11. Hukuk Dairesi 2014/1700 E. , 2014/8472 K. MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/12/2012 tarih ve 2012/202-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde…
**11. Hukuk Dairesi 2014/1700 E. , 2014/8472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/12/2012 tarih ve 2012/202-2012/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin “...” ibaresi ile gül figürünü ilk kez 1987 yılında marka olarak tescil ettirdiklerini, bu tarihten beri muhtelif şubeleri aracılığıyla ticari faaliyette bulunarak tanınmış bir marka haline getirdiklerini, davalının ise “...” kelimesiyle birlikte gül figürünü kullanmak suretiyle tescilli markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkillerin markasına yaptığı tecavüzün önlenmesine, 5.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, üretim için kullanılan alet ve edevatlar ile ... markalı ürünlerin ve kutuların imhasına, kararın ilanına ve davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkillerinin 1970’li yıllardan itibaren ... Ayakkabı Çanta olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili tarafından kullanılan işaretin davacıların markasından farklılık arzettiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararın uygulanması sırasında müvekkilinin dükkanında ele geçirilen ayakkabıların yanlışlık sonucunda dükkanda bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay bozma ilamıyla bozma kapsamı dışında kalıp kesinleşen yönler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı, bozma ilamında belirtildiği üzere davacının, davalının tescilli ticaret unvanında bulunduğunu iddia ettiği “...” ibaresinin davalının ticaret unvanında yer almaması nedeniyle bu yöne ilişkin talebin reddi nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı yararına reddedilen talepler yönünden vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak, yerel mahkemece verilen ilk karar, davalı vekilinin temyizi üzerine; Dairemizce davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan "..." ibaresinin çıkartılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesine karşın söz konusu talep yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak temyize konu karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece verilen kararın hüküm fıkrasının 2. ve 5. bentlerinde, davalı yararına iki kez vekalet ücreti taktir edilmesi doğru olmadığı gibi bozma kapsamı dışında kalıp kesinleşen yönlerden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilmeksizin bozma öncesi yapılan yargılama giderlerine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerkirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin 5, 6 ve 7. bentlerinin hükümden çıkartılmasına, 6. bent yerine "Davacının yaptığı 148.70 TL ilk masraf, 43.50 TL, posta gideri, 1200.00 TL bilirkişi ücreti toplamı 1392.20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin hüküm fıkrasına yazılmasına, kararın temyiz eden davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.