İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin 08.11.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile... Bank AŞ'den (birleşmeden sonra ...) 75.000-TL limitli kredi kullandığını, bu krediye teminat olarak 280.000-TL bedel ile Kıraç Köyü ... ada ... parsel, ... no'lu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1677 KARAR NO : 2025/1525 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI : 2021/738 Esas 2022/260 Karar DAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 25/03/2014 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin 08.11.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi ile... Bank AŞ'den (birleşmeden sonra ...) 75.000-TL limitli kredi kullandığını, bu krediye teminat olarak 280.000-TL bedel ile Kıraç Köyü ... ada ... parsel, ... no'lu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildiğini, ayrıca banka tarafından müvekkilinden bono alındığını, davalı bankaya ödemeler yapılmasına rağmen banka tarafından keşide edilen 09/10/2009 tarihli ihtarname ile toplam 58.188,75-TL alacak talep edildiğini, davalı banka tarafından 23/10/2009 tarihinde İstanbul Anadolu 20. (Ümraniye 3.) İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, değeri 225.000-TL olarak belirlenen ipotekli taşınmazın 26/06/2009 tarihinde bankanın bilgisi dahilinde diğer borçlu ...'e satıldığını, alacaklı banka tarafından alacağın tüm ferileri ile birlikte ...'e temlik edilerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, dosya konusuz kaldığı halde temlik alan tarafından hukuka aykırı olarak haciz işlemlerine devam edildiğini, banka tarafından teminat olarak alınan senede dayalı olarak da İstanbul Anadolu 20. (Ümraniye 3.) İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, bu senet teminat niteliğindeki olmakla birlikte, İİK'nın 45/1 maddesi uyarınca alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, zira ipotekli taşınmazın borcu karşıladığını, bu nedenle teminat senedine dayalı takibin hukuka aykırı olduğunu, takibe konu senet üzerinde bulunan "bedeli nakden ahzolunmuştur" ibaresinin, senet bedelinin müvekkiline nakden ödendiğini ifade ettiği, oysa müvekkiline banka tarafından nakit ödeme yapılmadığını belirterek, müvekkilinin İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile takibe konu senet ve icra takibinin iptaline, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında kredi borcuna ilişkin ödemelerin tespiti ile takip talebindeki meblağ kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı aleyhine %... oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin 23.09.2011 tarihinde İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya alacağını tüm ferileriyle birlikte davalı bankadan temlik aldığını, davacının borcunun alacağın temlikinden itibaren müvekkiline karşı devam ettiğini, ipoteğin fekkinin alacağın temliki nedeniyle yapıldığını, banka tarafından 09.10.2009 vade tarihli 75.000-TL bedelli senede dayalı olarak İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine takip başlatıldığını, bu takip alacağının da 04/11/2011 tarihinde müvekkilince bankadan temlik alındığını, takibe dayanak yapılan senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiayı davacının ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %... oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı banka davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... Bank ile davacı arasında imzalanan 75.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya 11.08.2008 tarihinde 29.000-TL, 05.08.2008 tarihinde 46.000-TL olmak üzere toplam 75.000-TL kredi kullandırıldığı, kredi borcunun teminatı olarak davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine birinci derecede 280.000-TL tutarlı ipotek tesis edildiği, aynı zamanda 75.000-TL bedelli bononun da kredi borcuna karşılık bankaya verildiği, bankanın kredi hesaplarını kat ettiği 09.10.2009 tarihi itibariyle 51.044,59-TL ana para, 6.585,93-TL faiz, 329,30-TL BSMV ve 228,93-TL poliçe masraf bedeli olmak üzere toplam 58.188,75-TL nakit kredi borcunun 5 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında banka ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek borçlusu davacı ... ve ... hakkında 58.188,75-TL asıl alacak, 1.697,17-TL faiz, 375-TL ihtar masrafı, 84,86-TL BSMV ve 228,93-TL sigorta masrafı olmak üzere toplam 60.574,71-TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, bankanın gönderdiği 05/12/2011 tarihli yazı üzerine tapu müdürlüğünce taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı, icra dosyasında 23/09/2011 tarihinde alacaklı banka vekili tarafından alacağın tamamının tüm ferileri ile birlikte ...'e temlik edildiğinin beyan edildiği, böylelikle ipotekli takip başlatıldıktan sonra ipotek kaldırılmakla, takibin dayanağının kalmadığı, ancak bu hususta ipotek maliki ...'in şikayeti üzerine verilen kararı inceleyen Yargıtay 8. HD'nin 2013/15506 esas - 16966 karar sayılı ilamı ile; alacaklı ... taşınmazı ipotekle yükümlü satın alan ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı takip sırasında tüm giderleri ile birlikte toplam 90.000-TL dosya alacağını üçüncü şahıs ...'dan tahsil ettiğini bildirip, 23.09.2011 tarihinde icra müdürlüğünde alacağı anılan şahsa temlik ettiği, temlik işleminden sonra temlik eden ...'ın 05.12.2011 tarihli ipoteğin fekki talimatını içerir yazısı üzerine ipotek tapudan 17.01.2012 tarihinde fek edildiği, bu durumda icra takibinin konusu ortadan kalktığından temlik eden bankanın da temlik alan üçüncü şahsın da ipotekli takibe devam etme olanağının kalmadığı, o halde temlik alacaklısının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyası üzerinden haciz isteyemeyeceği, kıymet takdiri ve satış yolu ile alacağını tahsil edemeyeceği, ancak temlikten önce 27.01.2010 tarihli ipotekli takibin yapıldığı icra dosyası üzerinden yine icra müdürlüğünün talimatı üzerine 02.02.2010 tarihinde haciz konulduğu, ayrıca icra takibinin devamı sırasında 90.000-TL alacağın tahsil edildiğinde de duraksama bulunmadığı, bu durumda İİK'nın 123/son maddesi gereği harcın sorumlusu olan borçludan tahsil harcının alınması amacı ile icra müdürlüğünce mallarının haczinin mümkün olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine ilişkin 18.11.2013 tarihli kararın onandığı, her ne kadar alacaklı banka tarafından ipotekli takip başlatılarak sürdürülmüş ise de, banka alacağının yani davacının borcunun ...'e temlik edildiği, icra dosyasına temlik beyanı verilmiş ise de banka tarafından taşınmaz üzerindeki ipotek bankanın 05/12/2011 tarihli yazısıyla tapu sicilinden terkin edilmiş olup, ipoteğin terkini nedeniyle ipotekli takibe devam imkanı kalmadığı, davacı vekili İİK'nın 45. maddesi gereği ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonuçlanmadan haciz yoluyla takip yapılamayacağını ileri sürmekte ise de, İİK'nın 167/1. maddesi gereği alacağı senede dayalı olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile haciz yoluyla takipte bulunabileceği, buna göre alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yanında kambiyo senetlerine dayalı takip de yapabileceğinden, bu hususa yönelik itirazların yerinde görülmediği, davalı ...'ün davacının bankaya olan borçlarını ödeyerek alacağı temlik aldığı, her iki takip dosyasının aynı borca ilişkin olduğu, davacının borcu ... tarafından ödenerek banka alacağı son bulduğundan, davacının kat tarihinden evvel yaptığı ödemeler düşülmek suretiyle hesaplanan borçtan davalı ...'ün alacaklıya karşı sorumlu olduğu, davacı vekilinin senet karşılığı nakit almadığına ilişkin iddialarının da nakden kaydı, kredi borcuna karşılık verilen senet olarak anlaşılması gerektiğinden geçerli kabul edilmediği, böylelikle tahsil harcı ödemesinden davacının sorumlu olduğunun Yargıtay'ca onanan icra hukuk mahkemesi kararı ile belirlendiği, takibin konusuz kaldığının tarafların kabulünde olduğu, sınırlı olarak sorumlu tutulabilecek tahsil harcı bakımından ise devam ettiği, artık bu hususun yeniden tartışılamayacağı, davacının da bu icra takip dosyasında harca esas değer olarak 10.000-TL gösterdiği, buna göre takip tutarının tamamını dava etmediği, bu nedenle davacının ipotekli takip dosyasında borçlu bulunmadığının tesbitine ilişkin istemin reddine karar verildiği, ancak İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında senedin vade tarihi itibariyle 58.188,75-TL borç bulunduğu, hesabın katından sonra ödeme bulunmadığı, icra takibinin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiğinin belirlendiği, ekstrelerin incelenmesinde de aynı miktar asıl alacak tutarı hesaplandığı, senedin vade ve 09.10.2009 kat tarihi itibariyle 58.188,75-TL asıl alacak, vadeden takip tarihi olan 11.01.2011 tarihine kadar takipteki talep gibi %16 reeskont faiz işletilerek yapılan hesaplama neticesinde 11.707.90-TL işlemiş faiz, 225-TL komisyon ilavesi ile senede dayalı olarak toplam 70.121,65-TL alacak talep edilebileceği, buna rağmen tüm kredi borcu olan 75.000-TL asıl alacak, 15.729,17-TL işlemiş faiz, 225-TL komisyon olmak üzere 90.954,17-TL üzerinden takip başlatıldığı ve bu miktar üzerinden faiz hesaplandığı, 70.121,65 TL'yi aşan kısım için menfi tespit hükmü kurulması gerektiği, buna göre davacının takipte asıl alacaktan 16.811,25-TL, işlemiş faizden (15.729,17-TL-11.707,90-TL=) 4.021,27-TL olmak üzere toplam 20.832,52-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine yönelik davasının reddine, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit talebinin kısmen kabulüne, asıl alacaktan 16.811,25-TL, işlemiş faizden 4.021,27-TL olmak üzere toplam 20.882,52-TL bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin reddine, davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili; takibin konusuz kaldığı ve takibin sadece tahsil harcı yönünden devam ettiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, zira davalının Yargıtay ilamına rağmen tüm alacak kalemleri üzerinden işlem yaptığını, müvekkilinin İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki ipotekli takip yönünden davalılara borcu olmadığının istinaf incelemesinde de kabul edildiğini, Yargıtay ilamına rağmen takip işlemlerine devam edilmesi ve icra mahkemesi kararının kesin hüküm niteliği taşımaması nedeniyle ipotekli takip yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava sadece tahsil harcı yönünden değil icra dosyası yönünden menfi tespit istemine ilişkin olup harç eksikliğinin tamamlatılması mümkün iken eksik harç yatırıldığı gerekçesiyle taleplerinin daraltılmasının hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki bononun kredi borcunun teminatı olduğunu, ipotekli takip konusu borcun da tahsil edildiğine karar verilmekle, bonoya dayalı takipte borç bulunduğunun kabulünün hatalı olduğunu, zira her iki dosyanın aynı alacağa ilişkin olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; ... Bank AŞ ile davacı arasında imzalanan 75.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden bankaca davacıya krediler kullandırıldığı, kredi borcunun teminatı olarak davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine 01.08.2008 tarihinde banka lehine birinci derecede 280.000-TL bedelli ipotek tesis edildiği, aynı zamanda davacı tarafından bankaya kredi borcuna karşılık 08.11.2007 keşide 09.10.2009 vade tarihli 75.000-TL bedelli bono verildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca kredi hesapları kat edilerek 09.10.2009 tarihli kat ihtarnamesiyle toplam 58.188,75-TL kredi borcunun 5 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, borcun ödenmemesi üzerine bankaca İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında toplam 60.574,71-TL alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi istemiyle takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, bu arada ipotekli taşınmazın 26/06/2009 tarihinde davacı tarafından ...'e satışının yapıldığı, dosya alacağının alacaklı bankaca 23.09.2011 tarihinde ...'e temlik edildiği, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında da toplam 90.954,17-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, dosya alacağının 04.11.2011 tarihinde banka tarafından ...'e temlik edildiği anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki ipotekli takip konusu taşınmaz bakımından alacaklı bankanın 05.12.2011 tarihli ipoteğin kaldırılması istemine istinaden ilgili tapu müdürlüğünce taşınmaz üzerindeki ipotek17.01.2012 tarihinde terkin edilerek bankaya aynı tarihli yazı ile bildirilmiştir. Alacaklı banka tarafından 23/09/2011 tarihinde alacağın tamamının tüm ferileri ile birlikte ...'e temlik edildiği bildirilmiş olup, ipotek borçlusu ...'in icra dairesine verdiği 25/01/2012 tarihli dilekçe ile takip dosyası dayanağı olan taşınmaz üzerindeki ipotek asıl alacaklı bankanın talebi üzerine kaldırılmış olduğundan icra işlemlerinin durdurulması talep edilmiştir. Böylelikle ipotekli takip başlatıldıktan sonra, icra takibi devam etmekte iken ipotek tapudan kaldırılmakla takibin dayanağı kalmamıştır. Ancak bu hususta ipotek maliki ... şikayeti üzerine verilen kararı inceleyen Yargıtay 8. HD'nin 2013/15506 esas - 16966 karar sayılı ilamı ile "Alacaklı ... taşınmazı ipotekle yükümlü satın alan ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı takip sırasında tüm giderleri ile birlikte toplam 90.000- TL dosya alacağını üçüncü şahıs ...'dan tahsil ettiğini bildirip 23.09.2011 tarihinde İcra Müdürlüğü'nde alacağı anılan şahsa temlik etmiştir. Temlik işleminden sonra temlik eden ...'ın 05.12.2011 tarihli ipoteğin fekki talimatını içerir yazısı üzerine ipotek tapuda 17.01.2012 tarihinde fek edilmiştir. Bu durumda icra takibinin konusu ortadan kalktığından, temlik eden bankanında temlik alan üçüncü şahsında ipotekli takibe devam etme olanağı kalmamıştır. O halde temlik alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyası üzerinden haciz isteyemez, kıymet takdiri ve satış yolu ile alacağını tahsil edemez. Ancak temlikten önce 27.01.2010 tarihli ipotekli takibin yapıldığı icra dosyası üzerinden yine icra müdürlüğünün talimatı üzerine 02.02.2010 tarihinde haciz konulduğu icra dosyası içerisindeki tapu müdürlüğü yazısından anlaşılmaktadır. Ayrıca icra takibinin devamı sırasında 90.000-TL alacağın tahsil edildiğinde de duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda İİK'nın 123/son maddesi gereği harcın sorumlusu olan borçludan tahsil harcının alınması amacı ile icra müdürlüğünce mallarının haczi mümkündür. Şikayetin reddine dair mahkeme kararı bu nedenlerle yerindedir." denilerek şikayetin reddine ilişkin 18.11.2013 tarihli hüküm onanmıştır.Her ne kadar alacaklı banka tarafından ipotekli takip başlatılarak sürdürülmüş ise de, banka alacağının yani davacı ...'ın borcunun ...'e temlik edildiği, icra dosyasına temlik beyanı verilmiş ise de banka tarafından taşınmaz üzerindeki ipotek bankanın 05/12/2011 tarihli yazısıyla tapu sicilinden terkin edilmiş olup, ipoteğin terkini nedeniyle ipotekli takibe devam imkanı kalmamıştır. Davalı ...'ün davacının bankaya olan borçlarını ödeyerek alacağı temlik aldığı, her iki takip dosyasının aynı borca ilişkin olduğu, davacının borcu ... tarafından ödenerek banka alacağı son bulduğundan, davacının kat tarihinden önce yaptığı ödemeler düşülmek suretiyle hesaplanan borçtan, davalı ... alacaklıya karşı sorumludur. Davacı vekilinin senet karşılığı nakit almadığına ilişkin iddiaları da nakden kaydı kredi borcuna karşılık verilen senet olarak anlaşılması gerektiğinden geçerli kabul edilmemiştir.Böylelikle tahsil harcı ödemesinden sorumlu bulunan davacının tahsil harcından sorumlu olduğunun Yargıtay'ca onanan icra hukuk mahkemesi kararı ile belirlendiği, takibin konusuz kaldığının tarafların kabulünde olduğu, sınırlı olarak sorumlu tutulabilecek tahsil harcı bakımından ise takibin devam ettiği, artık bu hususun yeniden tartışılamayacağı, davacının da bu icra takip dosyasında harca esas değer olarak 10.000-TL gösterdiği buna göre takip tutarının tamamını dava etmediği, devam eden haciz nedeniyle dava açtığı anlaşılmakla, mahkemece davacının ipotekli takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkin isteminini reddine karar verilmesi yerindedir. İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında ise bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında, senedin vade tarihi itibariyle 58.188,75-TL borç bulunduğu, hesabın katından sonra ödeme bulunmadığı, icra takibinin bu miktar üzerinden devam etmesi gerektiği belirlenmiştir. Ekstrelerin incelenmesinde de aynı miktar asıl alacak tutarı hesaplanmaktadır. Senedin vade ve kat tarihi 09.10.2009 tarihi itibariyle 58.188,75-TL asıl alacak, vadeden takip tarihi olan 11.01.2011 tarihine kadar takipteki talebiyle bağlı kalınarak %16 reeskont faiz işletilerek yapılan hesaplama neticesinde, alacaklı 11.707.90-TL işlemiş faiz, 225-TL komisyon ilavesi ile senede dayalı olarak toplam 70.121,65-TL alacak talep edilebilecektir. Buna rağmen senet tüm kredi borcu olan 75.000-TL asıl alacak, 15.729,17-TL işlemiş faiz, 225-TL komisyon olmak üzere 90.954,17-TL üzerinden başlatılmış ve bu miktar üzerinden faiz hesaplanmıştır. Buna göre davacının takipte 16.811,25-TL asıl alacak ve 4.021,27-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.832,52-TL bakımından borçlu olmadığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi karar tarihinden sonra verilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli, 2021/2 esas 2023/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtildiği üzere, rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması mümkün değildir. Takibin devamı sırasında ise davacı tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... (yeni ...) esas sayılı takip dosyasındaki kambiyo senetlerine özgü takibin daha önce başlatılan ipotekli takip ile mükerrer olduğu iddiasıyla, takibin iptal istemiyle açtığı dava sonucunda İstanbul Anadolu 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/117 esas 2022/526 karar sayılı ilamıyla, davalı alacaklının aynı alacak için daha önce ipotekli takip yolunu tercih etmiş olması nedeniyle artık aynı alacak için kambiyo senetlerine özgü takip başlatamayacağı gerekçesiyle, işbu dava konusu kambiyo senetlerine özgü takibin iptaline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda işbu dava konusu takip iptal edilmiş olmakla, davacının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik menfi tespit istemi konusuz kalmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik menfi tespit istemi konusuz kalmış olmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davacının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki menfi tespit isteminin reddine, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik menfi tespit isteminin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ancak davadan ve karardan sonra verilen İçtihadı Birleştirme Kararı nedeniyle dava konusuz kaldığından dava tarihinde ki haklılık durumuna göre taraflar yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 Tarih 2021/738 Esas 2022/260 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı ... Bankası AŞ aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ... aleyhine açılan davada; davacının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik menfi tespit isteminin reddine, İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik menfi tespit isteminin konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 615,...-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.724,05-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.108,65-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından davalı ... yönünden yapılan 900-TL bilirkişi ücreti ve 121,60-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.021,60_TL yargılama giderinin, tarafların haklılık durumuna göre belirlenen 216,53-TL'sinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı tarafından davalı ... Bankası AŞ yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 5.100-TL avukatlık ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,Davalı ... lehine takdir olunan 11.209,31-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, Davalı ... Bankası AŞ lehine takdir olunan 5.100-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Bankası AŞ'ye verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 97,30-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025