İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesi ile; 08.07.2023 günü müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu arac…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2648 KARAR NO: 2026/312 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2025 NUMARASI: 2023/718 Esas - 2025/627 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesi ile; 08.07.2023 günü müvekkilinin, yolcu olarak bulunduğu araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve kaza neticesinde iki evladını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın tamamen kusurlu olduğu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek, müvekkilinin bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin yaralaması ve iki çocuğunu kaybetmesi nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık 1.000.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ........şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesi ile; müvekkilinin yaralanmasına ve iki çocuğunun vefatına neden olan 08.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın, davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, 1.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.01.2024 tarihli 2024/51 Esas ve 2024/56 Karar sayılı ilamı ile, davanın İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/718 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince20.02.2024 tarihli celsenin 4 numaralı ara kararı ile, maddi tazminat istemi yönünden davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş, asıl ve birleşen davada manevi tazminat istemi yönünden yargılamaya devam olunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin 16/09/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu, ayrıca karşı tarafla herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği gerekçesi ile; "1-Esas ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Esas davada Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... ve ...Limited Şirketi vekiline verilmesine, 8-Birleşen İstanbul Anadolu ..Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş, karara karşı asıl dava yönünden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak sulh protokolü düzenlendiği, protokol gereğince davadan feragate ilişkin dilekçe sunulduğu, feragat iradesinin, davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh protokolüne dayanmasına rağmen mahkemece tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi ve davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, feragat beyanının birleşen dava yönünden de aynı mahiyette olduğu, müvekkilinin dava açılmasında haksız olmaması nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, mahkeme tarafından feragat beyanının sadece davalı sigorta yönünden olduğunun kabulü halinde diğer davalılar yönünden davaya devam edilmesi gerekirken davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin, aksinin kabulü halinde de feragatin protokole dayanması nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar ve ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili yargılama aşamasında sunduğu 01.07.2025 tarihli dilekçe ile; davalı ......... Şirketi ile imzaladıkları 23.06.2025 tarihli anlaşma gereğince manevi tazminat talebi yönünden davadan feragat ettiklerini, 18.07.2025 tarihli dilekçe ile de; hem esas hem de birleşen davaya konu manevi tazminat istemleri yönünden feragat ettiklerini bildirmiş, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesine ekli olarak sunduğu 23.06.2025 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlıklı belgenin incelenmesinde, davacı ile birleşen dosya davalısı sigorta şirketi arasında manevi tazminat istemine yönelik olarak, asıl alacak ve ferileri ile vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil olmak üzere toplam 217.000,00-TL ödenmesi hususunda anlaştıkları ve anlaşmaya binaen davacı tarafça eldeki davadan feragat edildiği anlaşılmıştır.HMK'nın 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu nedenle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulabilmesi için davanın açıldığı tarihte haksız olan tarafın tespit edilmesi gereklidir. Bu durumda, davacı tarafça, birleşen dava davalısı sigorta şirketi tarafından manevi tazminat ödemesinde bulunulması üzerine, davadan feragat edildiğinin bildirildiği, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi ve müteselsil borçlulardan birinin yaptığı ödemenin diğer borçlular yönünden de sonuç doğuracağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın feragat beyanının yapılan ödemeye dayandığı, hakkın özünden feragat niteliğinde olmadığı, manevi tazminata ilişkin talebin, davacı taraf ile müteselsil sorumlu birleşen dosya davalısı sigorta şirketi arasında yapılan sulh sözleşmesi neticesinde esasen konusunun kalmadığı göz önüne alınarak HMK m. 331 gereğince, yargılamaya devamla, tarafların, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, tarafların haklılık durumunun değerlendirilmemesi hatalı olduğu gibi, gerekçeli kararın asıl davaya ilişkin kurulduğu anlaşılan hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde "Taraflarca vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verildikten sonra 5 numaralı bendi ile davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilmesi suretiyle hükmün kendi içerisinde çelişki yaratılması da usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Açıklanan nedenle, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK m. 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Asıl dava yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../09/2025 tarih ve 2023/...... Esas 2025/.... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026