11. Hukuk Dairesi 2010/13231 E. , 2012/4179 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu'nun 28.07.2010 gün ve 10/297 sayılı kararın Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/610 Esas ve 24.09.2010 tarihinde Dairemize gönderilmiş olmakla hükmün Yargıtayca incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13231 E. , 2012/4179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu'nun 28.07.2010 gün ve 10/297 sayılı kararın Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/610 Esas ve 24.09.2010 tarihinde Dairemize gönderilmiş olmakla hükmün Yargıtayca incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nda açtığı davada, 29.01.2010 tarihinde büyük kızını davalı nezdinde sigortalattırdığını, 06.02.2010 günü kızının ayağının yağmur suyu kanalına sıkıştığını, ayak bileğinin burkulduğu düşüncesi ile evde tedavi etmeye çalışmış iseler de, ayağının iyileşmemesi ve yaptırdıkları muayene neticesi 10.02.2010 tarihinde Maslak Acıbadem Hastanesinde ameliyata alındığını, hastane yetkililerince sorulan sorulara, kızının Nörofren ve Prozac adlı ilaçları kullandığı ve 4-5 yıl önce vücudunun ağrıkesiciye reaksiyon gösterdiği yönünde cevap verdiklerini, kızının poliçe iptaline gerekçe gösterilen epileptik atağı ise geçirmediğini, davalının, kendilerine gönderdiği yazı ile doktor ve hastane masraflarını karşılamayacaklarını bildirdiğini, oysa kızınının ayağındaki kırıkla alerjik durumu ve kullandığı ilaçlar arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürerek, masraflarının ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ilk prim tahsilatının yapıldığı 08.02.2010 günü, düşme ile ilgili bir beyanda bulunulmadığını, operasyon talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sigortalının anamez formunda belirtilen ilaç ve rahatsızlıkların sağlık beyan formu için beyan edilmediğini, bu nedenle 05.02.2010 tarihi itibariyle cayma hakkının kullanıldığını, mevcut sağlık bilgileri açık olarak belirtilseydi sigortalamanın mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Hakem tarafından, sigortalının, kredi kartı bilgilerini başvuru formunda verilmesiyle 29.01.2010 tarihinde prim borcuna ilişkin yükümlülüğünü yerine getirildiği, dolayısıyla ilk prim tahsilat yetkisinin sigorta şirketinde olduğu, sigorta şirketinin operasyon öncesi hemşire tarafından imzalanan hasta değerlendirme ve izleme formundaki cevaplara dayanılarak tazminat talebinin reddedildiği, epilepsi hastalığını iddia eden sigorta şirketinin klinik veri ve bulgularla ispatlayamadığı, kaldı ki ihlal müeyyidesinin uygulanabilmesi için beyan edilmeyen rahatsızlıkla zarar arasında illiyet bağı bulunmadığının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.078,73 TL'lik tedavi masrafının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.