T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1364 KARAR NO : 2026/164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26.04.2022 NUMARASI : 2022/41 Esas - 2022/446 Karar DAVA: Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklanan) Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminat taleb…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1364 KARAR NO : 2026/164 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26.04.2022 NUMARASI : 2022/41 Esas - 2022/446 Karar DAVA: Tazminat (Kargo taşımasından kaynaklanan) Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet üzerinden sattığı iki adet ikinci el kadın çantası ve bir adet bayan kol saatini 35.000,00 TL bedelle Ankara'da ikamet eden alıcıya sattığını, bu ürünlerin alıcıya gönderilmek üzere davalı şirketinin Beşiktaş Ortaköy şubesine teslim edildiğini, davalının bu kargoları adreste teslim yerine büroya gelen ve kendisini alıcı ... olarak tanıtan bir kişiye teslim ettiğini, gerçek alıcının ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin uyarısı ile durumun farkına varıldığını, satılan çantaların ve saatin sosyal medyada 35.000 TL bedelle satıldığını, kargo için 19,29 TL ödendiğini, kargonun yanlış kişiye tesliminde davalının kusurlu olduğunu, müvekkilinin manevi zararı oluştuğunu ileri sürerek, müvekkilin maddi zararı karşılığı 35.019,29 TL, manevi zararı için 1.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının dava konusu çanta ve saati tam ve hasarsız olarak teslim ettiğini kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, paketin içeriğinde ne bulunduğunun kanıtlanması gerektiğini, göndericinin, ürün teslimi sırasında gönderilerin cinsi, miktarı, niteliği gibi hususları tam ve doğru olarak bildirmekle hükümlü olduğunu, müvekkilinin teslim edilen kargonun taşımasından üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, kargo paketinin teslim alındığı şekilde alıcısına teslim ettiğini, davacının afaki iddialar ve ispata muhtaç ithamlarla dava açtığını, kargo paketinin içeriğinin bilinemediği gibi ürünler için talep edilen bedelinin de kabul edilemeyeceğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince daha önce ceza yargılamasına göre gönderilen emtiaların ...'na ait olması nedeniyle kargolar bakımından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle husumet bakımından reddine, taşıma ücreti bakımından talebin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2021tarih ve 2019/1598 E.2021/1591 K. sayılı ilamı ile davacının taşıma sözleşmesinin tarafı olarak aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince bu kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda eldeki istinaf incelemesine konu karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, yüksek mahkeme ilamı ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından Çankaya / Ankara adresinde ... isimli kişiye teslim edilmek üzere verilen kargo eşyasının, davalı tarafından kargo takip numarasını bildiren alıcı dışında başkaca bir kişiye teslim edildiği, davacı tarafından kargo içerisinde lüks marka kadın çantası ile kol saati bulunduğu iddia edildiği, ancak bilirkişi raporunda da değinildiği üzere kargonun standart kargo olarak gönderiminin yapıldığı, içerik ve mal bildiriminin olmadığı, davalı sorumluluğunun davacı tarafından kargo takip numarasının 3. kişi ile paylaşılmış olması ve davalı tarafından takip numarasını bildiren alıcı dışında üçüncü bir kişiye teslim yapılmış olması nedeni ile TTK'nun 882. maddesi gereği hesaplanması gerektiği bu miktarın 188,22 TL+ gönderim ücreti olduğu, davacı tarafından gönderim ücretinin 19,29 TL olarak beyan edildiği su kapsamda davacının talep edebileceği tazminat miktarı mahkememizce 207,51 TL olduğu kabul edilmiş ve davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat istemine gelince, manevi tazminat kişilik haklarına saldırı durumunda talep edilebilecek tazminat olup, manevi tazminata hükmedilmesi için değinildiği üzere kişilik haklarına bir saldırı yapılması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından, ürünün teslim edilememesi nedeni ile itibarının zedelendiği ileri sürülmüş ise de buna ilişkin olarak herhangi bir delil sunulmamış manevi tazminat koşullarının oluştuğu ispat edilememiştir. Bu sebeple manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 207,51 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece hatalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, raporda, müvekkilinin teslim ettiği paketin içeriği hakkında herhangi bir fatura, bilgi veya belge sunmadığı, paketinin davalı şirkete tesliminde özel menfaat veya içerik mal bildirimi yapılmadığı, yanlış kişiye teslimde esas kusurun kargo takip numarasını alıcıya veren davacıda olduğunun bildirildiğini, oysa bu ürünlerin Instagram üzerinden satışı gerçekleştirilen emtialar olduğunu ve teslim tarihinde bu sosyal ağ üzerinden satılan emtia için fatura düzenlenmesi gerekmediğini, satışı gerçekleştirilen davaya konu eşyaların fotoğraflarının Instagram sayfasında bulunduğunu ve bu fotoğrafların dosya sunulduğunu, eşyaların, paket içerisinde kargo şubesine teslim anına ilişkin kamera kayıtlarının incelenerek, paket boyutu ile ürünlerin boyutu kıyaslandığında beyanların doğruluğunun tespit edilebileceğini, buna rağmen müvekkiline yasaların yüklemediği fatura yokluğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişi raporunda ayrıca davalı şirketin yasal sorumluluklarına aykırı davranmasının sonucundan müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, kargo paketinin içeriğine ilişkin bilgilerin kaydının yapılmasının göndericiye ait olmayıp, kargo şirketine ait olduğunu, kargo paketinin alıcı dışındaki bir kişiye tesliminde kusurun, kargo takip numarasının alıcıya veren müvekkil davacıda olduğuna kanaat getirildiğini, ancak kargo takip numarasının paketin taşınması sürecindeki konum hareketlerinin takibini sağlamanın ötesinde bir işlevi bulunmadığını, alıcının kimlik bilgilerini haiz olan davalı şirketin söz konusu bilgileri kontrol etmeden davacıya ait paketi üçüncü kişiye teslim etmesinde müvekkili açısından kusur olarak nitelendirilemeyeceğini, içerik tesliminin davalının sorumluluğunda olması nedeniyle, sosyal medya hesabında sergilenen ve satışa sunulan ürünlerin tam bedelinin ödenmesi gerektiğini, davalının kusuru sonucu müvekkilinin manevi zarara da uğradığını, davanın esasının değerlendirilerek uğranılan gerçek zararın tespiti ile tahsili gerektiğini, davalının teslim aldığı paketin içeriği hakkında bilgi almayarak kusurlu davrandığını, adrese teslim olarak gönderilen paketi şubeye gelen 3.kişiye, alıcının kimlik bilgileri ile eşleşmesi kontrol edilmeksizin teslim edildiğini, davacının teslim ettiği pakete dair fotoğraf kayıtlarının 06.01.2016 tarihli delil dilekçesinde yer almasına karşın söz konusu delillerin dikkate alınmaksızın ağırlık hesabı ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, yurt içi kargo taşıması sırasında alıcısı dışında başka bir kişiye teslim edilmesi nedeniyle emtia bedelinin ve manevi zararın davalı taşıyandan tazmini istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taşıma sözleşmesi TTK'nın 850 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya ve yolcu taşıma işinin ve ikisini de birlikte üstlenen kişidir. Taşıma sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından sözleşmenin kurulması için TBK'nın 12. maddesine göre bir şekil şartı bulunmamaktadır. Taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğu sabittir. Davacı vekili, müvekkilince İnstagram hesabından satışa sunulan iki adet kadın çantası ile bir adet kadın saatinin Çankaya/Ankara adresinde bulunan alıcı ...'e teslimi için davalı şirketin Ortaköy/Beşiktaş şubesine teslim edildiğini, kargonun adreste teslimi gerekirken, şubeye gelen kişiye kimlik kontrolü yapılmadan kargo takip numarası ile teslim edilmesi nedeniyle gönderilerin bedeli ile uğranılan manevi zararların tazminini istemiştir. Dava konusu kargonun teslimi sırasında içeriği hakkında bir bilgi verilmediği, ürün içeriğine ilişkin değer veya açıklamanın taşıma belgelerine işlenmediği anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelerden kargonun adrese gönderilerek teslimi yerine, davalı şirketin acentesine gelen ve kargo takip numarasını veren başka bir kişiye kargonun teslim edildiği sabittir. Dosyada bulunan İstanbul 51. Asliye Ceza mahkemesinin 2017/474 Esas sayılı dosyasına ilişkin duruşma tutanağında, aleyhine güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılan davalı şirketin şube müdürü olan ...'ün, kimlik kontrolü yapılmadan ürünü teslim ettiğini kabul ettiği görülmüştür. Ceza mahkemesince yapılan inceleme sonucu suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir. Bu durumda, davalı şirketin teslim aldığı ve Ankara ilinde teslim etmesi gereken emtiayı, sadece kargo takip numarasını söyleyen bir alıcıya teslim ettiği sabittir. İlk derece mahkemesince kargo takip numarasının, gönderen tarafından alıcıya teslim edildiği kabul edilerek bu numaranın üçüncü kişinin eline geçmesinde taşıyanın bir kusuru bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Ancak kargo takip numarasını üçüncü kişiye davacının verdiğine dair bir kanıt bulunmadığı gibi, taşıyanın asli edimi emtiayı teslim aldığı tarihten sonra basiretli bir taşımacı gibi emtiayı taşıyarak gerçek alıcısına, gerekirse kimlik kontrolü yapmak suretiyle teslim etmektir.TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın zıyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Bu nedenle, somut olayda, davalının kusur ve sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince farklı değerlendirme yapılarak davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlandırılması isabetsiz olmuş, bu yöne ilişkin davacı istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Bilirkişi tarafından emtianın ölçülen hacmi ve ağırlığı, ceza dosyasındaki beyanlar davacı tarafından sunulan görüntüler, Instagram görüntüleri dikkate alındığında, davacı tarafından gönderilen emtianın kadın çantası ve kol saati olduğuna dair iddianın olaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu emtiaların değerinin tam olarak belirlenmemesi hâlinde TBK'nın 114/son maddesi uyarınca sözleşmeler hakkında da uygulama yeri bulunan haksız fiillere ilişkin TBK'nın 51 ve 52. maddelerine göre tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Dosyadaki belgelere, bilirkişi raporundaki değerlendirmelere ve ceza kovuşturmasındaki beyan ve tespitlere göre, taşınan emtianın değerinin 30.000 TL olabileceği Dairemizce değerlendirilmiştir. TTK'nın 882. maddesine göre taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat miktarı kilogram başı özel çekme hakkı ile sınırlandırılmıştır. Ancak TTK'nın 886. maddesi gereğince zararın kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesinin ihtimali bilinciyle işlenmesi hâlinde taşıyan, sorumluluğun sınırlandırılması hükümlerinden yararlanamaz. Dava konusu taşımada, davacının Ankara ilinde ve konutta teslimi için davalı taşımacıya taşıma ücreti karşılığı verdiği çanta ve saat emtiası davalı tarafından taşınarak, adresinde teslim edilmesi gerekirken, alıcının kimliği kontrol edilmeden, emtianın teslim edildiği kargo şubesinde bilinmeyen bir alıcıya teslim edilmiştir. Alıcının kimliğinin kontrol edilmediği, sadece kargo takip numarası ile emtianın alındığı açıktır. Emtianın gönderileni belli olduğundan, teslim anında geçerli bir kimlik belgesi ile alıcının kimliğinin tespiti gerekmektedir. Kargo takip numarasının, yurt içi kargo taşıma hizmeti bakımından alıcının kimliğini belirlemede tek başına etkisi bulunmamaktadır. Taşıyıcı, geçerli bir kimlik belgesi ile alıcının kimliğini doğrulayarak taşınan emtiayı teslim etmelidir. Belirtilen şekilde işlem yapılmadan emtianın ilgisiz bir kişiye teslim edilmesi nedeniyle zararın pervasızca bir hareket nedeniyle meydana geldiği kabul edilmelidir. Bu nedenle TBK'nın 52. maddesine göre belirlenen 30.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda taşıma sözleşmesinin geçerli şekilde kurulduğu ve tazminata hükmedildiği bir durumda, taşıma alacağının geri tahsiline karar verilemez. Bu açıklamalar doğrultusunda davacının maddi tazminatı ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Davacı manevi tazminat talep etmiş ise de taşınmak üzere teslim edilen ve ticaret emtiası olduğu anlaşılan kargo emtiasının teslim edilmemesinin TBK'nın 58. maddesi gereğince davacının kişilik haklarını zedelediğinden söz edilemeyecektir. Sözleşmenin ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmiş olması somut olay bağlamında TBK'nın 58. maddesi gereğince manevi tazminatı gerektirmediğinden, davacının manevi tazminat talebinin reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmuş, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Manevi tazminat talebinin reddine, 2-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin ödenen 615,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.434,18 TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin ödenen 646,92 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini avukatla temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği maddi tazminat yönünden hesaplanan 5.019,29 TL ve manevi tazminat istemi yönünden hesaplanan 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.019,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP ortamında kayıtlı toplam 1.763,75 TL yargılama giderinin, davdaki haklılık oranlarına göre hesaplanan 1.469,79 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 31,80 TL yargılama giderinden, davadaki haklılık oranlarına göre hesaplanan 5 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Gider ve delil avanslarının harcanmayan kısımlarının, yatıran taraflara iadesine, 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 178,85 TL posta gideri olmak üzere toplam 399,55 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.02.2026 KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.