İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... T.AŞ. ... Şubesi tarafından .... A.Ş.’ne 17.02.2015 tarihli 1.000.000 TL tutarlı,29.04.2015 tarihli 1.000.000.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1592 KARAR NO: 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:09/06/2022 NUMARASI:2022/13 Esas - 2022/492 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... T.AŞ. ... Şubesi tarafından .... A.Ş.’ne 17.02.2015 tarihli 1.000.000 TL tutarlı,29.04.2015 tarihli 1.000.000.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalılar .... Ltd .Şti, .... Şti., ...’in Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredinin geri ödemesine ilişkin edimlerin yerine getirilmemesi üzerine, 19.09.2016 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kat edildiğini, davalılar aleyhine İstanbul 9. İcra müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca , yetkiye itiraz edildiğini, genel kredi sözleşmesinin 6-2 maddesinde sözleşmeden kaynaklanan anlaşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının bildirildiği, sözleşmenin 6.1. maddesi ile her türlü anlaşmazlıklarda, tarafların defter ve kayıtlarının kesin delil olacağının kabul edildiğini, talep edilen faiz oranının sözleşmenin 2.6 ve 2.7 maddeleri gereği olduğunu, sözleşme gereğince, dava tarihi itibariyle devam etmekte olan 300.000.- TL tutarındaki teminat mektubu ve 5.160.- TL tutarındaki çek sorumluluk bedelinin depo edilmesi gerektiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına , yargılama gideri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kredi sözleşmesinin hukuka aykırı ve hakkın kötüye kullanılarak katedildiğini, ödemede bir gecikme ve temerrüt olmadığını asıl borçlunun 767.832,00 TL tutarında bloke edilmiş çeki bulunmasına rağmen, teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, banka tarafından dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile bankacılık teamüllerine aykırı şekilde kredilerin kat edildiğini, icra takibinde talep edilen miktarın 745.832,00 TL olduğunu, asıl borçlunun 767.832,00 TL tutarında kredi karşılığında çek verdiğini, çeklerin borcun tamamını karşıladığını, 18.10.2016 ve 25.10.2016 tarihli toplam 90.509,00 TL bedelli 2 adet çekin davadan önce tahsil edildiğinin haricen öğrenildiğini, davacı bankada bulunan çeklerin takip konusu alacak talebini tamamen ortadan kaldırdığını, çeklerin tahsil edilip edilmediğinin, yasal sorumluluk bedellerinin istenip istenilmediğinin davacı bankadan sorulması gerektiğini, davacı bankadan 300.000.- TL bedelli kesin ve süresiz mektup alındığını, mektuba konu riskin gerçekleşmediğini, depo talebinin genel haciz yolu ile takip yapılmasının mümkün olmadığını, davacı bankanın uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının 2 katından fazla olduğunu, talep edilen faizin sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı bankanın, kefilin sorumluluğunu aşar şekilde fazla tutarda BSMV talep ettiğini, kefıllerin sorumluluğunun 1.000.000 .- TL ile sınırlı olduğunu, oysa takip tutarının 1.050.706,26 TL olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Takip talebinin diğer 2. Ve 3. Sırasındaki krediler yönünden herhangi bir tahsilat söz konusu olmadığı için, bu krediler bakımından dava tarihi itibariyle yeniden hesaplama yapılmamıştır. Gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi deposu istemi incelendiğinde; Genel kredi sözleşmesinin 16. maddesi: "Bankanızın ilk talebinde ve derhal, menkul ve gayrimenkul, her türlü tamamlayıcı teminatı vermeyi, henüz nakdi riske dönüşmemiş olan gayrinakdi kredilerimizin karşılığını depo etmeyi şimdiden kabul ve taahhüt ederiz. Genel Kredi Sözleşmesinin 5.20 Maddesi: "Müşteri, sözleşme ile açılan kredinin kısmen veya tamamen Çek Sorumluluk Bedeli kredisi olarak kullandırılması halinde, işbu Çek Sorumluluk Bedeli kredisi hakkında sözleşmenin ilgili diğer hükümleri ile birlikte aşağıdaki hükümlerin, ayrıca müşteri tarafından imzalanmış/imzalanacak Ticari Hizmetler Sözleşmesi hükümlerinin Çek Sorumluluk Bedeli Kredisine ilişkin hükümlerinin geçerli olacağını kabul eder. Sözleşmenin 5.20.1 maddesi: "Müşteriye teslim edilen çek karnesindeki her bir çek yaprağı için bankanın ilgili mevzuat kapsamında ödemekle sorumlu olduğu tutarlar nedeni ile müşteri hesabına gayrinakdi kredi risk girişi yapılır. Çek sorumluluk bedelinin ödenerek, riskin nakde dönüşmesi, çek asıllarının iadesi, çeklerin hükümsüz kaldığına dair kesinleşmiş mahkeme kararının ibrazı veya ilgili mevzuat kapsamında gayrinakdi risk sona erene kadar işbu gayrinakdi risk kaydı müşteri hesabında devam eder. Açıklanan Sözleşme koşullarına uygun olarak bankanın ödemekle mükellef olduğu her çek yaprağından doğacak/doğabilecek yasal sorumluluk miktarının davalı kredi lehtarı şirketçe bloke hesaba yatırılmamış olduğu, başka bir deyişle banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmediği için, davacı bankanın (3) adet çek yaprağından doğacak/doğabilecek sorumluluk tutarını ve 1 adet teminat mektubu bedelini davalı asıl borçlu ... A.Ş nin depo etmesini isteyebileceği anlaşılmış davanın kabulüne," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kefillerin imzaladığı genel kredi sözleşmesinde, kefillerin gayrinakdi kredi alacaklarından sorumlu olduklarına dair açık hüküm olduğunu, ancak kefiller yönünden gayrinakdi kredi alacak taleplerinin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece gayri nakdi alacaklar yönünden teminat mektubu bedelinin depo edilmesi hususunda taleplerinin gerekçeli kararda gerekçesine yer verilmeksizin davalı kefiller yönünden reddedildiğini, ancak temlik eden banka ile akdedilen sözleşmede asıl borçlunun sorumlu olduğu tüm hususlardan kefillerin de sorumlu olduğuna maddesi bulunduğunu, bu halde kefillerden de teminat mektubunun depo edilmesinin talep edilebileceğinin sözleşme hükümlerinden anlaşılmakta olduğunu, nakdi krediler yönünden alacağın tamamının kabul edildiğini, ancak dava öncesi yapılan 44.927,07.TL tahsilat düşülerek dava açıldığı halde, talebin bir kısmının reddedilmiş gibi değerlendirme yapıldığını, nakdi krediler yönünden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde kefillerin gayri nakdi kredi olan çek teminat bedeli ile teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olup olmadıkları ve takipten sonra davadan önce yapılan ödemelerin dava açılırken düşülüp düşülmediği noktasındadır.Davacı tarafça İstanbul 9. İcra Müdürlüğün ... dosyası ile 745.546,26 nakdi alacak ve 5.160.00 TL çek sorumluluk bedeli ile 300.000,00 TL teminat mektubu risk bedelinin depo edilmesi istemiyle takibe geçildiği, tüm borçlular tarafından borca itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığı görülmektedir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair 2016/1059 E. 2018/1159 K sayılı ilamı ile verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine dairemizin 2020/531 E. 2021/1360 K sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası istinafa konu davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Davacı banka ile davalı .... A.Ş.’ne 17.02.2015 tarihli 1.000.000 TL tutarlı, 29.04.2015 tarihli 1.000.000.- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığı, davalılar .... Ltd .Şti, .... Şti., ...’in Genel Kredi Sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları anlaşılmaktadır. Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı TBK' nın kefalete ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Kefalet sözleşmesi alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.Kural olarak kefilin gayrinakdi alacak yönünden depo sorumluluğuna gidilebilmesi için genel kredi sözleşmesinde bu yönde açık hüküm bulunması gerekmektedir. Bankaların verdikleri çek karneleri nedeniyle her bir çek yaprağı için zorunlu karşılık ödeme riski bulunması nedeniyle çek karnesi verilmesi gayri nakdi kredi verilmesi niteliğindedir. Ancak çekin karşılıksız işlemi sonucu zorunlu karşılığının bankaca ödenmesi sonucu gayrinakdi kredi nakit krediye dönüşecek ve kredi borçlusu nakit kredi kullanmış olacaktır.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefilin çek yaprağı sorumluluk bedeli deposundan sorumlu tutulacağına dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacının istinaf dilekçesinde bahsettiği sözleşmenin 4.2.119. Maddesi kefaletin süre nedeniyle sorumluluğunun bitmesi halinde alacağın muaccel olacağı ve gayrinakdi kredilerin talep edilebileceğine dair bir düzenleme olup kefillerin sorumluluğuna ilişkin değildir. Yargıtayın son yıllardaki yerleşik içtihatlarına göre, kefilden, imzaları bulunan sözleşme içeriğinde çek yaprağı ve teminat mektubu nedeniyle depo talebinde bulunulabilmesi için sözleşmede tereddüte mahal vermeyecek şekilde bu konuda açık hükmün yer alması zorunludur. Aksi halde kefil, gayri nakdi alacağın deposundan sorumlu tutulamaz. Bu durumda davacının bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde değildir. İstanbul 9. İcra Müdürlüğün ... dosyası ile 745.546,26 nakdi alacak ve 5.160,00 TL çek sorumluluk bedeli ile 300.000,00 TL teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin talep edildiği, dava dilekçesi ile 742.938,10 TL harca esas değer ve gayrinakdi talepler yönünden maktu harç yatırıldığı beyan edilerek talep sonucunda hiçbir indirim yapılmadan nakdi ve gayrinakdi alacaklar yönünden itirazın iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece nakdi krediler yönünden toplam 711.745,56 TL miktarın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirinde bir hata yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026