T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/03/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/03/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacı müvekkil şirketin maliki olduğu Antalya İli, Manavgat İlçesi, ... Mevkii, ... Köyü, ... parselde kain 5 yıldızlı otelin kiracısı olduğunu, tarafların anlaşmasına göre; söz konusu arsaya ilişkin tahsis süre uzatım işlemlerinin davalı tarafından takip edilecek, davacı müvekkilinin, davalı tarafa toplamda ...-EURO gönderecek, davalı taraf işbu parayla tahsis süre uzatım ücretini ödedikten sonra bakiye kalan tutarı iade edeceğinin kararlaştırıldığını, bu doğrultuda davacı müvekkil şirket tarafından, davalı tarafa ilgili kamu kurumuna yatırılmak üzere 02.05.2023 tarihinde ...-EURO ve 03.05.2023 tarihinde ...,00-EURO olmak üzere toplamda ...-EURO ''Tahsis Süre Uzatım Ücreti'' gönderildiğini, iş bu para gönderiminin açıklamasında ise tam olarak ''... Aş Adına Yapılan Başvuruya İstinaden Kültür Turizm Bakanlığına ... Aş Adına Yatıracağınız Tahsis Süre Uzatım Ücretidir'' açıklaması bulunduğunu, fakat davalı tarafın 6 ay boyunca parayı ilgili kamu kurumuna yatırmadığını, ...-EURO'yu haksız ve kötü niyetli bir şekilde uhdesinde tutmaya devam ederek nemalandırdığını, davalı tarafa Manavgat 2. Noterliği'nin 25.09.2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, söz konusu tahsis süre uzatım ücretini de iade etmediğini, devam eden süreçte davalı tarafın 03.11.2023 tarihinde davacı müvekkil şirket adına ...-TL tutarında tahsis süre uzatım ücretini ilgili kamu kurumuna yatırdığını ve dekontunu müvekkili ile paylaştığını, bunun üzerine bu tutarın, davalı tarafa gönderilmiş olan ...-EURO'dan düşülerek bakiye kalan tutarın davacı müvekkile iade edilmesi gerektiğinin hatırlatıldığını, fakat davalı tarafın, davacı müvekkilinin tüm taleplerine rağmen bakiye kalan tutarını müvekkiline iade etmeyerek haksız ve kötü niyetli bir şekilde uhdesinde tutmaya devam ettiğini, söz konusu ...-Euro'nun tahsili maksadıyla, ilamsız takiplere özgü takip yoluyla davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafça yapılan itirazın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptaline takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda ki davanın ticari dava olarak nitelendirilmesi hatalı olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacı kiraya veren tarafın, tahsis iptalleri durumunun düzeltilmesinden sonra, müvekkili şirket sahibinden rica ederek taşınmazın bulunduğu arazinin tahsis süresinin uzatılması konusunda yardım istediklerini, müvekkili şirket sahibinin davacıların arzusunu yerine getirmek amacı ile yardımcı olunması yönünde talimat verdiğini, bir başka anlatım ile davacının uyuşmazlık konusu yapmış olduğu tahsis uzatım işlemlerini bir vekalet, temsilcilik, ticari iş ilişkisi adı altında yapılmadığını, tahsis uzatım işlemlerinin sadece taşınmazı kiraya veren malik menfaatine ve yararına yapılmış bir işlem olduğunu, Mahkemenin, müvekkili şirketin ülke genelinde ve dünya genelin otel işletmeciliği yaptığı gibi, ülkemize ciddi oranda yabancı turist getiren bir tur operatörü faaliyetinde de bulunduğunu, davacının huzurdaki davayı husumet yaratmasında ki tek amaç müvekkili şirketi huzursuz ve rahatsız etme amacı taşııdığını, müvekkili şirketin yukarıda belirtilen kira sözleşmesine konu taşınmazı, davacı kiraya veren tarafın ricası ve yardım talep etmesi üzerine kiraladığını, kiraya konu taşınmazın TBK kira hükümlerine aykırı bir şekilde kullanıma elverişli olmadığı bir fiziki yapıda müvekkile teslim edildiğini, teslim işlemlerinden sonra zilyetliği müvekkili şirkete geçen kiraya konu yerin kullanımı ile ilgili olarak gizli ayıplar- binalarda ki ekonomik yıpranmalar- kiraya verenin sorumluluğa düşen eksiklikler çıkması nedeni ile durumun kiraya veren şirkete bildirildiğini, eksikliklerin giderilmesinin istendiğini, kiraya veren taraftan bu eksikliklerin giderilmeyince müvekkili şirketin, Mahkeme aracılığı ile delil tespiti istediğini, yasa gereği kiraya verence giderilmesi gereken sözleşmesel ve kanuni sorumlulukların yerine getirilmek istenmediğini, akabinde müvekkilini yıldırmak ve bezdirmek amaçlı huzurda ki davanın açıldığını, davacı tarafça da bilindiği üzere, Türk parası olarak ödenmesi zorunlu bedelin yabancı para cinsinden gönderilmesinin anlamsız bir durum olduğunu, ilgili bedelin Türk parası cinsinden ödeneceğinden dolayı, davacının belli ödeme amacı ile göndermiş olduğu paranın Türk Lirasına çevrildiğini, Türk Lirası olarak ödenmesi gereken bir borcun 3. kişi adına ve yararına ödemesini yapacak olan müvekkili şirketin ilgili bedelin döviz olarak saklamasının hayatın olağan akışına ters olduğu gibi Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ve bu amaçlı çıkarılan genelge ve yönetmeliklere aykırı bir durum olduğunu, davacı tarafın dava konusu yapılan havaleyi gönderdikten sonra, tahsis uzatım kararı çıkıncaya kadar göndermiş olduğu parayı geri istediğini öngören bir bildirimde ve istemde bulunmadığından dolayı usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile davacının haksız dava açma tazminatına ve yargılama giderlerine mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının otel tahsisli arsasında bulunan 5 yıldızlı otelinin davalı tarafından kiralandığı, taraflar arasındaki bu sözleşmeye müteakip kira sözleşmesi dönemi için tahsis süresinin uzatılması gayesi ile davacı tarafından T.C Kültür Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Arazi Tahsis Başkanlığına başvuruda bulunularak Kamu Taşınmazlarının Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik gereği tahsis süresinin uzatılması yönünde talepte bulunulduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre tahsis süresinin uzatılmasına ilişkin prosedürlerin davacı adına davalı yanca takip edildiği ve davacının; taşınmaz üzerindeki tahsis süre uzatım bedeli olarak ilgili kuruma yatırmak üzere davalıya 02.05.2023 tarihinde ... Euro, 03.05.2023 tarihinde ....000,00 Euro olmak üzere toplam ... Euro gönderdiği, Davacı tarafından davalıya gönderilen Manavgat 2.Noterliğine ait ... yevmiye nolu 25/09/2023 tarihli cevabi ihtarname ile davalıya gönderilen bedellerin faizi ile birlikte iadesinin talep edildiği, Davalının daha sonra kesin tahsis süre uzatımı nedeniyle 2023 yılı birim maliyetleri esas alınarak talep edilen ... TL yararlanma bedelinin 1.taksiti olan ... TL'nı 03.11.2023 tarihinde Manavgat Milli Emlak Müdürlüğüne yatırdığı, Manavgat Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Mahkememize gönderilen cevabi müzekkereye göre 2.taksit vade tarihinin 03.11.2024 olduğu, Davacının 03.11.2023 tarihi itibariyle yatırılan bedelden bakiye kalan Euro alacağını bu tarihten itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, 03.11.2023 tarihinde Merkez Bankası Efektif Alış Kurunun 30.1342 TL, Merkez Bankası Efektif Satış Kurunun 30.2550 TL olduğu, yatırılan ... TL nin bu tarihteki efektif alış kuruna göre karşılığının ... Euro olduğu, bu halde davacı tarafından gönderilen ... Euro dan ... Euro 'nun davalıda kaldığı, 2. taksit vade tarihinin ise dava tarihi olan 19/04/2024 tarihinden çok sonra olan 03.11.2024 tarihi olduğu dikkate alındığında davacının fazla gönderdiği ... Euro parayı 03.11.2023 tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan iade talep etmekte haklı olduğu , kamu bankalarına yazılan müzekkere cevaplarına göre 03.11.2023 ile takip tarihi olan 25.03.2024 tarihleri arasında Euro cinsi yabancı para alacağına uygulanan en yüksek faiz oranı yıllık %5 olmakla işlemiş faiz miktarının alınan bilirkişi raporuna göre 9.569,41 Euro olduğu belirlenmiş, takipte ise daha azı olan 8.548,00 Euro işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmakla, sübut bulan davanın kabulüne, alacağın likit-belirlenebilir olması nedeniyle davalı aleyhine hüküm altına alınan alacak üzerinden hesap edilen %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden değil, temsil ilişkisinden kaynaklandığını, davanın ticari dava olmadığını, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, davacının bilirkişi raporuna bir itirazı bulunmadığı, talebi olmadığı halde mahkemenin talepsiz bir şekilde kendi kendine 11.02.2025 tarihinde ara karar oluşturup ve ilgili gider avansını davacıdan istemeksizin dosyayı 11.02.2025 tarihli celse dışındaki bir ara kararla tekrardan bilirkişiye tevdi ettiğini, bunun usule aykırı olduğunu, mahkemenin tarafsızlığına gölge düştüğünü, gerekçeli kararda 03.02.2025 tarihli hakimin reddi sebeplerine ilişkin hiçbir ibare bulunmadığını, bu durum da gerekçeli kararın, yapılan yargılamanın HMK'na aykırı olduğu, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, gerekçeli kararın denetime elverişsiz olduğunu gösteren diğer bir konu olduğunu, rapora itiraz dilekçesinin görmezden gelindiğini, uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak ise, davacının tahsisle ilgili sorunları giderildikten sonra, ilgili bakanlığa yatırılacak olan süre uzatım ve kullanım bedelinin ödenmesi sırasının geldiğini, davacı bu işlemleri yürütemediğinden dolayı dava konusu yapılan süre uzatım bedellerinin yatırılması amacıyla müvekkili şirket hesabına 02.05.2023 tarihinde ... Euro, 03.05.2023 tarihinde ... Euro para gönderildiğini, Türk Lirası yatırılması zorunluluğu olan bedelin davacı tarafça Euro cinsinden müvekkil şirket hesabına gönderildiğini, gönderilen bedelin gönderim tarihindeki kur ile bakanlığa yatırılması amacıyla Türk Lirasına çevrildiğini, ... Euro 37.165.930 TL'ye çevrildiğini, bir başka anlatımla davacının göndermiş olduğu ... Euro gönderim tarihinde 37.165.930 TL'na karşılık geldiğini, tahsis süre uzatım bedelinin TL olarak ödenmesi esnasında davacının ilgili bakanlıkta belge eksikliği çıkması sonucunda bakanlığın bedel tahsilini yapmadığını, bu sefer de ilgili eksikliğin giderilmesi yoluna gidildiğini, müvekkili şirket çalışanlarının ve yetkilisinin, davacı şirket çalışanlarına vermesi gereken dilekçeleri, eksik belgeleri nasıl tamamlayacaklarını anlattığını, ilgili eksiklikler giderildikten sonra ... TL'nin müvekkili şirketçe davacının nam ve hesabı uğruna bakanlığa yatırıldığını, hatta, davacının göndermiş olduğu döviz cinsindeki paranın TL'ye çevrildiğini, Bakanlığa yatırılması gereken bedelin 576.499,85 TL eksik kaldığını, bu bedelin de müvekkil şirketçe tamamlandığını, dellilerinin toplanmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun hükme ve denetime elverişli bulunmasına, taleple bağlılık ilkesinin gözetilmesine, mahkemenin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilmesine, bilirkişi raporlarında görülen eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması görevinin mahkemeye ait olmasına, mahkemece raporu veren bilirkişilerden ek rapor alınabileceği gibi yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup tekrar inceleme yaptırılarak rapor da alınabilecek olmasına (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/11-250 E, 2025/354 K), mahkemenin yetersiz gördüğü, hükme elverişsiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi halinde dahi usulü kazanılmış hakkın doğmayacak olmasına, mahkemenin yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm veremeyecek olmasına (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2022/508 E, 2023/226 K), somut uyuşmazlıkta celse arasında ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de ek raporun taraflara tebliğ edilmesine, bu yönden hukuki dinlenilme hakkının gereğinin aşamalarda yerine getirilmesine, istinaf dilekçesinde aşamalardaki hakimin reddi sürecinin anlatılmasına ancak açıkça bu yönden istinaf başvurusunun olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.178.262,87 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 293.950,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 884.312,47 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...