T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2014 - 2025/2296 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2014 KARAR NO : 2025/2296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2022/417 E. - 2023/360 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada An…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2014 - 2025/2296 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2014 KARAR NO : 2025/2296 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2023 NUMARASI : 2022/417 E. - 2023/360 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/07/2023 tarih ve 2022/417 E. - 2023/360 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkili şirketler adına tescilli “...” markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkili şirketler adına tescilli “...” ibareli markaların varlığı ve tüketici nezdindeki bilinirliğine rağmen, müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin “...” ibareli başvuru için 29, 30, 35, 43. Sınıf mal ve hizmetlerde tescil talebinde bulunulduğunu, bu durumda dava konusu marka sahibinin, “...” markalı ürünlerin tüketici nezdindeki tanınmışlığından haksız bir avantaj sağlayacağını, müvekkili şirket tarafından “... ...” ve “...” ibareli markaların kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılmış ve toplum nezdinde tanınmışlık düzeyine erişmiş bir marka haline geldiğini, müvekkili şirketin “...” ibaresini, tescil edilmek istenen eşyalar sınıfında uzun yıllardır kullandığını, “...” ibaresi ile tescilli ürünlerinde, ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağlamış, maruf ve meşhur hale getirerek bu ürünler için büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, "..." ve "..." ibareli markaların anlam olarak birebir aynı olduğunu, davalı şirketin dava konusu markayı tescil ettirmek istemekteki amacının, markaları ile seri marka olduğu veya davalı şirket ile müvekkili şirketler arasında işletmesel yahut mali bir bağın bulunduğu izlenimi yaratarak markalarının tanınmışlığından ve müvekkillerinin tüketiciler nezdindeki güvenilirliğinden yararlanmak olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili şirketler markaları arasında yapılacak değerlendirmede, sadece görsel ve işitsel olarak “...” ve "... ...", “...” ibarelerinin karşılaştırılması suretiyle değil ve fakat her iki markanın da üzerinde kullanıldığı ürünler bakımından üretim ve pazarlama amacına ettiği hizmet de göz önüne alındığında, anlamsal açıdan yüksek benzerliklerinin bulunduğu da dikkate alınarak karşılaştırma yapılması gerektiğini, davalı şirket tarafından marka olarak başka bir ibare seçme olanağı mevcut iken, “...” ibareli müvekkili şirketler markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir ibarenin tercih edilmesinin, iltibas ve haksız rekabet şeklinde kendisini gösteren kötü niyetin bir tezahürü olup, davalı şirkete bu konuda bir koruma sağlanmaması gerektiğini, “...” ve “... ...” ibareli markaların müvekkili şirketler tarafından uzun yıllardır büyük yatırımlar yapılarak kullanılmış ve bu kullanım sonucunda toplum genelinde müvekkili ile özdeşleşmiş ibareler haline getirilmiş olduğunu, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK 6/7 ve 6/8. maddeleri gereğince de reddi gerekirken, aksi şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-11388 sayılı ret kararının iptaline ve 2021/093393 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru konusu ibarenin ihtiva ettiği anlam, genel görünüm, hedef tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenimin, davacıya ait markalardan bütüncül anlamda tamamen farklı olduğunu, hedef tüketici kesiminin başvuruya konu davalı markası ile itiraza gerekçe gösterilen davacı markalarının bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olduğunu anlayabileceğini, gerek görsellik olarak, gerek anlamsallık olarak gerekse de işitsellik olarak çok büyük farklılıklar olduğunu, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK 6/1 anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığını, markalar benzer olmadığından, itiraz gerekçesi mesnet markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağından ve mesnet markaların ün ve itibarından haksız kazanç elde etme veya bunlara zarar verme ihtimalleri bulunmadığından başvuru konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebebin söz konusu olmadığını, markaların ayniyet derecesinde ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olması kötüniyetin varlığını tespit için tek başına yeterli değilken, iddialara mesnet markalarla dava konusu başvuruya konu işaret arasında ibarenin tesciline engel olacak nitelikte bir benzerlik dahi bulunmadığını, davacı tarafça Kuruma itiraz aşamasında kötüniyet iddiasını destekleyecek nitelikte somut ve elle tutulur yeterli delil sunulmadığından ve de böyle bir kanaat oluşmadığından kötüniyet iddiasının da reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, markalar arasında ortak ibare olan "..." ibaresinin, günlük hayatta yaygın şekilde kullanımı olan, ayırt edici vasfı "düşük" hatta "ayırt edicilik vasfı olmayan" bir ibare olduğunu, "..." ibaresinin davacı tarafın "ilk defa bulduğu / ortaya çıkardığı" bir ibare de olmadığını, davacının kullanımı son derece yaygın olan, "halka ait" olarak tasvir edilebilecek bir ibareye ilişkin olarak "münhasır hak" iddiası manasına gelen taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, markaların görsel ve anlam olarak birbirinden farklı olduğunu, "..." ile "..." şeklindeki birbirine tamamen zıt iki kavramın tüketici nezdinde karıştırılabilme ihtimali bulunmadığını, "karıştırılma" ihtimalleri bulunmadığından, davacının tanınmışlık iddiasının huzurdaki uyuşmazlık ile hukuki irtibatı olmadığını, müvekkilinin "kötüniyet" olarak addedilebilecek hiç bir fiilinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu marka başvurusu kapsamında, 29. Sınıfta yer alan malların, davacı şirketlere ait davaya gerekçe markaların tescil kapsamında yer alan mallar ile aynı/aynı tür olduğu, 30. Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” mallarının davacı şirkete ait 2011 36868 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mallar ile genel olarak birbirleriyle ikame edilebilen veya tamamlayıcı mallar olması veya rekabet halinde bulunmaları, hitap ettikleri tüketici kesiminin örtüşmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı işletmeler tarafından üretilebiliyor olmaları gibi sebeplerle benzer kabul edilmekte olduğu, 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri davacı şirketlere markaların tescil kapsamında 29. sınıfta yer alan mallar ile ilişkili mal ve hizmetler olduğu, davaya konu marka 43. sınıfta 01. alt grupta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”ni, davacı şirketlere ait markaların ise 29. sınıfta yer alan malları kapsadığı, davaya konu marka başvurusu kapsamında; 29. sınıfta yer alan malların “yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti” sunan işletmeler tarafından tüketiciye arz edilebilen ürünler olması ve birbirlerini tamamlayıcı mal/hizmetler olması; özellikle, yiyecek ve içeceklerin tedarikinin ve bu tür malların imalatının aynı teşebbüs tarafından aynı ticari marka altında sunulduğu durumlarda tüketicilerin sorumluluğun aynı teşebbüste olduğunu düşünebilecek olmaları nedeniyle bu malların 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti” ile bir dereceye kadar benzer olduğu, davacılar markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, söz konusu ibare tescil kapsamında yer alan ambalajlı gıda ürünlerinin “açılarak bitirilmesi”, “tek seferde tüketilebilmesi” gibi mesajlar veren slogan niteliğinde oluşturulmuş bir ibare olduğundan normal şartlarda tanımlayıcı nitelikte, özellikle gıda ürünleri bakımından herkesin kullanımına konu olabilecek bir ibare olması nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, davacı şirketlerin uzun yıllardır “...” markasını paketlenmiş et ve peynir ürünleri üzerinde etkin şekilde kullanmakta olduğu, yoğun reklam ve tanıtım çalışmaları gerçekleştirdiği, çok sayıda ürün satışı gerçekleştirdiği ve sektöründe belirli bir pazar payı elde ettiği, bu hususların davacı şirketin taraf olduğu davalara ilişkin mahkeme kararlarında da tespit edilmiş olduğu, bu bağlamda “...” ibareli markanın gıda ürünleri bakımından ayırt edicilik kazanmış, sektöründe bilinir markalardan olduğu ve ayrı olarak marka korumasından faydalandığı, “...” ibaresinin markalarda ortak olduğu ve markada kolaylıkla ayırt edilebilir konumda olduğu, bu ibarenin davacı şirkete ait kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırılmış ve sektöründe bilinir hale getirilmiş olan “...” ibaresinin kelimenin uzunluğu nedeniyle daha ön plandaki unsurunu oluşturduğu ve tüketici tarafından görsel olarak ilk bakışta bu ibareye odaklanılacağı, markanın oluşturulma şeklinin davacılara ait markaların serisi izlenimi verecek düzeyde benzer olduğu, bu bağlamda markaların görsel ve işitsel bakımdan benzer olduğu, diğer taraftan, davaya konu markayı oluşturan “... ...” ibaresi yukarıda açıklandığı üzere davacılara ait “...” ibareli markalara benzer şekilde ambalajlı gıda ürünlerinin “yemeye başlanarak bitirilmesi”, “tek seferde tüketilebilmesi” gibi mesajlar veren slogan niteliğinde oluşturulmuş bir ibare olması nedeniyle anlam bakımından davacı markalarıyla aynı algıyı oluşturduğu, dolayısıyla markaların kavramsal bakımdan nispeten benzer olduğu, davacı yanın davaya konu marka başvurusunda önce “...” ibareli markaya bahsi geçen gıda ürünleri üzerinde kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırmış olduğu kabul edilmekle birlikte, davacı yanın söz konusu markalarının tescilli olduğu ve dolayısıyla kullanımlarının tescile dayalı gerçekleştiği, bu bağlamda 6769 Sayılı SMK’nın 6/3 maddesi değil, 6/1 maddesi kapsamında korunabileceği, davaya konu markanın sektöründe iyi bilinir hale getirilmiş olan “...” ibaresi ile karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzer “... ...” ibaresi nedeniyle davalı tarafından sunulan mal/hizmetlerin davacı yanın seri markası olarak algılanma ihtimali bulunduğu, aynı sektörde tesciline ve kullanımına izin verilmesi halinde “...” ibaresine kazandırılmış ayırt ediciliğin yeniden zayıflatılması, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markalarından haksız yararlanma sağlaması ve davacı markasının itibarına zarar vermesi gibi durumların ortaya çıkabileceği, dolayısıyla aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mal ve hizmetlerin yanısıra gıda sektörüne ilişkin diğer mal ve hizmetlerde de 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi kapsamında tescil engeli bulunduğu, davacı şirketlerin Kurum nezdindeki itirazlarına veya iş bu dava kapsamına, markaları dışında SMK’nın 6/6. maddesi anlamında herhangi bir fikri mülkiyet hakkını gerekçe göstermediği, 6769 Sayılı SMK'nın 6/7. maddesi koşullarının vuku bulmadığı, davacı şirketlerin 6769 Sayılı SMK'nın 6/8. maddesi kapsamında bir hakları bulunmadığı, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 43.SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 2022-M-11388 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2021/093393 sayılı markanın "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 43.SINIF: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın, hariç tutulan diğer hizmetler yönünden de tescil engeli taşıdığı aşikar olup, bu kapsamda yerel mahkeme kararının aleyhe kısımlar yönünden kaldırılarak, davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK'nın 6/1. bendi kapsamında tüm mal ve hizmetler yönünden benzer olup, iş bu benzerlik iltibas tehlikesi teşkil ettiğini, ayrıca dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirket markalarının tanınmış hale geldiğinin açıkça tespit edildiğini, davalının marka olarak, sonsuz denebilecek seviyede seçim olanağı mevcutken özellikle “...” ibaresinin tercih edilmesinin iltibas ve haksız rekabet şeklindeki kötüniyetin bir göstergesi olup, davalıya bu anlamda bir korumanın sağlanmaması gerektiğini, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği tüm mal ve hizmetler yönünden SMK 6/5 yönünden tescil engeli bulunduğunu, yerel mahkeme kararının aleyhe kısım yönünden kaldırılarak davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı smk'nın 5/1-ç bendi yönünden de tescil engeli taşıdığını, dava konusu markanın 6769 sayılı SMK'nın 6/3, 6/6, 6/7, 6/8 ve 6/9 bentleri yönünden de tescil engeli taşıdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında ortak ibare olan "..." ibaresinin, günlük hayatta yaygın şekilde kullanımı olan, ayırt edici vasfı "düşük" hatta "ayırt edicilik vasfı olmayan" bir ibare olduğunu, 29. Sınıf, 30. Sınıf, 35. sınıf, 43. Sınıftaki tüketim malları için halk tarafından genel olarak tasvir edilebilecek "..." ifadesinin tek bir şahsa özgülenmesinin, davacının bu ibareye ilişkin "münhasır hak" iddiasına gelen taleplerinin kabulünün mümkün bulunmadığını, markaların açıkça "zıt" kavramlar içerdiğini, taraf markalarının esas unsurlarının ve bunların genel görünüme ve/veya tüketici algısına etkisi tespit edilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın reddi gerektiğini, davacı markasının tanınmış olduğu iddiasının, dava konusu müvekkiline ait 2021/093393 numaralı markanın, davacı markalarına benzer olmadığından ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından tanınmışlığın iş bu davaya etkili olmadığını, SMK'nın 6/5. maddesine aykırı hiçbir yön olmadığını bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında kabule konu mal ve hizmetler yönünden görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu markanın iki zıt ibarenin birleşiminden oluşturulmuş “...” ibaresinin görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan davacı markaları ile herhangi bir benzerliği bulunmadığını, mahkeme kararının aksine taraf markalarının ilgili tüketici nezdinde kısmen kabule konu mal ve hizmetler bakımından birbirinin serisi olarak algılanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu "..." ibareli marka ile davacı şirketlere ait “...” ibareli markalar arasında, ortalama düzeyde tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira “...” ibaresinin davacı şirketler tarafından paketlenmiş et ve peynir ürünlerinde kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırılmış ve koruma kapsamı genişletilmiş bir ibare olduğunun belirlendiği, taraf markalarının; 29. Sınıfta yer alan tüm mallar, 30. Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” malları, 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri, 43. sınıfta 01. alt grupta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı yanın markalarının tescilli olduğu ve dolayısıyla kullanımlarının tescile dayalı gerçekleştiği, bu bağlamda 6769 Sayılı SMK’nın 6/3. maddesi değil, 6/1. maddesi kapsamında korunabileceği, aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mal ve hizmetlerin yanısıra gıda sektörüne ilişkin diğer mal ve hizmetlerde de 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi kapsamında tescil engeli bulunduğu, SMK’nın 6/6. maddesi anlamında davacının herhangi bir fikri mülkiyet hakkını gerekçe göstermediği, 6769 Sayılı SMK'nın 6/7. maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı, 6769 Sayılı SMK'nın 6/8. maddesi kapsamında davacıların bir hakları bulunmadığı, davalı şirketin engelleme, spekülasyon, tuzak, yedekleme, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacak bir amaca matuf olarak davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğuna yönelik delil bulunmadığı için kötüniyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 28/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.