11. Hukuk Dairesi 2009/11880 E. , 2010/8964 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2009 tarih ve 2008/249-2009/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/11880 E. , 2010/8964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2009 tarih ve 2008/249-2009/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yapımını üstlendiği Silivri Belediyesi otoparklı çarşı inşaatı sırasında civardaki binalarda hasar oluştuğunu, davalı tarafından 3.kişi zararları için de sigorta güvencesi verildiği halde bu nitelikteki zararların giderilmesi için müvekkilince yapılan masrafların ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (468.847.033.000) TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddia edilen hasarların poliçe düzenlenmeden önce meydana geldiğini ve sigorta güvencesi dışında kaldığını, poliçede muafiyet miktarı öngörüldüğünü, menfaattar gösterilen Belediye' nin muvafakatinin alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yapmakta olduğu iş merkezi inşaatı nedeni ile çevre binalarda meydana gelen hasarların taraflar arasında imzalanmış olan 06.01.2003 tarihli poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut olan şartların dikkate alınması gerektiği, bu sebeple deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile karşılamakla yükümlü olduğu, hasar miktarının da hesaplanması için en uygun yöntemin yapılan harcamaların faturalandırılmış hali ile yapılan işler karşılaştırılması suretiyle makul bir harcama olup olmadığının dikkate alınarak faturaların göz önünde bulundurulması gerektiği, faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda yapılan masrafın sigorta poliçesinde belirtilen 2.500 Doların karşılığı olan 1.384,37 TL düşüldükten sonra 423.376,56 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne muafiyet indiriminden sonra istenebilecek tazminatın 423.376,56 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 16.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Dairemizin her iki bozma kararında da yeni deprem yönetmeliği gereğince bina sahiplerince yapılmış olması gereken güçlendirmeler yapılmış olsaydı, davacının üstlendiği inşaat nedeniyle bu binaların aynı hasarı görüp görmeyeceği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi istenmiş ve 26/02/2009 tarihli bilirkişi kök ve 06/05/2009 tarihli ek raporunda güçlendirme yapılmış olsaydı hasarların çapının, mahiyetinin ve kapsamının güçlendirme çalışmalarının mahiyetine bağlı olarak belirli ölçüde azalacağı belirtilmiş iken, kesin hesaplama yapılamasa dahi davalının bozma ilamları doğrultusunda kazanılmış hakkı olduğu halde davalı lehine makul bir indirim yapılmadan, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılıp yapılmamasının sözleşme tarihindeki şartlar dikkate alınarak davalı tarafından mevcut şartların öngörülmüş olması gerekeceğinden aranmasının gerekmediği, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile davalının karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozma ilamlarındaki kazanılmış hak nazara alınmayarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.