11. Hukuk Dairesi 2011/14457 E. , 2012/766 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 gün ve 2007/195-2009/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.07.2011 gün ve 2010/247-2011/8657 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine do…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14457 E. , 2012/766 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 gün ve 2007/195-2009/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.07.2011 gün ve 2010/247-2011/8657 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı Yaşar Uğur arasında ferdi sağlık sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalının içinde bulunduğu ve davalının ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına aldığı aracın trafik kazası yapması sonucunda sigortalının yaralandığını ve toplam 66.994 TL tedavi giderinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu miktarın 57.500 TL’nın aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı dava dışı Genel Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını ileri sürerek, bakiye 9.494 TL’nın 31.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, ferdi sağlık sigortası sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirkete sigortalı bulunan dava dışı Yaşar Uğur, davalının ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaralanmış, toplam (66.994) TL. tutarındaki tedavi giderleri davacı tarafından ödenmiş, bu miktarın (57.500) TL. dava dışı zorunlu trafik sigortacısı tarafından karşılanmış, bakiye (9.494) TL.’nın rücuen tahsili için işbu dava açılmış, mahkemece davacı tarafından ödenen tedavi giderlerinin kadri maruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır. Ancak, karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59 ncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmeti bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabı’nca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna ./... 2011/14457 2012/766 S-2 aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1 nci maddesi de bu Kanun’un yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmeti bedellerinin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. İlke olarak, herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geçmişe etkili sonuçlar doğuracak şekilde yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği de bunu gerektirir. Ancak kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir. Ayrıca devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, derhal yürürlüğe girme niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuç doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumların yeni yasa veya düzenleyici kuraldan etkilenmemesi ise, kazanılmış hakların korunması ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi hükmünde yer alan, Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olması ilkesinin sonucudur. Somut uyuşmazlıkta ise davalı şirket, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Her ne kadar 2918 SK.'nun 100. maddesinde ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümler arasında, anılan Yasa'nın 98. maddesi sayılmamış ise de, yukarıda da açıklandığı üzere 98. maddenin 1. fıkrasında tüm sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüm bu açıklamalar ve 6111 SK.’nun 59 ve geçici 1 nci maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuki durumunun sonucuna göre belirlenmesi gerekeceğinden, Dairemizin 11.07.2011 gün ve 2010/247E.- 2011/8657 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.07.2011 gün ve 247/8657 sayılı onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan gerekçe itibariyle davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 01.02.2012-RK