11. Hukuk Dairesi 2023/2651 E. , 2024/5717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/856 Esas, 2023/384 Karar HÜKÜM :Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/710 E., 2020/199 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem
**11. Hukuk Dairesi 2023/2651 E. , 2024/5717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/856 Esas, 2023/384 Karar HÜKÜM :Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/710 E., 2020/199 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince temlik alan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyası ile haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine başlandığını, borcun sebebinin Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1318 E. sayılı dosyasından düzenlenmiş olan kesin rehin açığı belgesi olduğunu, söz konusu rehin açığı belgesinin, dosya borçlularından ... ... ... ve ... ...’e ait rehinli gayrimenkullerin satışı sonrası kalan borç için düzenlendiğini, davacı ...’nın Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1318 E. sayılı dosyasında borçluluk sıfatı kalmadığının mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin davacı banka tarafından düzenlenen kredi sözleşmesindeki borçtan ve işbu kredi sözleşmesine bağlı ipotek senedi nedeniyle, Kırıkkale İcra Müdürlüğü’nün 2012/1317 E. ve 2012/1318 E. sayılı dosyalarında borçlu sıfatı ile yer aldığını, müvekkili adına verilmiş ipoteğin, eşinin muvafakati olmaması ve ipotek senedine konu taşınmazın aile konutu olması nedeniyle, eşi ... tarafından Kırıkkale 2. Aile Mahkemesinin 2012/257 E. sayılı dosyası ile ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması istemiyle dava açıldığını, Mahkemenin kesinleşen 2013/98 E. sayılı kararı ile ... tarafından davalı lehine konulan ipoteğin kaldırıldığını, ayrıca davacının Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/631 E. sayılı dosya ile HSBC Bank A.Ş. tarafından düzenlenen kredi sözleşmesi bakımından borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açıldığını, Mahkemece Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.06.2017 tarih, 2015/9407 E., 2016/2472 K. sayılı bozma ilamına uyularak, davacı ...’nın Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1317 E. sayılı icra dosyasına konu genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, müvekkilinin Mahkeme kararlarıyla da sabit olmak üzere, genel kredi sözleşmesinden ve ipotek senedinden sorumlu olmadığını, bunlara rağmen, davalı banka tarafından başlatılan ve davalı şirket tarafından temlik alınan alacak için Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyası ile yeniden borçlu olarak gösterildiğini ileri sürerek Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyasına konu kesin rehin açığı belgesinden dolayı müvekkilinin 1.145.841,22 TL’lık borçtan sorumlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip müstenidi kesin rehin açığı belgesinin borç ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olduğunu, alacağın takipten çok önce katileşmiş olması nedeniyle itirazın kabil olmadığını, hukuken varlığını sürdüren rehin açığı belgesi mevcut olduğu halde açılan menfi tespit davasının dinlenmesi olanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre temlik eden banka tarafından Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2016/4585 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takip tutarı olan 1.145.841,22 TL’nin asıl alacak tutarı olan 595.551,57 TL’sinin, Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1318 E. sayılı icra dosyası üzerinden düzenlenen 27.02.2015 tarihli kesin rehin açığı belgesindeki tutar olduğu, davalı banka tarafından ... ... ...’e kullandırılacak kredilerin teminatı olarak davacı ... tarafından davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin konusu olan taşınmazın, Kırıkkale 2. Aile Mahkemesinin 2012/257 E., 2013/98 K. sayılı kesinleşen ilamı ile, taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine, tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasına ve ... tarafından HSBC Bank A.Ş. lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği hususu dikkate alındığında söz konusu ipoteğin geçersiz hale geldiği, davacı ...’nın davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti için açtığı dava sonucunda Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/631 E., 2017/11 K. sayılı kesinleşen ilamı ile "ipotek resmi senedi içeriğinde ipotek sorumluluğu dışında, davacının ayrıca müteselsil kefil olarak sorumlu bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığından, genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine" karar verildiğinden davacının müteselsil kefaletten dolayı da sorumlu olmadığı hususunun kesin hüküm ile sabit olduğu, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyası nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyasına konu toplam 1.145.841,22 TL'den borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Temlik alan davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1318 E. sayılı takip dosyasının müvekkili şirkete hiçbir zaman temlik edilmediğini, dava konusu olan dosyanın Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyasından alınan kesin rehin açığı belgesi ile kapatıldığını, temlik eden banka tarafından ... ... ... İnşaat Züccaciye İç Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... ... ...'e kredi kullandırıldığını, bu kredinin teminatı olarak temlik eden banka lehine davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, davacının sorumluluğunun ... ... ...'e şahsen kullandırılan kredi yönünden mezkur taşınmaz üzerinde mevcut ipotekten ve ipotek senedinde mevcut kefalet taahhüdünden kaynaklandığını, ... ... ... İnşaat Züccaciye İç Dış Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırılan krediler yönünden ise genel kredi sözleşmesi üzerindeki kişisel kefalet imzasından kaynaklandığını, söz konusu sözleşmede müteselsil ve müştereken kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2016/4585 E. sayılı dosyasının konusunun ise ... ... ... İnşaat Züccaciye İç Dış Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırılan kredilerin tahsili amacıyla Kırıkkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/1318 E. sayılı takip dosyasında düzenlenen 27.02.2015 tarihli kesin rehin açığı belgesinin oluşturduğunu, söz konusu takip dosyasında ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, takip konusu taşınmazların ve satışın kesinleşmesi neticesinde bakiye kalan borç yönünden kesin rehin açığı belgesi düzenlendiğini, davacının gerek söz konusu rehin açığı belgesi, gerekse ... ... İnşaat Züccaciye İç Dış Ticaret Limited Şirketi'ndeki kefaletinden dolayı müvekkili temlik alan şirkete borçlu bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince her türlü harçtan muaf olduğunu, müvekkili şirketin 03.10.2016 tarihinde kurulduğunu, kuruluştan itibaren 5 yıl için harçtan muaf olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olayda takipten önce, davacı tarafından verilen ipoteğin Kırıkkale 2. Aile Mahkemesinin 2012/257 E. 2013/98 K. sayılı kesinleşen ilamı ile kaldırıldığından geçersiz hale geldiği ve genel kredi sözleşmesine dayalı olarak da davacının kefaletinin olmadığı hususlarının dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda icra takibine konu alacağın borçlusu olmadığı hususunda tereddüt bulunmadığı halde davalının davacıya karşı icra takibi başlatması ve devam ettirmesinden ötürü haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından davalının buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince açılan davanın kabulü ile 78.227,60 TL harcın temlik alan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiş ise de, temlik alan davalının harçtan muaf olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, temlik alan davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temlik alan davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden ve alınan kesin rehin açığı belgesine dayanarak yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temlik alan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.