İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkiline ait ........ plakalı araç ile ZMSS po…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 22/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkiline ait ........ plakalı araç ile ZMSS poliçe teminatı kapsamında ........ A.Ş nezdinde ........ poliçe numarası ile sigortalı ........ plakalı aracın 05/01/2024 tarihinde karıştığı kazada müvekkil aracında hasarın meydana geldiğini ve değer kaybı ile aracın kullanılamamasından kaynaklı kayıp oluştuğunu, davalı ........'nun sevk ve idaresindeki aracın kazanın meydana geldiği konumun hız sınırı kurallarını ihlal ederek duramadığını ve müvekkilin sevk ve idaresindeki araca hızla çarparak, müvekkilinin aracında hava yastığı açılması şeklinde kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkil aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybından araç sürücüsü yanında aracın sigorta poliçesi ile teminat kapsamına aldığı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, kazaya karışan ........ plakalı araç kaza tarihinde ........ AŞ nezdinde ........ poliçe No’lu ‘‘Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi’’ sigorta poliçesi ile teminat kapsamında olduğunu, ........’ne ait “.........com” ve ".........com" e-mail adresine 30/4/2024 ve 28/5/2024 tarihlerinde hasar bedeli ve değer kaybı talebe ilişkin başvuru yapıldığını, şirketin araçtaki gerçek zarardan mesul olmakla gerçek zarar kalemi olarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla; müvekkil aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının, kaza tarihindeki araç başına trafik sigortası teminat bedelinin tarafımıza 15 günlük yasal süresi içerisinde ödenmesi vekaleten talep edildiğini, ilk başvuru üzerine davacıya uzun bir süre cevap verilmediğini, 28/5/2024 tarihinde yeniden başvuru yapıldığını, aynı e-mail adresi üzerinden 28/5/2024 tarihinde sigorta şirketi bünyesinde ........ sayılı hasar dosyası ile ........ sayılı değer kaybı dosyasının açıldığının bildirildiğini, ancak bu tarihten itibaren bir dönüş veya değer kaybı tazminatına ilişkin bir ödeme yapılmadığını, davalılar ile yapılan arabuluculuk toplantılarının da sonuç vermediğini ve müvekkilinin zararlarının kendisine ödenmediğini ve davalı araç sürücüsünün ise arabuluculuk görüşmelerine dahi katılmadığını, belirterek değer kaybı hasar tazminatı ve araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davada yetkili mahkemenin, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini ancak davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. Maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirildiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasını, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini ve araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, izah olunan nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plaka sayılı araç ( Kamyonet) sürücüsü ........'nun %100 oranında, ........ plaka sayılı araç ( Otomobil) sürücüsü ........'ın kusursuz olduğu , kaza neticesinde davacıya ait araçta 228.572,00 TL tutarında değer kaybı, 212.259,80 TL hasar tazminatı, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 22.500,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile değer kaybı ve hasar tazminatı alacak kalemlerinden sorumlu olduğu, davacı taraf ıslah dilekçesi ile manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı anlaşıldığından oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. DAVANIN KABULÜ ile, Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 228.572,00 TL Araç hasarından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 212.259,80 TL Olmak üzere toplam : 440.831,80 TL'nin Davalı ........ yönünden kaza tarihi olan 05/01/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ yönünden (poliçe teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 25/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 22.500,00 TL' nin, Davalı ........'dan kaza tarihi olan 05/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacının usulüne uygun bir şekilde açılmış bir manevi tazminat davası olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin dava süresince eksik değerlendirme ve inceleme yaptığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporunu hükme esas alarak davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemece kurulan hükümde hükmün gerekçesinin açıklanmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, hükmün kaldırılması yerine davanın yeniden görülmesine karar verilirse ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı araç hasarı nedeniyle, hasar, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekilince istinaf istemeninde bulunulmuştur. 1-Davalının kusura itirazında: 05.01.2024 tarihinde, sürücüsü davalı ........ olan ........ plaka sayılı aracı ( Kamyonet) ile sürücüsü davacı ........ olan ........ plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda asli kusurlu olan ........ plakalı araç sürücüsü ........ 2918 Sayılı KTKnın 53/1-b( Sola dönüş kurallarına riayet etmemek ) maddesini ihlal ettiği, tali kusurlu olan ........ plakalı araç sürücüsü ........ ise 52/1-a ( Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken ….azaltmamak) maddesini ihlal ettiği görüşü bildirilmiştir. Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 13/01/2025 tarihli raporun, dosya içerisinde bulunan kaza anını gösteren kamera görüntülerinin izlenmesi ile hazırlandığı, ........ plakalı kamyonet sürücüsü .....'nun 2918 sayılı KTKnın sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller 84/h ( kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kuralını ihlal ettiğinden %100 ( Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........ bu kazanın meydana gelmesinde kural ihlalinin bulunmadığı, görüşünün bildirildiği görülmüştür. 13/01/2025 tarihli rapor ile kaza tespit tutanağında ortaya çıkan çelişki nedeniyle mahkemece Karayolları Fen Heyetinden alınan 28/04/2025 tarihli raporda; ........ Plaka Sayılı araç ( Kamyonet) sürücüsü ........'nun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/h ve 57/c maddesini ihlal ettiği, bu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu,........ Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ........; Bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun, dosya kapsamında bulunan kamera görüntüleri izlenmek ve önceki rapor ve kaza tespit tutanağının irdelenmek suretiyle, denetime elverişli, açıklayıcı, rapor ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir. 2-Hasar itirazının incelenmesinde: Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği, Karayolları Fen Heyetince hazırlanan 28/04/2025 tarihli raporun, mahkemece hasar bilirkişinde alınan 13/01/2025 tarihli rapor ve hasarla uyumlu olduğu, yargıtay içtihatlarına göre hazırlandığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. 3-Değer Kaybı hesabına itirazında; Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre Karayolları Fen Heyetince düzenlenen 28/04/2025 tarihli rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ........ A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ........ A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 13.662,00 TL harçtan peşin alınan 7.528,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.133,70 TL harç giderinin davalı ........'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.