İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/03/2026 YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 27/12/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lojistik sektöründe ağırlıklı ola…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av... Av... Av... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av... Av... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 31/03/2026 YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 27/12/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lojistik sektöründe ağırlıklı olarak ağır iş makineleri-inşaat malzemesi temini, kiralaması ve nakliyesi alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetleri çerçevesinde zaman zaman 3.kişilerden nakliye işlemleri ile ilgili hizmet aldıklarını, bu kapsamada müvekkili borçlu/davalıdan da taşıma hizmeti almak için anlaştığını, ancak davalının kendisinden beklenen özeni göstermemesi sebebi ile taşımaya konu ürünlerde hasar oluştuğunu, müvekkili ile davalı arasında Temmuz 2020'de 6.300,00 TL+KDV bedelli taşıma anlaşması yapıldığını, (23.07.2020 tarihli ekli irsaliye ve 7.434,00 TL'lik fatura), Nakliye konusu İş Makinesi-malzemeler davalıya taşınmak üzere sağlam olarak teslim edildiğini, ancak davalının/çalışanlarının nakliye sırasında gerekli özeni göstermemesi sonucu meydana gelen kazada ...... iş makinesinin ağır hasar aldığını, aracın tamir masrafı olarak 75.000,00 onarım masrafı+13.500,00 TL KDV olmak üzere toplam 88.500,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan işlemler davalıya bildirilmiş olmasına rağmen davalı/borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının borca, takibe ve fer'ilerine itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın tamamen haksız, kötü niyetli ve borcun ödenmesini geciktirme amacına yönelik olduğunu beyanla davanın kabulüne, itirazın iptaline, takip talebinde yazılı esaslar doğrultusunda (tahsilde tekerrür olmaması amacıyla; sigortanın talep sonrasında yapmış olduğu 29.04.2021 tarihli ödeme bedelinin T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden 4.397,50 Euro*9,9418=43.719,07 TL'nin- mahsubu ile) asıl alacak 44.780,93 TL üzerinden aynen devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmayacak şekilde tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...... nakliye taşımacılığı işi ile iştigal eden bir şahıs firması olduğunu, söz konusu dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin 23.07.2020 tarihinde adına kayıtlı bulunan ...... - ...... plakalı Man marka araç, sürücüsü ...... tarafından Alanya ilinde ......'de bulunan ...... marka fore kazık makinesi bomu (16,5 metre), Frenli boru ve Keli (taşıma irsaliyesinde yazılı bulunan makineler) niteliğindeki ağır makineler davacı firmaya teslim edilmek üzere gönderici firma tarafından araca yüklendiğini, akabinde 24.07.2020 tarihinde İstanbul ili Başakşehir ilçesine varan sürücü ...... sabah saat 09:00 civarında davacı firma ile irtibata geçerek yükün teslim edileceği yeri belirtmelerini istediğini, ancak davacı firma yükün teslim edileceği yeri çeşitli bahaneler ileri sürerek bir türlü sürücü ......'a bildirmediğini, bunun üzerine yükü araçta bulunan sürücü saat 14:00'e kadar davacı firmanın yükün teslim edileceği yeri bildirmesini beklediğini, daha sonra sürücü ...... uzunca bir süredir kendisine haber edilmemesi üzerine davacı firmayı arayarak saatin çok geç olduğunu, yükü teslim edip dönmesi gerektiğini ısrarla belirtmesi üzerine davacı firma aynı gün öğleden sonra saat 14:20'de sürücü ......'a konum bildirdiğini, sürücü ...... bildirilen konum neticesinde yükün teslim edileceği yere giderken kaza tespit tutanağında da belirtilen ...... Caddesi ile ...... Caddesi kesişim kavşağından dönerken trafik kazası yaptığını ve aracın üstünde bulunan ...... marka kazık makinası bomu ataç üzerinden devrildiğini, akabinde davacı firma tarafından Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye 11.08.2020 tarihli ihtarnamesinin taraflarına ulaştığını, ihtarname içeriğinde; "emtianın araçtan düşmesi nedeniyle üründe hasar meydana geldiğinden hasar bedeli olarak 80.000,00 TL+KDV ödenmesi hususunda" ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye cevap olarak talep edilen hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını ve meydana gelen gerçek hasar bedelinin çok üzerinde fahiş bir bedel talep edildiğinden söz konusu firmaya herhangi bir ödeme yapılamayacağı şeklinde ihtarnameye cevap verildiğini, daha sonra müvekkili şahıs aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fahiş bedel talepli haksız icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı tarafında kabulü olduğu üzere, emtianın teslim edilmesi sonucunda taşıma anlaşması gereğince; 23.07.2020 tarihli 6.300,00 TL+KDV ile toplamda 7.434,00 TL tutarlı fatura bedeli davacı müvekkiline ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedeline ilişkin olarak taraflarınca Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takip neticesinde davacının itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenle hem mesnetsiz, gerçek dışı fahiş miktar içeren ve haksız başlatılan icra takibi ile hem de taşıma karşılığında hakkettiği ücreti alamayan davalı müvekkilinin mağdur edildiğini, huzurda ikame edilen davanın hem usul hem esas bakımından reddinin gerektiğini, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında tensiben taraflara taşıma senedi ve sevk irsaliyesini sunmak üzere süre verilmiş, sonrasında dosya kara taşımacılığı alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi (kara yolu taşımacılığı) 09/06/2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; dava dosyasındaki inceleme sonucunda, aksi ispat edilene kadar davalı ......'un TTK Madde 878 uyarınca emtia hasarından sorumlu olmadığı, ancak aksi ispat edilir veya mahkeme takdir ederse, TTK Madde 882 gereğince sorumlu tutulabileceği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2024 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı doğrultusunda toplanan belgeler ve alanında uzman bilirkişiden aldırılan rapor kapsamında davacının davasını kanıtlayamadığı...." gerekçesiyle davanın reddine, kötüniyet kanıtlamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiden alınan rapor açıkça hüküm kurmaya elverişli rapor olmamasına rağmen yerel mahkemece davanın reddine karar verildiğini, raporun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, bilirkişi ...... tarafından düzenlenen raporda müvekkili şirketin ...... Şirketi'nin malı teslim almasının gecikmesi nedeniyle temerrüte düştüğü iddiasında olduğunu, müvekkili şirketin alıcı statüsünde bulunmadığını, müvekkili şirketin nakliye işleri yapan taşıyıcı konumunda olduğunu, davalı fiili taşıyıcı şoför ...... 'un ise taşıyıcı yardımcısı konumunda bulunduğunu, davalı tarafından yüksek özenin gösterilmediğini ve taşıyıcı davalı tarafından sorumluluktan kurtulmaya yönelik dosya kapsamında herhangi bir delil ve açıklamanın da söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere yükün sabitlenmesinin davalı taşıyıcı tarafından yapıldığını, mahkemece, taşınan emtianın davalı taşıyıcı tarafından hasarlı teslim edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak sorumluluktan kurtulmaya yönelik ispat yükünün davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, hasarın nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması ve tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbirin alması gerektiğini, buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcının, en azından müterafik kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesine dayalı uğranılan zararın tazmini için yapılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.04.2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "....Taşıma ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 863. maddesi hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiştir. TTK'nın 864/3. hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınacaktır. 6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyanın sorumluluktan kurtulma halleri ise aynı yasanın 876 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK’nın 880. maddesi hükmüne göre taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Ancak, TTK’nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumlu olması ise de 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır...." hususunun belirtildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 888. Maddesinde " (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır. (5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmünün yer aldığı, Somut olayda; davalının yüklemenin kendisi tarafından yapılmadığını, emtianın sabitlenmediğini, sürücü tarafından emtianın kalın zincirle bağlanarak sabitlenmeye çalışıldığını beyan ettiği, davacının ise dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde kendisinin üst taşıyıcı, davalının ise fiili taşıyıcı olduğunu beyan ettiği, dosya içindeki mevcut belgelerden davacının üst taşıyıcı davalının fiili taşıyıcı olduğu, 6102 sayılı TTK’nın 863. maddesi hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu, taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu, aynı Kanun'un TTK'nın 864/3. hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınması gerekeceği, bu nedenle yükleme ve sabitlemenin kim tarafından yapıldığı, TTK'nın 864/3. hükmüne göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları ve buna göre davalının hukuki durumunun ve sorumluluğunun değerlendirilmesi, davacı tarafından mal sahibine ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi ayrıca davacının bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi hususunda taşıma hukukunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...