T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1081 Esas KARAR NO: 2026/301 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/415 Esas- 2023/171Karar TARİHİ: 28/02/2023 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1081 Esas KARAR NO: 2026/301 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/415 Esas- 2023/171Karar TARİHİ: 28/02/2023 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının kendisine ait ... plakalı aracı ile dolmuşçuluk yaptığı, 02.06.2017 tarihinde aracını yenilemek üzere, satıcı firma ... A.Ş.’ den ... 8+1 dolmuş klimalı 2016 Model ticari taşıtı 69.416,10 TL bedel ile satın aldığı, davacının aracı satın almasını müteakip, araç defalarca arızalanmış ve yolda kalmış olduğu, davacı, her seferinde aracı çekici ile servise getirdiği, aracın tüm arızaları ve tamirleri davalılara ait yetkili serviste yapıldığı, ilgili kayıtlar incelendiğinde 08/06/2017 tarihli servis kaydında şikayet “araç çekici ile geldi, araç çalışmıyor” 13/06/2017 tarihli servis kaydında şikayet “araç servise çekici ile geldi, araç çalışmıyor ” 06/06/2017 tarihli servis kaydında şikayet “araç çalışmıyor çekici ile geldi" 27/10/2018 tarihli servis kaydında şikayet “araç yolda kalmış” “alternatörden ses geliyor” “fren hava kaçırıyor” 08/11/2018 tarihli servis kaydında şikayet “araç sabahları zor çalışıyor çekişi zayıf” olarak belirtildiği, bu şikayetler doğrultusunda garanti kapsamında gerekli onarımlar yapılsa dahi aynı arızalar ve aracın çalışmamasının devam ettiği, davacının işinde (ticari amaç ile) kullanmış olduğu aracın sürekli arızalanması nedeniyle müvekkili trafiğe çıktığı günden bu yana en az 25 gün aracı kullanamadığı, dolayısıyla davacının uğramış olduğu, günlüğü 1.000,00 TL. üzerinden (fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklıdır) hesaplanmak kaydı ile en az 25.000,00 TL. kazanç kaybı söz konusu olduğu, davacı satılan aracın son arızalanması nedeniyle araç tekrar servise götürülmüş ve araç 03.11.2018 tarihinde teslim alındığı, davacı tarafından aracın teslim alınmasını müteakip 09.11.2018 tarihinde davalılara ihtarname gönderildiği ve davacı tarafından aracın satın alındığı tarihten itibaren defalarca arızalandığı, bu nedenle ayıplı olduğu belirtilerek aracın ayıpsız misli ile değişimi ve davacının uğramış olduğu kazanç kaybı talep edildiği ancak davalılar tarafından ilgili ihtarnameye cevap verilmediği, garanti kapsamında onarılmış olsa da, aracın kayıtlı ve süreklilik arz eden bu ayıbı sebebiyle gerçek değerinde (davacı tarafından satılması halinde uğrayacağı 2. El değer kaybı) elden çıkarılması mümkün olmadığı, bu ayıp tamamen üretici ve satıcı sorumluluğunda olduğundan araç müvekkile ayıplı olarak satılmış olsa idi, ilk satış tarihindeki bu ayıplı değerinin belirlenmesi ve davacı tarafından ödenen bedel ile belirlenecek ayıplı bedel arasındaki farkın, satış tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile taraflarına ödenmesini talep etmek zorunlu olduğu, bu nedenle aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep zorunluluğu doğduğu ancak yapılacak inceleme neticesinde aracın ayıpsız misli ile değişiminin mümkün olmaması halinde yukarıda belirtildiği üzere bedel indirimi (tazmini) yapılmasını talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulüne, aracın ayıplı olduğunun kabulü ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, yapılacak inceleme neticesinde aracın ayıpsız misli ile değişiminin mümkün olmaması halinde, davacıya satış tarihindeki ayıplı bedelinin tespiti ile ödenen bedel arasındaki farkın satış tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, bu talebimizin belirsiz alacak talebi olarak ve şimdilik 1.000,00 TL olarak kabulüne, davacının bu nedenle çalışamadığı günler için uğradığı kazanç kaybı olan 25.000,00 TL’nin (günlüğü 1.000,00 TL üzerinden) dava tarihinden itibaren ticari faizi ile ödenmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirket aleyhine ikame edilen davada yer alan iddiaları kabul etmedikleri, davacının talepleri hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olduğu, davanın reddi gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu itibarla, davacının ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin savunması, ayıbın kabulü anlamına gelmemek üzere ağır kusur ya da hile unsurlarının somut olayda mevcut olmaması nedeniyle dikkate alınamayacağı, dava konusu aracı satın alınma tarihi 02.06.2017 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren iki yıldan fazla zaman geçmiş olduğundan davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa ait olan otomobil davacı tarafça teslim alınırken, bizzat davacı kendisi aracı görmüş, incelemiş , muayene etmiş ve aracın herhangi bir ayıbı olmadığını belirterek, araca ait teslim tesellüm belgesini imzaladığı, dolayısı ile davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği arızaların davalı şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığı, zira, davacıya aracı olması gerektiği gibi, itina ve özen gösterilerek, ayıpsız hasarsız bir şekilde teslim edildiği, araçta meydana gelen arızaların davacının kullanımından kaynaklandığı, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce gözetilecek sebeplerle, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddine, yargılama harç ve masrafları ile avukatlık ücretlerinin davacıya tahmiline karar verilmesi talep ve iddia etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın üreticisi, satıcısı ve servis verenin davalı şirket olmadığı, davalının ...marka araçların Türkiye’de yalnızca distribütörlüğünü üstlenen ithalatçı firma olduğu, B.K. ve T.T.K. hükümleri gereği, ayıba karşı tekeffül hükümlerinin satıcı haricinde, ithalatçı, dağıtıcıya vb. yüklenmesi hukuken mümkün olmadığı, davalı ... AŞ’ne husumet yöneltilemeyeceği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta ayıp olduğu varsayılsa bile tacir olan davacı ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının dava konusu aracı satın alma tarihi 02.06.2017 olduğu ancak ilgili davasını Sayın Mahkememize, aracın teslim tarihinden itibaren 8 gün içerisinde bildirmemiş olup davasını 02.07.2019 tarihinde ikame ettiği, dolayısıyla ayıp ihbar süresine uyulmamış olması nedeniyle 2 yıl 1 ay sonra açılmış olan davanın reddini talep ettiklerini, davacının aracının kullanıcı hatasından dolayı arızalandığı, davacının sürüş tarzı nedeniyle araçta sente atması denen olay gerçekleştiği, kullanıcı hatası nedeniyle ortaya çıkan arızalar müşteri memnuniyeti çerçevesinde onarıldığı, davacı günlük 1.000 TL kazanç kaybı talep ettiği, günlük 1.000 TL'lik fahiş kazanç kaybına karşı çıktıklarını, yukarıda arz ve izahına çalıştıkları üzere, haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve iddia etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/02/2023 tarih ve 2019/415 Esas - 2023/171 Karar sayılı kararında;" .....Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli bilirkişi rapor içeriklerine göre; 02.06.2017 tarih ve ...numaralı fatura ile ... plaka nolu, 2016 model, ... 8+1 dolmuş klimalı ... ve ... Şasi numaralı ve 0 km ticari taşıtı anahtar teslimi 69.416,10-TL bedel ile davacının davalı ...'ndan satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimi ve uğranılan kazanç kaybının tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda aracın motor arızası nedeniyle imalat hatalı ve gizli ayıplı olduğu, ayıpların kullanıcı hatasından kaynaklı olduğuna dair dosyada herhangi bir tespit bulunmadığı, davacı tarafça ayıp ihbarlarının gecikmeksizin yapıldığı, bahse konu aracın davalı yetkili servisinde onarımının yapılarak ayıbın giderildiği, aracın ayıpsız hale geldiği, bu nedenle aracın ayıpsız misli ile değişimi talebinin yerinde olmadığı, ancak davacının aracı satın aldığı esnada araçta var olan ve kullanıldıkça ortaya çıkan ve davacı kullanıcının araçtan yararlanmasını engelleyen mahiyetteki bu ayıptan dolayı davacının satın alım bedelinin takriben %10una karşılık gelen 7.000 TL indirim yapılabileceğinden davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının dava konusu ... plakalı 2016 model, ... 8+1 dolmuş, ... aracın ayıpsız benzeri ile değişim talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 7.000,00 TL nin davalı ... yönünden 15/11/2018, davalı ... Araçlar yönünden 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ...'in dosyada bulunan garanti belgesinden anlaşılacağı üzere ithalatçı olduğu, diğer davalının satıcı olduğu, garanti belgesinin davalı ... tarafından da imzalandığı, ayrıca davalı ...'in üretici olmadığından sorumlu olmadığı savunulmuş ise de en azından TBK haksız fiil hükümlerine göre sorumlu bulunduğu kanaatine varılmıştır) davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.Kazanç kaybı talebi yönünden yapılan incelemede ise; bahse konu aracın ticari nitelikte ve kullanım özelliğinin bulunduğu, aracın arıza kaynaklı serviste toplam 17 gün kaldığı, dosyada mevcut olan...nin taksi dolmuş taşımacılığı ücret tarifesi ile ilgili 07.09.2017 tarihli kararı ve 28.02.2022 tarihli ... imzalı raporda verilen ve davacıyla aynı hatlarda servis veren genel dolmuş kazançlarının esas alınması gerektiği kanaatine varıldığı zira bu yöndeki tespitin somut olarak verilerle desteklendiği ve pratiğe daha uygun olduğu, bu haliyle davacının kazanç kaybının 8.532 TL olacağı kanaatine varılmakla davacının kazanç kaybına yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 8.532,00 TL nin davalılardan dava tarihi olan 02/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; davacının dava konusu ... plakalı 2016 model, ... 8+1 dolmuş, ... aracın ayıpsız benzeri ile değişim talebinin koşulları oluşmadığından reddine, 2-7.000,00 TL nin davalı ... yönünden 15/11/2018, davalı ... Araçlar yönünden 16/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının kazanç kaybına yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 8.532,00 TL nin davalılardan dava tarihi olan 02/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aracı satın almasını müteakip, araç defalarca arızalandığını ve yolda kaldığını, müvekkilinin, her seferinde aracı çekici ile servise getirdiğini, aracın tüm arızaları ve tamirleri davalılara ait yetkili serviste yapıldığını, delilleri arasında yer alan servis kayıtlarından garanti kapsamında yapılan tamiratlar olduğunu, garanti kapsamında gerekli onarımlar yapılsa dahi aynı arızaların ve aracın çalışmamasının devam ettiğini, müvekkilinin, işinde (ticari amaç ile) kullanmış olduğu aracın sürekli arızalanması nedeniyle müvekkilinin trafiğe çıktığı günden bu yana en az 25 gün aracını kullanamadığını, dolayısıyla müvekkilinin uğradığı, günlüğü 1.000,00 TL. üzerinden hesaplanmak kaydı ile en az 25.000,00 TL. kazanç kaybının söz konusu olduğunu, dosyada alınan her iki raporda da -raporlardaki diğer hususlar yönünden sundukları itirazlarında saklı kalmak kaydıyla- aracın ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, meydana gelen arızaların kullanıcı kaynaklı olmadığının tespit edildiğini, somut olayda ayıpsız misli ile değişim talebinde bulunulması için tüm şartların gerçekleştiğini, araç kusuru son servis üzerinden halledilmiş olsa dahi bu durumun davanın kabulü yönünden engel teşkil etmediğini, ilgili araçta sürekli çıkan bu problemlerin davalılar tarafından da kabul edildiği ve aracın garanti kapsamında tamir edildiğini, ancak aracın defalarca arızalanması, halen işletilmekte zorluk çekilmesi, bu araçtan beklenen faydanın yerine getirilmesine engel teşkil ettiğini, bu nedenle aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesin talebinde bulunması son derece haklı, hukuka ve hakkaniyete uygun bir talep olduğunu, somut olayda ayıpsız misli ile değişim talebinde bulunulması için tüm şartların gerçekleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Araçlar A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının incelenmediğini, davaya konu aracın üreticisi ve satıcısının müvekkil ... A.Ş. Olmadığını, müvekkili ... A.Ş., davacının kullanımındaki ... marka aracın yalnızca dağıtıcısı olduğunu, davaya konu aracın üreticisi olmadığını, ayıp ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediğini, davacının faturayı “ihtirazi kayıtsız” ödediğini; faturayı ödedikten sonra dava açılmasının samimi olmadığını ve bu durumda T.T.K. md. 23’te öngörülen süreye uyulmadığını, zamanaşımı iddialarının dikkate alınmadığını, tacir olan davacının işbu dava ile ileri sürdüğü hakkın zamanaşımına uğradığını, 02.06.2017 tarihinde satın alınan garantisi sona ermiş araç için 2 yıllık zamanaşımı süresi sona ermiş olduğundan davacı tarafından ileri sürülen hak zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabulüyle davanın reddi gerekirken kabulü kararının kaldırılması gerektiğini, kullanım hatası kaynaklı arızalar garanti kapsamında değerlendirilmeyeceğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı ve servis hizmeti kaynaklı teknik bir arıza bulunmadığını, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna dayanarak karar verilemediğini, bilirkişinin tespitinin aksine araçta motor değişimi araçta hiçbir değer kaybı yaratmayacağını, kazanç kaybı için davacının vergi beyannamesi esas alınması gerektiğini, vergi beyannamesi davacı'nın devlete o yıl içinde tam olarak ne kadar gelir elde ettiğini resmi olarak bildirdiği beyanname olduğunu, bizzat davacı tarafından kesin olarak bildirilmiş resmi vergi beyanname dosyadayken diğer dolmuş şoförlerinin kazançlarının ortalamasının esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu araç kullanıcı hatası nedeniyle arızalandığını, fakat haksız davanın kabul edilmesi durumunda bile kazanç kaybında vergi beyannamesinin esas alınması gerektiğini ve kazanç kaybının 832,18 TL olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu araçta gizli ayıp söz konusu olmadığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçla ilgili ayıplı olduğu tespitinde bulunulduğunu, aracın gizli ayıplı olduğuna ilişkin tespit hatalı olduğunu, dava konusu araçtaki arızanın davacının kötü kullanımı nedeniyle meydana geldiğine ilişkin savunma hem müvekkil şirket hem de diğer davalı tarafından yapılmasına karşın bilirkişi raporunda bu hususta hiçbir değerlendirme yer almadığını, dava konusu araçta var olduğu iddia olunan ayıbın üretimden mi yoksa davacının kötü kullanımından mı kaynaklandığı hususunun açıklığa kavuşturulamadığını, davacının kötü kullanımından kaynaklanan arıza müşteri memnuniyeti kapsamında onarıldığını, aracın trafiğe çıkmasından itibaren 1 ay içinde 4 defa servise getirildiğini ve davacının seçimlik hakkını kullanması üzerine onarım yapıldığını ve teslim edildiğini, bir sonraki şikayetin ise 61378 km'de olduğunu, araçta aynı sorun devam etse 60000 km gibi uzun bir kullanımda şikayet konusu yapılmamasının düşünülemeyeceğini, davacının en son şikayetinde ise araç yine tamir edilip teslim edildiğini, aracın Kasım 2018 tarihinden itibaren sorunsuz kullanılmakta olduğunu, dava konusu aracın davacının seçimlik hakkı kapsamında tamir edildiğini, davacının misli ile değişim hakkı talep edemeyeceğini, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, aracın garanti kapsamında orijinal yedek parça ve işçilikle onarıldığını, değer kaybı oluşmadığını, kazanç kaybı hiç bir somut ölçü olmaksızın belirlendiğini, bilirkişinin afaki ve soyut görüşüne göre kazanç belirlemesi yapılamayacağını, kazanç kaybı için, kabul anlamına gelmemek üzere, ancak ve ancak vergi kayıtları dikkate alınabileceğini, davacının vergi dairesine başka kazanç beyanında bulunup mahkemeye başka kazanç beyanında bulunması kabul edilemeyeceğini, vergi dairesi kayıtları dışında başka hiçbir verinin somut olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından 2 numaralı davalıdan satın alınan ve 1 numaralı davalının garanti veren olduğu dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiasıyla aracın ayıpsız misli ile değişimi ile araçta meydana gelen değer kaybı ve uğranılan kazanç kaybı zararının davalılardan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 29906 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2023 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 17.830,00 TL olmuştur.Davalılar tarafından istinafa konu edilen dava değerinin 15.532,00 TL olduğu ve 28/02/2023 karar tarihi itibariyle verilen karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından aracın ayıpsız misli ile değişim şartlarının oluştuğu ve kazanç kaybı zararının daha fazla olduğu ileri sürülmüş ise de, Mahkemece de hükme alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava konusu aracın motorunda meydana gelen arızanın 27/10/2018 ve 08/11/2018 tarihlerinde garanti kapsamında ücretsiz olarak tamamen giderildiği, bu tarihten sonra söz konusu arızanın tekrarlamadığı ve ayıbın tamamen ortadan kalktığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, bu durumda davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullanarak seçimlik hakkını tükettiği, söz konusu ayıp ücretsiz onarım ile tamamen ortadan kalktığından artık aracın misli ile değişim talebinde bulunulamayacağı, yine dava konusu ayıp sebebiyle aracın serviste kaldığı süre ve ... servis ücretleri dikkate alınarak hesaplanan kazanç kaybı miktarının da yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 380,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 351,50 TL'nin davalı ...n'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 265,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 466,75 TL'nin davalı ...n'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.