T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1156 - 2025/871 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (H Ü K M Ü K A L D I R A R A K Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I) ESAS NO : 2025/1156 KARAR NO : 2025/871 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1156 - 2025/871 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (H Ü K M Ü K A L D I R A R A K Y E N İ D E N H Ü K Ü M K U R U L M A S I) ESAS NO : 2025/1156 KARAR NO : 2025/871 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/523E., 2025/467K. DAVALI : HASIMSIZ Konkordato isteyen vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Konkordato isteyen vekili; müvekkili firmanın nakit akışının çeşitli sebeplerle olumsuz etkilendiğini, ileriye dönük olarak kesilen çeklerin ve finans kurumlarına olan borçların zamanında ödenememesi riski doğduğunu, bu sebeplerle konkordato talebinin zorunlu hale geldiğini, konkordato projesinin tasdiki halinde 36 ay vade ile ve borçların tamamının yapılandırılacağını, böylece şirketin geçici bir süre içinde bulunduğu mali kriz daha iyi yönetilerek yürüyen işlere devam edebileceğini ve alacaklıların toplamda 36 ay vade içinde olmak üzere tüm alacaklarına kavuşacağını, alacaklılara yapılacak konkordato teklifi kapsamında alacaklardan herhangi bir şekilde tenzilat talebi olmayacağını ileri sürerek, müvekkilleri hakkında geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde kesin mühlet verilerek konkordatonun tasdikini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "Dava, konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) mühleti verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir. Yapılan inceleme sonucunda, Mahkememizce 22/04/2025 tarih ve 2025/297 Esas sayılı ara kararı ile İİK 287. maddesi gereğince konkordato talep edenler hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir. Mahkememizce belirlenen komiserler kurulu tarafından 12/07/2025 tarihli rapor sunulmuştur. Mahkememizce 17/07/2025 tarihinde duruşma açılarak yargılamaya devam edilmiş, duruşmada davacı ... yönünden davanın tefrikine karar verilmesi üzerine dosya yukarıdaki (2025/523 E) esasa kaydedilmiştir. Buna göre, tefrik sunucu oluşturulan iş bu dosyadaki dava, davacı ... tarafından açılan konkordato mühleti verilmesi ve konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir. Üç aylık geçici mühlet süresi içinde geçici konkordato komiserleri tarafından sunulan rapor ile; konkordato borçlusu ... hakkında Mahkememizce 22.04.2025 tarihinde verilen üç aylık Geçici Mühlet içerisinde yapılan değerlendirme neticesinde; a) Davacı ...' ın geçici mühletin verildiği 22.04.2025 tarihi itibariyle iflasa tabi kişilerden olmadığı ve TTK hükümleri uyarınca defter tutma mecburiyetinin bulunmadığı, b) Konkordato ön projesine yer alan bilgilere göre davacının şahsi varlıklarının yaklaşık 12.240.000,00 TL, kefaleten borç toplamının ise 15.536.837,33 TL olduğu, c)Davacı ...'ın borcunun tamamının asıl borçlu şirkete kefalet veya çeklerine avalist olmaktan kaynaklandığı, d) İİK m.285/1 kapsamında, konkordato talebine esas borç miktarının bu aşamada belirlenmesi mümkün olmadığından konkordato şartlarını taşımadığı ve kesin mühlet verilmesinin yerinde olmayacağı, Yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Komiserler kurulu tarafından 17/07/2025 tarihli duruşmada ise; raporu aynen tekrar ettiklerini, gerçek kişi davacı bakımından; sorumlu olduğu kefalet miktarının bu aşamada belirlenemediğinden İİK 281/1. maddesi kapsamında kesin mühlet şartlarını taşımadığını, ayrıca gerçek kişi davacının sorumlu olduğu borç miktarının 16.457.039,89 TL olarak raporda belirttiklerini, bunun bir kısmının rehinli borçtan kaynaklandığını, bir kısmının ise şahsi kredi kartından kaynaklandığını, davacının bu borcu huzur hakkı ve emekli maaşı ile ve ayrıca hisseli olan taşınmazların satışından ödeyeceğini ileri sürdüğünü, projesinin bu şekilde olduğunu, ancak emekli maaşı ve huzur hakkıyla bu borcu ödemesinin mümkün olmadığını, hisseli taşınmazların değeri ve borcu ödeyip ödeyemeyeceğinin ise şuan itibari ile belirleyebilmenin mümkün olmadığını, gerçek kişi davacının konkordato koruması dışında bırakılmasının daha lehine olduğunu, çünkü varsa menkul veya gayrimenkul varlığı bunları satıp borcunu kapatabilme ihtimali olduğunu, haciz veya konkordato baskısı altından çıkarak bu şekilde ödeyebilme ihtimalinin daha mümkün gözüktüğünü, gerçek kişi yönünden kesin mühlet koşullarının oluşmadığını ileri sürmüşlerdir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İİK'nın 285/1.maddesine göre; borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Konkordato isteminde bulunan her bir talep eden için ayrı ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir talep eden yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Buna göre somut olay incelendiğinde; davacı ...'ın konkordato projesinin, konkordato talep eden ... Enerji...Ltd.Şti.'nin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, talepte bulunan şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağının davacı tarafça iddia edildiği, diğer yandan davacı gerçek kişinin projesinin mali dayanağının hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesine, şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına bağlandığı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa gerçek kişi talep edenin de borcu ödeyebileceği, ayrıca şirketten alacağı huzur hakkı ile emekli maaşına ve hisseli olan bir kısım taşınmazların satışına bağlandığı anlaşılmaktadır. Talep eden gerçek kişi tarafında kaynak olarak gösterilen huzur hakkı ve emekli maaşı ile hisseli taşınmaz satışından elde edilecek gelirin davacı gerçek kişinin projesinin başarıya ulaşmasını sağlamayacağı hususlarının komiserler kurulunun raporları ve duruşmadaki sözlü beyanları ile de belirlendiğin, bu haliyle davacı ...'ın, talep eden şirketten ayrı bir ticari faaliyeti, ayrı bir konkordato projesi olmadığı, konkordato projesinin davacı şirketin ekonomik geleceğine bağlı kılındığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus konkordato kurumunu düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırı olduğu, davacı gerçek kişinin konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı, malvarlığı ve özgün projesi bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, talep eden gerçek kişi davacı ... hakkında davanın reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Konkordato isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle: İİK m.285’te “borçlunun vadesi gelen borçlarını ödeyememesi” veya “ödeyememe tehlikesi” konkordato şartı olarak düzenlendiğini, bu borçların asıl borçlu sıfatıyla doğmuş olması aranmadığı gibi, kefil veya avalist sıfatıyla sorumluluğun doğmuş olması da konkordato talebine engel olmadığını, ...' ın sahibi olduğu hisseli taşınmazlarla alakalı herhangi bir bilirkişi raporu alınmadığını, taşınmazların reel değerlerinin müvekkilinin borcunu ödemeye yeterli olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadan ret kararı verildiğini, konkordato talebinin kabulü halinde; müvekkili ... aleyhine yürütülecek takiplerin durmaya devam edeceğini, taşınmazların plansız biçimde haczinin ve satışının engellenerek makul değerle tasfiyesinin mümkün olacağını, alacaklıların da daha yüksek oranda tahsilat imkânına kavuşacağını bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : İstem, konkordato geçici ve kesin mühlet verilmesi ile sonuç olarak konkordatonun tasdikine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun belirli bir zaman dilimi içindeki tüm borçlarını, alacaklıları tarafından kanunda öngörülen nitelikli çoğunlukla kabul edilmiş ve yetkili makamca onaylanmış olan önerisi doğrultusunda ve kendisi için daha elverişli bulunan şartlar çerçevesinde ödenmesini mümkün kılmak üzere, ona yasa tarafından tanınmış bir hukuki imkândır. Talep dilekçesi ekinde İcra ve İflâs Kanunu'nun 286’ncı maddesindeki belgeleri sunan borçluya mahkemece geçici mühlet verilir ve geçici komiser atanır. Konkordato komiseri konkordato prosedürünün objektif ve tarafsız biçimde yürütülmesi ve sağlıklı biçimde işleyebilmesi; borçlu ile alacaklıların menfaatlerinin dengelenmesi ve bu suretle bunlar arasında bir anlaşma zemini yaratılmasında etkin rol oynar (Tanrıver, S.: Konkordato Komiseri, Ankara 1993, s.27-28). Konkordato komiseri borçlu ile alacaklılar ve mahkeme arasında köprü rolü oynar ve konkordatonun tamamlanmasını sağlar (Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4.b., İstanbul 2018, s.137 vd.). Geçici komiserlerin temel görevi borçlunun talep dilekçesi ekinde sunduğu mali tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve (gerekirse revize edilmesine de katkı sağladıkları) ön projenin başarıya ulaşıp ulaşamayacağı hakkında kanaat belirtmek ve bu çerçevede kesin mühlet verilmesi hususunda mahkemeyi aydınlatmaktır. Komiserler borçlunun sunduğu bilgi ve belgeleri inceleyip denetlemeli, somut olaya ya da hukuka uygun bulmadıklarını düzeltmesini borçludan istemelidir. Komiserin “Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak” (İİK m.290/II) şeklinde açıklanan görevi çerçevesinde borçlunun öngörmediği bazı hususları komiserlerin öngörmesi, borçluyu konkordatonun başarıya ulaşması ve tasdik edilmesi için gereken hususlarda yönlendirmesi de gerekir. Nitekim 30.01.2019 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan "Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik" komiserlerin bu görevi ifa edebilmesi için hangi nitelikleri haiz olmaları ve hangi eğitimleri almaları gerektiğini göstermektedir. Borçlunun iflası tercih edilebilecek son seçenek olmalıdır (Budak/Tunç Yücel, Öztek-Konkordato Şerhi, m.292, no.8). Komiserlerin şirketin iflasından önce konkordatonun başarıya ulaşmasının ne şekilde mümkün olabileceğini, borçluyla birlikte değerlendirmeleri gerekir. Konkordatonun amacı borçların ödenmesidir. Bu işletmenin iyileştirilmesi suretiyle olabileceği gibi tasfiyesi suretiyle de olabilir. Eğer borçlunun iyileşmesi mümkün görülmüyorsa tasfiyesinin, konkordatonun amacına ulaşması bakımından iflasa göre daha iyi sonuç doğurup doğurmayacağı da değerlendirilmelidir. Zira işi ve sektörü yakından tanıyan borçlunun, şirketin varlıklarını icra ve iflas organlarının yapacağı tasfiyeden daha verimli biçimde (daha düşük maliyetle ve daha yüksek değerlerle) tasfiye edebileceği düşüncesi yaygındır. Bir an için şirketin iyileşmek suretiyle borçlarını ödeyemeyeceği kabul edilse bile şirketin kendini tasfiye etmesi ve belirli bir makul tenzilatla alacaklıların alacaklarına kavuşabilmesi ihtimali üzerinde durulmalıdır. Konkordato borçluyu borcundan kurtarırken alacaklıları da belirli tenzilat ve/veya vade ile alacaklarına kavuşturmak amacıyla getirilmiş bir hukuki müessesedir. Alacaklıların oyuna başvurularak borçlunun işletmesini iyileştirmesi veya iflas tasfiyesine nazaran daha iyi şartlarla tasfiye etmesine imkân tanınması gerekir. İstemciler ... Enerji Elektrik Ltd. Şti ve ..., Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/297 Esas sayılı dosyasıyla konkordato isteminde bulunmuş, Mahkemece 17/07/2025 tarihli duruşmada tefrik kararı verilerek istemci ... Enerji Elektrik Ltd. Şti yönünden 2025/297 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilerek bir yıllık kesin mühlet kararı verilmiştir. Diğer istemci gerçek kişi yönünden ise işbu istinafa konu olan Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/523 Esas sayılı dosya numarası üzerinden yargılama yapılmıştır. İstemcinin projesine kaynak olarak gösterilen huzur hakkı ve emekli maaşı ile hisseli taşınmaz satışından elde edilecek gelirin davacı gerçek kişinin projesinin başarıya ulaşmasını sağlamayacağı hususlarının komiserler kurulunun raporları ve duruşmadaki sözlü beyanları ile de belirlendiğini, borçlu ...'ın isteminin reddine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince, istemci şirkete 17/07/2025 tarihinde bir yıllık kesin mühlet verildikten sonra istemci ... yönünden dosyanın tefrik edilerek konkordato isteminin reddine karar verilmişse de istemci borçlu gerçek kişinin mali ve hukuki durumunun diğer asıl borçlu ... Enerji Elektrik Ltd. Şirketinin hukuki ve mali durumu ile doğrudan bağlantılı olması ve bu nedenle yargılamanın birlikte yürütülmesi gerektiğinden hatalı tefrik kararıyla konkordato isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, konkordato isteyen istemci vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İİK'nın 293/2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istemci şirkete kesin konkordato mühleti verilmesine ve komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere diğer işlemlerin yapılması için dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I- Konkordato isteminde bulunan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İİK'nın 293/2. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/523E., 2025/467K. sayılı dava dosyasında verdiği 17/07/2025 tarihli KARARIN KALDIRILMASINA, konkordato isteyen ...'a 23.10.2025 tarihinden itibaren 1 YIL SÜRE İLE KESİN MÜHLET VERİLMESİNE, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için dosyanın İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, II-Konkordato isteyen tarafından yatırılan istinaf karar harcının iadesine, III-Konkordato isteyen tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, IV-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 23/10/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 293/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2025 Başkan Üye Üye Katip