4. Ceza Dairesi 2011/12615 E. , 2013/18412 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilmeden önceki 106/9. maddesinde, TCK'nın 50/1-a …
**4. Ceza Dairesi 2011/12615 E. , 2013/18412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilmeden önceki 106/9. maddesinde, TCK'nın 50/1-a bendinin saklı tutulmuş olması karşısında, Kanunun yürürlüğe girdiği 01.03.2008'den önce işlenen suçlar bakımından lehe hüküm kuralı nedeniyle hapisten çevrilen adli para cezalarının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasının infazında şartla tahliye hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında, inceleme konusu kararda her ne kadar TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu için hapis cezası öngörüldüğü ve aynı Kanunun 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilebilmesi mümkün olduğu halde, adli para cezasına doğrudan hükmedilmesi halinde infaz aşamasında cezanın ödenmemesi halinde sanığın aleyhine sonuç doğuracağı gözetilmeden ve TCK'nın 61/1. maddesine aykırı şekilde doğrudan adli para cezası tayini suretiyle hüküm kurulmuş ise de, 5252 sayılı Kanunun 5/3. maddesi uyarınca doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde günlüğü 100 TL olarak belirlenmek suretiyle hapse çevrileceği göz önüne alındığında, mevcut uygulama ile sanığın daha lehine bir sonuç ortaya çıkmış olup karşı temyiz de bulunmadığından tebliğnamedeki (5) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Davaya katılmasına karar verilen mağdur ...'nın, CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi, 2- Hakkında çıkartılan yakalama emri üzerine savunması alınan sanığa daha önce iddianame tebliğ edilemediğine göre, ilk defa sorgusu sırasında okunan iddianame ile sorgusu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki CMK'nın 176/4. maddesine uyulmadığı gibi, duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı bulunduğunun hatırlatılmaması suretiyle aynı Kanunun 190/2. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 3- Sanığa, hazır olmadığı oturumda dinlenen ve hükme esas alınan tanık ...'un ifadesi okunarak diyecekleri sorulmamak suretiyle CMK'nın 215. maddesine aykırı davranılması, 4- Katılan ile mağdurları tek fiille tehdit ettiği kabul edilen sanık hakkında, TCK'nın 106/1-1. cümlesi ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca hükümlülük kararı verilmesi, 5- Hakaret suçunun katılanın ikamet ettiği dairenin giriş kapısı önünde apartman boşluğunda meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı ve sanık ...'inn temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...