11. Hukuk Dairesi 2009/3679 E. , 2010/10971 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2007/627 - 2008/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3679 E. , 2010/10971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2007/627 - 2008/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olan dava dışı ...'dan iki adet hisse devraldığını, devrin davalıya bildirilmesine rağmen , davalının devri kabul etmediğni ileri sürerek, dava dışı ...'un iki adet hissesini davacıya devrettiğinin ve devrin geçerliliğinin tespiti ile ortaklık pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya hisse devreden ...'in kooperatif ortağı değil arsa sahibi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının devraldığı hisselerin dayanağının kat karşılığı inşaat sözleşmes ile arsa sahiplerine düşen kısma ilişkin olduğu, 20.03.2004 tarihli genel kurulda arsa sahiplerinin ortaklığa kabul edildikleri, davacının davalı anasözleşmesindeki ortaklık koşullarını taşıdığı, davalının noterden yapılmış hisse devrini kabul etmekten kaçınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, hisse devir sözleşmesine bağlı ortaklığın tespiti ve tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki çekişme, dava dışı ... tarafından davacıya yapılan devirlerin geçerli olup olmadığı, bu bağlamda davacının, davalının ortağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin ortaklığını önceki ortak ...'dan devir suretiyle elde ettiğini iddia etmiş, davayı salt kooperatif tüzel kişiliğine yöneltmiştir. Ancak, açılan bu davada verilecek karar, dava dışı devir eden kişinin de hukukunu etkileyecek nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, mahkemece, davacı vekiline ortaklığı devir alındığı iddia edilen kişiye karşı da dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde iş bu davayla birleştirilerek tüm tarafların kanıtlarının toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.