İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/12/2015 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ... n…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1390 KARAR NO : 2025/1823 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/03/2025 NUMARASI : 2022/149 Esas - 2025/201 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/12/2015 tarihinde, müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın kazaya karıştıklarını, davalı ... tarafından 24.12.2015 tarihli ibraname ile müvekkilinin aracının davalı ... şirketine verilen vekaletname ile satılarak sovtaj bedeli olarak 12.100,00-TL, tazminat olarak da 12.900,00-TL ödeneceği konusunda anlaşıldığını, anlaşma sonucu müvekkilinin aracının satıldığını ve 12.100,00-TL satış bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak mutabakat ile kararlaştırılan 12.900,00-TL tazminatın müvekkiline ödenmemesi üzerine bu bedelin tahsili için İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Mutabakatlı Ağır Hasar İbra ve Feragatname doğrultusunda kararlaştırıldığı gibi 12.100,00-TL sovtaj bedeli ile 12.900,00-TL tazminat bedeli olmak üzere toplam 25.000,00-TL'nin 14.11.2011 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu kazaya dair herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 107.maddesi gereği işletenin çalınan aracın verdiği zarar nedeni ile kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin motorlu aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını ispatlasa dahi üçüncü kişilerin uğradığı zararı ödemekten kurtulamaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2010/9471 Esas, 2011/3592 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; sigortacının KTK'nın 95.maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceği, ancak kendi sigorta ettirenine karşı ileri sürebileceği belirtilmiştir. Tüm bu sebeplerle mahkemece alınan bilirkişi raporu dikkate alınmayarak davacı ile davalı arasında davacıya ait aracın sovdaj bedeli olarak 12.100,00-TL ve tazminat bedeli olarak da 12.900,00-TL üzerinden mutabakata varıldığı, 12.100,00-TL'nin ödenmiş olması 12.900,00- TL'nin ödenmemiş olması sebebiyle itirazın iptali ile takibin 12.900,00-TL asıl alacak üzerinden avans faizi işletilmek üzere takip şartlarının aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine, kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği.. '', gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesi'nin 2016/15420 Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin 12.900,00-TL asıl alacak üzerinden avans faizi işletilmek üzere takip şartlarıyla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... vekili, tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 07/02/2022 gün 2019/1885 Esas-2022/122 Karar sayılı kararla; "... Mahkemece yapılan araştırmanın ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, mahkemece yapılması gereken iş, emniyetten çalıntı olduğu belirtilen ... plakalı araç ile ilgili tüm belgelerin getirtilmesi, bu hususta ispat yükü kendisine düşen davalı ... şirketinin varsa delillerini sunmasının istenmesi; aracın çalınmasında dava dışı araç işletenin kusuru bulunup bulunmadığının belirlenmesi, kusurunun bulunduğunun anlaşılması halinde davalı ... şirketinin davacı 3. kişinin zararından sorumlu olduğunun; aksi halde ise yani çalıntı araç işletenin aracın çalınmasında kusurunun bulunmadığının anlaşılması halinde ise davalı ... şirketinin davacı 3. kişinin zararından sorumu olmadığının düşünülmesi, neticede varılacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır..." şeklindeki gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2019 tarih ve 2016/898 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, karar verilmiştir.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/149 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece; "...İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi ilamında da belirtildiği üzere; KTK'nın madde 107.maddede yer alan kanuni düzenleme ile işleten karine olarak gasp ve hırsızlık sonucu oluşan zararlardan sorumlu tutulmuştur. Ancak işleten, kendisinin, yardımcılarının ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişileri aracın çalınmaması için gerekli tüm önlemleri aldığını ispatlarsa, meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmayacaktır. Aksi halde ise üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemezse kusurlu kabul edilecek ve zararlardan sorumlu olacaktır. Gerekli önlemlerin alınmış olması ile kastedilen husus ise, aracın anahtarının üzerinde bırakılmamış olduğunun, aracın kapılarının kilitlenmiş olduğunun, aracın teslim edildiği sürücüyü seçerken gerekli özenin gösterilmiş olduğunun vb. diğer özen yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin ispatlanmasıdır. Sigorta şirketinin sorumluluğuna gelince, eğer işleten kusursuz olduğunu ispat edemezse sigorta şirketi sorumlu hale gelecektir, işletenin sorumlu olduğu her halde sigorta şirketi de sorumlu olacak ve üçüncü kişinin zararlarını karşılamak zorunda kalacaktır. Ancak sigorta şirketi zarar gören 3. kişiye ödediği meblağı, gereken özeni göstermeyerek aracın çalınmasından veya gasp edilmesinden sorumlu olan kendi sigortalısından rücuen isteyebilecektir. Ancak dava dışı işleten aracın çalınmasında kusurlu değilse davalı ... şirketinin davacı zararından sorumluluğu bulunmayacaktır. İlgili soruşturma dosyasından ... plakalı aracın camı kırılarak aracın çalındığı anlaşılmaktadır. Nitekim aracı kullanan kişi aracın camının kırılarak aracın çalındığını beyan etmiş, yine polisler tarafından tutulan tutanakta da aracın sağ ön camının kırık olduğu yazılmıştır. Buna göre; davadışı işletenin bir ihmalinin veya kusurunun olmadığı (anahtarı üzerinde bırakmak gibi) anlaşılmıştır. Nitekim işleten kazadan önce ilgili polis merkezine de müracaat etmiştir. Buna göre, çalıntı araç işletenin aracın çalınmasında kusuru bulunmadığından davalı ... şirketinin davacı zararından sorumlu olmadığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; ispat yükünün davalının üzerinde olduğu ve mahkemece verilen kesin süreye rağmen aracın çalınmasında işletenin kusurlu olmadığını ispat edemediği, aracın camının aracın hırsızların elinde olduğu gün veyahut kaza ile birlikte kırılmış olabileceği, mahkemenin yalnızca kaza sonrası tutulan tutanağı ve şikayetçinin soyut beyanını dikkate alarak aracın çalınmasında işletenin bir kusurunun olmadığına kanaat getirmesinin doğru olmadığı, sigorta şirketinin basiretli tacir gibi davranmadığı ve 24/12/2025 tarihli mutabakat doğrultusunda hareket etmeyerek TMK'nın 2.maddesine aykırı davrandığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; toplanan deliller kapsamında aracın çalınmasında dava dışı işletenin bir kusurunun yada ihmalinin olmadığı gerekçesiyle, davalı ... şirketinin davacının zararından sorumlu olmadığı yönündeki kabul ile bu kabule bağlı olarak davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/Karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.26/11/2025