12. Hukuk Dairesi 2011/16659 E. , 2012/2242 K. MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/04/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece verilen kısa kararda; "Davanın kabulüne, itirazın kaldırılarak takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının dav…
**12. Hukuk Dairesi 2011/16659 E. , 2012/2242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/04/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece verilen kısa kararda; "Davanın kabulüne, itirazın kaldırılarak takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda; "Davanın kabulü ile Balıkesir 3.İcra Müdürlüğünün 2010/12857 esas sayılı takip dosyasındaki vaki itirazın kaldırılmasına, takibin devamına..." şeklinde hüküm kurulmak sureti ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. TC Anayasası, yargılamada alaniyet ilkesini benimsemiştir. Buna göre yargılama açık olarak yapılacak ve HMK.nun 297/2.maddesi hükmü geregince de yargılama sırasında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilecektir. Aynı kanunun 298/2.maddesi hükmü ise sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmayacağını amirdir. Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğunda ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından sözedilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 16.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmek sureti ile yeni bir karar vermekten ibarettir. SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.