ibaresi olduğunu, başvuruda yer alan "gold" ibaresinin ayırt ediciliği zayıf olduğundan, davacı başvurusunun asli unsurunun da "supplementler" ibaresinden oluştuğunu, buna göre başvuru markası ile davalı şirket markalarının karıştırılacak derecede benzer olduklarını, davacı iddiasının aksine davalı markasının kapsamında 35/6. sınıf hizmetlerin yer aldığını, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından seçilen bilirkişilerin, dava konusu uyuşmazlık hakkında uzman olmadıklarını, bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmiş olmasına rağmen ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporunun alınmadığını, bilirkişi raporunda davalı olan müvekkilinin kötü niyetli olup olmadığı hususu değerlendirilmesinin de bilirkişilerin dava konusu uyuşmazlık hakkında yetersiz olduklarını gösterdiğini, davacının marka başvurusunu oluşturan "gold supplementler" ibaresinin, müvekkilinin "supplementler" ibareli markalarına açıkça benzer olduğunu, davacının kötü niyetli bulunduğunu, sundukları delillerin, bilirkişi heyetince incelenmediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, 2015/37162 sayılı markalarının da değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen YİDK kararında, yalnızca taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı değerlendirilmiş, bunun dışında davalı şirketin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına dayalı itirazı ise tartışma konusu yapılmadığı, davacı başvurusuna itiraz eden davalı şirket tarafından söz konusu YİDK kararının iptaline yönelik bir dava açılmadığı, marka başvurusunu yapan davacı tarafından, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu kabul eden YİDK kararının iptali için eldeki davanın açıldığı gözetildiğinde, işbu davanın konusu yalnızca taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığına ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının hukuka uygunluğu denetleneceğinden ve dava konusu YİDK kararında tartışılmayan hususların, böyle bir davada tartışılması mümkün bulunmadığından, artık dava konusu YİDK kararında tartışılmayan eskiye dayalı kullanım gerekçesine dayalı itirazın, eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, davalının 8 inci maddenin üçüncü fıkrasına dayalı itirazının incelenmesi ve bu kapsamda başvuru kapsamında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı, davalılar vekillerinin başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına düzelterek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki mallar yönünden iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.