11. Hukuk Dairesi 2009/8446 E. , 2011/8433 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2009 tarih ve 2008/12-2009/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde davalılardan Kutto Kutu San.Tic.Ltd.Şti. avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve diğer daval…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8446 E. , 2011/8433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2009 tarih ve 2008/12-2009/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde davalılardan Kutto Kutu San.Tic.Ltd.Şti. avukatı ..... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve diğer davalı TPE duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “LUX” ibareli markalarını uzun yıllardır kullanıp tanınmış hale getirdiğini, bu nedenle anılan ibarenin farklı sınıflarda da başkaları tarafından tescilinin mümkün olmadığını, davalı şirketin ise müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak şekilde “PROLUX” ibaresinin marka olarak adına tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazının, diğer davalı TPE’nce kesin şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 21.11.2007 tarih ve 2007/M-6673 sayılı kararının iptalini, tescil edilmişse diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların marka olarak kullandıkları ibarelerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmamakla beraber davacının “LUX” ibareli seri markalarıyla çağrışım yaratacak düzeyde benzer bulunduğu, davalı şirket markasının 3. sınıf için tescil ettirmek istediği, davacının itiraza dayanak markalarının ise 3. sınıfın 7 ve 8. alt grupları hariç tüm alt gruplarında tescilli bulunduğu, 3. sınıf 7. ve 8. alt gruplarındaki malların dahi kişisel ve genel temizlik ve bakım ürünleri ile aynı amaca yönelik, birbirini tamamlama özelliği bulunan ve aynı yerlerde satışa sunulan benzer mallar olduğu, bu bağlamda 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesinin tüm koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava, 556 sayılı KHK.’ye dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece davacının “LUX” tek veya asıl unsurlu markalarının 3. sınıfın 7. ve 8. alt grupları hariç diğer alt gruplarında tescilli bulunduğu, davalının ise “PROLUX” ibaresini 3. sınıfın tüm alt gruplarında tescil ettirdiği, tarafların marka olarak kullandığı ibarelerin benzer olduğu gibi 3. sınıfın 7. ve 8. alt gruplarındaki malların da aynı sınıftaki diğer mallarla aynı amaca yönelik, birbirini tamamlama özelliği olan, aynı yerlerde satışa sunulan benzer mallar olduğu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK.’nin 8/1-b maddesindeki tüm koşulların davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK.’nin 24. maddesinde, markaların kullanılacağı mallar veya hizmetlerin, markaların tescili amaçları için belirlenen uluslararası sınıflandırmasına ilişkin esaslara göre sınıflandırılacağı, sınıflandırma ile ilgili ilkelerin yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin işaret ettiği uluslararası düzenleme olan Nice Anlaşması’nın 2/1. maddesi uyarınca, bu anlaşma ile tanımlanan gereklere göre sınıflandırmanın etkisi özel birlik ülkelerinin her biri tarafından belirlenecektir. Sınıflandırma, tescil edilen herhangi bir marka için temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesi veya hizmet markalarının tanınması konusunda bağlayıcı olmayacaktır. Buna göre, 556 sayılı KHK.’nin 24. maddesi ve TPE tebliğleri gereğince, birden ziyade kişiler adına tescilli ya da tescil başvurusu yapılan markaların kullanılacağı mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıklarının tespitinde, öncelikle TPE Başkanlığı’nca yayınlanan sınıflandırmaya ilişkin tebliğler esas alınacaktır. Bu durum, markada belirlilik ilkesinin ve tescilli markanın koruma sınırının saptanmasında birlik ve istikrarın ön koşuludur. Ancak, Nice Anlaşması’nın 2/1. maddesine göre bu sınıflandırma, tescil edilen her hangi bir marka için temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesi konusunda bağlayıcı değildir. Sınıflandırmanın esas sistem olarak kabulü halinde dahi tescilli markanın koruma sınırı somut uyuşmazlığın özelliğine göre belirlenecektir. Burada dikkate alınması gereken kriter ise halkın karıştırma ihtimalinin bulunup bulunmadığıdır. Diğer bir deyişle her ne kadar TPE. tebliğleri uyarınca kural olarak aynı sınıfta ve aynı alt grupta olan mallar ve hizmetlerin aynı türden, aynı sınıfta ve farklı alt grupta yer alan mallar ve hizmetlerin ise benzer türden oldukları kabul edilir ise de söz konusu tebliğ, markaların tescili sırasında mal ve hizmetlerin uluslar arası sınıflandırılmasında birlik ve istikrar kazandırılması amacıyla hazırlanmış olup, bu şekilde yapılan bir sınıflandırma, Nice Anlaşması’na göre dahi bağlayıcı değildir. Dolayısıyla aynı veya farklı sınıflarda bulunan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıkları hususunda asıl olan, ilgili tüketici nezdinde halkın karıştırma ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesidir. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, aynı sınıfın farklı alt gruplarında yer alan mal veya hizmetlerin benzerlik araştırmasında; piyasanın bu konudaki anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise her ne kadar hükümsüzlüğü istenen davalı markasında yer alan 3. sınıfın 7. ve 8. alt grubundaki emtiaların, davacı markalarının kapsadığı 3. sınıfın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 9. alt grubundaki mallar ile benzer olduğu kabul edilerek, davalı markasının 7. ve 8. alt grubundaki emtialar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmişse de, mahkemece bu konuda benimsenen bilirkişi raporu, denetime elverişli olmadığı gibi, yukarıda belirtilen şekilde ayrıntılı bir değerlendirme de içermemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, aynı bilirkişi heyeti veya oluşturulacak yeni bir heyet aracılığıyla, davacının markalarının tescilli bulunduğu 3. sınıfın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 9. alt gruplarındaki mallar (sabunlar, temizleyiciler, nişasta, kola, ıtriyat, tuvalet takımları, deterjanlar, lavabo ve banyo temizleyicileri, kolonyalar, saç kremleri, tıraş sabunları…) ile davalının markasının tescilli olduğu aynı sınıfın 7. ve 8. alt grubunda yer alan malların (zımpara bezleri, zımpara kağıtları, zımpara tozları ve macunları, ponza taşları, pastalar, deri, madeni, ahşap eşyalar ve zeminler için cilalar) benzer olup olmadıkları yönünden, yukarıda belirtilen şekilde ayrıntılı bir inceleme yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.