T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/03/2022 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ:02/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirild…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/03/2022 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) GEREKÇE TARİHİ:02/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki diğer davalıya ait ... plaka sayılı kamyonet ile 20/02/2016 tarihinde, yaya olarak, karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkili davacıların annesine çarpması neticesinde davacıların annesinin vefat ettiğini, davalı sürücü hakkında Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açıldığını, sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini, her ne kadar ceza dosyasında yapılan keşif sonucu düzenlenen kusur raporunda özetle, müvekkili davacıların annesinin asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu kusur durumunun kabulünün mümkün olmadığını, eksik değerlendirme yapıldığını, tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketince kabul edilmediğini belirterek müvekkili davacı ...'ün, trafik kazası sonucunda annesinin vefat etmesi nedeniyle uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, defin giderleri karşılığında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini, müvekkili davacıların duymuş olduğu elem ve ızdırabın ve manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi için, müvekkili davacı ... yönünden 10.000,00 TL, diğer davacı ... yönünden ise 7.500,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç işletenin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alma haklarının olmadığını, başvuru usulünün tam olarak yerine getirilmediğini, müteveffaya ait güncel nüfus kayıtlarının sunulmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur yönünden itirazları olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların haksız ve kötü niyetli olduğunu, ceza mahkemesinde tarafının tali kusurlu olduğu yönündeki belirlemeyi kabul etmediklerini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…tüm dosya kapsamı, kusur ve aktüerya bilirkişi raporu gereği davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça cenaze/defin masrafı da talep edilmiştir ve yerleşik Yargıtay kararları gereği bu kalem talep edilebilir. Mahkememizce bu kaleme ilişin yazışmalar yapılmış ve hesap bilirkişisi tarafından defin giderlerinin, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin müzekkere cevabı doğrultusunda 650,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu hesap hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Yargıtay 17. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Kusur raporu içerikleri, olayın oluşu dikkate alınarak, takdiren yayanın %80, sürücünün %20 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu istinaden, defin masrafı talebi kısmen kabul edilmiştir. Davacıların manevi tazminat taleplerine bakıldığında; 6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur. Aynı Kanunun, 56 ıncı maddesi (mülga 818 Sayılı BK un 47 md) uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. Mahkememizce aşamalarda, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yaptırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:..., K:... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.) Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir (KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonimik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Dosyadaki bilirkişi raporları yerinde, hukuka ve oluşa uygun bulunmuşlardır. Yargıtay 17. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Kusur raporu içerikleri, olayın oluşu dikkate alınarak, takdiren yayanın %80, sürücünün %20 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Somut olayda, tarafların sosyal ekonomik durumları, olaydaki sürücü kusurları, olayın oluşu, haksız fiil nedeniyle vefatın gerçekleşmesi, dava dilekçesindeki talep miktarı, paranın satın alma gücü, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler göz önünde tutarak, hükümde belirtildiği şekilde manevi tazminata hükmetmek, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü" gerekçesi ile "davacının destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacının defin gideri talebinin kısmen kabulü ile, 50,00 TL defin masrafının davalı Sigorta şirketi bakımından 25.04.2019 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise 20.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'nın eşinden boşandığını, annesi ve küçük kızı ile birlikte ikamet etmekte olduğunu, müvekkili davacının çalışması nedeniyle küçük kızına, müteveffa annesinin baktığını, evin temizliği ve yemeklerin yapılması işini de annesinin yerine getirdiğini, müteveffa anne, bu işleri yapmamış olsa, müvekkili davacının, bu işleri yapması için bakıcı ya da yardımcıdan hizmet satın alması gerekeceğini ve maddi anlamda bir ödeme yapmak durumunda kalacağını, bu nedenle müteveffa annenin, müvekkil davacıya hem eylemli hem de maddi yönden desteğinin söz konusu olduğunu, bu durumda müteveffa annenin, eylemli ve maddi sonuçları bakımından tam anlamıyla destek sayılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Aynı Yasa'nın 53. maddesi uyarınca da ölüm halinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların talep edilebileceği, Yasa'nın 56/2 maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 6/3/1978 gün ve 1/3 sayılı kararında; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" belirtilmiştir. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde; yaşları, eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar, yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre çocuklar yönünden destekten yoksun kalma taleplerinin değerlendirilmesinde yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar, yüksek öğrenim yapmamakta ise erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceğinin kabul edilmesi gerektiğine, müteveffanın torununa bakması, ev işlerini yapması eylemlerinin gelecekte devam edeceğinin belirsiz olmasına, müteveffanın davacı ...'nın çocuğuna bakmak ve ev işlerini yapmakla ahlaki bir görevi yerine getirmekte olmasına, gelecekte devam edecek maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının da kanıtlanamadığının (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2007 tarih, 2006/3374 Esas, 2007/2125 Karar sayılı ilamı) anlaşılmasına göre, davacı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/02/2026 ...