İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı ... Tarım Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. tarafından "kabuklu ceviz" emtialarını Amerika'da mukim ... firmasında satın aldığını ve ... ... gemi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1747 KARAR NO : 2025/1913 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2023 NUMARASI : 2023/93 Esas - 2023/302 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı ... Tarım Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. tarafından "kabuklu ceviz" emtialarını Amerika'da mukim ... firmasında satın aldığını ve ... ... gemisine Oakland limanından Mersin Limanına taşımak üzere yüklendiğini, emtiaların Hamburg Limanında aktarmaya tabi tutularak ... ... isimli gemiye aktarıldığını ve Mersin'e getirildiğini, tahliye işlemleri esnasında emtiaların hasarlandığının tespit edildiğini, sigortalısının başvurusu üzerine 18.065EURO sigorta ödemesi yapıldığını, ... ... ... S.A. Nın Türkiye temsilcisi görevini ifa eden ...Acenteliği A.Ş. Nin halef olunan borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 3 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini beyanla davalının İstanbul 3 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere irca inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, milletlararası yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmada görevli mahkemelerin Londra Mahkemeleri olduğunu, TTK 1188/3 maddesi uyarınca hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, usulüne uygun bir hasar ihbarının ve müşterek yapılmış bir hasar tespitinin bulunmadığını, iddia edilen hasarın hangi aşamada gerçekleştiğinin belli olmadığını, hasarın neden oluştuğunun belli olmadığını beyanla, müvekkili ...Acenteliği yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmaması sebebiyle davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, hak düşürücü süre itirazlarının kabulü ile davanın reddine ve nihayetinde davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davanın ... ... Gemisi donatanı ... SA ya izafeten ...Acenteliği Anonim Şirketi'ne açıldığı, TTK'nın 102 vd. maddelerinde acentelik kurumu düzenlenmiş olup, anılan Kanun'un 105/2. maddesinde acentenin aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği düzenlendiği, davaya konu konişmento Amerika'da düzenlenmiş olup ... ... Shipping Sa nın ... (USA) Inc. ABD acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının da ABD acentesi tarafından düzenlendiği görülmekle, dosya kapsamında ...Acenteliği Anonim Şirketinin taşımaya bizzat aracılık ettiğine dair delil bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tek taraflı olarak yer verilen kayıtlarda tahkim kaydının doğrudan yer almaması sebebiyle kesin nitelikte bir tahkim sözleşmesinin varlığından bahsedilemeyeceği için tahkim kararının tenfizine karar verilmemiş ve işbu kararın Türkiye'de uygulanamadığını, bu sebeple, gelinen aşamada Yerel Mahkeme tarafından davamızın reddine karar verilmesi sonucu konşimentoda yer alan Tahkim şartının Türkiye'de uygulanması imkanı kalmamış ve hak kaybına sebebiyet verilmiş, bu kapsamda, mahkemece Tahkim veya husumet gibi sebepler ile davanın reddine karar verilmesi halinde yurtdışında bir karar alınsa dahi bunun türkiye'de tenfizi mümkün olmadığı için har halükarda hakkın gasp edilmesi sonucuna varıldığını, bu sebeple, bu hukuka aykırı uygulamanın sonlanması ile Türk şirketlerin Türkiye'de hakkını aramasının engellenmemesi gerektiğini, zira, ...Acenteliği AŞ., yerel mahkemelerin bu görüşü doğrultusunda hiçbir konşimentoya imza atmamakta ve konşimentoda yetki şartını genel işlem koşulu olarak zorunlu kıldığını, bu bağlamda, ...Acenteliği AŞ Türk Mahkemelerinde adeta dokunulmazlık kazanmış hale gelindiğini, işbu davanın tarafımızca izafeten ikame edilmiş olması olup ortada asaleten yöneltilen bir talep yok iken husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesi çelişki oluşturduğunu, zira, "İzafeten" konumda yer alan davalı taraf işbu davayı kaybetse dahi maddi sonuçlarından sorumlu olmayacak iken davacı şirketin hak arama hakkının dahi gasp edilmesinin esasen davalı yönünde negatif veya pozitif hiçbir sonucu bulunmadığını, acente konşimentoya aracılık edip etmediğine bakılmaksızın her koşulda acenteye temsil ettiği tacir bakımından izafeten açılan davalarda da Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisi bulunmaktadır. Aksi yorum TTK'nun 105/2. maddesine aykırı olacağını, zira, tahliye Limanı da Mersin Limanı olup açıklanan nedenlerle, konşimentodaki yetki şartı nedeniyle Türk mahkemelerinin münhasıran yetkisinin ortadan kaldırılmış sayılması için konşimentonun Türk bir acente aracılığıyla düzenlenip düzenlenmediğinin herhangi bir önemi bulunmadığını, hiçbir koşulda kabul anlamına gelmemek üzere bir an için yetki şartının geçerli olduğu düşünülse dahi, bahsedilen yetki ve uygulanacak hukuk klozu, Borçlar Kanunu'nun 20-25. maddeleri gereğince genel işlem şartı olduğundan söz konusu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, TBK'nun 20. maddesi şu şekilde kaleme alındığını, yetki klozu, TBK md. 20 ve md. 21 gereğince "genel işlem şartı" niteliğinde olduğundan yok hükmünde olduğunu, ek olarak MÖHUK md 6'ya göre, "Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk Hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır." denilmekle Yargıtay tarafından da emsal kararlarda sözü geçen madde uyarınca uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince konşimento kaydının geçerli olmadığına hükmedilerek, davalının yetki itirazının reddedildiğini, aynı zamanda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edilse dahi, BK md. 25 uyarınca söz konusu genel işlem şartının içerik denetimine tabi olduğu ve bu nedenle yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan tüm uyuşmazlıklarda davacının yükle ilgili olarak yabancı ülke mahkemesine başvurması gerekeceği ve bu halde BK md. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz kalacağını, konşimentoda yer alan yetki kaydının Borçlar Kanunu uyarınca genel işlem şartı olduğu sabit olup, Yerel Mahkeme'nin gerek bu hususu gerekse Türkiye'de mukim davalının yetki itirazının TMK m.2'ye aykırı olmasını dikkate almaksızın verdiği karar hatalıdır. Bu sebeple, Yerel Mahkeme'nin ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin geçerli olduğuna hükmettiği yetki klozu, BK md. 20 ve md. 21 gereğince "genel işlem şartı" niteliğinde olduğundan yok hükmünde olduğunu, milletlerarası özel hukuk anlamında yetki alanlarının belirlenmesinde 2014 yılında İzmir 6. ATM tarafından verilen kararda, konişmentoda yer alan yetki kaydı TBK’nın 20. ve devam maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları çerçevesinde geçersiz kabul edilmiş ve Mahkemece genel işlem koşuluna ilişkin TBK hükümlerinin tacirler arasında da uygulama alanı bulacağını açıkladıktan sonra ve yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda Türk Hukuku’nun genel işlem koşuluna ilişkin hükümlerinin MÖHUK madde 6 tahtında doğrudan uygulanan kurallar kapsamında olduğu sonucuna varıldığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafın pasif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava dışı sigortalı ... Tarım Ürünleri San ve Tic. A.Ş. tarafından ithal edilen ceviz cinsi emtianın bulunduğu konteyner, 26/11/2019 tarihinde davalı ... S.A. Acentesi ... (USA) İnc. Firmasının düzenlemiş olduğu ... numaralı konişmento tahtında Oakland/Kaliforniya/ABD Limanından Mersin/Türkiye Limanına taşınmak üzere "... ..." gemisine yüklenmiş ve 03.01.2020 tarihinde... numaralı konteyner Mersin Limanında antrepoya tahliyesi sırasında emtianın ıslandığı tespit edilmiştir. Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Tarım Ürünleri San ve Tic. A.Ş. 'nin ürünleri taşıma sırasında oluşabilecek hasarlara karşı sigortalanmış ve 18.065,00 USD alacak sigortalıdan temlik alınmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "emtianın ıslak ve hasarlı tahliyesine ilişkin sigorta tazminatı ödemesinin rücuen tahsili" sebebine dayalı olarak 18.065,00 USD asıl alacağın, 556,80 USD işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 27/10/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı taraf diğer savunmalarının yanı sıra milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur.Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.Dosyada sunulu bulunan ... numaralı konişmento ekinde bulunan hüküm ve koşulları'nın 10.3. Maddesinde, Tacir tarafından açılacak herhangi bir davanın Londra Yüksek Mahkemesi yargı yetkisine tabi olacağı, ABD'den taşıma yapılması durumunda Newyork Güney Bölgesinde bulunan ABD Bölge Mahkemesinin münhasır yetkisine tabi olacağı düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Rayegân Kender / Ergon Çetingil / Emine Yazıcıoğlu, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, C:1, 2014, s.193). TTK'nın 1228 Maddesine göre ise; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK'nın 1237/1. maddesinde taşıyan ile konişmento hamili(gönderilen) arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda konişmentodaki yetki şartı alıcı/gönderilen ve TTK'nın 1472. maddesi gereğince onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır.Davaya konu taşımaya ilişkin konişmento ... S.A. Adına acentesi ... (USA) İnc. firmasının tarafından düzenlenmiştir. Dolayısıyla konişmentonun davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmediğine ve taşıma sözleşmesi yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılıkta bulunduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin eldeki davada uygulanma olanağı yoktur.Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Yukarıda açıklandığı gibi genel işlem koşulları ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden hazırlanmış sözleşme hükümleri olup, bu özellikleri itibariyle bu sözleşmeler genellikle ilgili firmalar tarafından İnternet sitelerinde paylaşılmaktadır. Aksi yönde bir iddia ve ispat dosya kapsamında mevcut değildir. Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar tahtında taşıma da tamamlandığına göre genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın şart ve koşullarının 10.3. maddesi ile taraflarca Newyork Güney Bölgesinde bulunan ABD Bölge Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca davaya konu uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme belirlenmiş olup geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğuna göre, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmamaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-a Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, taraflarca bu husus her zaman ileri sürülebilecek olup, davalının itirazında yetkili mahkemeyi doğru göstermesi de gerekli değildir. Söz konusu eksiklik giderilemez bir dava şartına ilişkin olup HMK'nın 115/2. Maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Konişmentodaki yetki şartının geçerli olması, uyuşmazlığın, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir işlemden kaynaklanmaması, deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olması ve kamu düzenine aykırılık bulunmaması karşısında, ilk derece mahkemesince Türk mahkemelerinin milletlerarası yargı yetkisi bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davalının milletlerarası tahkim itirazının reddine karar verilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.302,95.TL den karar harcı olan 269,80.TL nin mahsubu ile fazla alınan 2.033,15.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2025