T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2196 Esas KARAR NO: 2026/821 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/152 Esas - 2023/633Karar TARİHİ: 05/10/2023 DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 27/04/2026 YAZIM TARİHİ: 11/05/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2196 Esas KARAR NO: 2026/821 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/152 Esas - 2023/633Karar TARİHİ: 05/10/2023 DAVA: Tanıma Ve Tenfiz KARAR TARİHİ: 27/04/2026 YAZIM TARİHİ: 11/05/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .......Şirketi ile davacı şirketin Ocak 2023 tarihinde birleştiğini, böylece ......'in tüm hak ve alacak-larının davacı şirkete devrolduğunu, dava konusu tenfize ilişkin hakkında ......'nın 02/01/2013 olan birleşme tarihinden önce taraf olduğu bir alım satımdan kaynaklı bulunduğunu, devrolan şirketin o ilişkide satıcı konumunda bulunduğunu, tenfize konu davanın karşı tarafça açıldığını, verilen yabancı mahkeme kararında davacı şirketin lehine ve o davada davalı sıfatı ile hükmedilen masraf ve temyiz masraflarına ilişkin hükmün Türkiye'de infazı için tenfizini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını bu nedenle tahkimce verilen kararın tenfizinin talep edilemeyeceğini, tenfiz istenen hakem kararının aslının ya da tasdikli suretinin sunulmadığını, tahkim sözleşmesinin aslı veya tasdikli suretinin sunulmadığını, bunların yeminli tercümelerinin sunulmadığını; bunlar sunulmadan tenfiz istenemeyece-ğini; ayrıca davacının teminat yatırması gerektiğini; 14/08/2020 tarihli tenfizi istenen masraflara ilişkin hakem kararının yokluklarında verildiğini; tebligat işleminin eksik olmasının 1965 tarihli adli yardımlaşmaya ilişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine de aykırı oldu-ğunu, savunma haklarının kısıtlandığını yabancı bir mahkeme ya da hakem kararının kesinleşmesi için yapılacak tebligatın Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olması gerektiğin, oysa kendilerine böyle bir tebligatta yapılmadığını belirterek davanın reddi savun-muştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/10/2023 tarih ve 2023/152 Esas - 2023/633Karar sayılı kararında; "..........Davanın tenfize ilişkin olduğu, mahkememizce kesinleşme şerhini taşıyan yabancı mahkeme ve yabancı hakem kararlarının artık temeline inip söz konusu kararın doğru olup olmadığının araştırılmasının mümkün olmadığı, yapılacak incelemenin sadece sınırlı olarak kararın tenfizinin mümkün olup olmadığı yani tenfize konu kararın tenfiz edilebilecek bir karar türü olup olmadığı ve kesinleşmiş olup olmadığı, taraflar arasında olup olmadığı hususundadır.Öte yandan kararın kısmen tenfizide mümkün olup, davacı tarafın talep ettiği husus lehine takdir edilen yargılama gideri ve temyiz giderleridir. Davacı hükmün bu kısmını kendi lehine Türkiye'de icraya koyabilmesi için tenfiz kararı alması gerekmekte olup, bu yönden hukuki menfaati vardır. Kararın tenfizine engel ve davalının savunduğu gibi tebligatla ilgili de bir engel görülmediğinden mahkememizce aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur; bu tür davalarda davanın esasına ilişkin harç yabancı mah-keme yada hakem tarafından alındığından ve mahkememizce verilen karar ayna ilişkin olmayıp bir tespit kararı niteliğinde olduğun-dan maktu harç alınacağına dair yüksek yargı kararlarıda nazara alınmak suretiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." gerekçesi ile, ''DAVANIN KABULÜNE, 10/05/2019 tarihli olup, Londra Denizcilik Hakemleri Birliği(LMAA) tarafından ......ANANONİM ŞİRKETİ ile .....arasındaki "aşırı ve makul görülmez gecikme nedeni ile davalının 1996 tarihli tahkim yasasının 41/3 bendi uyarınca davanın reddi başvurusunun masraflara ilişkin nihai kararı"nın ve Yüksek Adalet Mahkemesi İngiltere ve Galler Ticaret ve Eşya Mahkemeleri Yargıçlar Kurulu Başkanlığınca 26/02/2020 tarihli Temyiz masraflarına ilişkin kararının; TENFİZİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ..... şirketiyle müvekkil arasında yazılı bir tahkim sözleşmesi olmadığını, Türkiye’nin ulusal düzeyde kabul ettiği 1958 New York sözleşmesi şartlarının ve bu sözleşmeye Türkiye tarafı olarak koyduğu çekinceden dolayı; sadece ticari uyuşmazlıklara ve anlaşmaya taraf olan ülkelerden verilen hakem kararlarının tanınması ve tenfizinin 1958 tarihli New York Sözleşmesi’ne göre istenebileceğini, 5718 sayılı MÖHUK’un 62. maddesinde tenfiz koşulları yönünden düzenleme yapılırken 1958 New York Sözleşmesi’nin tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin kabul ettiği maddelerin aynen yer aldığını, 1958 New York sözleşmesi Madde II’ye göre tahkim anlaşmasının yazılı olarak yapılması gerektiğini, müvekkil ile davacı şirket arasında herhangi bir tahkim anlaşması bulunmadığının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Tenfiz talebinde bulunan ...'nun tahkim sözleşmesinin aslını ve tercümesini dosyaya sunduğunu, dosyadaki tahkim sözleşmesinin .... ile .... arasındaki sözleşme olduğunu, NYK m. V/1(a) ve MÖHUK mad.62'nin yabancı hakem kararlarının tenfizi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması gerektiğini hükme bağladığını, bu nedenle kural olarak tahkimin tarafların özgür iradeleriyle oluşturdukları bir akit olduğunu, bu anlaşmaya taraf olmayan üçüncü kişilere karşı tahkim sözleşmesinin herhangi bir tahkim yargılama hakkı vermeyeceğini, taraflar arasında tahkim sözleşmesi yapılmamışsa veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamışsa; tenfiz talebini inceleyen mahkeme-nin tenfiz talebini reddetmesi gerektiğini, dava dosyasına tahkim sözleşmesi ibraz edilmediği halde 1958 New York ve MÖHUK 62 maddeye aykırı hatalı karar verdiğini, Davacının teminat yatırması gerektiğini, mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi için öncelikle tanıma işleminin mahkemece yapılması ve sonrasında tenfiz kararının verilmesi gerektiğini, yani yabancı mahkeme kararı tanınmadan tenfiz işlemine konu edildiğini, mahkemenin kararının bu nedenle bozulması ve kaldırılması gerektiğini, İngiltere ile Türkiye arasında mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin adli bir anlaşma bulunmadığını, İngiltere ve Türkiye arasında yargı kararlarının tanınmasının mümkün olup olmadığının Adalet Bakanlığı Yabancı Dairesi Başkanlığı'na sorularak ve gerekli inceleme yapılarak tanınmasının mahkemece yapılması gerektiğini, ayrıca tenfiz talep eden .....'nin hükme konu değer üzerinden nispi harç ödemesi gerektiğini, 1958 New York sözleşmesi ve 5718 sayılı MÖHUK 62/1-d maddesiyle, hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmış olmasınının hakem kararının tenfizi bakımından bir ret sebebi olması gerektiğini, MÖHUK 62/2. maddesiyle ispat yükünün aleyhine tenfiz talep edilen taraf üzerinde bırakıldığını, 14/08/2020 tarihli hakem kararının müvekkilin yokluğunda ve savunma hakkı kısıtlanarak alındığını, söz konusu yargılama süresi içerisinde prosedürünün kendisine haber verilmediğini, masraflara ilişkin karar metninde müvekkile fax yoluyla bildirimde bulunduklarını ancak söz konusu fax bildirimlerine müvekkil tarafından cevap verilmediği için yokluğunda karar alındığını açıkladıklarını, müvekkil söz konusu fax bildirimlerinden haberdar olmadığı gibi söz konusu tebligat işleminin 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey sözleşmesi hükümlerine de aykırılık teşkil etmekte olduğunu, Masraflara İlişkin Tahkim Kararında fax mesajıyla tebligat yapıldığının hakemlerce kararda belirtildiğini, tenfiz konusunda inceleme yapan mahkemenin işbu tenfiz şartının gerçekleşmemiş olması karşısında davayı reddetmesi gerektiğini, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesinde taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usûl çerçevesinde yerine getirileceğinin belirlenmiş olduğunu, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesinin, ilamın anılan sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlı olduğunu, bu itibarla müvekkile yargılama ile ilgili açıklamada bulunma ve delillerini bildirme hakkı tanınmadan yokluğunda hüküm kurulması ve savunma imkanından yoksun bırakılmış olmasının tenfiz talebinin reddini gerek-tirdiğini, ayrıca tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle dava dilekçesi ekinde tercümeleriyle sunulan 14/08/2020 tarihli Masraflara İlişkin Hakem Kararı, 10/05/2019 ve 21/06/2019 tarihli hakem kararla-rının usulüne uygun yapılmamış tebligatlar nedeniyle müvekkil açısından kesinleşmediğini, söz konusu kararlarda belirtilen ...... tahkim yargılamasında taraf olmadığı için verilen kararların müvekkili bağlamayacağını, MÖHUK.m.50 uyarınca kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz davasının reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Davanın 02/08/2022 tarihinde İstanbul 17 ATM (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla )'de açıldığı, bu mahkemece yapılan değerlendirme sonucu uyuşmazlığın; tacirler arasında yapılan alım satım akdine dayandığın-dan görevli ve yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle 28/12/2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 7 ATM.'ye tevzi edilmiştir. Dava, davalı aleyhinde İngiltere'de verilen 10.05.2019 tarihli hakem kararı ile hakem masrafları konusunda ki 14.08.2022 tarihli hakem kararı ve İngiltere yüksek mahkemesinin 26.02.2022 tarihli temyiz masraflarına ilişkin kararının tenfizi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, Davacı ... şirketi ile davalı ...A.Ş. arasında 10/09/2008 tarihli satış sözleşmesinin kurulduğu, satıcı ... şirketinin sonradan davacı ... ile birleşmesiyle satım sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklar davacıya devredilmiştir. Sözleşmede kabul edilen FOB teslim şartına göre satım konusu emtianın taşınacağı gemiyi temin etme ve taşıma masrafları alıcıya aittir. Satış Sözleşmesi kapsamında ... tarafından satın alınan hurda çelik, ..... limanında yüklenmek ve ........ limanında boşaltılmak üzere ...'ın kiracısı bulunduğu ... isimli gemi ile taşınmıştır. Yükleme limanında geminin tank tavanında hasar oluştuğu iddiası ile hasarın karşılanması ve onarım masraflarının ödenmesi talepleriyle davalı ... tarafından davacı Şirket'e karşı Londra Denizcilik Hakemleri Birliği'ne (LMAA) başvuruda bulunarak Londra'da 12 Ağustos 2009 tarihinde tahkim yargılaması başlatılmıştır. Tenfize konu tahkim yargılaması taraflar arasındaki satış sözleşmesinin "Tahkim" başlıklı maddesinde yer alan tahkim şartına dayanmakta olup tahkim yargılama süresince taraflara iddia ve savunma haklarını usulüne uygun olarak kullanmaları için imkân ve süre verilmiş, hakem heyeti tarafından 10 Mayıs 2019 tarihinde davanın reddine karar verilmiş ve eldeki davanın davalısı ... aleyhine yargılama masraflarına hükmedilmiştir. Hakem Kararı'na karşı ... tarafından...talep numarası ile İngiltere Yüksek Mahkemesi nezdinde temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da bu talep ... tarafından geri çekilmiş ve temyizden vazgeçilmiş-tir. Bunun üzerine İngiltere Yüksek Mahkemesi tarafından 26 Şubat 2020 tarihinde Temyiz Masraflarına İlişkin Karar (Default Cost Certificate) ile ...'ın davacı şirkete temyiz masrafları kapsamında karar tarihinden itibaren işleyecek yıllık yüzde 8 oranındaki yasal faizi ile birlikte ödeme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Akabinde, tahkim yargılaması sürecindeki masrafların belirlenmesi amacıyla davacı şirket tarafından masrafların detaylı dökümü hazırlanarak hakem heyetine başvurmuş ve Hakem Heyeti 14 Ağustos 2020 tarihli Masraflara İlişkin Hakem Kararını ittihaz etmiştir. Eldeki dosyada da yargılama masraflarıyla ilgili hakem kararı ile temyiz masrafları konusunda verilen mahkeme kararının tenfizi talep edilmektedir. Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda iki ayrı düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri 5718 Sayılı MÖHUK'te yer alan hükümler, diğeri de Türkiye Devletinin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesidir. New York Sözleşmesinin (V) maddesi ve MÖHUK'un 60. maddesine göre, kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfiz istenebilir. Davacı vekili dava dosyasına, tahkim sözleşmesinin aslının onanmış sureti ile tercümesini, yabancı hakem kararının apostil şerhli ve tercümesi yapılmış belge örneklerini ibraz etmiştir. Davacı Şirket, ... şirketi ile birleşmiş ve işbu birleşme ve devralma uyarınca devreden şirkete ait tüm hak ve borçlar külli halefiyet ilkesi gereğince devralan şirket olan davacı şirkete geçmiştir. Dolayısıyla davacı şirket külli halefiyet prensibi uyarınca devreden şirketin tüm hak ve borçlarını üstlenmiş ve bu şirkete ait tüm sözleşmelerin de tarafı haline gelmiştir. Bu nedenledir ki, birleşen Van Heygen ile davalı ... arasında akdedilen tahkim şartını haiz satış sözleşmesine 2 Ocak 2013 tarihi itibariyle davacı şirketin taraf olduğu ve de devralan şirket olarak tenfiz davasına konu tahkim yargılamasında davalı sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Nitekim tenfiz talebine konu tahkim yargılaması taraflar arasındaki satım sözleşmesinde ki tahkim klozuna dayanarak davalı tarafından davacı şirketin devraldığı ......... ("...") aleyhine başlatılmıştır. .... her ne kadar taraflar arasında yazılı bir tahkim sözleşmesi bulunmadığına ilişkin iddialarda bulunmuş ise de davalı ... tarafından ikame edilen tahkim yargılaması sırasında tahkim anlaşmasının geçersizliği öne sürülmemiş, çelişkili davranış yasağı ve dürüstlük kuralı gereği tahkim anlaşması-nın geçersizliğine ilişkin iddia ve bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tenfize konu Hakem Kararları ..... ve ... tarafından oy birliği ile ittihaz edilmiştir. .... 10.05.2019 tarihli Hakem Kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurmuşsa da bu başvurusunu geri çekmiş, 14.08.2020 tarihli Masraflara İlişkin Hakem Kararına karşı ise 28 günlük itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunmamıştır. Bu bağlamda, hakem kararları kesinleşmiş ve bu husus Londra Mahkemesi tarafından verilen kesinleşme şerhi ile tevsik edilmiş-tir. Tenfiz davası eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle Yabancı hakem kararlarının tenfizi davalarında nispi harç alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, maktu haç alınması gerekir. İlk derece mahkemesince yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, maktu olarak belirlenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. (Bkz. Yargıtay 11. HD.'nin 2015/1353 E. - 2015/6701 K. sayılı kararı ve HGK, 27.06.2019 tarih, 2017/19-930 -2019/812 E.K ) Davacının mukim olduğu Belçika ile Türkiye New York Konvansiyonu'nun tarafı olduklarından hakem kararlarının tenfizinde iki devlet arasında anlaşmaya dayanan mütekabiliyet bulunduğu, yabancılık teminatı alınmayacağı sabit olup davalının bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.Taraflar arasında düzenlenen ve davalının imzasını taşıyan 10/09/2008 tarihli sözleşmenin tahkim koşulunu içeren hükümlerinde, çıkması muhtemel uyuşmazlıkların Londra Denizcilik Hakemleri Birliği himayesi altında 3 hakem tarafından Londra' da tahkim yoluyla çözümleneceği öngörülmüştür. Bu durumda, tahkim yargılaması sırasında uygulanacak maddi hukuk kuralları konusunda tarafların anlaştığı İngiliz Hukuku'nun da uygulanacağı gözetil-diğin de, tahkim yargılaması sırasında taraflara yapılacak bildirimlerin tahkim heyetinin tabi olduğu usul hukukuna dahil tebligat esasları çerçevesinde yapılması gerektiği izahtan varestedir. Bu çerçevede somut olayda, tahkim mahkemesince yapılan tebliğ ya da bildirimlerin,tahkimin cereyan ettiği yer hukuku çerçevesinde ve usulü dairesinde yapılmış olmasının gerekli ve yeterli olması nedeniyle bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. HD.'nin 2013/2820 E., 2013/7002 K. Sayılı kararı benzer mahiyettedir. ) Yabancı hakem kararının konusu Türk hukukuna göre tahkime elverişli olup, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kamu düzenine aykırılık hali de söz konusu değildir.Tanıma ve tenfiz davalarında taraflar, maddi vakıaların yeniden tartışılmasını isteyemez ve tenfiz davasında mahkemece yapılacak inceleme, tanıma ve tenfiz engellerinin mevcut olup olmadığıyla sınırlıdır. Mahkeme, hakem kararının maddi hukuk yönünden isabetli olup olmadığı denetleyemez. Aleyhine tanıma ve tenfiz talep edilen taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını (tenfiz engellerinin mevcut olduğunu) öne sürerek itiraz edebilir. Dosya kapsamına göre de davalı tarafın-dan ileri sürülen tenfiz engelleri kanıtlanamamıştır. Bu durumda hakkında iptal davası açılmayan ve icra kabiliyeti kazanmış, bağlayı-cı olan dava konusu karar yönünden tenfiz şartlarının gerçekleştiği, buna göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 27/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.