T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/581 - 2026/704 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/581 KARAR NO : 2026/704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2023 NUMARASI : 2023/53 E. - 2023/480 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Huku…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/581 - 2026/704 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/581 KARAR NO : 2026/704 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2023 NUMARASI : 2023/53 E. - 2023/480 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2023 tarih ve 2023/53 E. - 2023/480 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu markaya itiraz ettiklerini, itirazın kısmen kabul edilerek bazı mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığını, bu karara da itiraz ettiklerini, bu karara itirazın da kısmen kabul edilerek diğer bazı mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, ancak başvuruda kalan mal ve hizmetlerin benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, ticaret unvanı olarak da Şubat 2005 tarihinden bu yana kullanıldığını, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının itirazın reddine ilişkin kısmının iptalini ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "Şekil+ ..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber, başvuru markasının kapsamında kalan emtianın davacı markalarında yer almadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği oluşmadığından SMK'nın 6/1. maddesindeki nisbi ret koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın başvuru markasının kapsamında kalan emtia açısından "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzese de SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın başvuru markasının kapsamında kalan emtia açısından "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu başvuru markası açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ... ... A.Ş. adına tescilli "..." ibareli ve 2007/64896 sayılı, "... şekil" ve 2004/15822 sayılı, "... ..." ibareli ve 2018/43028 sayılı markaların diğer müvekkili ... Yatırım Holding Anonim Şirketi'ne devredildiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 125/2 maddesine göre; davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceğini ve dava kaldığı yerden itibaren devam edeceğini, her ne kadar iş bu istinafa konu davada karar verilmişse de her hangi bir hak kaybı yaşamamak adına markaları devralan müvekkili şirket ... Yatırım Holding Anonim Şirketi'de davacı sıfatıyla yerel mahkeme kararına karşı istinaf talebinde bulunduğunu, yerel mahkeme gerekçesinin aksine davalı şirketin tescil ettirmeye çalıştığı mal ve hizmetlerin müvekkilinin tescilli markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile benzer olup karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkillerinin tescillerinin her sınıfta olduğunu, tescile konu malların aynı olması zorunlu olmayıp benzer olmasının yeterli bulunduğunu, mahkeme kararının aksine müvekkiline ait ‘...’ ibareli markanın tanınmış ve yüksek ticari değere sahip bir marka olduğunun ispat edildiğini, mahkeme gerekçesinin aksine davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, davalının eyleminin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkilin kullanımında olan markayı tescil ettirmeye çalışmasının aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmekte olup, iş bu konuyla ilgili yerel mahkeme kararında her hangi bir tespite yer verilmemiş olmasının da hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusunun kapsamında bulunan mallar ile davacıya ait "Şekil+ ..." ibareli tescilli markaların kapsamları arasında emtia benzerliği oluşmadığı, SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların bulunmadığı, davacı tarafın başvuru markasının kapsamında kalan emtia açısından "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususları kanıtlanamadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil+..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında hak iddiasının kanıtlanmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da dosya kapsamına göre ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.