7. Hukuk Dairesi 2013/23621 E. , 2013/17097 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle geçersiz olarak feshedildiğini belirtilerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama taz…
**7. Hukuk Dairesi 2013/23621 E. , 2013/17097 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe İade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle geçersiz olarak feshedildiğini belirtilerek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, davanın şirket aleyhine ikamesinin mümkün olmadığını belirtirken davalı ... vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece 24.06.2011 tarih ve 2010/694 E.,2011/329 K.sayılı kararı ile verilen işe iade kararı, Yargıtay 22.Hukuk Dairesince 04.05.2012 tarih ve 2011/10394 E., 2012/8726 K.sayılı kararı ile davalı şirketler arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Yasanın 2/6-7 maddeleri yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olup mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alınarak feshin sendikal nedenle yapıldığı belirtilerek davalı ... A.Ş yönünden reddine, davalı ...Ş. yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde yapılan tanıma göre, “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverene alt işveren denilir”. Bunlara ayrıca, taşeron, aracı, müteahhit, alt yüklenici gibi isimler de verilmektedir. Alt-asıl işveren arasındaki ilişki, niteliğine göre, eser, taşıma, kira gibi sözleşmelere dayanır. Alt işveren üstlendiği işi sözleşme koşulları doğrultusunda, ama kendi adına ve bağımsız bir biçimde yürütür. Çalıştırdığı işçilerle kendi adına iş sözleşmesi yapar; gerekli talimatları verir; işçilere ücretlerini kendisi öder; ücret bordrolarını düzenler; SSK primlerini yatırır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için; alt işveren, işçilerini asıl işverene ait işyerinde, asıl işverenden aldığı iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde çalıştırıyor olmalı ve asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin bir bölümünde çalıştırmalıdır. Bu anlamda verilen iş süreklilik arzetmeli, anahtar teslimi verilmiş olmamalıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. maddesine göre “Araçların muayeneleri Ulaştırma Bakanlığına ait muayene istasyonlarında veya bu Bakanlık tarafından işletme yetki belgesi ile yetki verilmesi halinde ise, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait muayene istasyonlarında yapılır. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Ulaştırma Bakanlığının onayı ile alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşulu ile devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz”. Dosya içeriğine göre davalı ... Şirketi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35. Maddesi uyarınca araçları muayenelerini yapmak ve istasyon açmak üzere Ulaştırma Bakanlığı’ndan yetki almıştır. Davacı işçi de bu kapsamda adı geçen davalı tarafından işe alınmıştır. Ancak davacının çalıştığı işyeri davalı ... Şirketi tarafından diğer davalı ... şirketine işçileri ile birlikte devredilmiştir. Somut uyuşmalıkta, davacının iş sözleşmesi sendikaya üye olduktan sonra “20/10/2010 çarşamba günü mesai çıkışında servis aracında istasyonda görevli bulunan Fatma Dakak'a kendisinin laf taşıdığını, her şeyi Hasan Demirtaş'a ilettiğini, işten atılması halinde istasyonu kapattıracağını söyleyerek sataşması nedeni ile 4857 sayılı Yasanın 25/II-d maddesi uyarınca feshedildiği “ belirtilmiştir. Dinlenen tanık beyanlarından iddia edilen sataşma olayının olmadığı anlaşılmakta olup davalı işveren olaya ilişkin bilgileri olduğunu düşündüğü için idarı soruşturma aşamasında beyanlarını aldığı çalışanları tanık olarak dinletmemiştir. Davacı ve aynı işyerinde çalışan yakın tarihlerde işten çıkarılan işçilerin müracaati üzerine Bölge Çalışma Müdürlüğü müfettişi tarafından hazırlanan 15.02.2011 tarihli iş müfettişi raporu, aynı gün temyiz incelemesi yapılan dosyalardaki sendikanın yetki prosedürüne ilişkin yazıları ile sendikaya üye olan, istifa eden, istifa ettikten sonra işyerinde halen çalışan işçisi sayısı ile sendika üyesi olup işten çıkarılan işçisi sayısı, davacı ile aynı yerde çalışan 10/12/2010 tarihinde işten çıkarılan Süleyman Kaçar'ın açtığı işe iade davası sonucunda Antalya 3. İş Mahkemesince verilen 23.11.2012 tarih ve 2012/285 E., 2012/764 K sayılı iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenlere dayandığına dair işe iade kararının temyizi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesince 31.01.2013 tarih ve 2013/1627 E., 2013/3805 K sayılı onama kararı, yine aynı yerde çalışan 21/10/2010 tarihinde işten çıkarılan işçi Cihan Metin tarafından açılan davada verilen kararın ortadan kaldırılarak her iki davalının birlikte sorumlu tutulmasına ve iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle yapıldığına dair 9. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2012 tarih ve 2013/22885 Esas 2013/22909 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin 03/07/2013 tarih ve 2013/17246 Esas, 2013/12521 Karar sayılı Hüseyin Deniz tarafından açılan davada verilen kararın davalıların birlikte sorumlu tutulması ve feshin sendikal nedenle yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesi ile bozularak ortadan kaldırılmasına ilişkin kararı birlikte değenlendirildiğinde haklı veya geçerli nedene dayanmayan feshin davacının sendikal faaliyetleri nedeniyle yapıldığı kanıtlandığından, işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca belirlenmesi isabetli olup bu nedenle davalının temyizi yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı ... ... AŞ şirketinin asıl işveren olarak kabul edilmemesi ve davanın bu şirket yönünden reddedilmesi hatalı bulunmuştur. Zira davalı ... asıl işini diğer davalıya devretmiştir. 2918 sayılı Kanunun 35. Maddesi ile tanınan bir yetki olduğundan, davalının asıl işini bu şekilde vermesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/5 maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki gerek işletim sözleşmesindeki ayrıntılı hükümler gerekse işçilerin ... Şirketi tarafından alınarak eğitime tabi tutulması ve sonrasında diğer şirketlere devredilmesi, kontrol ve denetim yükümlülüğünün ... Şirketine ait olması, alt işleticisinin eylemlerinden ... ... şirketinin sorumluluğunun devam etmesi gibi gerek Yönetmelik hükümleri gerekse işletim sözleşmesi ve 2918 sayılı Yasanın 35.maddesinden anlaşılmıştır. Davalı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilmeli, bu şekilde asıl işverenin işe iadenin sonuçlarından diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu cihetine gidilmelidir. ( aynı yönde Yargıtay 9 HD, 28.01.2013 tarih ve 2012/21569 E.-2013/3163 K sayılı kararı) 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının alt işveren Turtalya Araç Muayene İst.Yap.İşl.AŞ işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tazminat miktarının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca davacının takdiren 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE, davacı işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen varsa bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatının yapılacak bu ödemeden mahsubuna, 5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 7,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 6.Davacının yaptığı 428,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptıkları yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, diğer davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak ile karar verildi.